Bize oy vermezseniz kız ölür !!!

Televizyonun karşısına geçmiş göbek kaşıma seansımı yaparken bir yandan da haber saati hangi kanalı izlesem diye zihni zorlamakla meşguldüm. Koltukta neredeyse sırtımın üzerinde oturduğumu söylemem her halde halet-i ruhiyemi açıklamamda yeterli olacaktır. Derken televizyona artık nerenin bakanı olduğunu şaşırdığım Mehmet Ali Şahin’in konuşması takıldı. Kendisini sadece Spor Bakanı iken federasyona diş geçiremediğini, bunun ödülü olarak da Adalet Bakanlığı’na terfi edildiğini biliyorum. Haricinde bakan olarak katkıları nedir, ne değildir tarafımca pek belli değil. He pardon Metrobüs yapmışlardı.*

Sayın bize bakanımız yerini bilemediğim bir şehirde amatör bir kameranın önünde bir konuşma yapıyor ve diyor ki. “Hükümet harici partilerin belediye başkanlarının yapmak istedikleri projeler Ankara’dan geri dönmektedir. Üzülerek belirtmeliyim ki bu durum hala mevcuttur ve mevcut olmaya devam edecektir. Siz hükümete yakın duran insanlara oyunuzu verin ki bir şeyler yapsınlar bu şehre.”

Davos giderinin ardından AKP’nin politikası da tehdit üzerine kurulu olmuş. Sayın Bakan kendi üslubunca çaktırarak nota veriyor halkına. Durmak yok tehdide devam.

* Metrobüs açılımı her Ak Partilinin seçim kampanyası oldu çıktı. İnsanın ne metrobüsmüş diyesi gelmiyor da değil hani.

Bize oy vermezseniz kız ölür !!!” üzerine 57 yorumlar

  1. Ben de izledim şaşırarak, bakanın bahsettiği tarz şeyler olabilir ama herkesin içinde bunu dillendirenini ilk defa görüyorum. Böyle basiretsiz bir açıklama olmaz, olamaz, olmamalı. Etik tartışmalarının arasında medyanın bunun üzerine gitmesi, gidebilmesi gerekli diye düşünüyorum, neresinden tutsan elinde kalıyor çünkü.

  2. Başka bir yazının altına da yazmıştım bugün. Benzer bir açıklamayı Unakıtan Edirne’de yapmıştı geçen yerel seçimlerde. Adam resmen “Maliye bende kardeşim, benim adamımı seçerseniz ihya olursunuz” demişti.

  3. Gökçek de, kredi alıp metroyu bitiricem diyen Karayalçın’a, nası kredi alcaksın sana kimse kredi vermez iktidarda biz varız demişti, artık saman altından su yürütmeye de gerek yok, gerine gerine söyleyebiliyorlar. Ayrıca İstanbulda’da AKP’nin alamadığı ilçe belediyelerinin de durumu ayrı bi tartışma konusu, adamlara sürekli kaynak kesintisi geliyor.

  4. Yontem bulundu, artik oy vermeyen belediye kalmayacak zaten. Sana oy vermeyen belediyeleri ya ikiye boluyorsun (Kadikoy), ya da sana oy veren daha genis nufuslu bir belediyeye bagliyorsun (Eminonu, Bahcesehir)…
    Cunku bildigimiz anlamda demokrasi bunu gerektiriyor.

  5. Bakırköy Belediyesini almak için uzun uğraşlar verdiler bütün uğraşlara rağmen Chp Ateş Ünal Erzen’e rağmen başkanlığı aldı. Alındıktan 1 sene sonra Veliefendi Hipodromu ve özgürlük meydanından sahile kadar ki ana yolu tamamen Büyükşehire bağladılar. Yani Bakırköy’ün merkezi Bakırköy Belediyesinin ilgi alanında değil.

    Ataşehir olayıda ayrı bir gündem.

  6. Çetin AKP savunucuları bile ağız çıtırdatamaz hale geldiler. Ki aslında kendilerini savunamamalarındandır CHP’ye bu kadar saldırmaları. Tamam, CHP seçim kabiliyetinden uzakta, CHP’de metal yorgunluğu var, falan var filan yok, ama Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir döneminde bir muhafelet partisine bu kadar saldırılmamıştır. Tam tersi olması gerekirken, hiç bir zaman muhalefet bu kadar hakarete maruz kalmamış, her türlü garabetin sorumlusu sayılmamıştır.

  7. Bakırköy’de durum aynen öyle, Büyükçekmece’de de üç dönemdir anap ve chp’den şov yaparak seçilen Hasan Akgün, bu sefer çok zor son bi kaç yıldır hiçbi şey yapmamıza izin vermediler diye bi açıklamada bulundu.

    @werdure, her şeye rağmen kılıçdaroğlu yerine topbaş derim 🙂 koalisyon bakidir…

  8. sert, Kadir Topbaş + Saffet Bulut çözümlememe katılır mısın?

  9. 5 sene de ne yaptı bu adam? 5 ayda, yani okullar açılına kadar biticek deyip te 3 sene de yaptığı metrobüs dışında? haa bir de her sene milyon tane lale ithal etmek dışında? Cidden merak ettiğimden soruyorum?

