1. Dünya Savaşı Propaganda Afişleri

Birinci Dünya Savaşı’nı ilkokulda, ortaokulda, lisede dinledik, durduk. Geçenlerde aldım kağıdı kalemi elime, sokağa çıkıp rastgele denekler çevirip sordum; “1. Dünya Savaşı’nda noldu?” Allah sizi inandırsın, 1000 deneğin tam tamına 889 tanesi “Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık” dedi. O kadar. Tabii savaşın nedenleri, gelişmeleri, sonuçları filan bir milyon ton detay. İstesem boğarım bu detaylarla, feleğinizi şaşırırsınız ama bu detayların biraz uzağına çıkıp, savaşın ilginç bir tarafına da göz atmak lazım. Evet, evet yanlış duymadınız, propaganda afişleri… (Hahaha ne salak bir sunum oldu bu böyle)

Şimdi kısa bir özet geçmek adına, 1. Dünya savaşında 2 ana grup olduğunu hatırlatalım. İtilaf devletleri ki kendileri Britanya Krallığı, Fransa, İtalya, Rusya Çarlığı, Sırp Krallığı, Birleşik Devletler, Belçika Krallığı, Avustralya, Yeni Zelanda idi. Bunlar kazandı zaten, şerefsizler. Çok garip olan birşey daha var. İtilaf uzlaşma demek iken, ihtilaf anlaşamama demek. Hep çok anlamlı gelmiştir bana. Şey gibi, süper anlaşan insanların arasını bir harf bile bozabilir. Çok zekice.

İttifak devletleri –ki itilafla neredeyse aynı manaya gelir- Almanya İmparatorluğu liderliğinde, Avusturya Macaristan, Bulgaristan Krallığı ve ne yazık ki Osmanlı İmparatorluğundan teşekkül edilmiştir.

Bahis sistemi o zamanlarda söz konusu muydu emin değilim ama ben şahsen şu kadrolara bakınca İtilafcılara 1.05 gibi bir oran verirdim heralde. Çanakkale Cephesi gibi bazı sürpriz, bomba kuponlar yapılabilir ama, onun dışınca favori İtilafcılar.

Neyse, ben nereye gelmeye çalışıyorum, onu anlatayım. 1. Dünya Savaşı o ana kadar, tarihin gördüğü en kanlı, en buhranlı savaştı. Savaşa dahil olan onlarca devlet milyonlarca asker ve milyarlarca dolar para, tonlarca un, yağ, et gibi gıda malzemelerine ihtiyaç duydular.

Bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için basılan propaganda afişleri savaşın pek düşünülmeyen sosyal ve ekonomik tarafından önemli ipuçları veriyor aslında. Mesela askerliğin bir zorunluluk değil de tercih olduğu toplumlarda bu afişlerle ülke erkeklerinin gururu okşanıyor, cepheye katılmaları için çaba harcanıyordu. “Ülken seni çağırıyor” gibi klişe afişlerin yanı sıra, benim en çok dikkatimi çeken İngilizlerin kullandığı “Baba sen büyük savaşta ne yapıyordun?” afişi. Adam diyor ki savaşa gelmezsen, yarın çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın? Heeyy, heyyy…

Diğer dikakt çekici detay savaşı finanse edebilmek için satılan savaş bonolarına yönelik afişlerde gizli. Burada da halk hem faiz kazanabilecekleri, hem de ülkelerine hizmet edebilecekleri yönünde etkilenmeye çalışılıyor. Savaş bonolarının geri dönüşü de sadece ülkenin kazanmasıyla mümkün aslında. Bir kere aldın mı, allah param batmasın diye daha çok para yatırman gerekebilir.

Onun dışında ordunun gıda ihtiyacı olduğu, o yüzden toplumun tasarruf yapması, daha az et yemesi, daha çok yumurta üretmesi gerekliliğini vurgulayanlar var. Hatta kocası askere giden kadınları tarlada çalışarak üretime teşvik etme amaçlı afişler de oldukça ilginç.

Aşağıda bu afişleri bulabilirsiniz. Avustralya’dan 19; Belçika’dan 1 , Kanada’dan 73, Almanya’dan 9, İtalya’dan 1, Rusya’dan 6, Britanya’dan ise 40 afiş var. Fransa ve Amerikan afişleri de yolda, geliyor. Özellikle savaşa son demlerinde diren ve bir nevi kaderini değiştiren Amerika’nın hazırladığı afişleri görünce, adamlar hakikaten tamamen pazarlama üzerine kurulu bir ülke diyorsunuz. Onları daha sonra ekleyeceğim dediğim gibi, aşağıdaki listeden ise Kanada’yı da bu konuda başarılı buldum ben.

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

1. Dünya Savaşı Propaganda Afişleri” üzerine 4 yorumlar

  1. “Birinci Dunya Savasi’nda Propaganda” bir kitapsa, “Ikinci Dunya Savasi’nda Propaganda” 20 ciltlik ansiklopedi olur der cekilirim…

  2. Haha, gel yavrum gel, top oynamak neymiş gösterelim sana diyen bir subay geliyor gözümün önüne…

Yorumlar Kapalıdır.