<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>FasulyedenKom</title>
	<atom:link href="http://www.fasulyeden.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fasulyeden.com</link>
	<description>Mecmuanın sokak çocukları, hayata ve gündeme bakışları ile alternatif medyalarını yaratıyor.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 07:36:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sonunda yaptık, Fenerblog.com&#8217;u açtık!</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3414/sonunda-yaptik-fenerblog-comu-actik</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3414/sonunda-yaptik-fenerblog-comu-actik#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 07:36:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbasket]]></category>
		<category><![CDATA[fenerblog]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3414</guid>
		<description><![CDATA[İlk bahsedeceğimiz yere en son karalıyoruz. FasulyedenKom tanrıları bizi affetmeyecek bu yüzden. Gerçi asıl ironik olan sitede son zamanlarda hasıl olan ataletin en büyük sebeplerinden birisi ile ilgili siteye yazı yazmak, ama onu da geç yazmak. Şeym on yu!
Fenerbahçe üzerine söyleyecek sözü olan blogları bir araya getirme amacını taşıyan Fenerblog.com yayına girdi. Gerçi nerden baksan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/03/fenerblog-300x250-9.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/03/fenerblog-300x250-9.jpg" alt="" title="fenerblog-300x250-9" width="300" height="250" class="alignleft size-full wp-image-3415" /></a>İlk bahsedeceğimiz yere en son karalıyoruz. FasulyedenKom tanrıları bizi affetmeyecek bu yüzden. Gerçi asıl ironik olan sitede son zamanlarda hasıl olan ataletin en büyük sebeplerinden birisi ile ilgili siteye yazı yazmak, ama onu da geç yazmak. Şeym on yu!</p>
<p>Fenerbahçe üzerine söyleyecek sözü olan blogları bir araya getirme amacını taşıyan <a target="_blank" href="http://www.fenerblog.com" >Fenerblog.com </a>yayına girdi. Gerçi nerden baksan 3 gün önce yayına girdi. <em>(Yayına girdiğinin 3. saniyesinden ta bugüne kadar siteye bu yazının yazılmasını bekliyor.)</em></p>
<p>Amacımız Türk spor blogları camiasında birbirinden habersiz şekilde bireysel saflar tutan Fenerbahçeli blogcuları tek bir cephede toplayabilmek, safları sıklaştırmak, sonra da öteki mahalleler ile mevzu çıkarmak <img src='http://www.fasulyeden.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şöyle bir özet geçelim;</p>
<p>Herkesin bir şekilde aklına gelen ama bir türlü hayata geçir(e)mediği proje 2009 Ekim’de <a target="_blank" href="http://forum.fenerbasket.com" >Fenerbasket.com </a>üzerinden tekrar konuşulmaya başlandı. Ve bunun Fenerbahçe blogları için ne kadar elzem ve stratejik bir hamle olacağı konusunda fikir birliği yapıldı.</p>
<p>Ve böylece çok sevgili dea’nın <em>(yani ben!)</em> kısıtlı php bilgisiyle çözümler araması da başlamış oldu. Birkaç başarısız denemenin ardından, en doğru hamlenin kendi kodlarımızı yazmak olduğuna karar vermemizle, elimizdeki avucumuzdaki tek coder olan neozepron’un askerden dönmesi beklenmeye başlandı.</p>
<p>Kaderin bir cilvesi olarak tezkereyi kaptığı gibi şarkıcı olacağı umuduyla İstanbul’a yollanan neo’nun yolu dea’nın evine düştü. İşte neo için esir hayatı böyle başladı.</p>
<p>Kendisi kah facebook’ta kızlarla chatleşerek, kah youtube’dan Geniş Aile izleyerek geçirdiği günlerin ardından bir adım ileri, üç adım geri algoritmasına sonuna kadar uyarak programlamayı bitirdi. <em>(Bu programa bir isim bulmak gerek)</em></p>
<p><em>“Bir adım ileri, üç adım geri” </em>dedim ya, inanın ki şaka değil. Projede küçük bir gelişme göstermemizin üzerinden 10 dakika bile geçmeden sistem bozuluyor, onu düzeltmek için saatlerce çaba harcıyor, eski haline getirince de sevinip, <em>“bugünlük bu kadar yeter”</em> diyor, uyuyorduk. Önce kaybettiğimiz, sonra bulup sevindiğimiz keçi oldu Fenerblog.</p>
<p>Tasarım konusuna da kısaca değinmek lazım. CSS fakiri eski bir table,tr,td insanı olarak kafamızdaki tasarımı monitöre dökmek konusunda çok zorluk çeksem de, sonunda sanırım <em>“idare eder”</em> bir format bulduk. Yine de çeşitli Css sıkıntıları var. Zaten tam da bu küçük sıkıntılardan ötürü sanırım 2 hafta önce açılabilecek duruma gelen siteyi bir türlü açasımız gelmedi. Fener de üstüste puanlar kaybedince, hevesimiz de kaçmadı değil.</p>
<p>Uzun lafın kısası, bugün çok çok çok büyük emeklerin ardından adres çubuğunuza <a target="_blank" href="http://www.Fenerblog.com" >www.Fenerblog.com </a>yazdığınızda karşınıza bir site geliyorsa önce tabii ki Neo’ya, sonra belki bana, eninde sonunda Fenerblog.com&#8217;un bir an önce açılması motivasyonunu sağlayan Fenerbahçeli Bloggerlara teşekkür etmek gerekiyor.</p>
<p>Hayırlı uğurlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3414/sonunda-yaptik-fenerblog-comu-actik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zavallı Şeytan!</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3408/zavalli-seytan</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3408/zavalli-seytan#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 20:58:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[faust]]></category>
		<category><![CDATA[goethe]]></category>
		<category><![CDATA[johann wolfgang von goethe]]></category>
		<category><![CDATA[urfaust]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3408</guid>
		<description><![CDATA[
zavallı şeytan, bana ne verebilirsin ki?
yükseklere göz dikmiş insan bilincini,
senin gibiler kavrayabilir mi hiç?
sendeki gıda doyurmaz insanı,
elindeki kızıl altın, civa gibi,
avucun içinden akıp gider,
senin kumar masalarında,
kimse kazanamaz,
daha sarılırken başkalarına bakar,
göndereceğin kızlar,
vereceğin itibarın tanrısal gururu,
kuyruklu yıldız gibi,
kayar gider&#8230;
bunları mı sunacaksın?
göster bana bakalım,
koparılmadan çürüyen meyveyi,
hergün yeniden yeşillenen ağacı!
urfaust / johann wolfgang von goethe 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/03/Dark-Evil-41164.jpg" ><img class="aligncenter size-full wp-image-3409" title="Dark-Evil-41164" src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/03/Dark-Evil-41164.jpg" alt="" width="430" height="344" /></a></p>
<blockquote><p><strong>zavallı şeytan, bana ne verebilirsin ki?</strong><br />
yükseklere göz dikmiş insan bilincini,<br />
senin gibiler kavrayabilir mi hiç?<br />
sendeki gıda doyurmaz insanı,<br />
elindeki kızıl altın, civa gibi,<br />
avucun içinden akıp gider,<br />
senin kumar masalarında,<br />
kimse kazanamaz,<br />
daha sarılırken başkalarına bakar,<br />
göndereceğin kızlar,<br />
vereceğin itibarın tanrısal gururu,<br />
kuyruklu yıldız gibi,<br />
kayar gider&#8230;<br />
bunları mı sunacaksın?<br />
göster bana bakalım,<br />
koparılmadan çürüyen meyveyi,<br />
hergün yeniden yeşillenen ağacı!</p></blockquote>
<p style="text-align: right;"><em>urfaust / johann wolfgang von goethe </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3408/zavalli-seytan/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cihaner&#8217;e Özgürlük!</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3399/cihanere-ozgurluk</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3399/cihanere-ozgurluk#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 12:14:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[özelyetkilşi savcı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet savcısı]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[ilhan cihaner]]></category>
		<category><![CDATA[ismailağa cemaati]]></category>
		<category><![CDATA[jitem]]></category>
		<category><![CDATA[osman şanal]]></category>
		<category><![CDATA[savcı]]></category>
		<category><![CDATA[tarikat]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3399</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum, Erzincan ekseninde dönen yargı krizi ile ilgili iki satır yazmam lazım. Süreci ne kadar dikkatli takip ettiniz, bilmiyorum. Oldukça karışık ve gergin bir şekilde 3-5 günümüzün konusu olup yerini Balyoz darbe planına bıraktı. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ise hala tutuklu.
