Şubat Ayında Nisan Esintisi

Aşağıdaki sözler bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Çetin Altan’a “2008 Yılı Kültür Sanat Büyük Ödülü” verilirken yapılan konuşmadan bir alıntı:

Eleştirel akıl olmadan, eleştiriye tahammül olmadan yol alamayız. Söz olmadan, yazı ve fikir olmadan uygarlık iddiamızı gerçekleştiremeyiz. Farklı düşünmek asla birbirimizi anlamaya en azından anlama çabasına mani olmamalıdır. Demokrasinin temeli, tahammül duygusudur. Eleştirel aklın, farklılıklar arasında diyaloğun geçerli olmasıdır. Her türlü düşünceye saygı duyulmasıdır. Bugün mutlulukla ifade ediyorum ki Türkiye artık ne Çetin Altan’ı 300 kez mahkeme kapılarına çağıran ve düşünceyi mahkum eden bir Türkiye’dir, ne de Nazım Hikmet’i 12 yıl boyunca hapishanelerde tutan Türkiye’dir. O alıngan, o vehimler üreten Türkiye, artık yerini öz güvene bırakmıştır.

Şubat ayında nisan esintisi gerçekten. Daha bugünden 1 Nisan’ı yaşadık. Başbakan’a, geleceği bugüne getiren bu geniş ufku için teşekkür ediyoruz fasulyeden.com ailesi olarak.

Basına açtığı davaların klasörleri üstüste konulduğunda boyunu geçen, aldığı tazminatlarla evlatlarına birer gemicik daha alabilecek Erdoğan, ülkemizde artık basın özgürlüğünün güvencesi oldu. Demokrasi tramvayının vatmanı, demokrasinin savunuculuğunu yapmaya kalkınca böyle oluyor sanırım. Gerçekten şaka gibi bir ülkede yaşıyoruz. Daha da uzatıp fasulyeden.com’u da davalık etmek istemiyorum.

Durmak yok, dava açmaya devam sayın Başbakan…

Şubat Ayında Nisan Esintisi” üzerine 3 yorumlar

  1. Daha dün gazetede okudum, Leman’ı dava edip, 6000 YTL para kazanmış. Leman da bari Gazze’deki çocuklara bağışla da işe yarasın diye teklifte bulunmuş. Bu ne yaman çelişki Halife Bey?

  2. Kazak gazeteci Yesergepov’un ‘devlet sırlarını açığa çıkardığı’ gerekçesiyle 3 yıl hapse mahkûm edilmesi üzerine Avrupa Birliği’nin yayımladığı ‘basına özgürlük’ deklarasyonuna katılmayan tek aday ülke Türkiye oldu.

Yorumlar Kapalıdır.