Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Assassin’s Creed Derlemesi

Ubisoft, Assassin's Creed serisinin yeni oyunu, Assassin’s Creed Valhalla’yi gecen ay yayinladigi bir trailer ile duyurdu. Yil sonuna dogru cikacak Viking temali yeni oyun Norse mitolojisinden beslenen bir dunya kuracak.…

Insanlik tarihi #1: Sehirler ve Yollar

Rabbim gunah yazmasin ama Avrupa’da kilisenin insan hayati uzerine yazdigi acimasiz kurallari yakip yerle bir etmeyi, bireyselciligi, akilciligi, merak etmeyi, arastirmayi ve en nihayetinde ogrenmeyi amaclayan Ronesans’i ve Aydinlanma cagini…

Sözümü Dinlemedin

Bundan 10 sene önceydi; Orduda, siyasette, iş hayatında ne kadar biat etmemiş adam varsa hapse atılıyordu. Ben sana, "Bu iş cadı avı, muhalifler sindiriliyor" dedikçe, sen intikam diye bağırıyor, bıyık altından gülüyordun. Yıllar sonra geldin bana kandırıldım diye ağladın. SÖZÜMÜ DİNLEMEDİN. Doymadın, 10 yaşındaki çocuğun bile farkına varabildiği hilelerle, uydurma belgelerle, sözde sehven ama aslında şehven sahtekarlıklarla TSK paramparça edildi. Kozmik odasına girildi, ülkenin ne kadar sırrı varsa çıkarılıp yabancılara parça parça servis edildi. Ben sana "yapma, ülkeyi felakete sürüklüyorsun" dedikçe, sen "bağırsaklarımızı temizliyoruz" diye gevşek gevşek gülüyordun. Yıllar sonra geldin bana kandırıldım diye ağladın. SÖZÜMÜ DİNLEMEDİN.

Edinburgh Gezi Notlari (Instagram endeksi ile birlikte)

Iyi bir gezgin degilim, olamadim. Ya da olmadim. Yani, yeni yerleri gezmek, yeni seyler kesfetmek, evet, kagit uzerinde guzel duruyor, yapsam nefis olur, isterim de ama yani ehh, olmasa da yasarim mutlu mutlu. Ingiltere’ye gelince biraz isteyerek, cokca da kendimi zorla motive ederek gunubirlik ya da 1-2 gunluk yerlere gitmeye cabaliyorum oldukca. Madem siteyi actik, gelin Edinburgh seyahatinden aldigim notlari paylasayim sizle. Edinburgh gezisini Ekim sonunda yapmistim, muhtemelen Kasim'da yazmis olmaliyim bu yaziyi da. Yazinin sonuna kucuk bir fotograf galerisi de ekledim. Buyrun, Edinburgh...

4529

Biraz aritmetik hesabi ile baslayalim. 1 Mayis 2014 tarihinde, yani bugunden tam 964 gun once, kendisinden bir onceki yazidan ise tam 668 gun sonra 3565 adli bir geri donus yazisi yazmistim buraya. O yazida ozetle ilgisizlikten oturu kapali kalan FasulyedenKom’un tekrar geri dondugunu, buyuk ihtimalle ayni ilgisizlikten dolayi yine olu kalacagini ancak zaten temel amacimin gectigimiz yillar icerisinde siteye tek bir yazi dahi yazarak bile olsa emek vermis insanlarin diledigi her an, diledigi her yerden kendi yazilarina ulasmasi oldugunu ifade etmistim. Tabi kisisel tarihimin cok iddiali olunan konularda aldigim yenilgilerle dolup tasmasina atifla da bir geri vites kapisi koymayi ihmal etmedim. Geri donup okudugumda sunu da yazdigimi farkettim: Hatta bu vesileyle, “yazmak” eylemini çok büyük oranda gaspetmiş olan, geride bıraktığımız 3-5 yılın “140 karakter”ine karşı da -zafer olmaz da- belki 3-5 tokat sallamış oluruz. Zafer olmadi tabi, hatta tokat demek de zorlama olur ama guzel 3-5 yazi sikistirmistik gene de. Ta ki bir sonraki sessizlige kadar. Son yazimiz 16 Subat 2015 tarihli. Sonrasinda kimse yazmasa da, herkesin yazisi buradaydi, yayinda kaldi. Sanirim 1 yil kadar.