Süreci biraz başa alıp, daha yalın, daha sade bir şekilde anlatmak gerekiyor. Zira o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/cihaner1.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/cihaner1.jpg" alt="" title="cihaner1" width="300" height="296" class="alignleft size-full wp-image-3400" /></a>Erzurum, Erzincan ekseninde dönen yargı krizi ile ilgili iki satır yazmam lazım. Süreci ne kadar dikkatli takip ettiniz, bilmiyorum. Oldukça karışık ve gergin bir şekilde 3-5 günümüzün konusu olup yerini Balyoz darbe planına bıraktı. <strong>Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner </strong>ise hala tutuklu.</p>
<p>Süreci biraz başa alıp, daha yalın, daha sade bir şekilde anlatmak gerekiyor. Zira o kadar çok bilgi, o kadar çok görüş, o kadar çok cümle var ki, zaman zaman asıl görmemiz gereken resmi görmeyebiliyoruz.</p>
<p>Elbette, süreci en iyi ben biliyorum, ya da benim söylediklerim kesin doğru gibi bir iddianın sahibi değilim. Sadece uzaktan bakabildiğim, seçebildiğim resimleri burada anlatacağım. Bir şey eklemek isteyen, beni düzeltme ihtiyacı duyan olursa, aşağıdan buyurabilir.</p>
<p><strong>İsmailağa Cemaati</strong>’nin Erzincan’da taban oluşturmak amacıyla faaliyette olduğu, küçük yaştaki çocukların gizli yatılı okullarda din eğitimine tabii tutulduğu gerekçeleri ile <strong>Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner </strong>bu cemaate dair soruşturma başlatıyor.</p>
<p>İddialara göre savcının talimatı ile bazı adreslerde arama yapması gereken polislere amirleri <em>“çok içeri girmeyin, şöyle bir üstün körü bakın çıkın” </em>emri veriyor.</p>
<p>Yasal izinle yapılan telefon dinlemelerinde cemaat üyelerinin kendi aralarında bu konuları konuştukları ve bir takım yerlerden yardım istedikleri kayıtlara geçiyor.</p>
<p>Daha sonra <em>Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal</em>’a Erzincan’da yapılan soruşturma ile ilgili bir ihbar mektubu geliyor. İhbar mektubu cemaatin silahlandığını işaret ediyor. Şanal bu mektuba dayanarak, dosyayı Erzincan’dan istiyor. Yine telefon konuşmalarında cemaat üyelerinin dosyanın Erzurum’a gideceğinden haberdar olduğu ve buna oldukça sevindikleri gözlemleniyor.</p>
<p><em>(İhbar mektubu silahlı örgütü işaret etmesine, buna dayanarak özel yetkili savcının çok daha ciddi bir cezai yaptırım talep etmek durumunda olmasına karşın cemaatteki rahatlama gerçekten ilginç.)</em></p>
<p>Erzincan Başsavcısı ise oldukça direnmesine rağmen, <em>-sanırım mecburiyetten-</em> dosyayı Erzurum’a gönderiyor ve tabii ki tutuklanan cemaat üyeleri bir bir salıveriliyor.</p>
<p>Daha sonra da malumunuz üzre Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner <strong>evrakta sahtecilik, imar kirliliği </strong>vesaire gibi suçlamalarla tutuklanıyor. İmar kirliliği dedikleri de lojmanına yaptırdığı bir kameriye&#8230; Çok büyük bir suçmuş gerçekten. Bence nerden baksan 56 sene yatarı var. </p>
<p>Anayasal düzenle sorunları oldukları belgelerle ortada olan bir cemaatin üyeleri müebbet istemiyle yargılandıkları davadan bir bir beraat alırken Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner’in serbest bırakılması talebi Erzurum’daki mahkeme tarafından sürekli reddediliyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk JİTEM soruşturmasının mimarı <em>(Yetkisizlik nedeniyle dava açılması engellenmiş.) </em>Cihaner, şimdi JİTEM’le içiçe geçtiği söylenen Ergenekon örgütüne üye olmakla suçlanıyor. Nerden baksan acayip&#8230;</p>
<p>Asıl bomba Cihaner’in avukatının sözlerinde gizli belki de:</p>
<p><strong>“Mahkeme kararıyla yapılan yasal dinleme kayıtlarında cemaate kimler bulaşmış, bu dinlemelere kimler takılmış, yasadışı nitelikli ranta dönük, ihaleye fesat karıştırmaya dönük kimler takılmış hem de bakan düzeyinde kimler takılmış asıl bunu araştırmak gerek. Bir araştırma komisyonu oluşturulacak kadar takılmalar var. Yani Danıştay’daki işi çözme dahil, onun için aracı bulma dahil, çözerse oğluna iş bulma dahil, neler takılmış kimler takılmış. Ve o arada dinlemelerden anlıyorsunuz ki, Erzincan’daki soruşturmaya konu olan şüpheliler soruşturmanın Erzurum’a alındığını duyunca ‘Müjde Erzurum’a gideceğiz’ diye şakır şakır oynuyorlar. Oysa bu soruşturmanın Erzurum’a gitmesi için daha ağır, müebbet hapis cezasını bile gerektirebilecek bir suç sayılması gerekiyor. Peki ama insanlar daha ağır bir cezayı gerektirecek bir yargılanmaya gidiyorlar diye sevinçten  oynar mı? Nitekim soruşturma Erzurum’a gidince, ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açılıyor çünkü orada başka türlüsü mümkün değil; ama tutuklular teker teker serbest bırakılırken, daha önce bu soruşturmayı yürüten başsavcı örgüt üyesi diye tutuklanıyor. İşte tablo bu&#8230; Burada hem cemaat işi var hem de konunun altın madeni ayağı var.”</strong></p>
<p><strong>“Konunun altın madeni ayağı var.”</strong> kısmı dikkatinizi çekti mi? İddiaya göre ilgili soruşturma çerçevesinde yapılan telefon dinlemelerinde eski <strong>Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe</strong>, eski <strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler</strong>, <strong>Yeni Şafak gazetesinin sahibi Ahmet Albayrak </strong>ile <strong>işadamı Mehmet Çelik</strong>’in isimleri geçiyormuş. Bir Çevre Bakanı, bir Tabii Kaynaklar Bakanı ile bir işadamı ne gibi bir konuda görüşüyordur, ehh, az çok bellidir sanırım. Başsavcı soruşturma dosyasına bu tesadüfi delilerin araştırılması gerektiğini içeren bir not düşüyor.</p>
<p>Ne oluyor o nota? Ne olacak, Erzurum Özel Yetkili eski Savcısı Osman Şanal, yukarıdaki isimler de dahil 282 kişi hakkında ek kovuşturmaya gerek olmadığına hükmettiği için o notun da bir hükmü kalmıyor.</p>
<p>Hayır, dini bütün insanları içeri almaya çalışması, bakanlarımıza dil uzatması yetmezmiş gibi bir de lojmanına kameriye yaptırmış imar katili Ergenekoncu&#8230; Allahım bana sabır ver&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3399/cihanere-ozgurluk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yasama, yürütme, yargı&#8230;</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3396/yasama-yurutme-yargi</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3396/yasama-yurutme-yargi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 09:39:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvetler ayrılığı]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[parlemento]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<category><![CDATA[yasama]]></category>
		<category><![CDATA[yürütme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3396</guid>
		<description><![CDATA[
Kuvvetler ayrılığı diye bir ilke var. Yasama, yürütme, yargı kuvvetlerinin tek elde toplanamayacağını anlatıyor bu husus. Vatandaşlık derslerine giren komutanların anlattığı kadar biliyoruz biz de işte. Lakin önemli; diktatoryal rejimlerle, demokratik ve hukuka bağlı yönetimleri ayıran ince bir çizgi. 
Elbette Türkiye koşullarının ne derece bu imkanı sağladığını biliyoruz. Lakin Başbakan’ın ve iktidarın genel tavrı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/Constitution.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/Constitution.jpg" alt="" title="Constitution" width="560" height="378" class="aligncenter size-full wp-image-3397" /></a></p>
<p>Kuvvetler ayrılığı diye bir ilke var. Yasama, yürütme, yargı kuvvetlerinin tek elde toplanamayacağını anlatıyor bu husus. Vatandaşlık derslerine giren komutanların anlattığı kadar biliyoruz biz de işte. Lakin önemli; diktatoryal rejimlerle, demokratik ve hukuka bağlı yönetimleri ayıran ince bir çizgi. </p>
<p>Elbette Türkiye koşullarının ne derece bu imkanı sağladığını biliyoruz. Lakin Başbakan’ın ve iktidarın genel tavrı ve özellikle zat-ı şahaneelrinin torbasından çıkan son demeç kadar garabet içinde de değil. Zira parti kapamanın Meclis yetkisinde olması gerektiğini söylemiş hazretleri.</p>
<p>Kastettiği parti kapamaya tümden meclisin karar vermesi ise zaten ne kuvvetler ayrılığına uyuyor, ne de koltuk sayısı yetenin dilediği muhalefet partisini kapatabileceği gerçeği ile huzur veriyor. O açıdan o ihtimali baştan eleyelim. Onu kastetmemiş olmalı.</p>
<p>Haa Başbakan’ın kastettiği yargı işini yapsın, incelesin, soruştursun, oylasın, son onayı meclis versin şeklindeyse teoride çok da mantıksız olmamakla birlikte, pratikte bu uygulamanın sağlıklı bir demokrasiye ve parlementer sisteme ihtiyaç duyacağı aşikar.</p>
<p>Parti kapatılması ile ilgili düzenleme yapılması elzem. Şartsız, koşulsuz desteklerim de,  hükümete dair herhangi bir gensoru teklifinin ya da herhangi bir bakan, vekil hakkındaki Yüce Divan teklifinin o meclisten geçemediği, geçemeyeceği aşikarken, sandık çoğunluğunu elde etmiş bir partinin anayasal düzene karşı olması durumunda seni kapatalım mı diye yine o parlementoya sormak ne kadar mümkün? Ne kadar gerçekçi?</p>
<p>Gerçi tartışma sandık çoğunluğunu almış bir parti kapatılabilir mi, kapatılamaz mı konusuna indirgenecek ya da Menderes’in tahayyül ettiği parlementer ruh “Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” şeklinde beden bulacak ama, asıl mevzu Türkiye’nin parlementer sisteminin ne kadar sağlıklı çalıştığı şüphesiz.</p>
<p>Nasıl sağlıklı çalışacak peki bu perlemento? Bilmiyorum ki&#8230; Herhangi bir yasayla, barajla, ıvır, zıvırla olacak mesele de değil bu. Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkenin parlementosu AKP’nin verdiği bir teklifi, CHP verdi sanarak reddeden milletvekillerinden teşekkül. Dolayısıyla lider sultasından kurtulmuş aklı başında vekillere ihtiyaç var. Demokrasi ve dolayısıyla temsili demokrasi halkın ne kadar umrundaki o halkın seçtiği vekillerin umrunda olsun?</p>
<p>Bir de işin sandıktan çıkan partiye sonsuz yetki verilmesi meselesi var. Bundan bir kaç yıl önceydi sanırım demokrasi meselesini tartıştığım bir arkadaşım halkın tercihinin üstünde bir güç yoktur demişti. Kendisine göre halk dikta rejimine, şeriat rejimine ya da komünist bir rejime oy kullanarak karar verebilirmiş. Tartışma orda bitmişti tabi. Benim aklıma Hitler geldi, o da sanırım ne denli saçma bir cümle kurduğunu farketti, karşılıklı sustuk.</p>
<p>Anayasa değişikliği meselesi konuşuldukça bu tip tartışmalardan bolca yapacağız sanırım. Gerçi yapalım da zaten. Eğer toplumsal uzlaşma diye bir şey lafta kalmayıp, toplumun her kesimi tarafından alabildiğine etraflı tartışılabilecekse ne mutlu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3396/yasama-yurutme-yargi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanadanın dikmeni, gidersem öpsünler beni!</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3379/kanadanin-dikmeni-gidersem-opsunler-beni</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3379/kanadanin-dikmeni-gidersem-opsunler-beni#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 06:13:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>werdure</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hawaii]]></category>
		<category><![CDATA[kış olimpiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[olimpiyat komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[togay bayatlı]]></category>
		<category><![CDATA[vancouer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3379</guid>
		<description><![CDATA[Ülkenin &#8220;siyaset mi hukuku döver, hukuk mu siyaseti?&#8221; tartışmalarına kanalize olduğu şu günlerde, naçizane bendeniz de gündemimizi biraz değiştireyim istedim. Zaten bu siteye siyasi içerikli bir yazı yazsam ne olur tahmin etmek bile istemiyorum. Yazılara yorum kanalıyla laf sokuşturmak daha çok işime geliyor sanırım.
