FasulyedenKom
http://www.fasulyeden.com/news/fasulyedenkom.rss
This RSS feed was generated out of the newsdatabase of
FasulyedenKom website.
Açlık ve mantık sınırı
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=322
Türkiye İstatistik Kurumu (ki kendisine TÜİK denmesinden hoşlanır) 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 255 YTL olarak belirlemiş. Kişi başı 63 YTL 75 kuruş. Eğer içerisinde bulunduğunuz ay 30 çekiyorsa şansslısınız. Çünkü elinizdeki para o zaman günde 8.5 YTL'ye, yani kişi başı 2 YTL 12,5 kuruşa tekabül ediyor. 12,5 kuruş nedir idrak etmesi zor oluyor ama eski para birimimizle 125 bin TL ediyor o da. Malum Merkez Bankası 200 YTL'lik yeni banknot hazırlığında. Böylece açlık sınırına 3 adet kağıt parayla ulaşmak mümkün oluyor. Eline 200 YTL + 50 YTL + 5 YTL para verildiği takdirde karnın tok, sırtın pek. Bozuk para derdi yok, cüzdan derdi yok.
Umurlarında bile değilsiniz!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=321
Nasıl bir yazı olacak bu, inanın fikrim yok. Ana fikri de daha ikinci cümleden vereyim; bu ülkede, devletin sana, bana, bize, sokaktaki insana, hiçbir vatandaşına saygısı yok. Gram saygısı yok! Geçiniz bu halkımız için çalışıyoruz teranelerini. Çok sayın, çok kutlu devlet büyüklerimiz hazretlerimizin sikinde bile değiliz. Her fırsatta “biz halkın içinden geldik” makamını çığıran o halk çocukları şimdi oturdukları koltuklarda kıç büyütüp, devletin imkanları ile, cemaatlerin ikramları ile krallar gibi tatil yapıyor Ege ve Akdeniz sahillerinde.
Hasan Doğan ve İktidara Yalanma Stadı
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=320
Her akşam yaşanan, Maslak’ta başlayıp, Avcılar’da son bulan eve dönüş ayini sırasında farkettim. Küçükçekmece’nin stadının adı Hasan Doğan Stadı olarak değiştirilmiş. Tam da o saatlerde, tam da oradan geçerken mütemadiyyen uyuyor olurum. Ama nedense dün uyuyamadığım için kulağımda kulaklık Fırat İşbecer’le Verkaç programını dinlerken bir yandan da etrafı kesiyorum. İğrenç bir tabela tasarımı ile koskocaman harflerle Hasan Doğan Stadı yazıyor protokol tribünün de bulunduğu bölümün çatısında. Hasan Doğan kimdi ya diyorum anlık bir sersemlikle.
Gravatar nedir?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=319
Öncelikle “Avatar nedir?” gibi bir soruyla başlamak lazımdı aslında ama sanırım burayı okuyan, takip eden, oluşturan herkesin belki övünerek (kültür-sanat forumları, teknoloji forumları) belki de utanarak, gizleyerek (no-rapid anatemalı adult forumlar) andığı bir forum geçmişi vardır. O yüzden direkt başlıkta yeralan soruya geçelim.
Televizyon başında kısa notlar
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=318
Haftasonu mecburiyete dayalı bir evden dışarı çıkamama durumum olduğundan dolayı, ister istemez televizyon izlemek zorunda kaldım. Yoksa normalde, asla televizyon izlemeyen bir insanımdır. Açarım şarabımı, fonda illaki Barok dönemden bir senfoni, mumlarımı yakarım ve asırlık ahşap masamda kitap okurum. İşim olmaz televizyon gibi banal, avam hadiseleriyle normalde. Elitiz ya biz…Neyse sevgili ve değerli okuyucularım, dediğim gibi çok da uzun sayılmayacak bir televizyon terapisinden iki yazı çıkacak kadar malzeme toplamış bulunuyorum. Birincisini şu anda okuyorsunuz, ikincisini yarınki köşemde bulacaksınız. Bayinizden ısrarla isteyiniz.
Kafkasya\'da savaş!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=314
Modern Dünya'nın yumuşak karınlarından birisidir Kafkasya. Ve şu an o topraklarda yıllardır beklenen kıvılcımın hızla alev almasıyla savaş çığlıkları yükseliyor. Gürcistan Devleti kendisi için daha çok bağımsızlık isteyen Özerk Osetya bölgesine "anayasal düzeni korumak" amacıyla operasyon başlattı. Kuzey Osetya bölgesini içinde barındıran ve kendisini Osetya'nın özerkliğinin garantörü ilan eden Rusya, bölgeye asker çıkartarak duruma müdahil olunca bir anda savaş patlak verdi. Gürcü ordusu 4 Rus uçağını düşürdü, Rusya Savunma Bakanlığı en az 10 askerinin öldüğünü doğruladı. Ve Tiflis yakınlarındaki Gürcü askeri tesislerini bombaladı. (Bu tesislerin modernizasyonu Türkiye tarafından yapılmıştı) Ve şu an Rus tankları Osetya bölgesine girmiş durumda. Güney Osetyalı bir yetkili 1000'den fazla sivilin öldüğünü, başkent Tshinvali'nin harabeye döndüğünü söylüyor.
Canlı yayın: İstanbul'un Fethi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=317
Pek kıymetli FasulyedenKom okuyucuları, artık sizleri canlı tarih aktarımları ile zaman içinde yolculuğa çıkartacağız. Tarihe damgasını vurmuş, ama gizemli yönlerini korumayı başarmış birçok olayda acar FasulyedenKom muhabirleri olarak tüm gerçekleri en duru çıplaklığıyla beraber, yorumsuz bir şekilde sizlere aktaracağız.
Ece Temelkuran \"Ülke ve Özgürlük\"
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=313
Bir televizyon kanalı olan 24, enteresan bir biçimde dünya sinemasından güzel filmler gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde de İspanya İç Savaşı’nı anlatan, Ken Loach’un çektiği ‘Ülke ve Özgürlük’ filmi gösterildi. Orduyu eleştirdiği ve demokrasiyi savunduğu için AKP yandaşlarının kendi eşrafından saydığı entelektüel kesimin de piyasa mekânı olması hasebiyle; 24, ‘yeni Türkiye’nin cilalı ekranı sayılabilir. Orası, Türkiye’de yaşanan kafa karışıklığının şık yüzü. Bir tane bile başörtülü kadın yok ama herkes başörtüsü mücadelesini savunuyor mesela... Muhafazakâr gazete yazarlarının ‘kıro muhafazakâr’dan ‘havalı liberal’e geçiş için çıkmaları geren trambolin orası.
Ramak kaldı...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=312
Hayata, topluma, insana daha farklı bakan; gördüğünü, duyduğunu, hissettiğini daha farklı yorumlayan; belki daha gergin, belki daha ele avuca sığmaz, ama muhakkak daha duyarlı bir gözlemcilik anlayışı ile; tasarımı, duruşu, temeli yeni; daha aç, daha fakir, daha yorgun ama daha tutkulu; daha güncel bir FasulyedenKom’a ramak kaldı... Az sabır...
Ahmedinecad Türkiye\'de...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=311
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad 14 Ağustos’ta Türkiye’ye geliyor. Hayır Ankara’ya değil, İstanbul’a… Yok resmi ziyaret değil, çalışma ziyareti. Yok yok, Cumhurbaşkanı ile görüşmek için Köşk’e çıkmayacak, bizzat Cumhurbaşkanı ayağına, İstanbul’a gelecek. Yok canım, dış ilişkilerini onur üzerine kuramayan bir ülke için ayıp filan değil ki yaşananlar. Normal!
Mavrova\'dan aldım sümbül...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=310
Mavrova'dan aldım sümbül bir okka nohutAl beni bre sar more sümbül yanında uyutGel yanıma gir koynuma ağlatma beniYedi de sene mahpusta yatsam alacam seniMavrova'dan aldım sümbül bir okka biberKaza da kaza dolaştım sümbül yok senden dilberGel yanıma gir koynuma ağlatma beniYedi de sene mahpusta yatsam saracam seni
Evlat acısına mucize diyebilmek
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=309
Konya’nın Taşkent İlçesi’ne bağlı Balcılar Beldesi’nde, izinsiz Kuran kursu olarak kullanılan ve önceki gün sabaha karşı gaz kaçağının neden olduğu patlamayla yıkılan Boğaziçi Özel Öğrenci Yurdu’nun enkazı altında can veren 17 küçük öğrenci ile kurs öğretmeninin yakınlarıyla, yaralanan 29 kişi arasından tek şikayetçi çıkmadı.
Yanıyoruz!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=307
http://www.fasulyeden.com/images/yazi-orman-yangini.gif
Doğalgaza Zam!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=308
Doğalgaz fiyatları sanayi için %18.8, konut için %16.9 oranında zamlandı. Böylelikle bu yapılan 3. zamla birlikte yıl başından beri doğalgaz fiyatları %35 oranında artarken, elektrik fiyatları %34 oranında zamlanmış oldu. Ha bunlar önemli mi? Değil elbet. Enflasyon oranını sorarsanız en fazla %3'tür, bilemedin %5'tir. Fazlası değildir...
AKP kapatılmadı, Fethullah tavan yaptı...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=306
AKP kapatılmadı diye borsanın yukarı yönlü hareketini anlamak kolay, ama Fethullahçı şirketlerin kağıtlarının tavan yapmasını anlamak konusunda ciddi sıkıntılar yaşanabiliyor zaman zaman. Bu gibi sıkıntılar için biz “AKP ve Fettocu Sermaye ilişkisi” isimli kitabı öneriyoruz. Bu kitabı henüz yazan olmadı ama en iyi kitap henüz yazılmamış olan değil midir zaten? Bugün anladık ki en iyi hisse senedi de Fethullahçı sermayeye ait olandır, bunu böyle biliniz.
