Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Gözler hep seni arar Şanlı Göztepe

Çocuklarımıza, torunlarımıza vazgeçmediğimizi gösterebilirsek ve onlara da vazgeçmemeyi öğretebilirsek ne mutlu bizlere, yoksa sokayım ligine de kümesine de... Arkamız sağlam gelsin, Göztepe tribünleri bitmesin, 20-30 yıl sonra bile her gittiğimiz şehirde özel önlem alınsın, stadlar sadece biz geliyoruz diye dolsun bunlar bize yeter... Yoksa biz, falanca teknik direktörü alırsanız sizi ligten düşürürüz diye gelen telefonları da duyduk, şu maçta olay çıkartırsanız ceza veririz size diye gelen telefonları da...

Herkes futboldan anlar

Atif Kececi ‘Yoneticilik Sanati' baslikli makalesini soyle sonlandiriyor: "... Okulu olmayan spor kulubu yoneticiliginin egitimini almis insanimiz yok. Uzun sure yoneticilik yapip tecrube sahibi olanlar ise ne hikmetse kenarda tutulmaktadirlar. Gunumuzdeki yonetici profilini anlatan en onemli gosterge yaptiklari aciklamalardaki sacmaliklar olmaktadir." Icinde ‘spor kulubu yoneticiligi' ifadesi gecen bir yazi okurken heyecanlaniyor insan!

Götü tutuşasıcalar!

Geçen gün, sabah 7.30 civarı Mecidiyeköy'de servise yetişmek için uyku sersemi seri adımlarla yürürken, yolun karşısına geçmek için bir kırmızı ışıkta durdum. Bir an önce ışık yeşile dönsün de artık karşıya geçeyim diye beklerken, yolun tam karşısındaki reklam panolarına gözüm takıldı. Uzaktan bir şeyler seçiyorum, ama herhalde uykunun mahmurluğundan olsa gerek yanlış görüyorumdur diye düşündüm. Artık yeşil ışığı daha bir sabırsızca bekleyip, bir an önce karşıya geçeyim de ne olduğunu tam olarak göreyim diyordum içimden.

Aklım ermiyor

Fasulyedenkom'u günden güne takip eden, bakıp bakıp ne güzel yapmışız lan diyen -sayabildiğim kadarıyla- bir elin parmaklarını geçmeyen bir kitleyiz şurada, hayır sanmayın ki şikayetçiyim bu durumdan, çok keyifli bile geliyor zaman zaman. Lakin sanırım gözünüzden kaçmamıştır, birkaç gündür müptezel bir bot dadandı siteye. Yazıların altına türlü türlü yorumlar yapıyor, bizi çileden çıkartıyor. Hayır o değil, bir elin parmaklarını doldurduk sayesinde. Ona yanıyorum.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?