Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

İcraatin içinden

Her iktidarın kendi zenginlerini yaratmasına alışığız biz Türkiye olarak. Cem Uzan'lardan, Mehmet Emin Karamehmetler'den fazlasıyla aşinayız bu duruma da kendilerini ahiretteki refaha kilitlemiş, hayat görüşünü buna göre belirlemiş bir iktidarın yine aynı kesimden zenginler yaratmasına şaşırmadan edemiyoruz. İslam'da rönesans hareketini kefene cep dikerek başlatıcaklar belli ki... Ehh, buna da şükür bu kadar beklemişken, di mi?

Artistlik yapma lan!

Başbakanlarına toz konduramayan, her fırsatta methiye düzmeyi seven Türk medyası onun mahalle ağzı ile konuşan bıçkın delikanlı modelini Kasımpaşa sokaklarından yetişmesi ile öyle güzel bağladı ki hepimizin gözünde "halk adamı Recep Tayyip Erdoğan" imajı çizilmeye çalışıldı.. Bu sevimsiz üslub çizilen "halk adamı, o içimizden birisi" imajı ile sevimli hale getirildi.. Çoğunlukla başarılı da olundu.. Hepsini bir yere kadar önemsiz görmek mümkün. Önümüzde değiştirdiğini söylediği gömleği tekrar giymek için ufak ufak, sinsice hamleler yapan bir başbakan varken, onun konuşmalarının şeklinden çok içeriği ile ilgilenmek; ister fiyakalı protokol ağzı ile konuşsun, ister kahvehane ağzı ile söylemek istediklerinin neyi işaret ettiğini anlamak öncelikli gaye olmalıdır.. Lakin zurnanın da zırt dediği bir yer çıkagelir karşımıza..

Kuş gribine imam çözümü

Kuş giribi konumuz.. Son günlerde tonlarsa sayfaya tonlarca mürekkeble yazıldı, çizildi konu.. Görsel medyada satlerce konuşuldu.. Benzer şeyleri söylemekten uzak durmaya çalışarak konuya dair iki kelam etmek gerekiyor sanırım.. Kuş giribi diye bir hastalık var, malum.. Ülkemizde de kaderin bir cilvesi olarak çıktı karşımıza..

Hükümet Günlüğü: Yargıya müdahale

Hükümetin Günlüğü çok uzun zaman önce aklıma gelen, bir türlü hayata geçiremediğimin bir yazı dizisiydi.. Şu an Kars Sarıkamışta kar kürüyerek askerlik vazifesini yapan Aristokrat'ın bir rakı gecesinde "Fasulyeden Kemalist, laik değil mi?" sorusu ile muhabbetin nereye kayacağını anlamıştım.. Bir güruh olma, ses çıkarma kaygımız olmasa bile kendi yargılarımıza göre bu ülkenin geleceğine dair farklı rotalar çizenleri burada tartışacaktık, amacımız buydu.. Ne kadar yerine getirdik tartışılır.. Şimdi ülkenin Kemalist, laik yüzünün hükümet tarafından yürütülen büyük bir ses kısma operasyonuna rağmen ortaya koyduğu mücadelede daha da çok sese ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.. Ben, sen, biz, her hangi birilerinin çıkarağı seslerin ne önemi var diye düşünmek Atatürk'ün Türk gençliğine vazife tayin ettikleri ile çelişmek olur..

Üslubu beyan, ayniyle insan!

Başbakan'ın son konuşmalarından bir derleme: "Bunların dünyadan haberi yok!" "Dar kafalılar!" "Fosilleşmiş zihniyet!" "Sermaye ırkçıları!" "Bunlar iki koyunu güdemezler!" "Eski komünist kafalar!" "Bunların okur yazarlıkları da yok!" "Bize içerideki düşmanlar yeter!" "Bu zihniyet sadece çöp üretir!" "Bekâra karı boşamak kolaydır!" Yanlış…

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?