  10. İnşaatı biten, planlanan, proje aşamasında olan raylı sistemler

    – kadıköy-kartal metrosu: 22 kilometre, istasyon sayısı 15, yolcu kapasitesi 35 bin.
    – otogar-bağcılar raylı sistemi: 4.4 kilometre, istasyon sayısı 4, yolcu kapasitesi 12 bin.
    4. levent-ayazağa metrosu: 4.25 kilometre, istasyon sayısı 3, yolcu kapasitesi 70 bin.
    – zeytinburnu-güngören-bağcılar cadde tramvayı: 5.9 kilometre, istasyon sayısı 9, yolcu kapasitesi 15 bin.
    – taksim-kabataş füniküler sistemi: 640 metre, istasyon sayısı 2, yolcu kapasitesi 7 bin 500
    – taksim-unkapanı metrosu: 2.6 kilometre, istasyon sayısı 2, yolcu kapasitesi 70 bin.
    – unkapanı-yenikapı metrosu: 2.6 kilometre, istasyon sayısı 2, yolcu kapasitesi 70 bin.
    – aksaray-yenikapı metrosu: 700 metre, yolcu kapasitesi 35 bin.
    – edirnekapı-sultançiftliği tramvayı: 12 kilometre, istasyon sayısı 17, yolcu kapasitesi 15 bin.
    – bakırköy-küçükçekmece-avcılar-beylikdüzü hafif metro hattı
    – üsküdar-altunizade-ümraniye-dudullu-samandıra hafif metro hattı
    – yenikapı-bağcılar metro hattı
    – bağcılar-mahmutbey-ikitelli-olimpiyat köyü-metro hattı
    – beşiktaş-şişli-otogar metrosu
    – sefaköy-ikitelli-istoç havaray hattı
    – haliç çevresi tramvay hattı

    *********************************************************

    – Metrobüs sayesinde E-5 den minibüslerin kaldırılması

    Şeklinde icraatin içinden yapmamı bekliyorsan yanılıyorsun. 🙂 Sen memnun değilsin oy vermezsin. Ben memnunum oy veririm.

  11. Yok tabi oy verirsin de, merak ettiğim için sordum dediğim gibi.

    “İnşaatı biten, planlanan, proje aşamasında olan raylı sistemler” ibaresi fazlasıyla muğlak değil mi?

    Bunların kaçı inşaatı biten proje mesela? Kaçı şuanda çalışıyor? Proje aşamasında olmasının bana bir faydası var mı? Biten projeyle, henüz daha başlamamış proje nasıl aynı potada eritilir?

  12. Proje aşamasında olmasının sana bir faydası var tabii. Olmadıgını mı dusunuyorsun?

  13. Dea internet uçsuz bucaksız deniz. Bak araştır ne durumda olduklarını.

    Şahsen kullandıklarım ;

    zeytinburnu-güngören-bağcılar cadde tramvayı:
    taksim-kabataş füniküler sistemi:
    edirnekapı-sultançiftliği tramvayı:

    Şunlarda sanırım test drive yapılıyor

    4. levent-ayazağa metrosu:
    taksim-unkapanı metrosu: (bu şişhane olsa gerek)

    Bunlar devam ediyor ;

    kadıköy-kartal metrosu:
    otogar-bağcılar
    bağcılar-mahmutbey-ikitelli-olimpiyat köyü-metro hattı (tam emin değilim ama bu hat dellez ve altar kişilerine ulaşan metro)

    Geri kalanı da sen araştırıver 🙂

    *********************************************************

    Elektrik ve su kesintisi olmaması, çöplerimizin sıkıntısız şekilde alınması vs. artıdır benim için.

  14. Dea ; Sonuçta bu insanlar vaadle işbaşına gelmiyorlar mı? Misal Kılıçdaroğlu ne dedi 80 km metro yapacağım dedi. Yapıp oy istemedi değil mi?

  15. Kalkmaz denilen, abi onun mafyası var şusu var busu var hayatta kaldıramazlar, denilen minibüsleri e5’ten kaldırdı ki bu bile bence tek başına büyük başarıdır. werdure, çözümlemen çok başarılı düzgün bi aday çıkmasaydı oyum aynen o şekilde olacaktı. Ancak senin de küfür ediceğin üzere 🙂 büyükşehirde oyum Akın Birdal’a.

  16. Sert, Metrobüse bin. Zincirlikuyu da in. 15 dakikada köprüye yürürsün. Oradan at kendini aşağıya. Ya da boşver atlama. altar a ispitleyeyim. Müsait bir zamanda kafanı kırsın hem daha fazla acı çekersin.

  17. Gizem: Proje aşamasının bana ne faydası vardan kastım şu; şimdi sen 5 yılda werdure’un da dediği gibi 2-3 raylı sistemi hayata geçirmişsin, ama seçim dönemi gelince bakıyorsun liste kalın değil, yaptıklarım bu diye sunamıyorsun. “Yaptıklarım ve yapacaklarım” diye bir liste sunuyorsun ortaya. Ee o zaman o listeyi dilediğin kadar uzatabilirsin ki, ben de yapayım:

    İstanbul için yaptıklarım, yapacaklarım listesi:
    – Pendik-Avcılar metrosu
    – Tuzla-Küçükçekmece uçakbüs
    – Çamlıca’dan, Büyükçekmeceye teleferik
    – Sarıyerden gene Sarıyere taksi (ama beyaz renkli, şahin)
    – ….
    – ….
    – ….

