Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kameraman Türk polisi

Polis kamerası diye bir hadise var. Tam emin değilim, üzerine uzun uzun düşünmedim ama, sanırım yapılan bir operasyonla ilgili olarak kamuoyunda yanlış bir izlenim oluşursa, misal “polis orantısız güç kullandı” derlerse, Celalettin Cerrah ya da halefinin, selefinin, yedi düvelinin çıkıp “Hayır efendim bakınız görüntüler burada, gayet orantılı, hatta altın oran için müthiş bir özen gösterdik” demesine yarıyor bu kameralar.

İstibdat rejimi

Her şey 12 Haziran 2007’de başladı. Ümraniye’de bir gecekonduya yapılan baskında bir miktar el bombası ele geçirildi. Türkiye gündemi Ergenekon mefhumu ile bu şekilde tanıştı. Bugün ise 22 Mart 2008, yani 9 aydan biraz daha fazla zaman geçti. Dün aynı operasyon kapsamında içeri alınanlar arasına Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve imtiyaz sahibi İlhan Selçuk’un da yer aldığı 12 kişi eklendi. Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu da kamuoyunun yakınen tanıdığı isimler.

Tayyip trafikte…

Halkın iktidarı, halkın başbakanıymış, peh! İstanbullular belirli periyodlarla yaşamak zorunda oldukları işkenceyi dün gece yine yaşadılar. Demokrasi ve demokrat son günlerin klişe lafı olduğu için soruyorum, hangi demokrasi kültürü gelişmiş ülkesinde yaşanır böyle bir rezalet? Hangi "ahlaksız" batı ülkesinde seçilenler kendisini seçenleri ezerek, eziyet ederek kendilesine bu kadar yalıtılmış bir ortam yaratır? Ama demek ki yüzyılın demokratı AKP iktidarı tarafından biz halka reva görülen tavır, duruş bu. Ve demek ki demokrasiyi sadece ve sadece kendilerine verilen oyların çokluğu olarak görmekteler.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?