Konumuz Vancouver kentinde düzenlenen kış olimpiyatları. 5-6 Oyuncu ile katılmışız. Türkiye Milli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkenin <em>&#8220;siyaset mi hukuku döver, hukuk mu siyaseti?&#8221; </em>tartışmalarına kanalize olduğu şu günlerde, naçizane bendeniz de gündemimizi biraz değiştireyim istedim. Zaten bu siteye siyasi içerikli bir yazı yazsam ne olur tahmin etmek bile istemiyorum. Yazılara yorum kanalıyla laf sokuşturmak daha çok işime geliyor sanırım.</p>
<p>Konumuz <strong>Vancouver </strong>kentinde düzenlenen kış olimpiyatları. 5-6 Oyuncu ile katılmışız. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) başkanı Togay Bayatlı <em>&#8220;Komite olarak müthiş destek olacağız, 4 sene sonra daha fazla sporcu ile katılım olacak&#8221;</em> falan demiş. Doğrudur yapar. Togay Bayatlı&#8217;nın bir işi daha var komite başkanı olarak, o da bizim Eurovizyon hikayesine dönen olimpiyatları Türkiye&#8217;ye getirmesi. Bu işlerden pek anlamam ama kulis mulis dönüyordur herhalde, e malum kış olimpiyatlarının yapıldığı yerde de illa muhabbet edilesi 3-5 adam vardır. Komple bu kulis işini geçtim. Netice de sporcun katılmış oraya gidip destek olman gerekir değil mi? TMOK başkanı dellez olsa <em>&#8220;Kanka karda kışta ne işimiz var, s.ktiret soğuktur şimdi oralar.&#8221;</em> der, onun yardımcısı da ben olsam <em>&#8220;kanka o zaman sıcak denizlere geçelim,mohitoları çekelim&#8221;</em> derim. Hah işte adam da aynen böyle <a href="http://fanatik.ekolay.net/Olimpiyat_3_Detail_336_164612.htm" title="Bakınız"  target="_blank">düşünmüş.</a></p>
<p>Şimdi adamın ciddi bir işi vardır. Bağlantılarını kovalıyordur falan orasını ayrı tutuyorum. Netice de bir basın toplantısı düzenleyip, cüzdanı çıkarıp sallayarak <em>&#8220;para mı alıyoz ulan biz&#8221;</em> diye höykürebilir de. Ama hacı ayarlanır be o iş-güç. Sonuçta ne zaman, nerede, hangi tarihlerde yapılacağı yıllar önceden belli olan bir şey.</p>
<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/fft1mm884186.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/fft1mm884186.jpg" alt="" title="fft1mm884186" width="423" height="238" class="aligncenter size-full wp-image-3392" /></a></p>
<p>Bir detay daha. Haberin kendisini ayrıca tebrik ediyorum etmesine de. Bu fotoğraf fotomontaj ise -ki ben çok anlamam ama öyle gözüküyor-  Havaii denince akla nedense bu çiçekten yapma çelenkler ve abik desenli uzun gömlekler gelir ve montaj buna göre düzenlenmiş. Montaj yapmaya karar verilmiş ise ve ironiye bağlamak istiyorsam konuyu -ki fotoğraf der ki millet olimpiyatlar da ben her gece barda- ben olsam sörf yaparken yaparım ki adamın sporla bir ilişkisini kurardım. İroninin kralı olsun.</p>
<p><strong>Not:</strong>Yazı yazarken şöyle bir uyarı notu vardı. Günahı benden gitsin. <em>WordPress 2.9.2 sürümü çıkmış!</em> Lütfen site yöneticisine haber verin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3379/kanadanin-dikmeni-gidersem-opsunler-beni/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Aha Darbe oldu!&#8221;</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3388/aha-darbe-oldu</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3388/aha-darbe-oldu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 12:53:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[cemil çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[tekel]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3388</guid>
		<description><![CDATA[
Yeni bir şey söylemediğimi biliyorum ama ülke gündemi çok acayip arkadaş. Çok değil, daha 3-5 gün önce Tekel eylemleri ana haber bültenlerinin ilk sırasına yerleşmiş, kahve insanlarının yarısı Tekel işçilerine reva görülen muameleden ötürü hükümete küfrederken, çaycı da dahil kalan yarısı Tekelcilerin “On dönüm bostan, yan gel yat Osman” modunda hayat sürdüklerini, yaptıklarının aç gözlülük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/13627.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/13627.jpg" alt="" title="13627" width="475" height="250" class="aligncenter size-full wp-image-3389" /></a></p>
<p>Yeni bir şey söylemediğimi biliyorum ama ülke gündemi çok acayip arkadaş. Çok değil, daha 3-5 gün önce Tekel eylemleri ana haber bültenlerinin ilk sırasına yerleşmiş, kahve insanlarının yarısı Tekel işçilerine reva görülen muameleden ötürü hükümete küfrederken, çaycı da dahil kalan yarısı Tekelcilerin “On dönüm bostan, yan gel yat Osman” modunda hayat sürdüklerini, yaptıklarının aç gözlülük olduğunu söylüyor, onlara sövüyordu.</p>
<p>Ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum ama bir anda yargı krizi patlak verdi. HSYK, Adalet Bakanlığı, Cumhuriyet Savcıları, Erzincan, Erzurum, Ankara, her şey birbirine girdi&#8230;</p>
<p>Aynı kahvenin çaycısı, Tekel gündeminden sıkılmış olacak ki, anayasa profesörü edasıyla HSYK’nın yetkilerini aştığını iddia etmeye başladı. HSYK’nın açılımı ne desen bilmezdi halbuki. Çay verdiği emekli öğretmen de hükümeti yargıya müdahale ile suçladı&#8230; Tartıştılar belki hatta ama olay çayların tazelenmesi ile tatlıya bağlandı.</p>
<p>Haa o da yetmedi, şimdi de balyoz operasyonu kapsamında emekli ve muvazzaf askerlerin gözaltına alınmasını konuşuyoruz. Oramiral ve orgeneraller Ankara’da toplandı. Cemil Çiçek Genelkurmay’a çağrıldı, konuşuldu edildi. Çiçek’in Cumhurbaşkanı ile görüşeceği haberleri geldi, sonra “dur yahu ortalığı velveleye vermeyelim” deyip iptal ettiler, telefonla görüştüler muhakkak. Askerler akşam da bir yemekte bir araya geldi. Tayyip İspanya’dan geldi, konutta kurmayları ile toplaştı falan filan&#8230;</p>
<p>Dün akşam Absinthe’yi arayıp “Darbe olmuş, TRT’yi aç çabuk” dedim; inanmadı tabii ama, o 2-3 saniyelik şoku bile bu ülkenin garabetidir heralde. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3388/aha-darbe-oldu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hobi olarak gene yap&#8230;</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3384/hobi-olarak-gene-yap</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3384/hobi-olarak-gene-yap#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 06:27:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[fenerblog]]></category>
		<category><![CDATA[guiza]]></category>
		<category><![CDATA[halı saha]]></category>
		<category><![CDATA[hobi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3384</guid>
		<description><![CDATA[
Hayır, ben sana top oynama demiyorum ki; hobi olarak gene oyna. Ne bileyim, Bursa’da otomobil fabrikasında düzenli bir işe gir, Tofaş olur, Renault olur; Cuma günleri şeflerle filan halı sahada oynayın işte&#8230; Hatta bak ne diyeceğim; düzenli hale getirin, her Cuma 10-11 abone olun kardeşim. Ne güzel işte, ter at, koş, vur, düş, kalk&#8230;
Ama yapma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/240609-guiza-haber_hlarge.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/240609-guiza-haber_hlarge-e1266560802655.jpg" alt="" title="240609-guiza-haber_hlarge" width="550" height="214" class="aligncenter size-full wp-image-3385" /></a></p>
<p>Hayır, ben sana top oynama demiyorum ki; hobi olarak gene oyna. Ne bileyim, Bursa’da otomobil fabrikasında düzenli bir işe gir, Tofaş olur, Renault olur; Cuma günleri şeflerle filan halı sahada oynayın işte&#8230; Hatta bak ne diyeceğim; düzenli hale getirin, her Cuma 10-11 abone olun kardeşim. Ne güzel işte, ter at, koş, vur, düş, kalk&#8230;</p>
<p>Ama yapma abicim, milyon tane seveni, üzüleni, güleni, ağlayanı, eşref saatini ona göre ayarlayanı olan bir takımda forvet oynayacam diye tutturma, yapma, inat etme&#8230;</p>
<p><a target="_blank" href="http://nohutun.com/?p=534" >Nohut’un da dediği gibi </a>bir de şu tavernacı sakallarını kes&#8230; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3384/hobi-olarak-gene-yap/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Padişah mısın?</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3372/padisah-misin</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3372/padisah-misin#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 13:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[ezan]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3372</guid>
		<description><![CDATA[
Cuma Namazı kılmak ve eski Milletvekili Mustafa Baş&#8217;ın annesinin cenaze namazına katılmak üzere Eyüp Sultan Camii&#8217;ne gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, içeri alınmayan 70 yaşlarında bir erkek tarafından protesto edildi. Camiye alınmayan bu kişi, “Sen benim namazıma nasıl karışıyorsun. Padişah mısın?” diye bağırdı. Başbakan ise, yürümeye devam etti. Polisler tarafından ağzı kapatılarak susturulan yaşlı, Başbakan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/camiye-alinmayan-yasli-adamdan-basbakan-a-padisah-misin-515655.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/camiye-alinmayan-yasli-adamdan-basbakan-a-padisah-misin-515655.jpg" alt="" title="camiye-alinmayan-yasli-adamdan-basbakan-a-padisah-misin--515655" width="450" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-3374" /></a></p>
<p>Cuma Namazı kılmak ve eski Milletvekili Mustafa Baş&#8217;ın annesinin cenaze namazına katılmak üzere Eyüp Sultan Camii&#8217;ne gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, içeri alınmayan 70 yaşlarında bir erkek tarafından protesto edildi. Camiye alınmayan bu kişi, <strong>“Sen benim namazıma nasıl karışıyorsun. Padişah mısın?”</strong> diye bağırdı. Başbakan ise, yürümeye devam etti. Polisler tarafından ağzı kapatılarak susturulan yaşlı, Başbakan Erdoğan içeri girdikten sonra camiye alındı. <strong>Saat 12.25&#8242;te okunması gereken ezan, Başbakan&#8217;ın camiye girmesinden sonra saat 12.40&#8242;da okundu.</strong></p>
<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/camiye-alinmayan-yasli-adamdan-basbakan-a-padisah-misin-515649.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/camiye-alinmayan-yasli-adamdan-basbakan-a-padisah-misin-515649.jpg" alt="" title="camiye-alinmayan-yasli-adamdan-basbakan-a-padisah-misin--515649" width="450" height="298" class="aligncenter size-full wp-image-3373" /></a></p>
<p>Geçen ramazan ayında başbakan iftara yetişemedi diye salon dolusu insan orucunu açamamıştı. Şimdi de öğrendik ki, başbakan gelmeden namaza başlayamıyormuşuz. Ala!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3372/padisah-misin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbakan&#8217;ın torbacı yeğeni</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3368/basbakanin-torbaci-yegeni</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3368/basbakanin-torbaci-yegeni#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 09:51:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet]]></category>
		<category><![CDATA[esrar]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[torbacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3368</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan’ın yeğeni Mehmet Erdoğan 50 kilo esrarla yakalanmış. 10-11 kişilik çeteymiş bunlar. Torbacılara dağıtıyorlarmış esrarı. Adli bir vaka neticede. Lakin kafama takılan birkaç detay var, onları deşelemeden içim rahata ermeyecek.