    Listede bir sorun var mı, yapacam işte, proje aşamasında 🙂

    Neyse, Topbaş’ı başarılı bulanlar bulur. 600 milyon dolarını lalelere harcadı bu belediye, sonra Romen vatandaşlarımız söküp, çiçekcilerde sattılar, böyle de bir sektör doğdu.

    Suyumuz da kesilmiyor, ne de olsa 2-3 milyar dolar da melen çayına harcadık, şehrin 4-5 günlük suyunu ordan getirdik. Kurudu çay ama çocuklarımıza miras, ne güzel…

  18. Nurettin Sözen sağolsun İstanbul un aklını başına getirdi. 🙂

  19. Allah yardımcın olsun Reşatçım. Hamdolsuncular revaçta bu ara, hep Altar kişisinin Tuncay Özkanvari politikalarının ürünü bunlar:))

  20. Mehmet Ali Sahin’in soyledigi sey Akpli bir adaya oy vermemek icin yeterli bir sebep sanirim. Bir tane Akpli belediye olmasin boylece belediyelerden kistiklari cilginca biriksin, o paralari bilime aktarip Turkiye’ye cag atlatsinlar, ben boyle bir projeyle geldim. Bilim adamlarimizin bulacagi yeni teknolojilerle gelistirilen ucakbus sayesinde de dea’nin projelerini yapabiliriz. Sarıyer’den Sarıyer’e taksi projesine alternatif olarak Sariyer’in komple yikilip milli park yapilmasi projesi urettim ben bir de. O kadar guzel cografyasi olan bir yerde o kadar igrenc bir yapilasma olur, yikin gitsin. Tabii bu ihaleleri acarken duyurusunu falan yapmayacagiz, benim tanidiklar var onlar iyi siva atar, onlara yaptiririz.

  21. Klasik verdur cümleleri. Elle tutulur yanı yok, sorulan soruyla alakası yok, verilen cevaba tepkisi yok.

  22. Bu ulkede universite mezunu insanlar bile “abicim is yapsinlar da calsinlar yea” mantiginda oldugu surece uzaya uydu yollama hayallerimiz yine baska bir yuzyila kalir…

  23. @Dea- Muhalefete saldırmaktan dem vurmuşsun, hayretler içinde takip ediyoruz ki sen de bu akp’ nin “benden değilsinci saldırgan” söz konusu hastalığına tutulmuşsun.

    Ne icrat yapmışın değil – ki öyle bile olsa AKP’ nin seçim otobusu mü icratlarını öğrenmek istiyorsan gir sitesine bak. Netice de harddiskin içinde yaşayan bir kardeşimizsin- neden benim gibi düşünmüyorsunuzun peşindesin ki yanlış. Bak biri demiş minibüscüleri kaldırdı, biri yazmış raylı sistem, çöpdü cartdı curttu. Memnuniyeti olanın vardır bi sebebi. Ya da ne bileyim bu kadar memnuniyetsizliğe rağmen bu kadarcığına memnun kalınmasının vardır bi sebebi. Madem ki bu mahallenin çocuğusun mahallende olandan bitenden neden haberin yok. Ha bunu sadece ve sadece “Bizim millet mal efendim. Biz bu kafayla nah gideriz merihe” indirgemekte mahallenin çocuklarının jargonuna uymaz. Bu semtin uşağıyım diyen bilmeli gelenin neden geldiğini. Peki aynı senin gibi bizden olan neden gelemiyor? Bence bunu merak etmeli birazda.

    @Sert- Yauv bak yine. Ne demeli veya ne dememeli sana bilmemem ki. Sen Türkiye de neden sol olmazın, böyle olacaksa kesinlikle olmamasının nefes alan cevabısın.

    Şimdiden söyleyeyim oyum AKP’ ye değil.

  24. “Muhalefete saldırmaktan dem vurmuşsun, hayretler içinde takip ediyoruz ki sen de bu akp’ nin “benden değilsinci saldırgan” söz konusu hastalığına tutulmuşsun.”

    Nerden çıkardın ki bunu? AKP’nin “benden değilsinci saldırgan” tutumu, “köpekle yatar bunlar” seviyelerinde gezerken, benim hangi cümlemi bu tutuma eşdeğer buldun, merak etmekteyim.

    * * *

    İnternet sitesine bakıyorum merak etme, en son kendi mahallem Avcılar’da belediye başkanını zapıtalara izetirken/dinletirken yakalandılar da, kaçak inşaat bekliyorduk diye açıklama yaptılar misal.

    Şey var bir de, metrobüsün mayıs 2005’te başladığını, eylül 2005’te okullar açılmadan biteceğini okumuştum. Bitmedi, Tanesine 1.2 milyon verilen metrobüslerin alındığını, teslimatın ise birkaç ay içinde yapılacağını ben o siteden öğrendim. Hala daha metrobüs aracı gören var mı o yolda?

    Göztepe’de yapılacak cami için “benim yapabileceğim birşey yok. belediye meclisi aldı kararı, yetkim dışında” açıklamasına da o sitede bakmıştım. Tesadüfen, 10 gün sonra “Belediye meclisi karar almıştı, beğenmedim, veto ettim” açıklamasını görmüştüm de bu ne yaman çelişki demiştim.