KEY: Kabus Edindirme Yardımı
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=305
Ücretli çalışan bir ailenin çocuğu olmadığım için Konut Edindirme Yardımı konusuna aşina değildim. Çok sonraları duydum adını. Meğer liberal ekonomimizin mimarlarından Turgut Özal icadıymış. Allah zeval vermesin, yüce devletimiz 1987 yılında başlayan, 1995 yılında sona eren uygulama ile, ücretli çalışanların, memurların, işçilerin aylık maaşlarından belirli oranlarda kesinti yapmış, bu kesintilere de konut edindirme yardımı adını vermiş. Adından da anlaşılacağı gibi "Siz şimdi bu parayı çarçur edersiniz, neme lazım, biz alalım şimdilik bunu, sonra ev sahibi yapcaz sizi" manasına gelen çok çakal ve çok anlamsız bir kesintiymiş. Şimdilerde ise AKP hükümetinin "KEY ödemelerini yapacağız" şeklinde çok iddialı bir vaadinin ardından ülkede neredeyse kaos yaşanmakta.
Kan ağlayanlar, kanı ağrıyanlar
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=304
http://www.fasulyeden.com/images/yazi-gungoren-teror.gifSık sık söylenedurur, söylemişimdir, bambaşka bir coğrafyadır burası. Kanla doğar, kanla yaşar, kanla ölürsün. Kan içinde ölürsün, kıpkırmızı. Okula giderken ölürsün bazen, bazen askere çağırırlar ölü dönersin evine, evinin önünde öldürülürsün belki de. Evde, işte, trafikte, her yerde ölürsün bu ülkede ve her şekilde.
5. yılımıza girdik! Cümbür cemaat hem de!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=303
"Mecmuanın sokak çocukları" mottosu ile giriştiğimiz bu site elbette kimsenin hayatının merkezine oturacak, oturtulacak kadar mühim değildir. Olmasın da zaten. Bu en başta hayatımıza, hayatlarınıza haksızlık olur ki, bu sitenin temel amaçlarından birisi hayata saygı göstermektir. Hayatla mücadelenin de temelinde bu saygı vardır. Ya da yoktur bilmiyorum, şu an uzun cümleler kuran bir cümle mühendisi olmak da istemiyorum. Tek başına mecmua ya da tek başına sokak çocuğu olmak da mühim değil o kadar. Ki zaten şu cenderenin içinde ne tam bir mecmua olabildik, ne de içimizdeki çocuğu olması gerektiğinden fazla muhafaza edebildik. Uzun ve yorgun lafın kısası; biz, mecmuanın sokak çocukları, ellerimizle büyüttüğümüz, gözlerimizle eskittiğimiz, dilimizle keskinleştirdiğimiz çocuğumuz FasulyedenKom'un bugün 4 yılı geride bırakmasının ve yepyeni bir 5. yıla ayak basmasının heyecanı ile yanıp tutuşuyoruz. Odun ateşinde, cayır cayır hem de...
Aşk hiç biter mi?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=302
aşk bitti.elimden sanki minik bir balık kayıp gitti.aşk bitti.içimden sanki bir şeyler kopup gitti.aşk hiç biter mi?hiç bir şey olmamış gibi boşlukta kaybolup gider mi?aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?
Ümüğünüzü sıkmaya geldik!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=301
http://www.fasulyeden.com/images/yazi-ing-bank.gifGloballeşme, kapitalleşme, elleşme, finansal sevişme derken zaten aşina olduk ecnebi bir şirketin gelip Türkiye’de iş yapmasına. Türlü türlü kamu kurumlarının bir hiç pahasına satılması, garip bir şekilde toplumun her kesiminin “helal be” rolü biçtiği evrensel zenginlerimizin balya balya paraya sattığı şirketleri, markaları filan var can sıkacak. Ama bunlar Türkiye’de yaşamanın bedellerinden. Sıktığın can folloş olmuşsa eğer, normalmiş zannetmeye değer.
Madde madde değil, dümdüz karamsarlık
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=300
Her zamanın ve her insanın hayata savaş açan kahramanları vardır elbette. Ya da insanı buna inandıran bir anarşist yatıyordur gönlünde. Kimbilir, biz aslında kapital dünyanın kapital rezilliklerini kapital bir fahişe faziletinde yaşar, yaşatır, yaşamlandırırken, içimizdeki o anarşistle savaşıyoruzdur da, yüzümüzde bir sivilce olarak tezahür ediyordur savaş sonrası talan haleti.
Bilderberg tesadüfleri
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=299
“Tesadüf, şans, kısmet, yapacak bir şey yok” Bu kelimeler hayatın her alanında kulandığımız -özellikle son dönemlerde çok sık-, anlamını derinleştirmeden, sorgulamadan bazı olayları açıklamaya çalıştığımız zamanlara aittir. Acaba gerçekten insanoğlu çaresiz midir yoksa çaresiz mi bırakılmıştır?
Kameraman Türk Polisi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=298
Polis kamerası diye bir hadise var. Tam emin değilim, üzerine uzun uzun düşünmedim ama, sanırım yapılan bir operasyonla ilgili olarak kamuoyunda yanlış bir izlenim oluşursa, misal “polis orantısız güç kullandı” derlerse, Celalettin Cerrah ya da halefinin, selefinin, yedi düvelinin çıkıp “Hayır efendim bakınız görüntüler burada, gayet orantılı, hatta altın oran için müthiş bir özen gösterdik” demesine yarıyor bu kameralar.
Denizleraşırı bir hazine: Surinam
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=297
Tek kelimeyle fantastik. Ne diyebilirim ki başka. Siz hiç gece eve dönerken yolda koala gördünüz mü? Ya o daha restorana oturur oturmaz yöresel kıyafet giymiş "[eksi]Chica"ların size ikram ettiği taze papaya likörüne ne demeli. Chica ne derseniz, Güney Amerika'nın geyşası diyebilirim. İnsana verilen saygı kıskanılıcak düzeyde. Sokakta bir gence yol sormak durumunda kaldım çatpat ispanyolcamla, beni arabasına alıp gideceğim yere bıraktı çatpat türkçesiyle. Çok canayakınlar, hatta bazen o kadar canayakınlar ki ellerini cebinize sokmakta beis görmüyorlar. Evet, kapkaç Surinam'ın da kanayan yarası ne yazık ki. Kişi başına düşen gelir sıralamasında sonuncular ama ironik bir şekilde bundan gurur duyuyorlar. Bunu şehrin ana caddelerinde yarı çıplak [i]"Fisca" satmaya çalışan veletlerin suratındaki gülümsemelerden de anlayabiliyoruz. Çatpat diyorum niye gülmek, çatpat diyor yaradan güleni sevmek. Evet, din onlarda da büyük bir olgu.
Bir medya analizi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=296
Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki Anayasa Hukuku derslerimizin başındaydı, kürsüdeki hocamız şöyle seslendi: “Devlet organları 3’e ayrılır. Yasama, yürütme, yargı. Buna kuvvetler ayrılığı denir. Ama son dönemlerde bu organlara bir tane daha ekleyebiliriz: MEDYA. Yarı şaka, yarı ciddi, dersin giriş konusu böyle belirlenmişti. MEDYA artık siyasetin, hukukun iç işlerine iyiden iyiye girmişti. Günümüz dünyasında, özellikle ülkemizde, yazılı ve görsel basının ülke gündeminde yarattığı etkileri en derinden hissetmekteyiz. Bugünün en etkili propaganda aracı tartışmasız MEDYA olmuştur.
Bambaşka bir coğrafya...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=295
İddiaya göre Recep Çakır memleketi Korkuteli İlçesi'nde gördüğü ancak hiç tanımadığı Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümü mezunu G.C.'ye aşık oldu. İki yıllık yüksek öğrenimi tamamlayan ancak çalışmayan G.C. annesi S.C. ile geçen 2 Haziran günü yeni yaptırdıkları evin mutfağına fayans beğenmek için çarşıya çıktı.
Wimbledon 2008: Federer-Nadal
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=294
Askerliğimi yapana kadar geçen yaşamımda sevmediğim tek bir spor dalı varsa o da tenisti. Bu sporu hiçbir zaman sevememiş olmamın nedenini bilmiyordum o günlerde. Çok itici geliyordu, Tv’de zap yaparken karşıma çıksa en fazla 1-2 dakika tahammül edebilmekteydim. Nasıl oynandığı, kurallarının ne olduğu fazla ilgimi çekmezdi. Sadece popüler kültür bilgisi olarak bu sporla kimler uğraşır, turnuvaları kimler kazanır kısmında az da olsa fikir sahibiydik. Boris Becker, Andre Agassi, Pete Sampras ya da bayanlarda Steffi Graf, Navratilova gibi isimlerin opera sanatı ile uğraşmadığını teniste her sene şampiyonluğa oynadıklarını turnuva kazandıklarını falan takip ederdik.
Raporluyorum fütursuzca!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=293
+ Hiç yapmayacağımı sandığım bir şeyi yapıyorum şuanda. Gerginliğim ondan. Böyle bir trend var şimdilerde. Söyleyecek sözü olmayan, ya da söyleyecek sözü ancak fındık kabuğunu doldurabilecek kadar olan fındık kafalı, “süppper ortamımız var bizim” veletleri bunlar. Bir nevi “abi herkes yapıyor, benim neyim eksik” bloggerları. –ki biz onlardan hazzetmiyoruz- Ve fikriyatlarının temeli de tribündergi'deki “Raporluyorum” başlığı. Hiçbir şeyleri özgün olmadığı gibi blogları da özgün değil embesillerin. Geçiniz. Ha sorarsanız “lan çocuklara kayıyorsun da sen neden yapıyorsun” diye, "Salak bir blog yazısı yazmak konusunda dayanılmaz bir arzu var içimde" der, çeker giderim. Ooh yeah!