Birincisi olay medyaya başbakanın “Gereğini yapın” talimatı vermesi yönünden yansıdı. Yani başbakan “örnek” bir tavır sergilemiş, ikinci derece akrabasını koruyup, kollamamış, onu adalete teslim etmiş. Benzeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/komploristi.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/komploristi.jpg" alt="" title="komploristi" width="250" height="250" class="alignleft size-full wp-image-3369" /></a>Başbakan’ın yeğeni Mehmet Erdoğan 50 kilo esrarla yakalanmış. 10-11 kişilik çeteymiş bunlar. Torbacılara dağıtıyorlarmış esrarı. Adli bir vaka neticede. Lakin kafama takılan birkaç detay var, onları deşelemeden içim rahata ermeyecek.</p>
<p>Birincisi olay medyaya başbakanın <strong>“Gereğini yapın”</strong> talimatı vermesi yönünden yansıdı. Yani başbakan <em>“örnek”</em> bir tavır sergilemiş, ikinci derece akrabasını koruyup, kollamamış, onu adalete teslim etmiş. Benzeri durumlarda benzer makam sahiplerinin nasıl tavırlar aldıklarını az çok biliyoruz, tebrik edelim başbakanımızı&#8230;</p>
<p>Lakin işte, içimizde muhalif bir kurbağa besliyoruz, vıraklamadan duramayız. Aklıma şey takılıyor benim, kısmet olsa keşke bu haber sitelerinin okuyucu yorumlarındaki <em>“helal olsun işte büyük başbakan”</em> diyen kitleye bir sorabilsem; gereğinin yapılmaması gibi bir ihtimalin varlığını nasıl da kanıksayabildik böyle?</p>
<p>Yani, emniyet gidip başbakana <em>“yeğeninizi aldık efendim, ne buyurursunuz?”</em> diye mi soruyor? Yol verilmeden <em>“gereğini”</em> yapamıyor mu? Kanun, adalet gibi kavramlar başbakanın onayı olmadan işlemeyebiliyor mu? Başbakan <em>“gereğini yapmayın oğlum, ne gereği var”</em> dese misal, okuyabilecek miyiz bu haberleri?</p>
<p>Ya asıl mesele başbakan ve tavrı da değil aslında. Mesele yeğenin ta kendisi&#8230; Neymiş mesele, meseleee başbakan değilmiş mesele, meseleeee yeğenmiş meseleeeee&#8230; <em>(Hahaha Ramiz Dayıma da bir gönderme yapalım.)</em></p>
<p>Yahu gemi al, gemi sat, git Deniz Feneri’nde kurye ol, ne bileyim, Amerika’ya yerleş bu Cihan Kamer filan 3,5 harçlık atsın önüne&#8230; Derdin ne ki esrarmış, bok, püsürmüş uğraşıyorsun lan?</p>
<p>Tarihin gördüğü en gerizekalı başbakan yeğeni budur heralde&#8230; Hiç mi Murat Demirel’i görmedin arkadaş televizyonlarda, gazetelerde&#8230; Az biraz ilham alsana?! Hala 3’ün, 5’ün, bokun, püsurun peşinde koşuyorsun?!</p>
<p>Haha esrar yahu&#8230; Dolapdere tayfasıyla aynı işi yapıyor koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın yeğeni&#8230; Salak mıdır nedir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3368/basbakanin-torbaci-yegeni/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekel eylemlerinde PKK barnağı&#8230;</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3363/tekel-eylemlerinde-pkk-barnagi</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3363/tekel-eylemlerinde-pkk-barnagi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 07:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[hayati yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[tekel]]></category>
		<category><![CDATA[tekel işçileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3363</guid>
		<description><![CDATA[
Toplum zaten buna teşne; elinde kırmızı pankart taşıyan protestocuya PKK’lı demek en kolay müdafaa, soyutlama yöntemi. Kahvehane ahalisi çok sever bu yaftalamayı. Lakin Türkiye gündemine oturan bir eylem ile ilgili koskoca ülkenin koskoca bakanı bunu dillendirebiliyorsa, bu cüreti kendisinde bulabiliyor, açıklamalarında mesnet zorunluluğu görmüyorsa, artık izahın da izanın da yapacağı şey kalmamış demektir.
Devlet Bakanımız Hayati [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/JL8E55GF.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/JL8E55GF.jpg" alt="" title="JL8E55GF" width="400" height="265" class="aligncenter size-full wp-image-3364" /></a></p>
<p>Toplum zaten buna teşne; elinde kırmızı pankart taşıyan protestocuya PKK’lı demek en kolay müdafaa, soyutlama yöntemi. Kahvehane ahalisi çok sever bu yaftalamayı. Lakin Türkiye gündemine oturan bir eylem ile ilgili koskoca ülkenin koskoca bakanı bunu dillendirebiliyorsa, bu cüreti kendisinde bulabiliyor, açıklamalarında mesnet zorunluluğu görmüyorsa, artık izahın da izanın da yapacağı şey kalmamış demektir.</p>
<p>Devlet Bakanımız Hayati Yazıcı Tekel eylemlerinde PKK parmağı olduğunu <a target="_blank" href="http://www.haberturk.com/haber.asp?id=205554&#038;cat=160&#038;dt=2010/02/07" >söylemiş.</a> <em>“İşe şeytan karıştı”</em> buyurmuş. Tabii sonra tornistan etmiş, <em>“yok canım öyle bir şey söylemem söz konusu değil”</em> diyor.</p>
<p>Tekel işçilerinin beleşçi kan emiciler olduğuna dair yeterli manipülasyon yapılmıştı halbuki. Hatta gerizekalı bir kitle Tekel protestosunu da protesto etmişti. Yeterli görülmemiş olacak ki, bu kahvehane güruhu da eylemin karşısına çekilmeye çalışılıyor. </p>
<p>Bu da yetmezse Vakit gazetesi <em>&#8220;Tekel eylemcileri kuran yaktı&#8221;</em> der, ne bileyim, <em>&#8220;peygambere sövdü&#8221;</em> der, dincileri de Cuma namazı çıkışı Tekel çadırlarına saldırırken görürüz. </p>
<p>Ha zerre umrumda olmazdı ya, yandaş medyanın haber portallarından birisinde bir okuyucu yorumu gördüm, koltuktan düşürüyordu:</p>
<p><em>“Bakan yanlış biliyor. İşin içinde PKK olsaydı, Başbakan anında tatlıya bağlardı”</em></p>
<p>Aha, gol!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3363/tekel-eylemlerinde-pkk-barnagi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendimle Konuşurken</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3352/kendimle-konusurken</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3352/kendimle-konusurken#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 19:50:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dellez</dc:creator>
				<category><![CDATA[detay]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[itaat]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3352</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Karanlıktan korkan bir çocuk masumluğuyla mutluluktan korkarsın. Sen busun&#8230;&#8221;
İltifat mıydı bu, yoksa aşağılıyor muydu beni? O anda aklından ne geçiyordu? Sormadım. Soramazdım çünkü. 
Bambaşka şeyler vardı aklımda konuşacak. Neredeyse bir yıl oluyordu onu görmeyeli. Özlemiştim. Çok özlemiştim. Hep yanıbaşınızda olmasını istediğiniz insanlar vardır ya hayatınızda, hani hayatınızdaki mihenk taşlarından birisi olarak gördüğünüz&#8230; &#8220;Hayatım bir şekilde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<em>Karanlıktan korkan bir çocuk masumluğuyla mutluluktan korkarsın. Sen busun&#8230;</em>&#8221;<br />
İltifat mıydı bu, yoksa aşağılıyor muydu beni? O anda aklından ne geçiyordu? Sormadım. Soramazdım çünkü. </p>
<p>Bambaşka şeyler vardı aklımda konuşacak. Neredeyse bir yıl oluyordu onu görmeyeli. Özlemiştim. Çok özlemiştim. Hep yanıbaşınızda olmasını istediğiniz insanlar vardır ya hayatınızda, hani hayatınızdaki mihenk taşlarından birisi olarak gördüğünüz&#8230; &#8220;Hayatım bir şekilde onunkiyle keşismeseydi, ben ben olamayacaktım.&#8221; düşüncesini ilk kez onun için hissetim ben.</p>
<p>Uzaklarda yaşıyordu şimdi, ben onu kaybetmekten korktukça o bana uzak kalıyordu. Ona ve yanımda olmasına hâlâ çok ihtiyacım vardı, ama sesinin tınısı bile bulanıklaşıyordu artık o aylar süren ayrı kalmalarda. Gecelenin kör karanlığında karabasandan uyandığımda gözlerimi bile açmadan nefes nefese dualarla Tanrı&#8217;ya sığınmam gibi, hayatımın karabasanlarından kafamı kaldırdığımda gözlerimi yumup başımı yasladığım omuz onundu. Nefesti o bana, nefes alamadığım anlarda&#8230;</p>
<p>Yeni oturmuştuk masaya, ıhlamurundan aldığı ilk yudumda, o beni sorulara boğmaya başlamıştı. Sanki bir senedir çok uzaklarda bir hayat sürdüren benmişim gibi&#8230; Benim hayatımda bir değişiklik yoktu, &#8220;Bildiğin gibi işte&#8221; demiştim &#8220;yuvarlanıp gidiyoruz&#8230;&#8221;. Kaşları çatılmıştı, kızdığında hep yaptığı gibi hızlı hızlı gibi konuşmaya başlamıştı gene. Hayatımla ilgili sorularını arka arkaya sıralamaya başlamıştı. Verdiğim cevaplara mı kızıyordu, yoksa kendini ciddiye almadan konuşuyormuşum gibi hissetmişti bilmiyorum, ama konuşması gittikçe hızlanıyordu.</p>
<p>&#8220;Hâlâ mı oğlum ya!&#8221; diye girdi lafa. Bana oğlum diye hitap ettiğine göre, bu sefer gerçekten kızmış olmalıydı. Bunu sesinin tonundaki sitemle bastırmaya çalıştığını farkettim. Ama ikimiz de biliyorduk ki, bana sitem etmesi için üzülmesi değil, kızması lazımdı. Ve biliyorduk ki, benim için asla üzülmezdi, sadece kızardı bana. Hep söylerdi bunu bana, benim durumum üzülmeyi değil kızılmayı gerektiriyordu onun fikrinde. Ve şimdi duyguları iç içe geçiyordu. Bana kızdığını hem anlamamı, hem de anlamamamı istiyordu. Geçen süre onu yumuşatmış mıydı yoksa?</p>
<p>Konuşuyordu, ve o konuşurken hep yaptığım gibi dikkatle dinliyordum onu. Arada sözünü kesip bir şeyler diyecek oluyordum, ama sanırım onun benim söyleyeceklerimi dinlemeye niyeti yoktu. En azından bana söyleyeceklerini bitirene kadar.</p>
<p>Beni benim kadar tanıyordu. Ağzından dökülen lafları ruhani bir itaatle dinliyordum. En sevmediğim şeylerden birisi olan bana benim anlatılmam, bir kez daha sözcükler ondan gelince içime işliyordu.</p>
<p>&#8220;Daha nereye kadar gidecek bu durum? &#8216;İnsanoğlu dediğin bokun saklama kabı&#8217; diyerek kendini haklı çıkarabileceğini mi sanıyorsun? Ona bakarsan yazar da demiş ki, &#8216;Bütün genellemeler yanlıştır, bu da dahil.&#8217; Kaldır kafanı da etrafına bir bak. Seneler geçti, sense hâlâ aynı ırmakta yüzdüğünü sanıyorsun.&#8221;</p>
<p>&#8220;Aynı ırmakta yüzdüğümü sanmıyorum, suyun akıp gittiğini görüyorum. Ama yüzdüğüm su aksa da, hâlâ bir ırmağın içinde olduğum gerçeği değişmiyor&#8230;&#8221;</p>
<p>Sorunumuz da buydu belki de. Sorunumuz hep bu olmuştu. Onca kez neden diye düşünüp bulamadığım şey birden gözümün önünde belirivermişti. Birbirimizin aynısıydık, ama farklıydık yine de. Her konuda böyleydi. Şimdi de aynı kelimelerle aynı cümleleri kuruyorduk, ve her nasılsa birbirine zıt şeylerden bahsedebiliyorduk.</p>
<p>Kafamda bunları düşünmeye başladım. Söylediklerini kaçırmaya başlamıştım. Bunu da çok yapıyordum mesela, ama o bunu bilmiyordu. Tam konuşmaya geri dönüp girizgâhını kaçırdığım fikirlerini dinlemeye başlamıştım ki, bu sefer de az az önce kendi kendime bir önceki paragrafı düşündüğümü ve söylediklerini kaçırdığımı farkedip gene sözlerinden koptum. İçimden güldüm, tabii bunu yüzüme yansıtamadan, ve muzaffer bir edayla içimden ona haykırdım, &#8220;Bak hakkımda bilmediğin bir şey buldum. Beni çok iyi tanıdığını sanıyorsun, ama hakkımda bildiklerin çölde kum tanesi kadar aslında&#8230;&#8221;</p>
<p>Tam ona karşı daha yeni kazandığım üstünlüğümün verdiği özgüvenle tekrar dünyaya geri dönüp onu dinlemek için algılarımı açmıştım ki, yüzüme kitlenmiş gözlerini farkettim. Susuyordu. İki üç saniye bile olmamıştı ki, &#8220;Evet&#8221; dedi, &#8220;dinleyeceksen devam ediyorum. Söylediklerimi kendime anlatmıyorum, muhatabı sensin bu cümlelerin&#8230;&#8221;</p>
<p>Özür diledim. Özrün ardından ağzımdan çıkanlar &#8220;Aklım karışık, bazen dalıp gidiyorum bu aralar. Sen devam et, bu sefer dinliyorum seni.&#8221; oldu.</p>
<p>Ama aslında çıkması gerekenler &#8220;Aklım karıştı, beni bu kadar iyi tanıdığını tekrar görmek aklımı karıştırdı. Sen devam et, bu sefer daha dikkatli dinliyorum seni.&#8221; olmalıydı&#8230;</p>
<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/eklentiresim1.gif" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/02/eklentiresim1.gif" alt="" title="eklentiresim1" width="445" height="296" class="aligncenter size-full wp-image-3359" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3352/kendimle-konusurken/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>4 Şubat Grevi</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3348/4-subat-grevi</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3348/4-subat-grevi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 06:16:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[4 şubat]]></category>
		<category><![CDATA[duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[fasulyeden]]></category>
		<category><![CDATA[grev]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[tekel]]></category>
		<category><![CDATA[tekel grevi]]></category>
		<category><![CDATA[tekel işçileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3348</guid>
		<description><![CDATA[
Tekel işçilerine destek amacıyla başlatılan 4 Şubat Genel Grevi&#8217;ne destek vermek amacıyla siteye erişimi bir gün durdurduk. Hiçbir amaca hizmet etmediğini, kendi çapımızda çalıp oynadığımızı düşünüyor olabilirsiniz, evet; biz de öyle düşünüyoruz&#8230; Ancak ataletin ilk ve değişmez vatandaşlık şartı olduğu ülkemizde ekmeği için direnenlerin yanında olduğumuzu gösterelim, tarafımızı belli edelim derdindeyiz. 