    İstiklal Caddesi’nin ağaçlarının sökülmesine, aylarca süren bir granit döşeme inşaatının ardından, ohh be sonunda bitti derken, başkanın “olmamış bu, yeniden yapın” dediğini, yeniden granit döşemenin de yine aylarca, toplamda bir yıldan uzun sürdüğünü de o siteden öğrendim ben.

    Yetmedi, öğrenci burslarının herhangi bir ayın 15’inde, yok yok 18’inde aman hayır 26sında, üff pardon önümüzdeki ayın 15inde ödeneceğini, son söylenen tarih geldiğinde 3 yerine 2 ödeme yapıldığını da öğrendim.

    Gene yetmedi, İBB’nin hiçbir başka derdi kalmamış gibi 5 yılda laleler için 600 milyon dolar ödediğini de orda öğrendim. Topbaş’ı da yılın lalesi seçtim.

    İstanbul’un tüm sorunlarını çözdüğümüzü ve belediyenin Palandöken’e 5 yıldızlı otel yapacağını da o site yazdı sanırsam.

    istanbulun geleceği diye lanse edilen ve milyar dolarla harcanan melen çayı projesinin nasıl bir balon olduğunu, çayın kuruduğunu, hem doğal yaşamın kötü etkilendiğini hem de istanbulun susuz kaldığını ben o siteden öğrendim.

    Okulların açılacağı, yani trafiğin karman çorman olacağının aşikar olduğu gün, kendisinin parislerde, venediklerde fink attığını da…

    Kendisi hacca giderken, istanbul trafiği için dua edip geleceğim açıklaması yaptığını da ordan okudum ben…

    Şehrin tüm eski, dökülmüş Ikarus otobüslerinin, AKP’nin az oy aldığı Beşiktaş, Şişli gibi semtlerde çalıştığını kendim gözlemledim. Sitede yazmadılar.

    Cihangir’de hayırsever bir vatandaşın park yapılsın diye belediyeye hibe ettiği arazinin, ağaçları kesilerek otopark yapıldığını, itiraz eden cihangirlilerin “bu işin ortaklarını duysanız uykunuz kaçar, uğraşmayın, çoluk çocuğunuza yazık” diye tedit edildiğini de yazmadılar sanırım, göremedim.

    Fay hattına yerleştirilecek bir cihazla erken önlem sistemi kurulması için ödenek olmadığını söyleyen, kendisine yöneltilen “deprem laleden önemli değil mi?” sorusuna “deprem önemli ama lale de önemli” diye cevap verdiğini de yazmadılar.

    Merter’de kaçak bir maytap atölyesi patlayıp onlarca kişi öldüğünde “biz ne bilelim canım kaçak olduğunu, kimse ihbar etmemiş” diyebilen bir başkanımız olduğunu da medyadan izledik.

    Aynı medyanın paparazzi kısmında da, patlamanın olduğu gün Seda Sayan’ın nikahını kıymak gibi çok öenmli, çok onurlu bir görevi ifa ettiğini izledik.

    Cumhuriyet’in ilanının İstanbul’un tarihi saygınlığına ve değerine zarar verdiğini açık açık söylebilmişti, sitede yazmadı ama…

    Şehrin her yerine bilbordlarla yazdığı Maslak kavşağının muhteşem açılışını bir yıl bekledi bu bünye, ortaya çıka çıka hiçbir işe yaramayan bir sürü kavşak çıktı da sinirlerim gerildi kusura bakmayın.

    Bak durduramıyorum kendimi, İETT Garajını Araplara sattıktan sonra, “daha çok yerimiz var, parası olanlar gelsin” diyebilmiş bir başkan olduğunu,

    Açgözlülüğünün ve rant kaygısının Haydarpaşa gibi yüzyıllık bir tarihi binayı yıkıp, orayı Manhattan yapmak gibi uç fikirlere neden olduğunu site yazmış da olabilir, yazmamış da…

    Ramazan ayında, iftar saatinde binlerce müslüman metrobüs duraklarında eve gitmeye çalışırken, en bi müslüman metrobüs şöförleri iftar yaptığı için, o hatta yarım saat otobüs geçmedi arkadaş… Buna tanık olup da sinirlerini sakin tutabilen varsa, buyursun gelsin…

    Bu adam 2004’ten, Eylül 2008’e kadar, yaklaşık 4 senede 4000’in üzerinde imar değişikliği yaptı arkadaş. Yani belediyenin kendi mevcut planını, spesifik bir nokta için 40002den fazla kere değiştirdi. Neden değiştirildiğini, bu değişikliklerin İstanbul için hangi amaca hizmet ettiğini mi sorayım kendisine? Cevap alabileceğime inanan var mı?

    Ve son olarak kendisinin yüzüne karşı da sorduğum üzere “Aktarma yap zaman kazan” sloganının mücididir kendisi. Ne anlama geldiğini hala daha çözemedim, bu bile oy vermemek için tek başına yeterli lan!

    Şimdi kime oy verecekseniz, gidin verin. Ben vermeyeceğim.