Ergenekon, heryerekon, korkbendenekon...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=292
Artık yazmayacağım diyorum, dayanamıyorum. Yine bilindik, beylik cümleyi ederek başlayayım yazıya. Bu soruşturmanın üzerinde bu kadar durmamız, eleştirmemiz Ergenekoncu olduğumuzdan değil; darbeci olduğumuzdan hiç değil. Eğer yargılama neticesinde misal Eruygur Paşa’nın darbeci olduğu sabit görülecekse, Sinan Aygün’ün, gazetecilerin filan destek verdiği sabit görülecekse elbette hapse alınsınlar. Anayasal düzene karşı yapılacak her türlü eylemin karşısında olmak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın gerekliliğidir. Çok şükür tüm derde, sıkıntıya, hayal kırıklığına rağmen T.C. vatandaşlığımızdan ödün vermeyiz.
Ergenekon filan hikaye, gasp şahane :)
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=291
Sinan Aygün’ü çok sevmem. Kendisi bana göre içi boş, popülist ekonomik açılımlarda bulunur her daim. Bildiğin liberal ekonomicidir aslında ama şimdilerde ulusalcılarla anılan Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltında. Ergenekon ile ilgili olarak yeteri kadar kelam ettiğimi düşünüyorum. Anayasal düzene aykırı hareket eden, darbe planlayan, bu darbe için istikrarsızlaştırma politikası güden birileri varsa muhakkak cezalandırılsın. Kimse, ister şeriatçı olsun, ister darbeci, hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti anayasasına aykırı fiil ve eylem içerisinde olamaz. Buna izin verilemez.
Kızılcık Şerbeti
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=290
Malzemeler:- Yarım kg kızılcık- 2,5 su bardağı toz şeker- 2 su bardağından biraz az su- 2 tatlı kaşığı limon suyu
Ergenekon yurdun adı, acep bu neyin çabası?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=288
İsminin Ergenekon olduğunu bildiğimiz ancak cismi ile ilgili herhangi bir bilgimizin olmadığı nevi şahsına münhasır operasyonumuzun son ayağında Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı ve emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay gözaltına alındı. Fettocular bayramda.
İkinci hoşgeldin
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=287
Hayata dair küçük detayları paylaşmanın insana değer kattığını düşünüyorum. Otobüste cam kenarındayken, duraktaki insanlarla göz göze gelip "Oha kız beni kesiyo lan, dur hemen bakmayayım da otobüs hareket edince bakarım." gibi anlar yaşarız da birileriyle paylaşma ihtiyacı duyarız acaba onlara da oluyor mu diye ya işte bunlardır hayatı rakı masası olarak görenlerin mezeleri. Şimdi anlatacağım detaysa genelde türk filmlerinde falan da rastlarız ama gündelik hayatta da çok hoşnut kalarak yaptığımız hareketlerden biridir, anlamlıdır, özeldir.
Kapıları açmak
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=286
Kapıları açmak diye bir dizi vardı bir aralar. Hani, bomba prodüksiyon diye sunulup mantarlayanlardan. Aklımda çok şey kalmamış, Osman Sınav dizisiydi, şarkıcı bir kız vardı, Olgun Şimşek, Erkan Can oynuyordu. Zafer Algöz her zamanki tipi donuk takım elbiseli adam rolündeydi. Dizi iyi miydi, kötü mü onu hatırlamıyorum. Ama Türkiye yemek sonrası dizi sekansında yer bulamamış olması “kötü dizidir” diye kestirip atmamıza engel oluyor, iyi de olabilir yani. Diziden değil de, dizinin isminden dolayı bu şekilde bir giriş yaptım. Nedense yazıya anlamsız girişler prim yapar mecmua aleminde. Tabii henüz Haşmet Babaoğlu tadı yakalayamadık ama, dur bakalım kısmet.
Dede Tavlası
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=285
Efendim, önce süratli bir girizgah yapayım. Sabah kalktım, işedim, parmak arası terliğimi ve şortumu kuşandım, hop huzurevindeyim. Öğle yemeği sularında gidiyorum ki hem de karnımı doyurayım. Neyse, yenildi içildi falan sonra üst kata çıktık kafe tarafına her zamanki gibi. Dedem ve arkadaşları paso okey ya da briç oynarlar yemekten sonraları. Çoğunu tanıyorum artık gide gele tabi de bazen tanımadıklar çıkıyor, gene öyle biri çıktı işte dedem de torununu tanıtıyor ona "Bizim oğlan Koç'u bitirdi." gibilerinden hatta gaza geliyorlar bazen "Koç'ta işi hazır, hemen başlıycak." :)
Umut savaşcıları
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=284
Zor günler yaşıyoruz ülke olarak. Umut edip tutunacak çok fazla bir seçenek bulamıyoruz son aylarda. Nereye baksan kriz, kaos, tartışma, çekişme. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal. Bütün olan biteni izliyoruz ama tepkisiz, hissiz ve de duyarsız. Bir gün bir adam çıkıyor diyor ki “tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkem” Umutlanıyoruz, hülyalara dalıyoruz. Güzel günlerin geleceğine inanmak istiyoruz. Biraz da olsa kopuyoruz yozlaşmış hayattan. Sonra yine gerçekler tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkıyor, eğilmek zorunda hissediyoruz kendimizi, uyanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki “Kral çıplak.”
Türk Telekom Ankara\'dan kaçıyor
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=283
Siyasetin kritik ve sıcak gündemi bir yana Ankara’da şimdilerde sportif bir eylem hazırlığı var. Eylemin sebebi görüşme aşamasında olan Türk Telekom ve Galatasaray basketbol takımları evliliği. Ankaralı basketbolseverler yıllardır Ankara’da basketbol heyacanı yaşatan Türk Telekom’un Galatasaray ile birleşmesine karşı çıkıyorlar. Evliliğin gerçekleşmesi durumunda takım Türk Telekom Galatasaray ya da buna benzer abuk bir isimle ve pek tabii ki İstanbul’da hayatını devam ettirecek. İsim değiştirme konusunda muhafazakar olanları ayrı tutalım, salon sporlarında başarıyı hedefleyen Galatasaraylılar için hadisenin önemi büyüktür ama Ankaralılar için can yakıcı olan takımın İstanbul’a taşınması olacak elbette. Konumuz da bu zaten.
Bıkmaz usanmaz yaratıcılık: rotten
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=282
Küresel ısınma denen mevhum (mefhum değil mevhum) bizi kavur kavur kavururken, insanoğlu “aman bir de şu bilgisayarı alayım kucağıma, fanı ile ısınıp terleyeyim, sonra bir duş alır, yatarım” diyemiyor. Hem zaten Euro 2008 sürerken, buna paralel, hayata dair tek güzel şey soğuk bir biraymış gibi gelirken bilgisayar demek de ne demek?
Dondurma kronolojisi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=281
Dondurmaya dair ilk hatırladığım şey bademcik ameliyatımdan hemen sonra, eve gelir gelmez teyzemin gidip bana külahta dondurma getirmesiydi. Sanki bademcik ameliyatını sadece dondurma yemek için olmuştum. Değer miydi peki? Hem de sonuna kadar...Çok fazla marka reklamı yapacağız belki ama kendi kronolojik dondurma hikayem böyle markasız başlar.
Harembüs Çılgınlığı
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=280
Yaklaşık bir kaç ay önce çıkan "Harembüs" tartışmasını az çok hatırlıyorsunuzdur. Hani İETT'nin İmam Hatipli kız öğrenciler için özel olarak tahsis ettiği (ve fakat onu da laf kalabalığıyla kılıfına uydurduğu -tabii yersek-) otobüs seferleri konusu.
Vasiyet
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=279
Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü, ölürsem kurtuluştan önce yani, alıp götürün, Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni. Hasan bey'in vurdurduğu Irgat Osman yatsın bir yanımda ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.
Yalnız ve güzel ülkenin yönetmeni
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=278
Ortalama bir sinemaseverim. Sinemayı severim yani, ortalama ama. Etrafta bolca görebileceğimiz sinema manyağı tiplerden değilim. Hani bir film izlersin, “Vay be güzel filmmiş” dersin, yanındaki de der ki “Abi o bir George Minkowski filmidir, esas bu adamın White Angels filmini görmen lazım. Orda esas kızı Necla Nazır oynamış, Altın Gergedan ödülü almıştır. Hem en iyi yönetmen, hem de en iyi kadın oyuncu. Türkiye’de “Nur Yüzlü Melaikeler” diye gösterildi, 3 trilaylay hasılat yaptı ABD’de, 67 tane ödül aldı. Hebele hebelee...” Sonra kayış kopar zaten o adamda. Bu adamlardan bizim mecrada da var aslında 3-5 tane :)
Sokağa çıksana!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=277
Coca Cola’nın bir zamanlar çok beğendiğim reklamının mottosu idi: Sokağa çıksana! Hayat sokakta! Dünya kapitalizm listelerinin ilk sıralarında yer alan bir şirketin reklam sloganı olmasaydı eğer, mesela, 1 mayıs’ta ezilenleri sokaklara, meydanlara çekmeye çalışan sol bir örgütlenmenin, bir sendikanın sloganı olabilirdi. Ya da insan ve yaşam merkezli bir anlayışa sahip sivil toplum örgütünün toplumsal projesinin sloganı olabilirdi rahatlıkla. Hatta anarşist bir grubun basılı yayını için biçilmiş kaftandı. Süperdi anlayacağınız. Ama noldu?
Euro 2008 ve Dikişsiz toplar
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=276
Avrupadaki tüm liglerin teker teker bitmesiyle artık gözler Euro 2008’e çevrilmeye başlandı. 6 sene aradan sonra milli takımın da uluslararası bir turnuvada yer almasıyla ülkedeki ilgi daha bir yüksek haliyle. Takımların analizi, milli takımın şansı, kimlerin favori olduğu gibi konulara girmeyeceğim. Sadece dünya futbolunun gidişatındaki ilginç bir çıkmaza dikkat çekmeye çalışacağım.