Yoksa neden küçük bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.fasulyeden.com/grev.jpg" title="Grev" class="aligncenter" width="400" height="150" /></p>
<p>Tekel işçilerine destek amacıyla başlatılan 4 Şubat Genel Grevi&#8217;ne destek vermek amacıyla siteye erişimi bir gün durdurduk. Hiçbir amaca hizmet etmediğini, kendi çapımızda çalıp oynadığımızı düşünüyor olabilirsiniz, evet; biz de öyle düşünüyoruz&#8230; Ancak ataletin ilk ve değişmez vatandaşlık şartı olduğu ülkemizde ekmeği için direnenlerin yanında olduğumuzu gösterelim, tarafımızı belli edelim derdindeyiz. </p>
<p><strong>Yoksa neden küçük bir karınca su taşısın Hüseyin&#8217;e?! Ne kadar manasız değil mi?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3348/4-subat-grevi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oy Kambala Kambala!</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3341/oy-kambala-kambala</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3341/oy-kambala-kambala#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 19:20:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[tribün]]></category>
		<category><![CDATA[abdi ipekçi]]></category>
		<category><![CDATA[aydın örs]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbasket]]></category>
		<category><![CDATA[fenerblog]]></category>
		<category><![CDATA[kaspars kambala]]></category>
		<category><![CDATA[tezahurat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3341</guid>
		<description><![CDATA[Sene 2004 mü, 2005 mi bilmiyorum. Tek bildiğim alabildiğine basketbolla dolu dolu yıllar olduğu&#8230; Fenerbahçe&#8216;nin hem lig, hem de haftaiçi oynadığı Avrupa Kupası maçları için İpekçi&#8217;ye yollanıyoruz. Müdavim denir ya, işte oyuz artık. Fenerbasket.com da ya yeni çıkmıştır ya da çıkmak üzeredir. Zira Avcılar&#8217;dan İpekçi&#8217;ye giderken sıklıkla kullandığımız Avcılar-Topkapı ve Topkapı-Zeytinburnu minibüslerinde bir Avrupa Kupası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sene 2004 mü, 2005 mi bilmiyorum. Tek bildiğim alabildiğine basketbolla dolu dolu yıllar olduğu&#8230; <strong>Fenerbahçe</strong>&#8216;nin hem lig, hem de haftaiçi oynadığı Avrupa Kupası maçları için İpekçi&#8217;ye yollanıyoruz. Müdavim denir ya, işte oyuz artık. <strong>Fenerbasket.com</strong> da ya yeni çıkmıştır ya da çıkmak üzeredir. Zira Avcılar&#8217;dan İpekçi&#8217;ye giderken sıklıkla kullandığımız Avcılar-Topkapı ve Topkapı-Zeytinburnu minibüslerinde bir Avrupa Kupası maçı dönüşü yoğrulmuştu fikri.</p>
<p>Avrupa maçları dediğime bakmayın, Euroleague filan yok daha o zamanlar. 100. yılda şampiyonlukla taçlanacak olan <strong>Aydın Örs</strong> devriminin ilk kıvılcımları çakılıyor. Biz de Fiba Avrupa Ligi&#8217;ndeyiz.</p>
<p>Yine o akşamlardan birisinde, İpekçideyiz. Rakip <strong>Unics Kazan</strong>. Salonda azla çok arası karışık bir seyirci topluluğu var. Ama ortam hakikaten çok güzel. Dedim ya; bu devrim yapılacak, bu savaş kazanılacak&#8230; O kadar belli ki bu, hepimiz biliyoruz, gözlerimiz çakmak çakmak, o derece biliyoruz hem de&#8230; Daha en başındayız yolun, ilk adımları atıyoruz. O güzel insana, <strong>Aydın Hoca</strong>&#8216;ya inanmışız, <strong>&#8220;İnananlar Asla Kaybetmez&#8221;</strong> diye haykırıyoruz&#8230;</p>
<p>Salon çok değil ama bizim tayfa yine kalabalık. GFB filan da olmadığı için salonun komuta görevi ister istemez üzerimize kalıyor. Zaten coşkulu anlar dışında, tek bağıran kitle biziz. Neyin komutasıysa&#8230;</p>
<p>Daha sonraki yıllarda Fenerbahçe forması da giyecek olan <strong>Kaspars Kambala</strong> Kazan&#8217;da o sıralar. Biz artık makaraya sarmışız. Kendimizi eğliyor, İpekçi&#8217;nin tüm soğukluğuna inat, içimizi komikliklerle, şakalarla ısıtıyoruz. Nasıl oldu, ne ara oldu, neden oldu bilmiyorum, bir anda Türk tribünlerinin nirvanası, zirve noktası, mah-ı tabanı dökülüverdi dilimizden&#8230;</p>
<blockquote><p>Oy Kambalaaaa Kambalaaaa&#8230;<br />
Feneeeer koysun Kazan&#8217;aaa&#8230;<br />
Şampiyonluuuuuk yakışırrrrr&#8230;<br />
Bu büyük taraftaraaaa&#8230;.<br />
Hele loyy loyyy loyyyy&#8230;</p></blockquote>
<p>Hem söylüyor, hem şaşkınlığımızı gizleyemiyor, hem de kahkahadan yerlere yatıyoruz. 2004 ya da 2005&#8230; Ne kadar çabalarsam çabalayayım, olmuyor, unutamıyorum bir türlü&#8230;</p>
<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/Kambala_Weaver-1.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/Kambala_Weaver-1-e1264965378361.jpg" alt="" title="Kambala_Weaver 1" width="580" height="386" class="aligncenter size-full wp-image-3344" /></a></p>
<p>Adam boksör oldu ya la sonra?! Ohaa?!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3341/oy-kambala-kambala/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazmayalı da epey olmuş be günlük!</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3338/yazmayali-da-epey-olmus-be-gunluk</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3338/yazmayali-da-epey-olmus-be-gunluk#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 14:06:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[detay]]></category>
		<category><![CDATA[halı saha]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[iş güç]]></category>
		<category><![CDATA[obez]]></category>
		<category><![CDATA[raporlama]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3338</guid>
		<description><![CDATA[
“Sana da yazmayalı epey oldu be günlük!” diyordu ortaokullu bir genç uzak bir coğrafyada&#8230; Ben mi? Yok canım, şimdi elle, kodla yarattığımız bir internet sitesine 3-5 gün yazmadık diye pişmanlık mı duyalım? 
Duyalım tabii, eşşoğlusu!
Yazmıyoruz etmiyoruz ama, neler neler yaşıyoruz bir bilsen be günlük! (Haha, bak hala!)
 Hacı ben şimdi sigarayı bırakmış ve neredeyse bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/makesense.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/makesense.jpg" alt="" title="makesense" width="480" height="280" class="aligncenter size-full wp-image-3339" /></a></p>
<p><em>“Sana da yazmayalı epey oldu be günlük!”</em> diyordu ortaokullu bir genç uzak bir coğrafyada&#8230; Ben mi? Yok canım, şimdi elle, kodla yarattığımız bir internet sitesine 3-5 gün yazmadık diye pişmanlık mı duyalım? </p>
<p>Duyalım tabii, eşşoğlusu!</p>
<p>Yazmıyoruz etmiyoruz ama, neler neler yaşıyoruz bir bilsen be günlük! <em>(Haha, bak hala!)</em></p>
<p> Hacı ben şimdi sigarayı bırakmış ve neredeyse bir aydan beri içmeyen birisi olarak abur cubura verdim kendimi. Eti Hoşbeş, Crunch çikolatalı gofret, tuzlu fıstık yemediğim, cola içmediğim gün yok neredeyse&#8230; Şahken şahbaz, 100 iken 120 kilo oldum yemin ilen! Sigara sağlığa daha az zararlı olabilir mi lan acaba? Yani ciğerleri kurtaralım derken obeziteden gitmeyelim?</p>
<p>Haftada bir halı sahada maç yapıyorduk. Artık yapmıyoruz. O kadar benimsemiştim ki <em>“her hafta maçımız, on numara şeklimiz var” </em>diye etrafımdakilere hava atmama, kendimi haftada bir maç yapmayı sağlıklı yaşam sanan kel mahalle dayısı sanmama ramak kalmıştı. Takım olma yolunda çok önemli adımları da atmıştık aslında. 3-1’ken, o 2. golü ataydık, ahh, kopmazdı o maç aslında&#8230; Neyse&#8230; Havaların anlamsızca soğuk ve sibiryasal olmasının etkisi var elbette. Yine de ben tekrar maç yapacağım, yeşil sahalara döneceğim günün özlemiyle yanıp tutuşuyorum.</p>
<p>Başka başkaa&#8230; Hah, bak bu cümleyi kurmayı çok uzun zamandır istiyordum, kuranlara da hep imrendim: Yeni bir proje var günlük, üzerinde çalışıyoruz şu anda&#8230; Çalışıyoruz derken, neozepron’u eve hapsettim, laptopu da kucağına bağladım; o kod yazıyor ben de işte abur cubur yiyorum. Çok yakında buradan duyururuz zaten&#8230; Eee Fenerbasket’ten duyurmuştuk zaten&#8230; Off çok karışığım be günlük! Ohaa olm ben neden günlük tutmuyorum ki sahiden?!</p>
<p>Pazar günü sabah 6’da yataktan kalkarken kurduğum <em>“neyse iş yerine gideyim de, en azından sakin kafayla 2-3 yazı yazarım site için&#8230;”</em> cümlesi güne dair tek motivasyonumdu ama işe geldim ve yine uyudum&#8230; Sonra uyandım, tv izledim, sonra uyudum, sonra uyandım&#8230; Öff nasıl hayat lan bu&#8230;</p>
<p>Şimdi mesai bitecek ve eve gideceğim diye telaş yaptım, bari salak saçma da olsa birşeyler karalayayım dedim&#8230; O yüzden <em>&#8220;bu nasıl bir yazı lan, bu mudur yani?&#8221;</em> demeyin rica ediyorum. Hassas dönemimdeyim zaten, kalp kırarım&#8230;</p>
<p>Bir daha haftasonu çalışırken fıstık getirmeliyim yanımda, bir de cola&#8230; Ama colayı nasıl soğutucam ki burda?! <em>(Haa bak alınca da 2 litre alacak pezevenk)</em></p>
<p>O değil, ışıklar da yanmıyor&#8230; Delirecem! </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3338/yazmayali-da-epey-olmus-be-gunluk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahbap Çavuşlar</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3328/ahbap-cavuslar</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3328/ahbap-cavuslar#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 18:24:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>refet</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı sözü]]></category>
		<category><![CDATA[üzgünüm leyla]]></category>
		<category><![CDATA[cihan okan]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>
		<category><![CDATA[rakı]]></category>
		<category><![CDATA[rumeli kavağı]]></category>
		<category><![CDATA[saadettin kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[sezen aksu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3328</guid>
		<description><![CDATA[
Sezen Aksu&#8217;yu şarkıyı, şarkıda bahsettiği Üzgünüm Leyla&#8216;nın (Dertliyim Ruhuma Hicranını) sahibi Sadettin Kaynak üstada ithaf etmiş, yorumlamak da Cihan Okan&#8216;a düşmüş&#8230;
Vizontele&#8217;de Nazmi Doğan&#8217;a sorar gibi soruyorum;
Rumeli Kavağı çok uzak mıdır?