  25. Öncelikle metro tanımını doğru yapmak gerekir. Werdure yazdıklarının hangisi gerçek anlamıyla metro? Ben söyleyeyim sadece Taksim-4 Levent arası. 1994’ten beri kaç km metro yapılmış şu zengin internet arşivinden bizde faydalansak.
    – Evet Sözen’den daha iyidir hizmet anlamında.(Özellikle çöp ve hava Kirliliği konuları)Ama bunun nedenlerini sorgulamak gerekir. Werdure’nin çözümlemelerinden yola çıkarak bir devrimci çözümlemede ben yapabilirim. Mesela Kamu YÖnetimi Yasa Tasarısından başlayan.
    -Minibüsçüleri kaldırmasını alkışlıyorsunuz da minibüsçüleri oraya koyan zihniyeti neden sorgulamıyorsunuz diye bir soru sorabilirim mesela.
    -Son olarak Sert siz bu ülkede yurtsever değilde Kürtsever oldukça sol olarak %0,00001’lerin altında sürünmeye mahkumsunuz.

  26. @DEA-Aynı dili konuşmuyoruz. Ondandır bu pehlivan tefrikan.
    Boş hatta bomboş.

    Bi sen haberdar değilsin bunlardan. Bana bunları şu an bana cevap deyu anlatman amerikayı tekrar keşfetmen demek. Ona da ne gerek var?

    Birader senin BEN BEN BEN diye bağıran, en süslü dillisinden ama soyut, çözüm üretmekten uzak, antisine saygısı olmayan muhalefet anlayışına gıcığım daha nasıl anlatılır ki? Sen de yapsan ayar oluyorum AKP de yapsa ayar oluyorum.

    Olamaz mı?

    Buna rağmen sen bunun üzerine, şimdiye kadar ki bütün yazılarını alt alta cevap diye koyacaksan bak baştan söyleyeyim ben yokum.

  27. Altar, bugüne kadar seni rahatsız etmeyecek, germeyecek kelime pek çıkmadı benim ağzımdan, bundan sonra da zor çıkar heralde. Werdure diye birisi var, tanırsın belki, bak o tam senlik 🙂

  28. Ozan; O listeyi ben oluşturdum. “Raylı sistem + Toplu taşıma” işin özü. Sen ne dersen onu diyelim fark etmez. metro,hafif metro,tramvay sorun değil.

    Dea; Cevap vermemek istiyorum, kimseyi savunmak haddim de görevim de değil. Ama şuna cevap vereyim içimde kalmasın.

    ***
    istanbulun geleceği diye lanse edilen ve milyar dolarla harcanan melen çayı projesinin nasıl bir balon olduğunu, çayın kuruduğunu, hem doğal yaşamın kötü etkilendiğini hem de istanbulun susuz kaldığını ben o siteden öğrendim.
    ***

    İstanbul susuz kaldı diyorsun ya sen dea. İstanbul lular için susuz kalmak internet başından, baraj seviyelerini kontrol edip “amanın su bitecek lan herhal” demek değil. İstanbul lular için susuz kalmak ne demek araştırıver. Evlerin önünde çöp dağlarının oluştuğu günleri unutmadım ben dea, İski sklandallarını da unutmadım. Çöplüklerin patlamasını unutmadım. İstanbul otogarının neden yarım yamalak olduğunu bilir misin dea? Bahsettiğin bursları kimin başlattığını da araştırıver. Geç yatması hoş değil ama hiç olmamasından iyidir. Hiç olmadığı zamanları da bilirim ben dea. Akşam haberlerinde spikerlerin damlara çıkıp hava kirliliği raporunu verdiklerini de unutmadım. Bu kadar üstün hizmeleri olan adamın (!) Chp den seçildiğini de unutmadım.
    94 den beri belediye işinin belli bir zümrenin altında olmasının sebebi var. Bunları araştır ondan sonra anlarsın “bu halkın neden biat ettiğini bu zümreye”. Aday bile çıkaramaz olmuşlardı bu seçime kadar. Şimdi birilerinin üstüne spot yakması üzere, Kılıçdaroğlu omuzlanıyor. Bundan sebep hayatımda oy vermemiş olan ben oy vereceğim. Topbaş ın hizmetlerinden de memnunum. İdo nun gelişmesi olsun, Marmaray olsun. Raylı sistemlerin devamı olsun. Ben senin gibi fikri sabit bir insan da değilim. Bakınız; Bahçelievler Saffet Bulut.

  29. Yansıtma ya da yansıtmama. Seninle alakalı bi durum olamaz değil mi canım ciğerim. Yoktur sen de bi hata.

    Ya werdure’dedir ya Altar’da gitti dea’ nın yarısı. Ya da öyle bir şey.

    Tam bir Melih Gökçek’ sin bu anlamda. Birebir kopyası tartışma stilin. Düşününce gülümsemende anımsatıyor. Sonra Ankara’ ya olan hüsnüzannın. Sitenin sağındaki solundaki fotoğraflarına bi şey demiyorum bile.

  30. “Bu kadar üstün hizmeleri olan adamın (!) Chp den seçildiğini de unutmadım.”
    Aslında şunu demek istedim.
    “Bu kadar üstün hizmeleri olan adamın (!) Chp den 2002 yılında milletvekili seçildiğini de unutmadım.”

