Cefakar Maraton #3

2005 yılında çıkan iki sayının ardından üretim kabızlığına giren “Cefakar Maraton” fanzini üçüncü sayısı ile birlikte tekrar tribüne dönüyor. “Fenerbahçe tribünlerinden Fenerbahçe tribünlerine” alt başlığı ile yayınlanan fanzinin muhteviyatını yine “tribünden” kalemler oluşturuyor. “Bu sene ne olur köşesinde” usta kalemler kahinliğe soyunuyor. “Yeni sezonda söylenmemiş sözler kalmasın dilimizde” yazısı ile sezona giriş yazısı bulunuyor. “O forma kutsaldır” yazısı ve “Düzensizliğin haykırışı” yazıları ile eleştiriler de fanzinde yer alıyor. Eski tribün insanlarından yazılar, Rıdvan Dilmen ve Birmingham Zulus Firm’den Paul söyleşileri ile konuşulmayanlar konuşuluyor. Chelsea taraftarı Chairul Kate geldiği Kadıköy deplasmanından tribünü raporluyor. “Tribün anarşisi”, “O maç oradaydım”, “Futbol dilencisi” gibi bölümler ile her sayı sabit köşeler oluşturuluyor. Keyf-i Karton yazısı ile koreografi yolculuğu, Arvo Benitez Carboni ile de futbol aşkı betimleniyor. Daha Fazlasını Oku

Dahke #8

Her ne kadar BÖ! oylamasında Bobiler’e oy verdiği camiada kulaktan kulağa dolaşan Immo’ya kişisel garezimiz olsa da, 3-5 kişi herhangi bir Kadıköy sokağında yakalarsak ağız, burun dalacak olsak da Dahke dediğin kendi kurumsal kimliğini oturtmuş, Immo’suz da elbet yürüyebilecek, seyirtebilecek, senden, benden, sokaktaki adamdan, tribündeki omuzdaştan teşekkül, hep okumak istediğimiz, arsızca yazmak istediğimiz, psikopat bir coşkuyla sevmek istediğimiz mahallenin güzel abilerinden, canımız, kanımız ve hatta bilfiil yoldaşımız. 8. Sayıyı çıkaracaklar da biz öyle, uzaktan seyredeceğiz… Olmaz öyle. Detaylar aşağıda… Daha Fazlasını Oku

Seks objesiyiz lan, n’olmuş?

Fasulyeden Fanzin’i çıkarmak yılların, bir türlü geçmek bilmeyen, günbegün büyüyen özlemidir benim için. İnternet’te bir şekilde yazıyoruz, çiziyoruz, yorumluyoruz ama zaman zaman gözden kaçırdığımız bir şey var, basılı bir mecra oluşturabilmek bizim yola çıkış amacımızdı. Ancak çok büyük ölçüde tembellikten, zamansızlıktan belki de, belki de yeterince büyük bir arzu duymadığımızdan mıdır bilinmez; bir türlü hayata geçiremedik bu hayalimizi. Biz Fasulyeden’i matbu vaziyette karşınıza çıkaramadık belki ama bugün ilk defa basılı hem de en ulusalından bir mecrada yer bulduk kendimize. Daha Fazlasını Oku

Cefakar Maraton geri dönüyor

Fenerbahçe tribünleri vaktinde güçlü inşa edilemeyen bir omurga ve tribüne savaş açmış yönetim odaklı sorunlarla boğuşurken, Saraçoğlu koltuklarına Beyaz Türk sessizliği, adaletsizlik gerginliği ve zaman zaman cinnet çığlıkları, ve tüm bunlara bağlı olarak tribün bıkkınlığı hakim durumda. 52000 koltuk var Saraçoğlu’nda ve mevcut durumdan rahatsız olan koltukların gittikçe azaldığı da bir gerçek. Rahatsız olanlar ise nicelik olarak azalmanın çarelerini düşünmekten bıktı, usandı; lakin çözüm bulmak gitgide zorlaşıyor. Ama tüm bu bıkkınlıkların, usanmışlıkların gölgesinden korkmadan, vazgeçmeden mücadele sürmekte. Mücadelenin en orta yerinde bulunan tribün çocukları eski bir dosta kucak açıyorlar tekrar. Özlemlerini anlatmanın bir yolu olarak, adını özlemlerinden alan Cefakar Maraton‘a hayat verme derdindeler şu sıralar. Daha Fazlasını Oku

Ya işte yazılar, yorumlar filan…

Bu siteyi ve burada ne yapmaya çalıştığımızı neredeyse etrafımdaki herkes biliyor. Zaten bir kısmı yazıyor, bir kısmı okuyor, kimisi de sıkıcı ve anlamsız buluyor. Ama normal şartlarda tanımadığım, herhangi bir sebepten dolayı bir anlığına da olsa yan yana gelmek durumunda olduğum, fasulyeden.com adresinde ikamet eden bir siteye girdiğimi gören herkes aynı soruyla başlıyor muhabbete: “Bu site ne?” Önce sen kimsin, sonra sana ne? Zaman zaman bu şekilde kesip atamıyorsun tabii. Misal iş yerinde müdür yardımcısı gelmiş yanına, görmüş sitede dolandığını, sonra da sormuş bu ne diye. Nasıl izah edersin? Daha Fazlasını Oku

Bir site: Dahke.zine

Bu siteyi günlük adsl kotası tüketimine katan bireyler bilirler Dahke’nin ne menem bir şey olduğunu. Sınırsız tarifeye geçmiş elitler de elbette. Site tanıtımı tadında bir yazı olacak belki ama zaten uzun uzun anlatmaya da gerek yok kendilerini. İnternet dergahının şeyhlerinden birisidir bana kalırsa ve sanırım 98’de başladılar yayın hayatlarında, ya da hayat yayınlarına. Daha Fazlasını Oku