Süper Lig yeni takımlarını seçerken...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=275
Bank Asya 1. liginde 2007-2008 sezonu geride kalırken Süper Lige yükselen 3 ekip Kocaeli, Antalya ve Eskişehir oldu. Tabi tribünler açısından bakacak olursak 2008-2009 sezonunda Süper ligde çok güzel deplasmanlar olacağı kesin. 16 Mayıs Cuma günü Ali Sami Yen kapalısında başladığımız futbol-tribün maceramız 18 Mayıs Pazar gecesi nihayete erdi. Bu mücadeleler neticesinde gülen taraf Eskişehir oldu. Play-off’larda mücadele edenler bu seneki gibi tribünü sağlam takımlar oldukça, keşke play-off’lar her sene İstanbulda olsa diyor insan. Kendi adıma son derece keyif aldım. Ayrıca yıllar sonra Sami Yen ve İnönü kapalılarında olmak güzel heyecanlar yaşattı.
God save the Queen
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=274
Majestelerinin ülkemizi ziyaret ettiği şu günlerde böyle bir yazı yazmak farz oldu. Aslında Kraliçelik fazlaca sembolik bir görev olduğundan ülkemize yaptığı ziyaret de politik değil magazinsel boyutuyla (politik magazin diyelim, en bayağı tabloid gazetesi bile kraliçenin çıplak fotoğrafları için tıklayınız gazeteciliği yapamaz heralde, yemez!) ilgi çekmekte. Ziyaretle ilgili satırları süsleyen haberler Cumhurbaşkanının giyeceği kıyafetin rengi, kraliçenin elinin nasıl sıkılacağı gibi ilgi çekici konulara odaklanmış durumdaydı. Böyle kavramlara çok da alışık olmadığımız bu yazının garip başlığından ve giriş kelimelerinden belli. God Save the Queen'i tercüme edince "Tanrı Kraliçeyi Korusun", "Her Majesty"i tercüme edince "Majesteleri" gibi güdük çeviriler yapıyoruz çünkü hakikaten anlamıyoruz bunları.
Yaşasın 1 Mayıs!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=273
http://www.fasulyeden.com/images/yazi-1-mayis.jpg
Dea at work: Halk Bankası noldu?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=272
“Bahar da geliyor inceden” diye gevezelik etmeye fırsat bile bulamadan bugün “Yaz gelmiş ulan” derken buluverdim kendimi. Akşam 6 sularında işten çıkıp pert vaziyette kapkaranlık, buz gibi havada servise doğru yürüyordum birkaç gün önce. Bugün çıktım binadan, sanki saat 13:00'de yemeğe çıkmışım gibi. Hava aydınlık, güneş sırtıma sıırtıma vuruyor, aynı pert vaziyet hakim bünyeye ama mevsim başka. Servise biner binmez terlemeye başladı bizim hantal vücut. Ee, işte yaz bu!
Por Favor be Kezman!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=271
Öncelikle bu yazı gereğinden fazla dağınık ve gereğinden fazla ne dediğini bilmeyen bir yapıda olacak, belli. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz; mevzubahis Mateja Kezman ise herkesin kafası karışıktır. Ansiklopedik bilgilerle başlayalım, daha sonra kişisel yorumlara geçeriz nasılsa. Mateja Kezman 12 Nisan 1979 doğumlu. Bir futbolcunun doğum günü taraftar için çok bir şey ifade etmez sanırım. Hani yataktan kalkıp “Bugün Hakan Şükür’ün doğum günü” diyen Galatasaraylı var mıdır bilmem ama Ankara maçında yaşanan penaltı krizi ile birlikte Kezman’ın doğum günü Fenerbahçe taraftarı için gündemin önemli maddelerinden birisi halini aldı. İyi ki doğdun Batman!
Söylediklerin(iz)den Bende Kalan Kısmı
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=270
Sorgulanması gereken aslında çıkan değil bence. Yani çıktığında yerine ne yerleştireceğinizi bildiğinizde, aslında çıkanın da çıktığı zamanın da çok fazla önemi olmuyor.Asıl soru, çıkanlarla birlikte aslında orada olmayana ne yapacağınız.
Ya işte yazılar, yorumlar filan...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=269
Bu siteyi ve burada ne yapmaya çalıştığımızı neredeyse etrafımdaki herkes biliyor. Zaten bir kısmı yazıyor, bir kısmı okuyor, kimisi de sıkıcı ve anlamsız buluyor. Ama normal şartlarda tanımadığım, herhangi bir sebepten dolayı bir anlığına da olsa yan yana gelmek durumunda olduğum, fasulyeden.com adresinde ikamet eden bir siteye girdiğimi gören herkes aynı soruyla başlıyor muhabbete: “Bu site ne?” Önce sen kimsin, sonra sana ne? Zaman zaman bu şekilde kesip atamıyorsun tabii. Misal iş yerinde müdür yardımcısı gelmiş yanına, görmüş sitede dolandığını, sonra da sormuş bu ne diye. Nasıl izah edersin?
Kapitalizm nereye koşuyor?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=268
1970’li yıllarda yaşadığı petrol krizini finans sektörünü yaratarak aştığını sanan, krizlerin faturasını her zaman olduğu gibi emekçiye yükleyen, emeğin değerini hiçe sayan kapital anlayış üzerinden 40 yıl geçmeden yine çok büyük bir krizle karşı karşıya. Petrol fiyatlarındaki artışla başlayan sancılı dönem son günlerde pirinç fiyatlarındaki inanılmaz yükselişle önüne geçilemez bir hal aldı. Hatırlayacağımız üzere ABD Irak’a demokrasi getirmeden önce petrolün varil fiyatı 56 dolar iken şimdilerde 114 dolar sınırlarında.
Vannn tuuu tiriii forrooo!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=267
İbrahim Tatlıses bambaşka bir adam, bir fenomen. Çok da güzel şarkıları var. Hatta “[eksi]Dertler Derya Olmuş”[/b]u rahatlıkla favori şarkılarımda zirvelere koyabilirim. Ama şarkı ne kadar güzel olursa olsun benim bu adamdan tiksinmemi engelleyemiyor. Tiksinmek duygusal bir his tabi. Ama hadisesinin mantık yönü de eksik sayılmaz. Bu adamın bu kadar rezalet işler ortaya koyduğu bu son demlerinde bile bu kadar gündemde olmasına, bu kadar çok para kazanmasına anlam veremiyorum, almıyor mantığım. Aynı şeyleri Hülya Avşar için de söyleyebiliriz rahatlıkla, hatta onun güzel şarkısı bile yok.
Endüstriyel futbola karşı durabilmek
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=266
http://www.fasulyeden.com/images/yazi-endustriyel-1.gif Kayseri maçında lehimize verilen haksız penaltı üzerine kafamda şekillendi bu yazıyı yazmak. Tabi üşengeçliğim sağolsun, anca yazıyorum. Çıkış noktam maçtaki lehimize yapılan hakem hataları olsa da, daha önce aleyhimize olanları gösterip “bunu da onlara sayın” demeyeceğim. Burayı okuyan rakip takım taraftarları da kendilerine pay ya da polemik konusu çıkarmasın lütfen baştan anlaşalım.
Falancanın oğluna, filancanın kızına...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=265
Çoğumuzun hayatına ara sıra davetsizce girip çıkmıştır falancagiller. Anne babalar, akrabalar, aile dostları, komşular, öğretmenler pek severler bize falancanın oğlu ve kızıyla ilgili örnekler verip, örneklerin altından çaktırmadan karşılaştırma yapmayı…İlginçtir bu kodumun falancanın oğluyla filancanın kızı da tam ailelerin istediği ideal yaşam tarzını benimserler. Sınavlardan hep yüksek alırlar, olur da kırk yılda bir başarısız olurlarsa kesin fazla heyecanlanmışlardır. Ne bileyim okulu zamanında bitirip planlarını yıllar önceden yaptıkları işlere hemencecik giriverirler, hatta işler onlara teklif edilir o derece harikadırlar. Zaten hayat planları her zaman bellidir bunların ve tıkır tıkır işler.
Şehirlerarası Cinnet Yolculuğu
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=264
Oldum olası nefret ettim otobüs firmalarından, şöförlerinden, hostlarından, servis elemanlarından, bilet satanından, çağrı merkezinden, kekinden, havasından, suyundan... Anlatmakla bitmez bir şehirlerarası yolculuk mazim olduğundan dolayı, anlatmakla bitmez bir şehirler arası otobüs macerası antolojisi oluşturdum kendime. Ama dün, bugün ve yarın, mevcut tüm nefretimi üzerinde toplayabilecek bir firma adı isterseniz, tek saniye düşünmem Metro derim.
Ruh yok, ruh!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=263
Amacımızın hayattan detaylar, kareler aksettirmek olduğu gibi salak bir düşünceye kapılıyorum ara ara. Ama çoğunlukla da “bir amacımız yok” başıboşluğunda huzur buluyorum. Birşeyler çiziyoruz elbette ama bilmiyorum ki buraya nakşedilmeyen detaylar kızıyor mudur bize. İçtiğim bira, yediğim tuzlu fıstık “Lan bu kadar mı değersizim ben gözünde” diye arkamdan küfrediyorsa?
Tiksindim lan futbolunuzdan...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=262
Pek bir Süper Lig’in sonuna doğru ilerledikçe, artık bir ritüel haline gelmiş futbol kavgaları da sahnelenmeye başladı. Biz de, ülkedeki milyonlarca insan ile birlikte en ön koltuğa kurulup izlemekteyiz sergilenen oyunu. Kutsal ittifak, TemizLigciler derken bu senenin mevzusu da “Beyaz Sayfa” oldu.
Türk Demokrasisinin yıldızları
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=261
Meclis’te görüşülmekte olan, işçileri sokağa döken, eleştirilerin yine hakarete varacak düzeyde cevaplandığı şu meşhur Sosyal Güvenlik Reformu’nun Meclis’teki görüşmelerinde bir skandal yaşanmış. Haberde anlatılana göre Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk yaşanmış ve iktidar partisi ilk defa kendisinin hazırlayıp Meclis’e sunduğu tasarıyı reddetmiş. “Nasıl yani reddetmiş? Vaz mı geçmişler acaba?” diyerek dikkatle dinledim haberi. Ama hayır, meğer yanlışlıkla red oyu kullanmışlar.