Özgecan Aslan Spor Salonu

Bizim Ataşehir'de kocamaaan bir spor kompleksi var ya hani, basketbol takımlarımızın maçlarını yaptığı. Bir büyük salonu, bir de küçük salonu var. Büyük salonda Erkek Basketbol takımı oynarken, küçük olanda Kadın Basketbol Takımımız oynuyor ya hani. Küçüğün adı uzuuuuun uzadıya, Fenerbahçe Ülker Sports Arena Metro Enerji Salonu. Yazarken yoruluyor insan, üstelik dile kolay da değil, söylerken de yoruluyor. Hazır Kadın Basketbol Takımımız da orada oynuyor, o salonun ismi o kadar uzuuuuun uzuuuun yorucu bir ismi olmasa, daha kısa bir isim bulsak oraya? Hani mesela, Özgecan Aslan Spor Salonu olsa oranın da adı? Bir haftalığına maça siyah kurdeleyle çıkmaktansa, ya da ne bileyim bir tek maç öncesi "Kalbimizdesin Özgecan Aslan" diye pankart açmaktansa, kalıcı bir şeyler yapılsa?

27ler Kulübü

Carteeeel bir numara en büyük, cehennemden çıkan çılgın Türk! 25 yaşında yüzbinlik araba, nereden geldi bu para en iyisi sorma! Nesini soracaksın zaten demiştim bu şarkıyı ilk kez dikkatle dinlediğimde. Ne var lan, adamın parası varmış almış işte. Yaşım herhalde 12 miydi neydi, bir o kadar daha geçmesi gerekti 25 yaşında 100.000 lirayı kenara koymanın ne anlama geldiğini anlamam için. 25 yaşıma gelip de değil 100.000, ayın son haftası 100 liram kaldıysa kendimi şanslı hissedince anladım dünyayı. Hakkaten Cartel'in de dediği gibiymiş 25 yaşında yüzbinlik araba, nereden geldiği sorulmayacak parayla alınabiliyormuş ancak... Ama buna kıyasla daha büyük bir iç aydınlanmayı bundan bir kaç yıl sonra yaşayacaktım, ve daha henüz farkında değildim. 27ler Kulübünü duymuşsunuzdur. Adının belki bu olduğunu bilmiyorsunuzdur ama bir şekilde duymuşsunuzdur. Hendrix'in, Joplin'in, Morrison'ın falan üyesi olduğu kulüp hani. Adı Cobain'in üyeliğiyle konulan, en son Winehouse'la tekrar kendini hatırlatan kulüp. 27'sinde ölen rockçılar kulübü yani. Bu kulübü duyduğumda kendi yaşım kaçtı hatırlamıyorum. Belki 18'dim, belki de 19. O civarlarda yani. Ne düşündüğümü bugün bile net hatırlıyorum. Bunda bu kadar büyütecek ne var ki diye düşünmüştüm ilk. Yaşamış adamlar 27'sine kadar işte. Daha ne yaşayacaklar demiştim. Demek ki o zamanlar 27 yaş çook uzak bir gelecek gibi geliyormuş. 27 yaşındakiler çok büyükler gibi. O zamana kadar yaşanacak her şey yaşanırmış, düşünülecek her şey düşünülebilirmiş, söylenecek her söz söylenebilirmiş gibi geliyordu bana.

Bizim Mağripli Çocuklar Aklın ve Bilimin Peşinde

Ortaokuldan beri biliriz Emeviler döneminde İslam ordularının İspanya’yı fethederek Endülüs Devleti’ni kurduklarını. Ezberletildi bir şekilde. Lakin Fatma’nın Eli yazısını yazarken bu simgenin Alhambra Sarayı’nda bulunduğunu öğrendikten sonra, kıta Avrupası’nın ilk Müslüman Fatih’i Tarık bin Ziyad’ı yazmaya karar verene kadar 7 yüzyılı aşkın orada kaldıklarından haberim yoktu. Elbette İber yarımadasındaki Müslüman etkilerini, Endülüs’ü, Alhambra Sarayı’nı vs. ’genel’ kültür adı altında atmışım hafızaya ama ne yalan söyleyeyim, bir 100, bilemedin 200 yıl kalmış, sonra da çekilmişlerdir sanıyordum. Ee zaten 711’de ayak basıyorlar, 750’de Emevi hanedanlığına son veriliyor. Ezberletilen tarih bu işte. Emevi bitince, Endülüs de bitti sanıyorsun. Oysaki 500 yılı aşkın süre neredeyse tüm İspanya’yı yönetmiş, 1492’ye kadar, yani 780 sene yarımadada kalabilmiş, tüm hispanik kültürü baştan aşağı değiştirmiş, anlı şanlı Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm ömründen daha uzun süre Batı Avrupa’da kendine yer bulmuş Müslüman bir devlet var oralarda. Hadi geçtim Osmanlı'nın tüm ömrünü, Osmanlı 1352 yılında Gelibolu yarımadasındaki Çimpe Kalesi’ni alarak ilk kez Rumeli’ye, yani bir bakıma Avrupa’ya ayak bastığında, Avrupa’nın batısında 641. yılını yaşamakta olan bir kültür bu bahsettiğim. Akıl alır şey değil.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?