Senden altı sıfır atacaklar

1 Ocak günü kuruşlar ve 1 liralar yeniden tedavüle sokulacak. Paradan altı sıfır atacaklar. Yeniden 1 lira ve kuruşların insanları mı olacağız? Sıfırlarla birlikte o sıfırların çoğaltıldığı yıllar geriye doğru mu gidecek? Şimdi altı sıfırımızı atacaklar bizim. Farkında olunmayabilir ama nicedir çoğalttığımız, sıfırlar çoğaldıkça gizli gizli çoğaldığımızı sandığımız sıfırlarımız onlar bizim. Çok paralar alıyoruz böylece, çok paralar veriyoruz ve “çok paranın insanları” oluyoruz. Oluyorduk. Yıllar içinde ne güçlüklerle biriktirdik biz o sıfırları oysa. Sonunda tablo, sıfır noktasındaki tablo şöyleydi sanıyorum: Daha Fazlasını Oku

Balık Ekmek

Gazete köşelerine yurttan haberler şeklinde düşüyor Eminönü’deki balık ekmek teknelerinin kaldırılışı. Çok sevdiği bir dostu yada sevgilisi ile orada balık ekmek yemeyenlere göre yazılmış, ne kadar boş ve soluk bir ifade. Balık ekmek tekneleri kaldırıldı. Sebeb Eminönü’nün doğal dokusunu bozması. Belediye Meclisinin bilmemkaç sayılı kararı ile.. Daha Fazlasını Oku

Neden Gerginiz?

FasulyedenKom; binlerce koyunun arasında yaşamlarımıza başka bir anlam katmamızın gerekliliğini farketmemizin ardından oluşturuldu. Günümüz gençliğinin okumayan, yazmayan daha da kötüsü düşünmeyen bir et yığını hale getirilmesinin değersizleşme anlamına geleceğini düşünen biz, kendi mecramızda, dilimiz döndüğünce ve hedef kitle kaygısı taşımadan, sadece yazmak adına, yazmanın var olmak yolunda önemli bir adım olduğunu göstermek adına bu siteyi hazırladık.

Bazen sarfettiğimiz boyumuzu aşan lafların aksine iddialı değiliz, en iyiyi biz bilmiyoruz, hatta neredeyse hiçbirşey bilmiyoruz.. Ancak çiğ düşünce sistemimizin yanlış yığınları arasında kalan iki kelam doğru varsa onu bulmaya, beslemeye, büyütmeye, çoğaltmaya kararlıyız..

Herşeyin imaj ve pazarlama olduğu çağımızın hunharlığına inat çocukluk yıllarını, bakkal amcayı, 9 aylığı, hem kaleci hem de oyuncu olmayı, hatta sırf topu olduğu için fasulyeden oynatılmayı özleyen, Türkiye’nin de jeopolitik konumu gereği fasulyeden sayılmasına üzülerek tanıklık eden bizler, Cumhuriyetin bekçisi olma vazifesi sırasında uyuyakalan gençlerin uyandığında herşey için çok geç olmasından korkuyoruz..

Sorarlarsa neden gergin diye…

Gerginliğimiz bundan…

FasulyedenKom’un ateşle imtihanı

Tüm acımasız yanlarıyla saldırırken hayat, içimizde hep varolan bir istek, bir arzu yığını gibi duruyordu bir fanzin olarak “dile gelme” sevdamız. Gündelik sarsıntılar arasında her ne kadar varlığını unuttursa da hiç ummadığımız bir anda aklımıza takılıverirdi bir daha çıkmaksızın. Bazen adını koyma, şeklini çizme telaşlarıyla özünden uzaklaştırdık ve don biçtik doğmadık çocuğumuza. Birşeyler yapmalı, birşeyler söylemeli anateması içki dolu gecelerimizde ne kadar azarsa azsın sabah kalktığımızda bizi bekleyen ödenmesi gereken bir elektrik faturası, olunması gereken bir sakal traşı, gidilmesi gereken bir maç, girilmesi gereken ders, verilmesi gereken bir sınav, yavşanılması gereken bir kız giriverirdi fikriyatımızla icraatımız arasına.. Gündelik koşullanmalar, psikolojik baskılar sürüp gitse de adını koyduğumuz borcumuzun ödenme vakti gelmiştir artık.. Kalemi kılıç gören bir eda ile muzaffer bir komutan gibi saldırıyoruz kağıda. Gün kusma günüdür. İçimizi saran, bizi sarmalayan ve hayata karşı bir nebze güçsüz kılan herşeyi terketme vaktidir. Derdini kimseye anlatamama, anlattığın anda yüzlerde seni ciddiye almama mimiklerine karşı öç alma günüdür. Gün ateşle imtihan günüdür…

Gün Fasulyeden Fanzin’in imtihan günüdür!