  31. werdure: “İstanbul susuz kaldı” derken elbette Sözen dönemiyle kıyaslamıyorum. Kıyaslayamam da zaten, sen o günleri yaşarken ben Antalya’da çağlayan sularımla, mis gibi havamla, tertemiz denizimle ne trafik bilirdim, ne de çöp. Fikr-i sabitliğim konusuna birşey demiyorum, Topbaş CHP’li olsa da nefret ederdim, ama Topbaş CHP’li olsa sen sever miydin emin olamıyorum. Dolayısıyla bu fikri sabitlik yaftası nesnel bir yafta değil, nereye yontmak istersen oraya yontarsın, yontarız.

    Tamam İstanbul susuz kalmadı, çıkılan yağmur dualarını cevapsız kılmadı yarabbim çok şükür. Ha bir de Karadeniz suyunu içme suyu göllerine bastılar da rahatladık. Melen çayı projesine akıtılan milyar dolarlardır benim sorguladığım. Ama yine, yeni, yeniden asıl yeri kaçırıp, topu kanatlara yayıyorsun. Melen diyorum, İstanbul’un ihtiyacı olan suyun kaç katını sağlayacak demişlerdi, 3 mü? Noldu orda durum, internetten de grafik olarak takip edilmiyor ki bakalım.

    Yönetiminin ilk 3 senesini yatarak, Paris, Venedik gezerek, yöneltilen her ithamı “ben ne yapabilirim ki” diye cevaplayan, her projesinden hesapsızlık, kitapsızlık akan bir adam bahsettiğimiz. Allah aşkına bu adamın partisi AKP değil de CHP olsa ne olur, MHP olsa ne olur?

    Ha bu arada, seçmen kütüğüm Demre/Antalya’ya alındı şu meşhur adrese dayalı nüfus sistemi yüzünden, oy vermeyeceğim dedim de, istesem de veremiyorum. Demre’de de oyum DP adayı Süleyman Topçu’nundur. Hatta AKP’den aday olma ihtimali de yüksekti, kendisi istemedi, DP’den aday oldu. AKP’den olsa da oyum gözü kapalı onundur. Bunu da sabit fikrimin kanıtı olarak sunayım ortaya.

    Neyse, ben kelamımı ediyorum, sen garip yerlere çekiyorsun yazıyı. Sanki ben Sözen daha iyiydi demişim gibi. Belediye burslarını da Tayyip icat etmiştir, takır takır da ödemiştir. Hatta Ali Müfit bile sektirmeden ödedi, ama muhallebici beyzadem seçildikten sonra, 10 senedir saat gibi çalışan sistemi bile bozmayı başardı. Hatta şimdilerde “bakın biz burs veriyorduk, CHP engelledi” diye çirkefçe propaganda yapabiliyor. CHP’nin aslında neyi engellemek istediğini, çıkan karardan onların da memnun olmadığını, ve hatta İzmir Belediyesi’nin bu kararı bir şekilde delip burs verdiğini çok iyi biliyor da, o en kolayını “ee CHP engelledi, biz de veremiyoruz” demeyi seçiyor.

    Ne diyiim, belediye başkanınız hayırlı olsun.

  32. 1994 den beri yaşanan bir süreç var ortada. Anlatmak istediğim oydu. Bu sürecin devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Hayırlı olan bir şey yok. Bekleyip göreceğiz.

  33. İş “Kılıçdaroğlu gelecek dertler bitecek” noktasına geliyor ya o çok şahane. Bu adamların politikası bu yönde olmuştur her zaman zaten. İstanbul’a yumuşak yüzlüleri koyuyorlar. Birçok CHP’li, laiklik savunucusu insan gördüm, AKP li olmasaydı verirdim valla Topbaş’a diyen. Çünkü adam hiçbir zaman sivri olmadı, hiçbi zaman bi Melih Gökçek olmadı, en son içki yasağını belediye meclisinden geçirmedi. Bunlar hep bi stratejinin sonucu. Hatırlayın Ali Müfit Gürtuna’da aynı şekildeydi, yumuşak yüzlüydü, ve bir çok kesim tarafından da seviliyordu. Ayrıca İstanbullu gerçekten bu kadarını hiçbi zaman görmedi. Evet suç öncekilerdedir ve Topbaş’ın başarısı değildir belki ama olmadı yapılmadı bi şekilde ve bu adam da yaptı, sen ilgilenmesen de dea sokaktaki adam bununla ilgileniyor.

    Ben büyükşehirde oy kullanmıcaktım Akın Birdal aday olana kadar. DTP sempatizanı da değilim, sadece Akın Birdal olduğu için oyumu vericem. Kaldı ki Türkiye’de sol asıl yurtsever olduğu için %0,000001 de kaldı. Üçüncü bi ihtimal varolmalı, yeni bir sol oluştururmalı asıl, yıllardır konuştuğumuz ezber dili bırakmak lazım. Türkiye’de sol ne zaman yurtseverliği bırakır ne zaman antimilliyetçi olursa, o zaman kendi kimliğine kavuşur.

    Aslında bunları seçim öncesi bi nevizade gecesinde tartışsak ne kadar da güzel olur yahu.

  34. “Ayrıca İstanbullu gerçekten bu kadarını hiçbir zaman görmedi.”