Horto Magiko, Dale Cavese, Sos Cagon
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=260
Youtube’un hayatımıza bu kadar kısa sürede, bu kadar çok sirayet etmesi ile birlikte, bir çok fayda ve faydasızlığın arasında tribün ve tribün grupları için de garip bir mecra oluşturulmuş oldu. Türk tribünleri birkaç kısa süreli ve yetersiz istisna dışında hiçbir zaman basılı bir mecra oluşturamamışken, youtube ile birlikte dijital mecra hadisesine en birinci sıradan giriş yapmış oldu.
Biraz ruj, biraz rimel...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=259
Bu konu ile ilgili birşeyler karalamak istemiştim ilk duyduğumdan beri lakin bir süre Türk medyasının konuyu ele alış biçimini tartmak adına beklemek durumunda kaldım. Haber herkesin malumu, Bilkent öğrencisi genç bir kızımız profesör annesinin boğazını kesmiş. Türkiye’de ne ilk defa yaşanıyor, ne de son kez yaşanacak. Burası garip bir şekilde kan üzerinde rakseden bir coğrafya.
Gırtlak gırtlağa...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=257
Bir şeyler yemek hayatımın en önemli özetlerinden birisi olsa da gelişmiş bir yemek kültürüm yoktur. İşbu nedenle bir mekanda yemek yiyorsam beni o masada mutlu etmek çok kolaydır. Ben, alt tarafı, lahmacun, pide, her türlü kebap, pizza, patates kızartması, kuru fasulye-pilav’dan keyif alan ortalama bir mideye sahibim. Lakin öğle yemeği sırasında Le’Passione, Suzy’s gibi abuk sabuk isimlere sahip mekanların abuk sabuk mönüleri arasında sıkışıp kaldığımdan dolayı öğle yemeklerim işkence haline gelmişti.
Kapatma davaları ve getirdikleri
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=258
Yargıtay başsavcısının açtığı kapatma davası bugüne kadar olan kapatma davaları içinde en kritik karar olarak tarihteki yerini alacaktır. Bunun vicdani muhasebesi bu davanın taraflarını derinden sarsacak kuşkusuz. Bu davanın o kadar fazla görülen ve görülmeyen sebep ve sonuçları var ki, böyle bir şey ancak bizim kültürümüze özgü olabilir. Yavaş yavaş başlayalım:
Turkuaaazzzz! Beyaaaazzzz!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=256
Mehmet Demirkol’un milli formamız üzerine eleştirisi ve önerisi ile başlamıştı tartışma. Nike firmasının 763 ülke milli takımı için özgünlükten uzak, tasarımı aynı, sadece renkleri farklı formalar hazırlamasından rahatsız olmuş, sadece Türk milli takımını yansıtacak, sahaya birkaç saniyeliğine bakanların “Bak, şunlar Türkler” diyebileceği bir formamız olması gerektiğini söylemişti. Bunu sağlamak için de ismini bizim verdiğimiz Turkuaz rengini önermişti. Çünkü yurtdışında Turkuaz denince akla Türkiye geliyordu, çünkü futbol sahalarında Turkuaz forma sık görülmüyordu, çünkü farklıydı ve bizimdi.
Yedi geliyor yedi!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=255
Turkcell Süper Lig'in bitimine 5 hafta kala Fenerbahçe en yakın takipçisi Galatasaray’ın 2 puan önünde. Ve Galatasaray o hafta Kadıköy deplasmanına geliyor. Fenerbahçe yenerse eğer, puan farkını 5’e çıkartacak ve şampiyonluğunu neredeyse garantileyecek. Ama maç 7-0 Galatasaray’ın üstünlüğü ile sona eriyor. Galatasaray 2 puan geride ikinci sırada geldiği Kadıköy’den 1 puan farkla, lider olarak ayrılmakla kalmıyor; eski lideri 7 farkla yenerek psikolojik olarak şampiyonluğu şimdiden ilan ediyor.
Melanet Hırkası
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=254
Ben melanet hırkasını kendim giydim eynime,Ar-u namus şişesini taşa çaldım kime ne?Gah çıkarım gökyüzüne, seyrederim alemi,Gah inerim yeryüzüne, seyreder alem beni...Gah giderim medreseye, ders okurum hak için,Gah giderim meyhaneye, dem çekerim kime ne?
Bir pazar yazısı: Elveda Rumeli
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=253
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:I1uygMlSKA5xhM:http://www.elvedarumeli.com/images/F1040016.jpgAKP iktidarı üzerine bol bol ahkam kestim bugünlerde. Konuyu biraz siyaset ve gerilim dışına taşımakta fayda görüyorum. AKP iktidarı kapatma davasıyla soru işaretli bir hal aldı ama Türk televizyonlarının tartışmasız iktidarı yerli diziler. Önceden ufak ufak, haftada birkaç tane izlediğimiz diziler, daha sonraları her akşama, en nihayetinde de her akşam neredeyse 3 taneye bıraktı kendisini.
TMSF, Çalık ve Liboş Memo
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=252
http://www.fasulyeden.com/images/yazi-barlas-1.gifTMSF ne iş yapar bilir misiniz? İçtihatı, tüzüğü, gayesi bin bir türlü teknik detayla anlatılabilir ama özetle para babalarından birisi devlete borçlanır ya da devleti hortumlamaktan yargılanır mesela, TMSF hemen devreye girer ve devlet adına o kişinin şirketlerine el koyar. Amaç devletin alacağını tahsil etmektir. En nihayetinde şirket başka bir para babasına satılır. Devlet tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan milyar dolarları kasasına geri koyar. Ve hikaye biter.
İstibdat rejimi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=251
Her şey 12 Haziran 2007’de başladı. Ümraniye’de bir gecekonduya yapılan baskında bir miktar el bombası ele geçirildi. Türkiye gündemi Ergenekon mefhumu ile bu şekilde tanıştı. Bugün ise 22 Mart 2008, yani 9 aydan biraz daha fazla zaman geçti. Dün aynı operasyon kapsamında içeri alınanlar arasına Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve imtiyaz sahibi İlhan Selçuk’un da yer aldığı 12 kişi eklendi. Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu da kamuoyunun yakınen tanıdığı isimler.
Tayyip trafikte...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=250
http://www.fasulyeden.com/images/rte.gifHalkın iktidarı, halkın başbakanıymış, peh! İstanbullular belirli periyodlarla yaşamak zorunda oldukları işkenceyi dün gece yine yaşadılar. Demokrasi ve demokrat son günlerin klişe lafı olduğu için soruyorum, hangi demokrasi kültürü gelişmiş ülkesinde yaşanır böyle bir rezalet? Hangi "ahlaksız" batı ülkesinde seçilenler kendisini seçenleri ezerek, eziyet ederek kendilesine bu kadar yalıtılmış bir ortam yaratır? Ama demek ki yüzyılın demokratı AKP iktidarı tarafından biz halka reva görülen tavır, duruş bu. Ve demek ki demokrasiyi sadece ve sadece kendilerine verilen oyların çokluğu olarak görmekteler.
Ada sahillerinde: Chelsea - Fenerbahçe
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=249
Kurada Sevilla’nın adının görünmesinin ardından herkes Sevilla’nın ne kadar da zorlu bir rakip olduğundan bahsediyordu. Haklıydılar da, bizim ülkemizin en büyük kulüpsel başarısını adamlar iki yıl peş peşe gerçekleştirdiler. Yani 2 yıldır katıldıkları turnuvayı kazanıyorlar ve 3. yılda da henüz kendilerini turnuvanın dışına atan bir takım çıkamamıştı. Bu açıdan Sevilla maçında Fenerbahçe’nin başarısı çok daha büyük bir anlam kazanıyor nazarımda. Biliyoruz ki Kanarya’nın Avrupa’da kazanmak gibi bir alışkanlığı olmadı hiçbir zaman. En zor iş de bu alışkanlığı kazanmak zaten.
Laik elitlerden AKP\'ye kapatma davası
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=248
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:1pe2UHoK6DLz7M:http://www.alalam.ir/newspics/2008%255C03%255C17%255C20080317170105_3I.jpgMinor Asia ülkesinin iktidar partisi Atalet ve Kuluçka Partisi’nin (Yazının devamında AKP olarak bahsedilecektir) kapatılması davasıyla ilgili olarak söylenecek söz bulamamak gibi bir sorunum var. Ne düşüneceğimi, ne söyleyeceğimi, ne yazacağımı bir türlü bilemiyorum. AKP’den nefret etmekteyim. Ve ülkenin geleceği açısından bu iktidardan, zihniyetten bir an önce kurtulmanın gerekliliğini her fırsatta söyleyenlerdenim.
Toplumsal ahlaksızlık
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=247
Türkiye’de toplum içinde neredeyse tüm bireylerin yara olarak kabul ettiği, şikayet ettiği, karşı çıktığı bazı çürüklüklerimiz var. Tüm diğer medeniyetlerin, ulusların, toplumların olduğu gibi. Lakin Türkiye’nin farkı yara olarak kabul ettiğimiz bu çürüklüklerin, toplumun şikayet edenler de dahil neredeyse tamamına sirayet etmesidir. Yani herkes bu yaranın varlığından şikayetçidir, ama yine herkes bu yaranın kapanmamasın, gitgide büyümesinin ve sürekli kan kaybedilmesinin de mümessilidir. Nedir mesela? Rüşvet vermek, emniyet şeridini ihlal etmek, torpil ayarlamak vs.
