Dünden aklımda kalanlar

Milletin eğlenmeye gittiği bir yerde kendini kahretmek. Ne eğlenebilmek, ne ağlayabilmek. Yüzünde ısrarla o salak maskeyle dolaşmak. Herkese mutlu olduğunu göstermeye çalışmak. Aslında mutlu olamamak. Zaten hiç mutlu olamamak. Hep kendini mutlu sanmak. Kendini mutluyum diyerek kandırmak. Ama kendini kandıramamak. Belki diğer insanları da kandıramamak. Bunun da farkında olamamak

Sebebi onu görmek. Onu her gördüğünde bütün varlığında bir acı hissetmek. Aslında kendini salak hissetmek. Sevinmesi gereken şeyden acı çekmek. Acı çektiğini bile bile devam etmek. Bile bile lades demek. Acının üstüne gidince geçer sanmak. Bu sefer daha beter acımasını görmek. Ama kaçıp gidememek. Kaçmayı bir kere denemek. Sonra köpek gibi geri dönmek. Köpek gibi geri dönmek zorunda kalmak.
Fonda çalan müzikleri dinlemek (Ozzy Osbourne / I just want you, Murat Yılmazyıldırım / Acıları bana bırak, Özdemir Erdoğan / Sevdim seni bir kere, Terry Jacks / If you go away, Üç Hürel / Bir sevmek bin defa ölmek demekmiş, Şebnem Ferah / Gel Ey S…… ve olmazsa olmazlardan Nilüfer / Büyük Aşkım…). Aslında bu şarkıların çalmadığını bilmek. Ama sürekli kafanin içinde bu şarkıları duymak. Gidip bir mikrofon kapmak istemek. Bütün okula haykırmak istemek. Ama buna cesareti olmamak. Kendini aciz hissetmek. Sinirden kendini alkole vurmak. Saymayı yediden sonra bırakmak.
Acının dibine vurmak. Acı çeke çeke yüzüne bakmak. Havanın karardığını görmek. Yüzünü değil, sırf silüetini görmek için sahneye arkası dönük bir şekilde kalabalığın içinde beklemek. Soranlara söyleyememek.
Bu sefer fonda değil, gerçekten “Yalnızlık ömür boyu” çaldığını duymak. Her şeye rağmen ağlamamak. Gökyüzünün kendi için de ağladığını görmek. Dayanamamak daha fazla. Defolup gitmek.

25 Mayıs 2003 Pazar, 16:38

Dünden aklımda kalanlar” üzerine yorum

  1. Bir “kurdan kollar”, bir “baytar” bir de “dünden aklımda kalanlar”…

Yorumlar Kapalıdır.