    Ya bu kadar öve öve, yaptı dediğiniz iki tane tramvay, bir tane metrobüs müdür? Benim göremediğim ne yaptı bu adam İstanbul’a? İstanbul Belediyesi’nin bütçesi 10 milyar dolar beyler… İki tane tranvay mı şahane hizmet? Yapmayın Allah aşkına…

    15 senedir İstanbul’u bu zihniyet yönetiyor. Çöpler toplandı, doğalgaz geldi diye nimet sanıyorsunuz ya, bu ülkenin vizyon sahibi gençlerine bak hele… Çok duygulandım…

  35. Ya dea bu son yazdığın yazı için yuh deyip konuyu kendi adıma kapatıyorum. Sana da Olacak O Kadar bütün eski bölümlerini izlemeni istiyorum. Hoş adam kör olduktan veya görmek istemedikten sonra HD de izletsen ne yazar?

  36. dea’nin muhalefet anlayisini elestiren altar’in muhalefet anlayisi kelime oyunlarindan ibaret olan yilmaz ozdil’i yasatma ve koruma dernegi baskani olmasi doganin bin bir mucizesinden biri olsa gerek.

  37. yazı ile yorumlar kırmızı ile lacivert kadar farklılaşmış. yazı özü nettir. tehdit siyaseti almış başını gider. dur diyen yok. bakan arkasıdan der ki: suçluysam halk cezalandırır. ama ben onu önce çamaşır makinası ile ödüllendireyim de. mamaktaki teyze, kapısına gelen soğan çuvalına bakar, tehdit unsuru ile hükümet belediye çakışmasına değil.

    bunlar bence başlangıç kazandıkça cesaret artacaktır. daha çok savurgan demeçlere hazır olalım.

  38. Peki.

    ÖZDİL yazdıysa kötüdür. Ne yazdığı önemli değil. O yazdıysa kötüdür. Bunu böyle bellemek boynumuzun borcu olduğu kadar bu ülkenin avruplarda ihtisas görmüş biz vizyon sahibisi ilerici gençlerinin de görevidir. Ülke dediysek lafın gelişi yoksa Dünya vatandaşıyız. Ne o ööle Möö gibi Ülke filan.

    Dea’ nın içine de en despotundan bi Melih GÖKÇEk kaçmış falan değildir ayrıca. Kendisi kelebeğin kanadıdır.

    Bu da böyle biline. Akıllı da olsak hiç fena olmaz ayrıca ulan.

  39. Eh simdi bir lafi carpitinca cevap olmuyor ondan. Altyazi verelim o zaman. Simdi bu “bir cevrene bak, gozunu kapatip muhalefet yapma, biraz gercekci olsun” tavri var hani. Bu tavir bana tanidik geldi, belki bir sene oldu, bir ara bunun tartismasini yaptik cunku. O zamanlar Bekir Coskun, Yilmaz Ozdil tarzi muhalefeti elestirmistim cunku sonucu tutup “halk bu, malzeme bu, adam aptal, bu kafayla AKP ne yaparsa yapsin yuz yil daha hukumette kalir” seklinde ozetliyorlardi. Hani su “gobegini kasiyan adam” o gunlerden kalma, olayi iki kelimeyle ozetliyor. Buna katilan da vardi katilmayan da, tartismistik iste o zaman, ben bu yanlis bir tarz, olaya hatali yaklasiliyor, muhalefet boyle yapilmaz demistim. Ha simdi Yilmaz Ozdil ne yazdiysa kotudur demek baska, adamin tarzi bu demek baska. Adamin tarzi bu iste, her begenmedigi seyi AKP’ye baglamak, aslinda duzgun yaptiklari bir sey yok demek, sonra halk aptal anlamiyorlar demek. Bastan hatali bir yaklasim bana gore. Baskasina gore dogrudur bu bilmem ama tarz bu degil mi deniliyor yani? O zaman ben daha duzenli okuyorum demek ki bu adamlari.

    Simdi benzer bir tarzi kullandigi iddiasi ile dea elestiriliyor, eh bu ne perhiz bu ne lahana tursusu diyorum sonra Avrupa’da ihtisas, ulke ne, dunya vatandasiyiz falan bir ton anlamadigim laf. Yukarida gecenlerle tek kelime alakasi yok. Son cumlenin “Allahin libosu bu isler size mi kaldi, kahrolsun libosizm” olmasi lazimdi bir o eksik kalmis, onu da ben yazayim bari.

  40. “Sana da Olacak O Kadar bütün eski bölümlerini izlemeni istiyorum. Hoş adam kör olduktan veya görmek istemedikten sonra HD de izletsen ne yazar?”

    Hahaha, peki zihni açık, gönlü açık, algısı açık, pek muhterem verdur efendi… Hemen internetten indirmeye başlıyorum. Bulabilirsem HD indirecem, umarım senin gibi aydın, yenilikçi, mantıklı, vizyon sahibi bir birey olurum.

  41. Altar; Dünya’da muhalefet kanadında olupta iktidar tarafından bu kadar çok üzerine gidilen ve köpek muamalesi yapılan bir parti daha yoktur. Benim sözüm geçer mantaletisinde benci takılan bir parti gözümüzün önünde örnek olarak varken Dea’nında benden değilsinci yaklaşım yapmasını doğal karşılarım. Nitekim böyle bir tarzı olduğunuda sanmıyorum Dea’nın.

