“Ananı da al git büyükelçi”

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhurbaşkanı’nın Almanya temsilcisi Başbakan tarafından kalabalık bir güruhun önünde azarlanıyor. Başbakan’dan aldığı gazla bu kalabalık güruh Devletin resmi temsilcisini yuhalıyor. Hem de iki kez. Sonra bu devlet terbiyesi, yol yordam görmemiş Başbakan Cumhurbaşkanlığına oynuyor. Birilerinin de kemikleri çok fena sızlıyor.

Türban tartışmasına girmek gibi bir niyetim yok. Mesele o değil, mesele bugün tüm dünyada, bütün ülkelerin, vize başvurusunda bulunanlardan güvenlik sebebi ile saçlarını açık, seçik bir şekilde ortaya koyan fotoğraflar istemesine rağmen, Türkiye Başbakanı’nın saçları, kulağı, boynu, ensesi, kafası anlayacağınız her bir yeri kapalı olan kişilerin pasaport işlemlerini yapmadığı için büyükelçiyi azarlaması.

Büyükelçi kimdir? Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre Valiler ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ini ve Cumhurbaşkanı’nı temsil eden iki makamdan birisidir. Yani Berlin Büyükelçimiz Mehmet Ali İrtemçelik Almanya’da Türkiye Cumhuriyeti kavramıdır. Cumhurbaşkanı’nın yegane temsilcidir.

Peki bu ülkenin Başbakanı, türban konusunda sürekli “Biz gerilim istemiyoruz” dediği halde kalabalık bir topluluğun önünde Büyüklelçi’yi nasıl azarlar? Nasıl o kalabalık tarafından yuhalanmasına müsade eder?

Peki Büyükelçi’nin bu uygulamaya sebeb olarak gösterdiği ve 1984 yılından beri yürürürlükte olan genelgeden haberi olmayan Başbakan “Bu genelgeyi göreceğim” diyerek Büyükelçi’yi kalabalığın önünde yalancı konumuna düşürmekte nasıl sakınca görmez?

* * *

Dipnot olarak aynı Başbakan, benzer tavrını İslami holdingler tarafından dolandırıldığını söyleyen bir vatandaşımıza da göstermiş, “Ben mi dedim sana para ver” diyerek fikriyatının nemalandığı sisteme bok atmadan, vatandaşımıza yüklenmiştir. Sanırım bu da nasıl bir psikoloji içinde olduğunun temel göstergelerinden birisidir.

Sözün bittiği yerde Sayın Başbakan’a Emin Çölaşan’ın önerileri ile yazıyı noktalayalım:

Bay Başbakan gergin, yorgun. Sinir sistemi allak bullak olmuş durumda. İşlerin kötüye gitmesi nedeniyle yıprandı, asap bozukluğu yaşıyor. Ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Önünde başkaları tarafından hazırlanmış yazılı metin olmadan konuşunca sürekli gaf yapıyor, çam deviriyor, pot kırıyor…

Çünkü terazisi bu ağırlığı çekmiyor.

Bence bir süre dinlenmesi, sinir sistemini düzeltmek için yatıştırıcı ilaçlar alması, iyi bir tedavi görmesi, belki heyet raporu alması uygun olur. Bunu anlamak için doktor olmaya gerek yok. Zaten doktorlar da aynı şeyi söylüyor.

Allah şifa versin. Amin.

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

“Ananı da al git büyükelçi”” üzerine 9 yorumlar

  1. RTE çok puan kaybetti son zamanlarda böyle ileri geri konuşarak, danıştay baskını artı bu lavuklukları seçimde kendisine kapak olarak dönecek diye tahmin ve umud ediyoruz. Ayrıca fasulyeden parti kursa da başa gelse diye burdan yetkililere sesleniyoruz, arkanız sağlam merak etmeyin 🙂

  2. Seçimde dönecek diye umud ediyoruz ama seçimden önce köşkten yer ayırtıcaklar kendilerine. Asıl tehlike de o zaman başlayacak çünkü asker, rektör, yargı atamaları gibi çok kritik noktalarda söz sahibi olucaklar. Allah sonumuzu hayretsin. “Yeter söz Fasulyeden”in sloganı ile %40 oy bekliyoruz seçimlerden bunu da belirtmekte fayda var 🙂

  3. fasulyeden’in parti kurmasını desteklediğimi belirtmekle birlikte, slogana karşı çıktığımı bilmenizi isterim 😉

  4. Gelin yuzume soyleyin lan yiyosa… Pasaliyim, alirim aklinizi.
    Sitenizi de alin gidin lan!…

  5. RTE ı bir an için seçim otobüsünün üstünde sandım. Kasımpaşalıyımmm eli maşalıyımmm…..

  6. boklu ortamda çalışmayan linkler var..yenilerinide ekleyin..yeter! söz ziyaretçinin

  7. Penguen in cizdigi karikatüre bile tahammülü olmayan basbakana postal girsin..ehuehehe

Yorumlar Kapalıdır.