Gene mi lan?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=246
Selamlar ola,Klişe bir giriş yapalım: Kah gülüyoruz, kah ağlıyoruz, zaman zaman da celallenip birbirimizi kırıyoruz burada ama bir arpa boyu yol gidemiyoruz. Zira tembelliğimiz, sorumsuzluğumuz, unutkanlığımız hep baki kalıyor be dostlar. Ya da ben kendi tembelliğimden yola çıkarak tüme varıyorum, harcıyorum sizi de bir kalemde. Süslü ve klişe kelamın kıymet-i harbiyesi yok tabii ki bir noktadan sonra. Ancak neticede yine, yeni bir teknik sorunun üstesinden geliyor ve hedef bellediğimiz yolda yürümeye devam ediyoruz FasulyedenKom olarak. Hay yaşa…
Beleş Gaste'cilik
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=245
Sabah erkenden kalkıp Ihlamurdere Caddesi’nden başlayan, Barbaros’taki Nobel’in önünde son bulacak olan rotamda can sıkıcı bir pantolon ve ayakkabı eşliğinde yürüyorum. Hacıoğlu’nun ordan Kartal Heykeli’ne doğru kıvrılırken görüyorum ilk kez. Turkuazımsı-yeşilimsi yelekli, şapkalı bir abi birşeyler dağıtıyor. Önünde binlercesi dağıtılmayı bekleyen şey bir gazete. Adı da “Gaste” Sokakta dağıtılan broşür, ilan, dergi, ıvır zıvır konusunda gayet muhafazakar ve can sıkıcıyımdır. Ama nezaketi de elden bırakmam. Kibarca bir “sağolun, almayayım” hareketi çekiyorum. Artık aklımdaki tekşey Uniş’ten peynirli bir poğaça alabilmek. Yani o olmalıydı, olamadı...
Baytar
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=244
Bu dilden firar eden her sözYaydan çıkmış ok gibiSözler bazen bir hazineBazen dermansız bir dert tipi
Fenerbahçe-Galatasaray
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=243
Ekşisözlükte mi, tribündergi’de mi yoksa salak saçma gazete haber yorumlarında mı okumuştum bilmiyorum. Gerçi tribündergi olsaydı yazan kişi Fenerbahçeli ilan edilirdi, orası değildir. Sanıyorum ekşisözlüktü. Tam o sırada yüksek ihtimalle bir yandan uyuyor, bir yandan çoraplarımı giyiyor, bir yandan da “bugün de sakalı kesmeyivereyim” diye asgari ücretli CEO giyim-kuşam tarzımdan tavizler veriyordum. Neyse, demişti ki yorumun sahibi “Bir Galatasaray’lı olarak Fenerbahçe’nin en ballı kurayı seçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim.” Ya da bu minvalde bir şey. Tahmin ettiğiniz gibi Fortis Türkiye Kupası çeyrek final eşleşmesinden bahsetmekteyim. Türban, mürban diye iyice boğulmuşken, sonunda Fenerbahçe-Galatasaray. Yine, yeniden…
Başka Bir Pencereden Türban Meselesi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=242
dea tarafından kaleme alınan bir önceki yazı sonrası yorumlar aracılığıyla yapılan tartışmaya katılmak yerine yeni bir yazı yazmamın sebebi bu yazıda olayın başka yönlerine de değinecek olmam ve yorum olmak için fazlaca uzun olması. Türban meselesinin dini, sosyal, siyasi, hukuki ve hatta ekonomik boyutları bile var. dea, yazısında meseleyi özellikle dini ve sosyal boyutu ile ele almış, ben de şu ana kadar yapılan eleştirileri tenkit edip, şu sıralar yapılmak istenen değişikliklere de değinerek sorunun diğer yönlerine bakacağım.
Türban ve özgürlük üzerine
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=241
Ve yine bir türban çıkışı ile karşı karşıyayız. Türban konusu yine gündemimizin orta yerinde, çünkü başka derdimiz yok. Çünkü tüm dünyayı 2 günde kevgir eden bir ekonomik durgunluk tehlikesi yok. Asker konuşunca borsa düşüyor diyenlerin borsa tepetaklak iken önceliği türban, samimiyetinize sokayım. Tabii neden tekrar şimdi olduğunun sebeblerini iyi irdelemek gerekiyor.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=240
http://www.fasulyeden.com/images/yazi-ugur-mumcu-1.gif15 sene önce bugün, soğuk bir Ankara pazarında, kapkara bulutların altında gözlerine bakmaya cesaret edemeyen alçaklar tarafından arabasına bomba konularak katledildi Uğur Mumcu. 15 sene önce, bugün… Hayatı boyunca kaleminden başka silahı olmayan, ancak kalemi kadar güçlü olan bu yiğit insan, ancak bellerindeki silah kadar, nasıl elde ettikleri malum patlayıcıları kadar güçlü olan kalleşler tarafından susturuldu. Yüreklere korku salındı, umutlara tecavüz edildi… Kimsenin sesi çıkmadı. 15 sene önce bugün…
Çoklu ortam, boklu ortam
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=238
Uzun zaman önce ara verdiğimiz bir Boklu Ortam servisimiz vardı. Burada video olsun, şarkı olsun paylaşımlarda bulunuyor; site içeriğini zenginleştirirken ziyaretçilerimize de keyifli dakikalar yaşatıyorduk (Hahasssktir lan…) Neyse efendim, tam şu sıralar boklu ortam olayını canlandırmak için gerek içerik, gerek programlama anlamında çalışmalar yapmaktaydık. Ve bilmem inanır mısınız, kendi çapımızda test yayınına da başlamıştık.
Daha kaç kişiyi feda edelim?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=237
19 Ocak'ta Hrant Dink'i seven, sevmeyen; ölümünden önce bilen, bilmeyen insanlar toplanacak ve hepimiz kardeşiz diye haykırmak için hepsi Ermeni olacak. Böyle bir günde az bilinen bir olayı anımsamakta fayda var. Kardeşçe, nefret etmeden, birlikte yaşamanın mümkün olduğunu hatırlamak için daha uygun bir gün olamaz.
Bir site: Dahke.zine
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=236
Bu siteyi günlük adsl kotası tüketimine katan bireyler bilirler Dahke’nin ne menem bir şey olduğunu. Sınırsız tarifeye geçmiş elitler de elbette. Site tanıtımı tadında bir yazı olacak belki ama zaten uzun uzun anlatmaya da gerek yok kendilerini. İnternet dergahının şeyhlerinden birisidir bana kalırsa ve sanırım 98’de başladılar yayın hayatlarında, ya da hayat yayınlarına.
Pis moruğun torunları
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=235
Aşağıda okuyacağınız önsöz Charles Bukowski tarafından "Pis Moruğun Notları" kitabı için yazıldı. Bilmiyorum kimsiniz, ama eğer FasulyedenKom'da küçük büyük demeden, nokta kadar emeğiniz varsa, benimle aynı hissiyat hasıl olacaktır beyninizde, kalbinizde... Pis moruğa ayrı, onun torunları olan, bu site için kova ile su taşıyan karıncalara ayrı, okuyanlara ayrı selam olsun. Çoşku doluyum ulan! Heyt bea!
Hay sizin sigaranıza...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=234
Hep olumsuzluklar da olmuyor yahu memlekette. Geçen hafta meclisten çıkan bir yasa var ki, Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadına seçme ve seçilme hakkını veren ülkemizde uygulanabilirse benzer yasa gibi bir övünç kaynağı olacak. Bahsettiğim yasa sigara yasağı olarak bilinen ve halka açık kapalı alanlarda sigara içilmesini kayıtsız şartsız yasaklayan yasa. 20 sene öncesinde duman altı otobüslerde şehirler arası yolları kateden halkımız önce "Yok bu yasa uygulanamaz!" diyecek, böyle umacak. Philip Morris yetkilileri 3 ay önce savurdukları tehditlerin işe yaramadığını görüp daha da delirecek, kalemşörlerine sigara yasağının baskıcı ve faşizan bir yöntem olduğunu savunduracak, ama Türkiye nasıl otobüslerde sigara içme iğrençliğinden vazgeçtiyse, lokantada, birahanede içme iğrençliğinden de vazgeçecek.
Kıskanç
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=233
Sakın bir söz söyleme, yüzüme bakma sakın!Sesini duyan olur, sana göz koyan olur.Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın,Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur...
Alibeyköy Meydanı ve Özçelebioğlu Plaza
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=231
Bir pazar sabahı (sabah dediysem bildiğin sabah hani, 7 filan) gözleri henüz açamadan dakikalarca yürümüş, açık bir ekmek fırınından iki poğaça kapmış, minibüse binmişim. Buz gibi araca ilk binen benim, hatta henüz şöför bile binmemiş. Hemencecik 3-5 kişi daha gelse de kalksa diyorum ama kime diyorum alo? Beşiktaş'tan başlayan güzergahta Barbaros, Gayrettepe, Levent filan derken Yapı Kredi Plaza'nın oraya geliyorum.
Facebook üzerine dakikada 4 geyik
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=230
En başta belirtmekte fayda var, bu yazının amacı facebook iyidir veya kötüdür demek değildir. Facebook'a giydiren bir yazı buldum, bunu süperwallda forward ederim karizma yaparım umuduyla okuyan varsa hayal kırıklığına uğrayacaktır. Yazı, kısıtlı imkanlarına rağmen internet hadisesini başka boyutlara taşıyan ülkemiz gençliğinin bu siteye ilgisi sonucu facebook'un bir çılgınlık halini alması ve necip Türk basınının her popüler olaya olduğu gibi buna da cahil yaklaşımı neticesinde kaleme alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler resmi kaynaklardan gelen verilerle değil tamamen kişisel tecrübe sonucudur.
Düyunu Umumiye-i Türkiye
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=229
Üst üste gelen özelleştirmeler, buradan gelen milyarlarca dolarla ödenen dış borçlar ve ekonomideki sanal gelişmeler, cari açığın hızla büyümesi, sıcak para tehlikesi derken çoğumuzun aklına gelen “Peki Tüpraş’ı, Petkim’i satıyoruz da, ya sonra?” sorusu. Geçenlerde gözlerden kaçmadıysa hepimizin okuduğu akarsuların özelleştirilmesi ve “Ne yani boşa mı aksın bu sular?” açıklamaları.
