Ahmet Taner Kışlalı

image-5ACE_4AE069AA

Katledileli tam 10 sene olmuş. Bugün yıldönümü. Birkaç yazısı ile anmak istedim hocamızı. 1990’lı yılların sonlarına doğru bakın neler yazmış Kışlalı hocamız Güneydoğu sorunu üzerine…

Geçenlerde komşum Batmanlı bir delikanlı ile konuşuyordum. “Hocam” dedi, “Apo biter ama PKK bitmez…”

– Niçin?

Anlatmaya başladı:

Kimisinin yüzlerce köyü var, kimisinin tek karışlık toprağı yok… Avrupa’da yeni çıkan en pahalı arabaları, Ankara’dan İstanbul’dan önce Batman’da görürsünüz. Ama buralarda göremeyeceğiniz kadar sefaleti de orada görürsünüz.

Ekledi:

– Bir iki ay önce memlekete gitmiştim. Ünlü bir aşiret reisinin sünnet düğünü varmış. Herkes gidiyor, biz de gittik. Valisinden, emniyet müdürüne, yargıcından, jandarma komutanına olmayan yoktu… Korucular damların üzerine kurdular makinelileri, sabaha kadar şerefe binlerce mermi yakıldı…

Havaya sıkılan milyarlarca liralık merminin parasının o yoksul halkın cebinden çıktığını düşünüyordu. Ve de PKK denilen örgütü, bu ortamın beslediğine inanıyordu.

(…)

“Kürt sorun”u mu “Güneydoğu sorunu” mu?

Eğer soruna “Kürt” damgasını vurursanız, solcusunuz, ilericisiniz(!)… Yok sorunun bölgenin olumsuz koşullarından kaynaklandığını söylüyorsanız hemen damgayı yersiniz:

—Tutucu, sağcı… Hatta faşist!

Peki, bölgenin o kötü koşullarını paylaşanlar içinde başka etnik kesimler yok mu? Oradaki Araplar, Süryaniler, “Türkler” farklı koşullarda mı yaşıyorlar?

Ezilenler Kürt de, yüzlerce köyü olan Türk mü?

Önyargılarla Güneydoğu’ya giden yabancı gazeteciler hep şaşkın dönüyorlar. Çünkü sokakta konuştukları insanlar içinde “Kürtçe eğitim” isteyene rastlamıyorlar. İnsanlar toprak istiyor, iş istiyor, su istiyor, doktor istiyor.

Onlara soruyoruz:

Eğer bu bir kimlik sorunu ise niçin bölgeyi terk edenler Kuzey Irak’a gitmiyorlar da ta İstanbul’a geliyorlar? Kuşaklar boyu İzmir’de yaşayan on binlerce Kürt niçin dağa çıkmıyor da Şırnak’taki çıkıyor?

Susuyorlar…

Sorun “Geri kalmışlık ve İnsan Hakları sorunudur.” diyen sevgili hocamız bakın yine bir yazısının sonunu nasıl bitiriyor:

(…)

Bir “ulus”u yaratan ne ırktır, ne kan bağıdır.

Ulusun temel öğesi “biz” duygusudur. Bu duyguyu ise ortak kültür yaratır.

Ve ortak kültürü yaratan da yüzyıllar boyu bir arada yaşamaktır. Yani kuşaklar boyu, aynı koşulları paylaşmış olmaktır.

Türk ana-babadan doğmuş Amerikalı da tanıdım; Arap babadan Alman anadan doğmuş Türk de…

Önemli olan insanın ne olduğu değil, kendisini ”ne hissettiği” dir.

Sadece bir anma yazısı yazmak istedim. Bu yazı üzerinden sorunu tartışmaya başlamazsak sevinirim.

Ahmet Taner Kışlalı” üzerine 3 yorumlar

  1. Bu yazı üzerinden tartışmamak çok mantıklı. Aslında bu hafta başına kadar yazılmış olan, on yılların yazılarını unutmak lazım. Sınır ötesi harekatı 2 metre karla kaplı bölgede 7 gün sürmüş bir ülkenin, sınır ötesinden gelen harekat hedefleri 12 saatte tampon bölgeyi karnaval havasında geçip, binlerce kişinin tezahüratı ve devletin eskortluğunda seyyar mahkemeye nezaketen ama gerilla kıyafetleri ile çay molası için uğrayıp devam ediyorlarsa yollarına…
    Bu kan dökülmeye başladığı andan Habur girişine kadar olan her yaşananı unutmak lazım. Bundan sonra yaşanacakları kestirmek için yorum yapmak zaten abesle iştigal.