Not: 03:33-04:03 arasını dinlemeden önce doktorunuza başvurunuz.
biter mi dert bitmez
hadi kalk yürü rumeli kavağı&#8217;na
dertleşelim dökelim içimizi
balıkçıların ağına
gün batımı kızıla boyarken
gece yar gibi girsin koynumuza
suya vursun ayın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/070.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/070.jpg" alt="" title="070" width="400" height="275" class="aligncenter size-full wp-image-3330" /></a></p>
<p>Sezen Aksu&#8217;yu şarkıyı, şarkıda bahsettiği <strong>Üzgünüm Leyla</strong>&#8216;nın <em>(Dertliyim Ruhuma Hicranını)</em> sahibi <strong>Sadettin Kaynak</strong> üstada ithaf etmiş, yorumlamak da <strong>Cihan Okan</strong>&#8216;a düşmüş&#8230;</p>
<p>Vizontele&#8217;de Nazmi Doğan&#8217;a sorar gibi soruyorum;</p>
<p><strong>Rumeli Kavağı çok uzak mıdır?</strong></p>
<p><strong>Not:</strong> 03:33-04:03 arasını dinlemeden önce doktorunuza başvurunuz.</p>
<blockquote><p>biter mi dert bitmez<br />
hadi kalk yürü rumeli kavağı&#8217;na<br />
dertleşelim dökelim içimizi<br />
balıkçıların ağına</p>
<p>gün batımı kızıla boyarken<br />
gece yar gibi girsin koynumuza<br />
suya vursun ayın şavkı çalarken<br />
üzgünüm leyla, üzgünüm leyla</p>
<p>vuralım sahile deli dalga gibi gönül şenlensin<br />
takalar açılırken kara sulara gözümüz nemlensin<br />
şerefiyle aşkın, acının, anıların dolsun kadehler<br />
baş köşeye kurulsun ahbap çavuşlar, ufak ufak demlensin</p>
<p>de hadi kur masayı iki tek atalım, diller dolansın<br />
bu gece meyhanede yatalım kader utansın</p>
<p>ağarınca gün boğaziçi&#8217;ne koyarız kendimizi<br />
tuzlamaya sallayıp kaşığı tamamlarız keyfimizi<br />
devam bıraktığımız yerden ürperir ten serin seherden<br />
yıkar mı bizi be hadi oradan dünya gailesi&#8230;
</p></blockquote>
<p>[audio:AhbapCavuslar.mp3|titles=Ahbap Çavuşlar|artists=Cihan Okan]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3328/ahbap-cavuslar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>vurulduk ey halkım, unutma bizi</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3311/vurulduk-ey-halkim-unutma-bizi-2</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3311/vurulduk-ey-halkim-unutma-bizi-2#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 10:27:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[24 ocak]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uğur mumcu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3311</guid>
		<description><![CDATA[
dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
ecelsiz öldürüldük
dövüldük, vurulduk, asıldık.
vurulduk ey halkım, unutma bizi&#8230;
yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
işkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
isteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
mimardık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/299261.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/299261.jpg" alt="" title="299261" width="320" height="182" class="aligncenter size-full wp-image-3312" /></a></p>
<p>dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,<br />
babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.<br />
arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken<br />
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı<br />
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,<br />
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.<br />
ecelsiz öldürüldük<br />
dövüldük, vurulduk, asıldık.<br />
<strong>vurulduk ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.<br />
işkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,<br />
isteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.<br />
mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.<br />
yazlık kışlık katlarimiz, arabalarımız olurdu.<br />
yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı.<br />
yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.<br />
bizleri yok etmek istediler hep.<br />
<strong>öldürüldük ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>fidan gibi genç kızlardık; hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden.<br />
yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.<br />
direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.<br />
tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,<br />
taptaze inançlarimizi fırlattık boş birer eldiven gibi.<br />
utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.<br />
<strong>hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>ölümcül hastaydık.<br />
bağırsaklarımız düğümlenmişti.<br />
hipokrat yemini etmis doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. gelinliklerimizin<br />
ütüsü bozulmamıştı daha.<br />
cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.<br />
vicdan sustu.<br />
hukuk sustu.<br />
insanlık sustu.<br />
<strong>göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.<br />
uydurma davalarla kapattılar hücrelere.<br />
hastaydık.<br />
yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.<br />
bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.<br />
önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik<br />
önlerine.<br />
sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.<br />
<strong>öldürüldük ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>giresun&#8217;daki yoksul köylüler, sizin için öldük.<br />
ege&#8217;deki tütün işçileri, sizin için öldük.<br />
doğu&#8217;daki topraksız köylüler, sizin için öldük.<br />
istanbul&#8217;daki, ankara&#8217;daki işçiler, sizin için öldük.<br />
adana&#8217;da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.<br />
<strong>vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>bağımsızlık, mustafa kemal&#8217;den armağandı bize.<br />
emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.<br />
mezar taşlarımıza basa basa, devleri yönetenler gizli emellerle,<br />
başlarımızı ezmek<br />
kanlarımızı emmek istediler.<br />
amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.<br />
<strong>yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.<br />
ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.<br />
kurtuluş savaşı&#8217;nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız<br />
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.<br />
bir kez dinlemediler bizi.<br />
bir kez anlamak istemediler.<br />
<strong>vurulduk ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.<br />
bir kadın eline değmemişti ellerimiz.<br />
bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha<br />
bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.<br />
herkes tanıktır ki korkmadık. içimiz titremedi hiç.<br />
mezar toprağı gibi taptaze,<br />
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.<br />
<strong>asıldık ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p>bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar,<br />
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.<br />
ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.<br />
öfkelerini bir gün bile karşısındakilere<br />
bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.<br />
hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına.<br />
batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.<br />
<strong>korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p><strong>bir gün mezarlarımızda güller açacak<br />
ey halkım, unutma bizi.<br />
bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak<br />
ey halkim unutma bizi&#8230;</p>
<p>özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz<br />
simdi hep birlikteyiz<br />
ey halkım, unutma bizi&#8230;</strong></p>
<p><strong>Uğur Mumcu</strong><br />
Cumhuriyet, 25 Ağustos 1975</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3311/vurulduk-ey-halkim-unutma-bizi-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anekdot #1</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3284/anektod-1</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3284/anektod-1#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 22:02:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>chuck</dc:creator>
				<category><![CDATA[detay]]></category>
		<category><![CDATA[anekdot]]></category>
		<category><![CDATA[ömer üründül]]></category>
		<category><![CDATA[ünvan]]></category>
		<category><![CDATA[bill gates]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kaygılanmak]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet coşkundeniz]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>
		<category><![CDATA[online]]></category>
		<category><![CDATA[piç]]></category>
		<category><![CDATA[sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[tempo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3284</guid>
		<description><![CDATA[* Bence filozoflar da; en az şairler ve Mehmet Coşkundeniz kadar gayrı-samimi. Ama samimi olmamaları yanlışlarda oldukları anlamına gelmiyor.
* Ergenlik sonrası &#8216;piçe kasmak&#8217; evresi çok uzun sürünce sıkıntı oluyor. &#8220;Çok piçiz&#8221; hep.
* Ünvan sevmediğimiz ve istemediğimiz yalanını daha fazla söylemeyin. Sahiden döverim.
* Yükselmek için gerekli olan kaideleri, &#8216;sorgulamamak&#8216; ve &#8216;kuralına göre oynamak&#8216; olan mesleklerin toplum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/brmr4iaf.jpg" ><img class="alignleft size-medium wp-image-3295" title="brmr4iaf" src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/brmr4iaf-202x300.jpg" alt="" width="202" height="300" /></a>* Bence filozoflar da; en az şairler ve Mehmet Coşkundeniz kadar gayrı-samimi. Ama samimi olmamaları yanlışlarda oldukları anlamına gelmiyor.</p>
<p>* Ergenlik sonrası <em>&#8216;piçe kasmak&#8217;</em> evresi çok uzun sürünce sıkıntı oluyor. &#8220;Çok piçiz&#8221; hep.</p>
<p>* Ünvan sevmediğimiz ve istemediğimiz yalanını daha fazla söylemeyin. Sahiden döverim.</p>
<p>* Yükselmek için gerekli olan kaideleri, &#8216;<em>sorgulamamak</em>&#8216; ve &#8216;<em>kuralına göre oynamak</em>&#8216; olan mesleklerin toplum nezdinde değerleri azalsa ya?</p>
<p>* Msn ortamında uzun süre online kalmak entelektüel çevrede hoş karşılanmıyor. Bunun anormal bir durum olmadığı tez duyurulsun. Bill Gates çıkıp basın açıklaması yapsın.</p>
<p>* Bill Gates&#8217;in kim olduğunu bilmesek, şaka yapamayacaktık.</p>
<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/b4ea66041e46c45aea4b80584605453b.jpg" ><img class="alignleft size-full wp-image-3293" title="b4ea66041e46c45aea4b80584605453b" src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/b4ea66041e46c45aea4b80584605453b.jpg" alt="" width="200" height="279" /></a>*<em> &#8216;Tempo&#8217; </em>kelimesi literatürden kaldırılırsa Ömer Üründül&#8217;ün futbol yorumculuğunu bırakacağı üzerine, bir muhatap edinebilirsem bahse girebilirim.</p>
<p>* &#8216;Kaygılanmak&#8217; olayı, ne için olduğundan bağımsız, dünyanın en sinir bozucu durumu olabilir.</p>
<p>* Galiba gitar çalmak marjinalliğini tamamıyla yitirmek üzere. Yerini daha saykodelik enstürmanlara bırakıyor. Bir kızın, ismini henüz duymadığı bir enstürmanı kullanan bir erkek ile aynı yatağa girme isteğini sayısal değerlerle ifade edebilmek çok güç gibi geldi bi an bana. Sonra işim bitti, çıktım tuvaletten.</p>
<p>* Militarist duyguları tip ile ifade etmek alışkanlığı nesillerdir sürmekte olan bir zanaat haline geldi. Bu zanaat tükenmeye yüz tuttuğu durumlarda TRT 2 programlarına konu olabilecek mi acaba? Yer yer ak saçlı Tv spikerleri İstiklal Caddesi&#8217;nde zanaatın son temsilcilerinden olan orta yaş üstü emolarla röportaj yapacak mı? Bu kültürümüze de sahip çıkmamız gerektiği belirtilecek mi?</p>
<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/2116-Ask-Bize-Yakisti.jpg" ><img class="alignright size-medium wp-image-3292" title="2116-Ask-Bize-Yakisti" src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/2116-Ask-Bize-Yakisti-206x300.jpg" alt="" width="206" height="300" /></a>* <em>&#8216;Tartaklamak&#8217;</em> kelimesini olayın ciddiyetini ayyuka çıkarmak açısından oldukça başarılı buluyorum.</p>
<p>* Eskiden sadece bizim sevdiğimiz bir şey, halkın yaygın kanısı halinde sevilmeye başlanılınca o şeyden irrite olmamız yaradılış itibariyle ezik olduğumuzun kanıtlarından sadece biri. Artık Umut Sarıkaya takip etmiyor oluşumu belirtebilecek başka bir açıklama sanıyorum mevcut değil.</p>
<p>* İnteraktif sözlüklerin insalara çağ atlatabildiklerini inkar etmemek gerekiyor. Kimi kısa zamanda atlıyor o çağı, kimi uzun zamanda. Çağ atladıktan sonra da sözlük ve sözlükçüleri aşağılayarak sözlük ekodengesine katkıda bulunuyorsunuz. Bu bir sürec.</p>
<p>* Bence Mehmet Coşkundeniz&#8217;in soyismini değiştirme fırsatı olsaydı bir dakika düşünmezdi. Zamanında bu şekilde tanınma hatasını yaptığı için değiştirmiyorsa elume versunler. Ayriluk defteruni.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3284/anektod-1/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gökhan Ünal Fenerbahçe&#8217;de&#8230; Niyeyse?</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3288/gokhan-unal-fenerbahcede-niyeyse</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3288/gokhan-unal-fenerbahcede-niyeyse#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 21:39:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Baris</dc:creator>
				<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[fenerblog]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan ünal]]></category>
		<category><![CDATA[taraftar]]></category>
		<category><![CDATA[transfer]]></category>
		<category><![CDATA[tribün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3288</guid>
		<description><![CDATA[Taraftarlık hakiketen değişik psikoloji. Ara sıra olaylara uzaklaşıp objektif bakmakta büyük fayda var; ama tabi sonuçta adı üstünde &#8220;taraf&#8221;tarız ve taraftar dediğin adam kolay kolay objektif olamıyor.