Tarihte bugün: 3 Ocak
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=228
"Zapatista Hava Kuvvetleri" Meksika ordusunun bir kışlasını binlerce kağıt uçakla bombardımana tuttu. Kağıt uçaklarda şu not yazıyordu: "Askerler, biliyoruz ki yoksulluktan hayatlarınızı ve ruhlarınızı sattınız. Ben de yoksulum, milyonlarca diğer insan da öyle. Ama siz bizi sömüren Zedillo'yu ve onun kalantör çetesini savunduğunuz için yoksulların yoksulusunuz." (3 Ocak 2000)
Pazar yazısı: Diziler ve Sevgili Dünürüm
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=227
Madem ki Lost filan derken dizi sektörüne giriş yaptık, pazar yazısı tadında bir dizi incelemesi daha yazalım. Daha önceki yazıda da değinmiştim, dizi takibatı yapmak epey bir efor gerektiriyor. Bir dizinin müdavimi iseniz eğer, haftanın belirli bir günü, belirli bir saatte ekran başında olmanız gerekmekte. Bunu 3-5 sene boyunca yapanlar adamlar var işin garibi. Tabii bir de birden fazla dizi için yapanlar da. Hadise elbette Türkiye’nin sosyo-ekonomik durumu ve televizyon denen dipsiz kuyunun çekiciliği ile alakalı.
İt Dalaşı
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=226
Bu PKK operasyonları sebebiyle sürekli olarak takip ettiğim bir site var. Türk Silahlı Kuvvetlerinin resmi sitesi. Orada hava ihlalleri ile ilgili bir başlık var. Tıkladığımızda gün, saat ve mevki bildirerek süresi ile bildirilmiş yüzlerce hava ihlali ile karşılaşacaksınız. Neredeyse gün aşırı it dalaşı gerçekleşmekte. Her it dalaşı sonrası Dışişleri Bakanlığı gerekli girişimlerde bulunulması maksadıyla bilgilendirilmekte.
Fazıl Say'a küfreden Müslüman olsa...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=225
Fazıl Say, ülkesi ile, ülke gündemi ile yakından takip ettiği gelişmeler ışığında içinde bulunduğumuz ya da içinde bulunacağımız durumu kendi bakış açısıyla değerlendirip, bu ülkeden gidebileceğini ima ederek büyük bir tartışma başlattı. Doğru ya da yanlış, yerli ya da yersiz, ne olursa olsun, bir sanatçının içinde yaşadığı toplumla ilgili endişelerini dile getirmesi gerekmektedir. Bir aydının susması ihanettir.
Previously on Lost
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=224
http://www.fasulyeden.com/images/lostyan.gifBirkaç istisna dışında dizi takip etme konusunda sürekli sorunlar yaşarım. Zaten dizi olayı başlı başına bir garip durum. Yani her hafta, belli bir günde, belli bir saatte ekran başında olmanız gerekiyor bir diziyi takip edebilmek için. Zaten Türk yayıncılığının dizi bombardımanının sebebi de bu. Türkiye, malumunuz, çok küçük bir kısım hariç, sosyal hayat anlamında gelişmemiş bir ülke olduğundan dolayı, özellikle akşam saatlerinde bir sinema, bir tiyatro ya da dışarıda yemek yiyelim, eğlenelim kültürü olmadığından dolayı praym taym denilen hadise bu denli önemli. Kapanıyoruz ülkece eve, akşam genelde dizi, bazen maç bulursak izliyoruz. Onun dışında çoğu zaman filmlere bile ilgi göstermiyoruz AB grubu dışında. Hadi bir dizi, belki iki diziyi sürekli takip edenler makul ama, etrafımızda muhakkak o akşam izlenecek 2 dizisi olan manyakları da görebiliyoruz sıklıkla. “Ay bu akşam Sıla var, Ezo Gelin var, Genco var” manyakları bunlar.
Trafik Magandaları Sosyalleşme Ağı
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=223
Uzun saatlerini trafik içerisinde şoför olarak harcayan bir çalışan olarak, her türlü maganda ile içli dışlı oluyorum. "Efendim neden içli dışlı oluyorsun? Zaten bu ülkenin kuralları var, kimin nereden nasıl gideceği kanun nizam çerçevesinde belirlenmiş" diyebilirsiniz. Yalnız İstanbul trafiğini çözmekten umudunu kesmiş olan yetkili arkadaşların kurallardan muaf tutdukları bazı bölgeler var.
Dünden Aklımda Kalanlar
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=222
Milletin eğlenmeye gittiği bir yerde kendini kahretmek. Ne eğlenebilmek, ne ağlayabilmek. Yüzünde ısrarla o salak maskeyle dolaşmak. Herkese mutlu olduğunu göstermeye çalışmak. Aslında mutlu olamamak. Zaten hiç mutlu olamamak. Hep kendini mutlu sanmak. Kendini mutluyum diyerek kandırmak. Ama kendini kandıramamak. Belki diğer insanları da kandıramamak. Bunun da farkında olamamak
Kuru Kuru Gitmez O Tostlar
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=221
Perşembe sabahı, gene geç kalıp servisi kaçırdığım için, işe giderken Eminönü'nden motora atladım. Kalkalı bir saati geçtiğinden de, acıkmış bir vaziyette, motorun üst kısmında, günün üçüncü sigarasını içerek, çay servisini bekliyordum.
Kralım, Abdullah\'ım...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=220
http://www.fasulyeden.com/images/kralabdullah.gifTürkiye Cumhuriyeti’nde dün bir ilk yaşandı. Suudi Kral Abdullah Türkiye’ye geldi malum, ana haberlerde magazinsel kısmı sıkça verildi, 560 tane bavul, 768 koruma, 9865 araba, 827498 tane danışman falan filan gibi… Suudi Kral Türkiye’ye gelip de Anıtkabir’i ziyaret etmeyen birkaç kişiden birisi. Diplomasi nezaketi denir buna, ziyaret ettiğin devletin saygı duyduğu şeylere saygı göstermek durumundasın. Protokol gereği de Türkiye’ye gelen devlet liderleri Anıtkabir’i ziyaret ederler, şart değildir ama iyi niyet işaretidir bir nevi…
Çok özledik...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=219
Dünya üzerinde binlerce farklı devlet kuruldu, on binlerce büyük devlet adamı veyahut kurucusu var bu devletlerin. Hepsi de kendi ulusları tarafından biliniyor, anılıyordur elbette, gerek kültürel miras gerek milli tarih dersleri vasıtasıyla. Bu bilimsel bir araştırma değil tabi, sadece kişisel gözlem ama dünya üzerinde Mustafa Kemal kadar çok sevilmiş bir lider daha yoktur eminim ki.
Devinim Teyze
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=218
Her sabah aynı otobüse binip iş hayatının monotonluğuna yelken açanlar bir el kaldırsın bakalım? Evet, muhtemelen bu yazımda bahsedilenleri sizler daha iyi anlayacaksınız.
Başka bir siyasetçi: Erdal İnönü
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=217
http://www.fasulyeden.com/images/inonu.gifBakmayın başlıkta siyasetçi dediğime, Erdal İnönü bir siyasetçi değildi, aslında asla da bir siyasetçi olmadı. Kendisi 1980 dönemi sonrasında “mecburiyetten” solu toparlamak adına yola çıkmış, ve her nedense koalisyon ortağı olan Demirel köşke çıkınca da “ohh be” diyip kenara çekilmiştir. Toplamda 10 yıl yaklaşık olarak. Zaten Erdal Bey'e, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini soran gazeteciye de “Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!” şeklinde açıklama yapar. Siyasi kısmına dokunmak gibi bir niyetim yok, sadece güleryüzlü, sevimli bir siyasetçi olarak tanıdı kendisine Türk halkı, bilim adamı olarak değil ne yazık ki.
Kaza Süsü
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=216
Düşündüklerimizi,Ağzımızdan çıkan her bir kelimeyi,Topyekun fikirlerimizi,İnandık saydım.Bu inandıklarımız hiçbir şey değil,Bir de inanmadıklarımızı görseniz…
Google\'dan mı geldin anacım?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=215
Dünyanın en etkin arama motoru ve daha fazlası google.com’dur malum. İnterneti yemiş yutmuş, türlü komünite sitelerinde cirit atmış, internet teknolojilerini dibine kadar kullanan adamdan tutun da; ayda yılda bir internet cafeye gitmiş, birkaç porno siteye takılıp sonra kahveye pişti oynamaya gidecek adam bile google.com ve nimetlerinden faydalanmakta. İnternet kullanıcısı google.com’da arama yapıp sitelere ulaşıyorken, aynı şekilde internet siteleri de SEO adı verilen ayarlarla birlikte en doğru ziyaretçiyi sitesine çekmeye çalışıyor.
Samimiyetsiz buram buram, yaşasın bayram...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=214
Bayramlarda, kandillerde insanların birbirlerine mesaj göndermeleri ile ilgili herhangi bir sorunum yok. Yani tabii ki bu noktada “nerde o eski bayramlar, hey hey” demenin tam da yeri belki ama, teknoloji gelişiyorsa ve teknoloji geliştikçe insanlar uzaklaşıyorsa eğer; elimizden gelenin en iyisi de bu gibi günlerde yakınlarımıza kısa mesaj göndermek suretiyle bayramlaşmak ise, buna itirazım olmaz.
Roberto, şu faturayı yatırıver anam, hadi...
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=213
http://www.fasulyeden.com/images/rcarlos.gifSevgili Fenerbahçe’miz 100. yılına girerken futbola dair coşkum, heyecanım yerlerde süründüğü için geçen sene olduğu gibi bu sene de pek bir ilgisiz kalmıştım olan bitene. Lig başladı filan, bir şekil arkadaş ortamlarında futbol mevzuları geldi kuruldu ortaya. Tabii ömrümüz yarı samimi arkadaş ortamlarında sessizliği bozmak üzerine kurulu taktiklerle geçmekte olduğu için futboldan nasibimizi alalım yine dedik.