    Allah rahmet eylesin Kışlalı hocam. Katillerini bilemem ama bu coğrafyanın etrafındaki kışlalarda olanları şu an yaşasan sen bile anlayamazdın. Takma kafana rahat uyu, biz burada oldukça rahatız elhamdülillah, her sorun teğet geçiyor.

  2. Vay be 10 sene. Demek biz ülke olarak her olayı, her katliamı, her kötülüğü çok kolay ve hızla unutabiliyoruz.

    🙁

  3. Ben demokrat değilim
    (Ağabeyim, arkadaşım, öğretmenim
    Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı
    saygı ile anıyorum)

    Ekonomiyi satış, kültürümüzü Arap,
    Görenler demokratsa, ben demokrat değilim.
    Milleti afyonlayıp, başına kara çorap,
    Örenler demokratsa, ben demokrat değilim.

    Dini alet edenler, biniyor ithal ata,
    Demokrasi yoluyla çıkıyor en üst kata,
    Makam, ticaret için belli bir tarikata,
    Girenler demokratsa, ben demokrat değilim.

    Terörü kolluyorsa demokrasi kulisi,
    Nasıl görev yapacak kaymakamı, valisi?
    Görevinin başında mehmetçiği, polisi,
    Vuranlar demokratsa, ben demokrat değilim.

    Neden kurmak isterler ikinci cumhuriyet?
    İlkini yıkmak için böyle çok mu hürriyet?
    Atatürk’ü dışlayıp, bilmem kimden zürriyet,
    Verenler demokratsa, ben demokrat değilim.

    Güya sanat yaparlar barda çekip kafayı,
    Eşi, dostu kollayıp sürüyorlar sefayı.
    Birbirinden ayırıp Kemal’i Mustafa’yı
    Yerenler demokratsa, ben demokrat değilim.

    Kimileri açılıp yüzer yelkenler fora,
    Ulusunu sevenler neden düşüyor dara?
    Soyguncu kãrı için çalışıp da huzura,
    Erenler demokratsa, ben demokrat değilim.

    Muhbir yalancılarla çöküyor hukuk damı,
    Yargıç, savcı izleyen acep kimin adamı?
    Adaleti köreltip, sisleyerek ortamı,
    Gerenler demokratsa, ben demokrat değilim.

    Şehidi kelle gören şaşırır nisabını,
    Sayın diye niteler insanlık kasabını.
    Teröristi aklayıp, gaziden hesabını,
    Soranlar demokratsa, ben demokrat değilim.

    Emperyalist plana kimler oluyor alet?
    Onlar için gerçekler sanki birer hayalet.
    Bu vatanı bölerek orda burda eyalet,
    Kuranlar demokratsa, ben demokrat değilim.

    Mazlumları silahlar savururken kül gibi,
    Irak’ta olanları gizliyorlar tül gibi.
    Emperyalist önünde dut yemiş bülbül gibi,
    Duranlar demokratsa, ben demokrat değilim.

    Soros’un vakıfları acep kimleri besler?
    Altanlar, Karakaşlar neden dinciyi süsler?
    Uraslar, Çalışlarlar, Çandarlar, Karasesler,
    Oranlar demokratsa, ben demokrat değilim.

    Nevzat, demokrasinin özüne saygılıdır.
    Laiklik ilkesini bozandan kaygılıdır.
    Yurtsevere karayı, utanmadan kaç yıldır,
    Sürenler demokratsa, ben demokrat değilim.

    Halk Ozanı Karamanlı Nevzat
    Not: Bu taşlama, 21 Ekim 1999 günü katledilen
    Kemalist Şehit Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın,
    “Ben demokrat değilim” başlıklı yazısından
    esinlenerek yazıldı.

Yorumlar Kapalıdır.