televizyon

Modern Grimm Kardeşler: Hanna Barbera

Modern Grimm Kardeşler: Hanna Barbera

Çocukken bir ara, büyüyünce ne olacağımı soranlara çöpçü olacağımı söylermişim. Hikayesi de var, ben hatırlamıyorum gerçi ama, bir gün bebe aklımla çöpçülerin çalıştığı şartlara üzülürken yakalamış bizimkiler beni. Yaş 4 falan, ama sosyal bilinç ta o zamanlardan yüksek işte. Yazık çöplerle uğraşıyorlar serzenişlerime “Ama onlar bu işi yaptıkları için fazladan para alıyorlar” diye cevap alınca bende ne sosyal bilinç kalmış, ne de ezilen sınıfa duyulan…

Jilet Rıza

Jilet Rıza

Bazı insanların hayatında ya da dur, insanların hayatlarına giriyoruz bir şekilde. Ve nasıl girdiysek, öyle hatırlanıyoruz. Hatırlamak istedikleri gibi hatırlıyorlar. Şizofrenik bir durum aslında. 33 yaşındaki Semih’in hâlâ Genç Semih olması gibi… “Ya şeyi gördüm geçen Karfur’da, hani şey ya, bu şeyde oynar, ayyy dilimin ucunda, çok iyi sanatçıdır, ya işte eski filmlerde oynar, hep kötü adam rolünde oynardı, beyaz saçlı…” Böyle tarif edilir, eğer…

“Kıl”işe

“Kıl”işe

Eskiden sabahlardık ya, hatırlıyorum. Savaş Ay’dır, Siyaset Meydanı’dır, Ceviz Kabuğu, bilimum Okan Bayülgen Show’ları… Haftasonları da böyle konuklu programlar olurdu, ne bileyim konuk çağırılır, onunla ilgili mini bir cv-vtr (ne demekse) izletilir, sonra ropörtajlardan alıntı yapılarak sohbete koyulunur. Çanak sorular, klişe sorular da cabası. Bu programlarda hep “ben olsam şöyle cevap verirdim” diye düşünmüşümdür hep. “Bu alıştırmaların meyvelerini iş mülakatlarında topladım” demek isterdim ama malesef…

Saçmalamaktayız

Saçmalamaktayız

Memlekette milyon tane sorun varken, şimdi de buna mı kafayı taktın demeyin rica ediyorum. Söyleyeceklerimi sonuna kadar dinleyin, ondan sonra en azından haklı olduğuma inanacaksınız diye umuyorum. Şu aralar, bildiğiniz gibi evde aylak aylak yatıyorum. İş yok, işe gitmiyorum. E para da yok, haliyle evden pek dışarı da çıkmıyorum. Çıkıp ne yapacaksın bu soğukta zaten? Neyse, geçen gün salonda bilgisayarla zaman geçiyorum. Evdeki televizyonda da…

Leyla ile Mecnun

Leyla ile Mecnun

FasulyedenKom dizi tavsiyeleri kuşağının bu sezonki talihlisi Leyla ile Mecnun oldu sevgili takipçiler. Takipçiler bilir, pek televizyon izleyen bir kitle değiliz fasulyeden camiası olarak. Bir Altar insanı var aramıza, Sülüman’ı olsun, Ali Kaptan’ı olsun, Fatmagül’ü olsun sektirmeden takip eden. Onun dışındakiler, dea zaten bir tek Behzat Ç. reyizi pazarları televizyondan, haftanın geri kalan her gününde de internetten izliyor (bu da böyle bir manyak işte, adam…

Zebanisiz Türkler

Zebanisiz Türkler

Fıkrayı biliyorsunuzdur da, özet geçiyorum yine de, cehennemi dolaşanlar, her milletin farklı kazanlarda toplandığını ve sadece Türklerin kazanının başında zebani bekçilerin beklemediğini görürler. Sebebini sorunca da, “Onların başına zebani dikmedik, çünkü birisi kaçmaya çalıştığında içeridekiler paçasından yakalayıp tekrar içeri çekiyorlar.” denilir. Tamam, bu modellerden her yerde vardır, sadece ülkemize özgü değiller. Ben de bunun farkındayım da, yine de bu model insanların varlığını anlayamıyorum arkadaş. Konuyu…

Viva la Chuck Norris

Viva la Chuck Norris

Hepimiz ergen yıllarımızda o “vurdulu kırdılı” diye tabir edilen dövüş filmlerinden izlemişizdir. Ben hatırlıyorum, hele de ilkokul yıllarımda çocuk aklımda çok severdim. Tabii o yıllar, Bruce Lee’nin ölümünün üzerinden 15 sene geçmiş, hâlâ televizyonda filmleri oynuyor, ama yine de eski popülerliği yok. Meydan Jean-Claude van Damme’a kalmış, tam da patlamaya başladığı yıllar hatta. Ara sıra televizyonlarda Bruce Lee filmlerine denk geliyoruz, ama çoğunlukla van Damme…

Baharı Bekleyen Kumrular Gibi…

Baharı Bekleyen Kumrular Gibi…

Ahh be Metin Akpınar, neden bir albüm yapmadın ki zamanında. Rakının yanına meze yapardık, seni Papatyam‘la değil, o albümle anardık. Zeki Alasya, o ne güzel bir uyanmadır, o nasıl “ne yapıyor lan bu” bakışıdır abiciğim. Neyse, Akasya Durağı geliyor aklıma, susuyorum. Orta direği anlatan bir Türk filmi klişesi olarak duvardaki Fenerbahçe posterleri gözlerden kaçmıyor. Boşuna değil “Fenerbahçe halkın takımıdır!” dememiz. Coşkun Sabah bu ne güzel…