Güzide kulübümüz Fenerbahçe birkaç gün önce Gökhan Ünal’la sözleşme imzaladı. Bu transfere ne üzüldüm, ne sevindim; tarzları Güiza’yla gerçekten çok benziyor. Gökhan sahaya çıkıp oynasın da hele bi’ o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/2010-01-18_ant9.jpg" ><img class="size-medium wp-image-3289 alignleft" title="2010-01-18_ant9" src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/2010-01-18_ant9-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>Taraftarlık hakiketen değişik psikoloji. Ara sıra olaylara uzaklaşıp objektif bakmakta büyük fayda var; ama tabi sonuçta adı üstünde &#8220;taraf&#8221;tarız ve taraftar dediğin adam kolay kolay objektif olamıyor.</p>
<p>Güzide kulübümüz Fenerbahçe birkaç gün önce Gökhan Ünal’la sözleşme imzaladı. Bu transfere ne üzüldüm, ne sevindim; tarzları Güiza’yla gerçekten çok benziyor. Gökhan sahaya çıkıp oynasın da hele bi’ o zaman anlarız iyi transfer mi yoksa kötü transfer mi. Yalnız şöyle bir durum var; daha geçen hafta sorsaydık bi’ Fenerli’ye “Gökhan Ünal’ı takımda ister misin?” diye, “Yok abi ne gerek var takımda zaten Güiza var.” cevabını alırdık muhtemelen. Çünkü bu adamın sezonun ilk yarısında rakip takımın forveti olarak Güiza’yla girdiği tek yarış var; o da gol kaçırma üstüne kurulu. Hangimiz daha çok kaçırırız ya da hangimiz daha saçma kaçırırız yarışı.</p>
<p>Fenerbahçe Gökhan’ı transfer edince haliyle Galatasaraylısına, Beşiktaşlısına hatta Fenerbahçe taraftarının bir kısmına da dalga konusu oldu. “Trabzon sezonun en büyük transferini yaptı.” diyeni de var, “Ulan Galatasaray’a geliyor diye laf çıktıydı da korktuydum. İyi ki Fener almış.” diyeni de. Bir kısım da öyle bir savunmaya başladı ki Gökhan’ı, anlatamam. Forumlarda, sağda solda bütün Fenerliler Gökhan’ı yere göğe sığdıramıyorlar. Yok efendim gol kralı olmuş da, yok efendim süper forvetmiş de, vay efendim patlama yapacakmış da&#8230;</p>
<p>Taa en başta demiştim ya arada objektif bakmak lazım diye; son iki gün içinde Gökhan transferi konusunda biraz objektif olabildim sanırım. Bu transferi eğer Galatasaray ya da Beşiktaş yapsaydı belki en çok dalga geçecek olan biz Fenerbahçeliler, şimdi Gökhan’ı öve öve bitiremiyoruz. Tabi tam tersi de olabilirdi. Transferi Galatasaray yapmış olsaydı şimdi biz onlarla dalga geçiyorduk ve onlar Gökhan’ı övüyorlardı muhtemelen.</p>
<p>Velhasıl kelam taraftarlık garip müessese. Renkler farklı olsa da insanların davranışları bazı olaylarda tıpa tıp aynı oluyor. Böyle de daha önce hiç yapılmamış süper tespitimi yapar yazımı bitiririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3288/gokhan-unal-fenerbahcede-niyeyse/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Laf lafı açarken; tarih, din ve mitler</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3269/laf-lafi-acarken-tarih-din-ve-mitler</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3269/laf-lafi-acarken-tarih-din-ve-mitler#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 14:41:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dea</dc:creator>
				<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[abraham]]></category>
		<category><![CDATA[şeybi]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[fransız ihtilali]]></category>
		<category><![CDATA[haçlı seferleri]]></category>
		<category><![CDATA[hacer]]></category>
		<category><![CDATA[hristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[isaac]]></category>
		<category><![CDATA[ismail]]></category>
		<category><![CDATA[jacques de molay]]></category>
		<category><![CDATA[kabe]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kral philip]]></category>
		<category><![CDATA[kureyş]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[musa]]></category>
		<category><![CDATA[musevi]]></category>
		<category><![CDATA[osman bin talha]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[soy ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[tapınak şovalyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[wikipedia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3269</guid>
		<description><![CDATA[
De Molay&#8217;ın İntikamı!
Jacques de Molay Tapınak Şovalyeleri’nin 23. büyük üstadı, yani grand masterıydı. 18 Mart 1314’te Fransa Kralı IV. Philip tarafından diri diri yakıldı. Tapınak Şovalyeleri’ne borcu olan ve tarikata girme talebi reddedlen bir kralın hezayanıydı bu. De Molay, kazığa bağlanmış şekilde diri diri yanarken Fransa Kralı ile dönemin papasını “Asla huzur bulamayacaksınız, acı içinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/super05.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/super05.jpg" alt="" title="super05" width="537" height="700" class="aligncenter size-full wp-image-3270" /></a></p>
<h2>De Molay&#8217;ın İntikamı!</h2>
<p><strong>Jacques de Molay</strong> <strong>Tapınak Şovalyeleri</strong>’nin 23. büyük üstadı, yani grand masterıydı. 18 Mart 1314’te Fransa Kralı <strong>IV. Philip</strong> tarafından diri diri yakıldı. Tapınak Şovalyeleri’ne borcu olan ve tarikata girme talebi reddedlen bir kralın hezayanıydı bu. De Molay, kazığa bağlanmış şekilde diri diri yanarken Fransa Kralı ile dönemin papasını <em>“Asla huzur bulamayacaksınız, acı içinde gebereceksiniz”</em> diye tehdit etmişti. Tesadüf müdür, lanet midir, yoksa çok titiz bir suikast midir bilinmez, aynı yıl içerisinde hem kral, hem de papa ölmüştü.</p>
<p>Lakin krallık zaman zaman hanedan değişse de hala ayaktaydı. İşte asıl bomba burada. De Molay’ın cayır cayır yakılmasından tam 475 yıl sonra, yani 1789, de Molay’ın hapsedildiği ve infaz edildiği <strong>Bastille hapishanesi</strong>nde başlayan <strong>Fransız ihtilali</strong> kral ve maiyetini giyotine yollamıştı. Rivayete göre günün kralı <strong>XVI. Louis</strong>’in idamının hemen ardından kurulan platforma atlayan bir kişi, kralın kesik kafasını eline almış, kalabalığa doğru sallamış ve <em>“de Molay! Bak işte, intikamın alındı!”</em> diye bağırmıştı.</p>
<h2>Wikipedia Entellektüelliği</h2>
<p>Şimdi neden yazıyorum bunları? Yok bir sebebi. Ayıptır söylemesi, dün <strong>wikipedia</strong> denen deryada yüze yüze resmen boğuldum. Allak bullak oldu beynim. <strong>The Da Vinci Code</strong> kitabından/filminden tanıdığımız <strong>Mary Magdalena</strong> ile ilgili wikipedia makalesini okumakla başlayan hikayem, <strong>İsa</strong>’ya, ordan <strong>Johanna</strong>’ya, ordan tekrar <strong>Mary</strong>’e, ordan <strong>Tapınak Şovalyeleri</strong>’ne, <strong>Jacques de Molay</strong>’a, sonra <strong>Rodos Şovalyeleri</strong>’ne, oradan <strong>Haçlı seferleri</strong>ne, <strong>Kudüs</strong>’e, <strong>Kabe</strong>’ye ve son olarak <strong>Hacer’ül Esved</strong>’e kadar gitti&#8230;</p>
<p>Ama saatler sürdü bu macera, görseniz; tonla döküman okuyorum, görsellere bakıyorum, bazen ingilizcesini anlamıyorum, sözlük açıyorum, bazen de wikipedia’nın Türkçe versiyonuna, ekşi sözlüğe filan göz atıyorum. Bir ara firefox kilitlendi açtığım tablardan ötürü. Sil baştan başladım. Görseniz, bu entellektüel çabam karşısında ağlarsınız, o derece&#8230;</p>
<h2>Kabe&#8217;nin Anahtarı kimde?</h2>
<p>Kabe demiştim ya en son, <strong>Osman bin Talha </strong>adında bir Kureyşli’nin başından geçen bir olaya rastladım Türk kaynaklarında. <strong>Hz. Muhammed </strong>Mekke’yi fethedince Kabe’de bulunan putları kırmak için buraya gelmiş. Kabe’nin anahtarı da bu bahsettiğimiz Osman bin Talha’daymış. Muhammed, Ali’yi göndermiş anahtarı alması için. Ali Osman’dan anahtarı istemiş ama adam <em>“Ben Muhammed’in peygamberliğini tanımıyorum, yok size anahtar filan”</em> diye terslemiş Ali’yi. <strong>Hz. Ali</strong>’de zorla almış ellerinden anahtarı. </p>
<p>Anahtar peygambere gitmiş, Kabe açılmış, putlar temizlenmiş ve içinde namaz kılınmış. Kabe’nin anahtarının kimde duracağı meselesi konuşulmuş. Sahabelerden bazıları bu seçkin göreve talip olsa da, Muhammed Ali’ye dönerek anahtarı tekrar Osman bin Talha’ya vermesini söylemiş.</p>
<p>Ali anahtarı götürünce bizim Osman kardeş şaşırmış tabi, <em>“sen bunu benden zorla almadın mı, şimdi neden geri veriyorsun?”</em> gibilerinden. İşte orda Müslüman olmuş, hidayete ermiş filan&#8230;</p>
<p>Nereye geleceğim, şuraya geleceğim. Şimdi ben bu tevatürü okuyunca <em>“Ula şimdi nerdedir ki bu Kabe’nin anahtarı?” </em>diye meraka düştüm. Allah Google’a uzun ömürler versin, anahtarın <strong>Bani Shaiba</strong>, yani <strong>Şeybi ailesi</strong>nde olduğunu öğrendim. Misal şu an anahtar ailenin en yaşlı üyesi <strong>Abdülaziz Şeybi</strong>’de. Ve tahmin edebileceğiniz gibi bu Şeybi ailesi, Kureyşli Osman bin Talha’nın torunları. Aile 14 asırdır Kabe’nin anahtarını ve örtüsünü muhafaza ediyor. Vay anasını di mi?</p>