"Referandum" yaz 3250'ye gönder!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=212
“Referandum varmış 21 Ekim’de.” Önce bir duraksıyorum. Referandum ne acaba? Sonra sözlüğe bakıyorum, halk oylaması diyor. Tekrar bir duraksama... Popstar gibi bir şey mi acaba, esemes mi yollayacağız? Ülen ben Bayhan’a bile yollamadım ki, kralı gelse yollamam. Sonra öğreniyorum ki kral değilse de cumhurbaşkanı imiş mevzu bahis. İyi de bu soruyu niye bize sormuşlar? Bugüne kadar neyi bize sormuşlar? Eh madem böyle bir hadise var, biz de konunun üzerine eğilelim ve oyumuzu bilinçli bir şekilde kullanalım diyerek şöyle bir gözden geçirme yapayım diyorum:
11. Cumhurbaşkanını kim seçsin?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=211
Biliyorsunuz 21 Ekim'de referandum için sandık başına gideceğiz milyonlar olarak. Tabii, bu referandum için harcanan milyonlarca dolarlar uçuşacak beynimizin kıvrımları arasında. Misal o paralarla kaç öğrenciye karşılıksız burs verilebilirdi acaba? Ya da kaç tane mayın temizlenirdi Güneydoğu'dan? Peki ne için gidiyoruz sandığa? Anayasa'da küçük birkaç değişiklik yapmak için... Ee peki zaten değişmeyecek mi bu anayasa? Onun için cıngar çıkmıyor mu şimdi? Evet, bir kaç ay sonra toptan değişecek bir anayasada küçük birkaç düzeltmeye gidiyoruz. Batıyor rahatlık. Batıyor milyon dolarlar...
Artık Avrupa düşünsün -2 (Yavaş yavaş oluyor buralar)
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=210
Bizim apartman iyice rayına oturdu artık, çığrından çıktı desek daha da olur olabilir gerçi. Kanka olmanın son aşaması olan analı bacılı küfürleşmeyi de hallettik, ne kaldı geriye bilmiyorum. "Herkes burda mı?" diye soruyosun, "anan yok" diyor; "Olm bacın aradı ters ters konuştu bi ara istersen" gibi dialoglar envai çeşit dilde yapılmaya başlandı. Hani hadi saçmalayalım olabildiğince vardır ya, anlamsızca konuşursun saçma sapan onu İngilizce başka milletten insanlarla yapmanın keyfi bambaşkaymış gerçekten. Buzdolabı patlatmacılığı kültürünü de yavaştan oturtmaya başladım, dün Hong Konglu'nun nevalelerini bitirdik gecenin köründe.
Bir Metrobus Hikayesi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=209
Detaylı bir araştırma yapmadım aslında, ama bu dalganın inşaatı 2006 Mayısında başlamıştı sanırım. Ve hedef olarak okulların açılacağı Eylül’2006 koyulmuştu. Sistem basit, E5’in tam ortasında iki yönden de birer şerit alarak izole bir yol oluşturulacak, buradan metrobus dediğimiz araçlar trafik derdi olmadan kendilerine ayrılan özel yoldan Küçükçekmece-Topkapı arası gezinip duracak. Sistem basit ama bunu yapmak pek kolay iş değil. Zira takdir edersiniz ki zaten perişan halde ki bir E5’i tam da ortasından ikiye bölmek çok ciddi bir maliyet ve gayret gerektiriyor.
Seyircisiz Seyir Zevki
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=208
Türk futbolu ve futbolseveri olarak gelişmenin şirazesi olarak hep Avrupa’yı görmüşüzdür haklı olarak. Avrupa’da söyle, Avrupa’da böyle cümleleri sadece futbolda değil tabi, tüm sosyal mavralarda önümüze çıkmakta. Ben de öyle başlayacağım cümleye, hatta yazının ana fikrini tek cümlede özetlemek en güzeli. Avrupa’da iç saha maçında 50 taraftarı tarafından desteklenen bir takım yok kardeşim, 2 kere 2 dört, 5 kere 10 50…
Canoğlan’ın ardından: Artık Avrupa düşünsün!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=206
Sonunda hepimizin iple çektiği o büyük gün geldi ve Ulvi kişisi ülkeyi terk edip erasmusla Frankfurt’a gitti. Bundan sonrasını artık Avrupa düşünsün diyerek gelelim hulkicanın Avrupa macerası sırasında ve sonrasında gerçekleşebilecek olası senaryolara…
Şehir günlüğü - 2 (Çizgi karakteriz hepimiz)
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=204
Çizgi film tadında bir ülkede, şehirde, mahallede yaşıyoruz ailecek. Misal şu cumhuriyetin 84 yıllık başkenti bir haftadır susuzluktan kırılıyor, hastenelerde ameliyat yapılamıyor ama daha bir kişi bile istifa etmedi. Aksine "Rabbim yağmur yağdırırsa sorun çözülecek" diyor yetkili ama etkisiz kimseler. Sanki Rabbim Arap çöllerine peynir ekmek gibi yağmur yağdırıyor, adamların suyu gürül gürül, bizimkisi "tısss".
Sokak ve Müzik
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=203
Yıllardır farklı din, dil ve ırktan milyonlarca insanın geçip giderken bıraktığı izleri taşıdığından mıdır nedir, İstanbul’un hep bir gizemi, çekiciliği vardır ya hani... Bu gizemi yaratan; senin benim gibi normallerle zengini, fakiri, genci, yaşlısını; travestisi, ibnesi, türbanlısını; ayyaşı ve tinercisini; hırlısı, hırsızı ve kapıp kaçanını kaldırım taşlarının üstünde birleştiren bir ruh var bu sokaklarda.
Memleket Çilesi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=202
- Nerelisin ?- Bayburt...Allah bu durumdaki insanlara güç versin, sabır ihsan eylesin. Hayır tamam en nihayetinde vilayetimizdir, kanla kazanılmıştır. Oha ajitasyona bak. Fakatamalakin "Nerelisin?" sorusunu soran insan memlekete önem veren insandır, gelecek her türlü cevaba karşı bir refleks geliştirmiştir yıllar boyu.
Ctrl F
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=201
Bu bir parola, bu bir cmylmz ekürisi, yo yo bu bir gereksinim beyler. Son günlerde hayatıma sokmak istediğim bir aparat. Yaşımızın ilerlediğinden midir nedir, nostaljika mode olduğumuz zamanlarda bazı anlar flulaşıyor. İtalik kısımda şair, -ika trendine / türkilizceye / bu taksim işareti silsilesiyle de Perihan Mağden'e taş atmaktadır. Esas derdime dönersem, kemere takılan eski çağrı cihazları modelinde bir ctrl f aygıtı istiyorum. Bunun sayesinde search nahiyesine neslihan yazınca, kuvözden itibaren hayatına girmiş olan neslihanları, ki undernet zurna'da konuştuğun nesli_18f ler dahil botlar da dahil anasını satim, senin önüne dökebilsin güncellenmiş datayla.
Haydar Haydar
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=200
Lan düşünsenize bi şekilde durup dururken Haydar Baş'ın iktidar olduğunu, alakasız. Oy pusulalarında kaydırma falan oluyormuş, yeminle adamın kalbine iner valla. Ananskm mazot 80 kuruş demiştik di mi diyerek son nefesini verir. Hadi kalbine inmedi diyelim, gayet normal şekilde vakur bi duruşla karşıladığını varsayalım sonuçları. Ulan bu durumda da bizim kalbimize iner şerefsizim, kim lan bu bindirilmiş kıta seçmenleri diye.
Yaşasın Cumhuriyetçi Laiklik ve Statüko!
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=199
22 Temmuz Seçimlerine gelirken, bu süreç içinde geçtiğimiz aylarda yaşanan birçok siyasi gelişmeden birbiriyle ilişkili iki tanesine değinmekte yarar var. Bir tanesi 27 Nisan 2007’de askerin verdiği e-muhtıradır.(1) Konumuzla asıl ilgisi olan mesele ise, muhtıranın öncülü ve ardılı olan mitinglerdir. Ve bu mitinglerde saf tutan bir partinin, mitinglerde kullandığı jargondur asıl mevzuumuz.
Saymaya başladım
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=198
Erkut evden çıkmış çoktan. Masanın üstünde bulduğum anahtarı çantaya attım. 4 kat merdiveni kondisyon eksiğime rağmen, koşarak rekor sayılabilecek bir sürede indim. Taksi evin önünde duruyordu.
Fasulyeden v.3.0
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=197
http://www.fasulyeden.com/images/v3.gifUzun zamandır aynı çizgide devam eden tasarımı değiştiriyoruz. Sıkıldınız çünkü, biliyoruz. Yeni tasarımda da çok çok özel birşey bulamayacaksınız muhtemelen. Ve hatta kesinlikle. Hımm neler değişti birlikte bakalım:
Iki direk arası demokrasi
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=196
Çarpık çurpuk Türk demokrasisi yeni bir sınav vermek üzere 22 Temmuz seçimlerine kilitlenedursun, bir seçimde daha kitleleri etkilemek için sözler, fikirler, projeler değil de bangır bangır seçim otobüsleri, milyonlarca YTL harcanan abuk sabuk bayraklar sardı dört bir yanı. Tüm ana yollar, stratejik meydanlar birbirinden sinir bozucu bir havaya büründü. Nedir anlamıyorum, en çok AKP'nin bayrağı var ona basıcam oyumu diyen bir seçmen kitlesi mi var? Ya da MHP'nin playlistini çok beğendim, yaza çoşkulu müzikle giriyoruz, oylar MHP'ye... Yok ki bu adamlardan... Yani olmamalı...
En büyük taraftar kimde?
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=195
Yurdum internet kullanıcısı, hele hele taraftar forumlarını kendilerine mesken tutanları pek bir garip oluyor. Zaten futbolu tek renkle izleme, tartışma hallerinden mütevellit en doğru biziz, en büyük biziz, diğerleri hep ezik ruh hali içindeler, anlıyorum. Ama bu türlü salak saçam sitelerin düzenlediği en büyük taraftar kimde anketlerine ambargo koyma hırsı bardağı taşırıyor resmen.
Sidikli
http://www.fasulyeden.com/index.php?action=fullnews&showcomments=1&id=194
Artık her an sidikli lakabını alabilirim: Evime gitmeden önce uygun olduğum yerde tuvalete gidiyor