<p>Ailenin statüsü nedir bilmiyorum, yani belki şeyh, emir, prenstir filan, ne bileyim milyar dolarlık servet yapmışlardır bilmiyorum. Ama ailenin sahip olduğu bu misyon nedeniyle tüm seceresi biliniyor. Tüm soyağacı&#8230; Bu müthiş bir özellik bence&#8230;</p>
<p>Ya da Jacques de Molay diye bir adam ölmüş, 475 yıl sonra adamın intikamını aldık diye sevinen insanlar var. Bu adamlar önemli hacı&#8230;</p>
<h2>Dea&#8217;nın Soy Ağacı</h2>
<p>Soyağacı konusu her zaman ilgimi çekmiştir. Çok sıkılınca açarım herhangi bir krallık ailesini ya da Osmanlı Hanedanını, Habsburg Hanedanını filan incelerim. Yüzyıllar boyunca hanedanın reisi kim, ondan önce gelen kim, ondan sonra gelen kim, her bilgiye ulaşabiliyorsun. Kendi soyağacım üzerinde çalışmıştım ben de vakt-i zamanında. Lakin, tahmin edebileceğiniz gibi, ailemizin hiçbir özelliğimiz olmamasından dedemin dedesinden öteye gidemedim. Haliyle dikey değil, yatay bir soyağacı oldu. Dedemin kardeşlerinin torunlarını, dedemin kuzenlerinin torunlarını filan çıkardığım devasa bir şey oldu ama, o değil ki kıymetli olan&#8230; Bana ne uzak uzak uzak kuzenlerimden? Dedemin dedesinden öteye, ne bileyim, 1800’lere, 1700’lere uzanabilsem&#8230; Manyak bişi değil mi abi?!</p>
<p>Aslında benden sonraki nesillerin benzer sıkıntıları yaşamaması için yapabildiğim kadarını torunlarıma vermeliyim. Onlar da versin torunlarına. Bir bakmışsın 2500 yılındaki torunumun elinde müthiş bir belge var. 1900-2010 arası çıkaramadık ama; ya 2010-2500 yılları arasına bir devlet adamı, ne bileyim, tarikat şeyhi filan yerleştirebilirsek? Şahane!.. </p>
<p>Nasıl ki <strong>Muhammed</strong> için <strong>İbrahim’in ilk oğlu İsmail</strong>’in soyundan geliyor diyorlar; benim torun kendi dinini kurup başına geçtiğinde de Dea’nın soyundan geliyor derler belki&#8230; Ohaa heyecanlandım lan, kendime çeki düzen vermeliyim hemencecik&#8230;</p>
<p><a href="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/abraham.jpg" ><img src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/abraham-e1263825293474.jpg" alt="" title="abraham" width="570" height="540" class="aligncenter size-full wp-image-3271" /></a></p>
<h2>Peygamberlerin Babası İbrahim</h2>
<p>Bak laf lafı açıyor; bu İbrahim meselesi de acayip. İbrahim tüm dinlerin babası kabul ediliyor. Çünkü Müslümanlar peygamberlerinin İbrahim’in Hacer’den olan oğlu İsmail’in soyundan geldiğine inanırken, Museviler ve doğal olarak Hristiyanlar aynı İbrahim&#8217;in (Abraham) Sarah’dan olan oğlu Isaac’ın soyundan geldiklerine inanıyorlar. Ve yine aynı güruha göre Sarah Abraham’ın asıl eşiyken, Hacer kölesi&#8230; O yüzden Sultan Mehmet’in Ortodoks Patriği olarak atadığı <strong>Georgios-Gennadious Scholarius </strong>Müslümanlar’dan <em>“Hacer’in kanlı köpekleri&#8230;”</em> diye bahsediyormuş. </p>
<p>Neyse, şimdi tarih bile değil, mitooloji sayılır artık&#8230; Haliyle üzerinde ahkam kesmek de oldukça güçleşiyor. Ama tarihe yön veren 3 peygamberin de aynı soydan gelmesi nasıl izah edilebilir ki?</p>
<p><em>“Hepsi yalan dolan olm, yiyorlar sizi haberiniz yok”</em> desem, nice kanlar dökülür değil mi burda? O yüzden, hafiften de tırsarak etmeyeceğim tabii böyle bir kelam. </p>
<h2>Osmanlı&#8217;ya peygamber kanı lazım</h2>
<p><em>&#8220;Laf lafı açıyor&#8221;</em>unda dibine vurmuş olacağız belki ama; bu Abraham’ın soyuna bağlanma kaygısı aklıma başka bir şeyi getirmedi değil. Osmanlı henedanı da varlığına kutsiyet kazandırmak için peygamber soyuna bağlanmayı arzuladı, çok çabaladı. Mümkün olmayınca da <em>&#8220;amaaan ne uğraşıyoruz ki&#8221;</em> diyerekten gidip direkt halifeliği aldılar. Kılıçla tabi&#8230; <em>&#8220;İstanbul’u fetheden komutan ne güzel komutandır&#8221;</em> hadisi ve <strong>Ebu Eyüp el Ensari</strong>&#8216;nin tahmini mezarı ile bir nebze meşruluk kazandılar. Teokrasi ve monarşi böyle işliyor işte&#8230; Nerden tutsan elinde kalıyor gibi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3269/laf-lafi-acarken-tarih-din-ve-mitler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hele bir de sen yoksun ya&#8230;</title>
		<link>http://www.fasulyeden.com/3261/hele-bir-de-sen-yoksun-ya</link>
		<comments>http://www.fasulyeden.com/3261/hele-bir-de-sen-yoksun-ya#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 23:10:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altar</dc:creator>
				<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[gökhan semiz]]></category>
		<category><![CDATA[grup vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[kısa camel]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>
		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fasulyeden.com/?p=3261</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;ölüyorum tanrım
bu da oldu işte.
her ölüm erken ölümdür
biliyorum tanrım.
ama, ayrıca, aldığın şu hayat
fena değildir&#8230;
üstü kalsın&#8230;&#8221;
(Cemal Süreyya &#8211; Üstü Kalsın)
İri kemikli Dellez, okulların kapanmasıyla birlikte soluğu bizim memlekette alırdı. Ve bu yaz kuraklığı misali uzun soluklu ziyaretlerinden birinde de yanında Grup Vitamin kasetleri ile gelmişti. O an, eminim şahsi matriximde dalgalanmaya sebep olmuş, bir iki ajanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-3262" title="Image1" src="http://www.fasulyeden.com/wp-content/uploads/2010/01/Image1.jpg" alt="" width="581" height="443" /></p>
<blockquote><p>&#8220;ölüyorum tanrım<br />
bu da oldu işte.</p>
<p>her ölüm erken ölümdür<br />
biliyorum tanrım.</p>
<p>ama, ayrıca, aldığın şu hayat<br />
fena değildir&#8230;</p>
<p>üstü kalsın&#8230;&#8221;</p>
<p><em>(Cemal Süreyya &#8211; Üstü Kalsın)</em></p></blockquote>
<p>İri kemikli Dellez, okulların kapanmasıyla birlikte soluğu bizim memlekette alırdı. Ve bu yaz kuraklığı misali uzun soluklu ziyaretlerinden birinde de yanında <strong>Grup Vitamin</strong> kasetleri ile gelmişti. O an, eminim şahsi matriximde dalgalanmaya sebep olmuş, bir iki ajanı huysuzlandırmıştır. Kaç richtere tekabül ediyor tam olarak kestiremiyorum ama, bünyeye aldığım bol vitamin, artçılarıyla birlikte hayatımda ciddi bir deprem etkisi yapmıştı. O yazın nerdeyse tamamını bu nezih insanların neşeli şarkılarını dinleyip, ezberleyerek geçirdik. Güzeldi&#8230;</p>
<p>&#8220;POP müziğin sevilen gruplarından <strong>Grup Vitamin</strong>&#8216;in elemanlarından <strong>Gökhan Semiz</strong>, Bakırköy&#8217;de önceki akşam geçirdiği trafik kazasında öldü. Semiz&#8217;in içinde bulunduğu ve Mustafa Kemal Kölelioğlu&#8217;nun kullandığı 34 HKU 37 plakalı otomobil, Bakırköy Sahil Kennedy Caddesi&#8217;nde kontrolden çıkarak kenardaki demir korkuluklara çarptı. Semiz hastaneye kaldırılırken yolda yaşamını yitirirken Yeliz Şirin (21) ve Çiğdem Tuncer (22) de yaralandı. Kazayı yara almadan atlatan sürücü Kölelioğlu&#8217;nun alkollü olduğu gözaltına alındığı bildirildi.&#8221;</p>
<p><em>(18 Ocak 1998 Bir kısım medya)</em></p>
<p>Benim o gün haberim olmadı aslında. Bir sonraki gün okuldan gelmiş, muhtemelen günlük izlediğim dizilerden birinin başlamasını bekliyordum. Kanalları değiştirirken denk gelen haberlerde o vardı. <strong><a target="_blank" href="http://www.gokhansemiz.net/" >Gökhan Semiz</a></strong>&#8216;in yeşillere bürünmüş tabutu ve üzerinde <em>camel paketi</em>.</p>
<p>Mazinin dibine yapışan Rüstem Batum Show&#8217; un o şuursuz jeneriğindeki gibi <em>(bence durumumu en sade ama en gerçekçi şekilde tasvir ediyor)</em> biri beynimi seri halde tokatlıyordu sanki. Çok üzülmüştüm. Ama öyle böyle değil. Gözlerimin hızlı bir şekilde dolduğunu hatırlıyorum. Baya sürdü. Hala sürüyor. Kötüydü&#8230;</p>
<p>Ve;</p>
<blockquote><p>&#8220;Bu sabah yine her sabahki gibi<br />
sıkıldım İstanbulda<br />
moralim bozuk ceryan kesik<br />
hele bir de sen yoksun ya<br />
çok yazık&#8230;&#8221;</p>
<p><em>(Grup Vitamin &#8211; İstanbul&#8217;da)</em></p></blockquote>
<p>Gökhan öldü. Grup Vitamin efsane olarak kaldı.<br />
Az bir süre sonra kısa camel&#8217;a başladım. (Sigaraya değil ) Japonlara sattılar; o da öldü. Bir efsane olarak kaldı.</p>
<p>[audio:Istanbulda.mp3|titles=İstanbul'da...|artists=Grup Vitamin]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fasulyeden.com/3261/hele-bir-de-sen-yoksun-ya/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 2.774 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2010-03-14 10:33:24 -->