    Tabi ki şu ana kadar belediyenin yaptığı hizmetler var bunlar yok değil bunları yadsıyamayız ama bu onları eleştirmeyeceğiz anlamına gelmiyor ve gelmeyecekte.Sonuçta bu belediye 90lı yıllardan bu yana Refah ve Ak parti adı altında olmak üzere milli görüşün(!)elinde. Geçen 15-16 yıllık süreçte elbette bir şeyler yapmak zorundalar.10 milyar dolarlık bütçeye sahip bir şehirden bahsediyoruz.

    Metrobüs planı hayatını toplu taşımada geçiren biz insanlara ne kadar iyi olsada arabası olan insanlara o kadar zulüm olmuştur. Belediye veya Devlet bir kesime rahatlık sağlarken diğer bir kesimede zulüm etmemelidir. Sonuçta benim işime geliyor bu metrobüs ama diğerleri için banane diyemeyiz. O zaman insan olamayız. Metrobüsün tersinde oturan iş arkadaşım arabayla her sabah saatlerce beklediğinden gem vurmakta. Daha önce ben huzursuzken o rahattı ama bu yapılan metrobüs sayesinde ben rahatım o huzursuz.Yapılan hizmetlerin herkesin yararına olması gerekmektedir.

    Ayrıca metrobüs yüzünden kapanan hatlar insanları metrobüse ulaşmak için ek araç kullanmak zorunda bırakmaktadır.Ek araç kullanmayanlar ise bir elin parmaklarını geçmezler.

    Ben %47 oya güvenerek kendinden olmayanlara ananıda al git diyebilen, Bana oy vermezsen hiç bir işin yapılmaz tehdidini savuran, maliye benim elimde alamazsınız birşey diyen kendini ergenekonun savcısı ilan eden ve kendisine oy vermeyen semt insanlarını hiç alakası olmayan ve kendi yandaşlarının olduğu bir belediye ile birleştirerek ali cengiz oyunu yapan,askerleri yan gelip yatmakla suçlayan ve bunun gibi bir çok tuhaf davranışın sahibi olan partiye ve onların belediyelerine bir ders verilmesi taraftarıyım. Bu ülke onların bu kadar rahat hareket edecek alanı olan bir yer değil. Onlar bu ülkeye ihanet ediyorlar ve etmektedirler bu yüzden benden değildirler ve olmasınlarda.

    Dip not :Chp sempatizanı değilim ama aklımı şu çok kurcalıyor CHP Ecevit döneminden bu yana ne zaman tek başına iktidar olduda bu kadar eleştirilen bir kurum oldu. İktidardan çok muhalefet eleştiriliyor burada bir gariplik var. Bazen iktidarla muhalefeti karıştırıyorum.

  42. Ben becerip bulamadım. Şu Özdil’ in ilgili yazısı çıksa da piyasaya onun üzerine konuşsak madem. Havanda su dövmesek. Ne demişiz?

  43. Alfredo arabası olan insanlara ne zulüm olmuş biraz daha açar mısın? Sabah köprüye , akşam Edirne ye doğru akan trafik tıkalıdır. Metrobüsle alakası yoktur. Özellikle tıkalı olan bölüm “Topkapı-İncirli” ve “Cennet-Avcılar”. Otoyoldan alınmış olan “emniyet şeritleri” var doğrudur. Ama bunun yanında, kalkmış olan minibüsler var, üstüne iptal edilen otobüs hatları var. Örneğin beni etkilediği için bildiğim Basın sitesi-Mecidiyeköy. Zaten yapılmak istenen de bu. Olabilindiğince aracı E-5 den çıkarmak.
    Ayrıca o emniyet şeritleri zaten arabaların gitmesi için değildi. Ama sağolsun ambulansı yolda kalasıca driver arkadaşlar onu normal bir şerit gibi değerlendirmeye çalışıyorlar. O ayrı bir tartışma konusu neyse.
    Dea; Aman efendim estağfurullah senin gibi vizyon sahibi olamadık ama idare ediver. Ankara ile ilgili yazını da merakla bekliyorum. Ondan sonra İzmir le alakalı olanı bekliyorum. A pardon lan İzmir olmaz. Çok özür.

  44. Genelden biraz özele indirmem gerekirse Bakırköy- Mecidiyeköy hattı kapatıldı. Onun yerine aynı numara ile Bakırköy – Cevizlibağ hattı açıldı.Çok değişen bir şey olmadı açıkçası Bakırköylüler için. Tek değişen fazladan aktarma yapmamız oldu.

    Araba konusunda ise bir çok arkadaşım yolun daralmasından şikayetçiler önümde canlı örnekler varken başka da bir şey söylememe heralde gerek yok.

    E-5 genelinde 4 bazı yerlerde 5 şeritken( trafikte 6-7 oluyordu) mertere doğru iki şerite inmekte şuanda. Allah muhafaza bir arabanın lastiği patlarsa yada motoru hararet yaparsa hele hele de kaza olursa bu şerit bire bile inme durumuna geliyor. Tabi merterde ki bu aksaklık Halıcıoğlundan geçerken yüzlerce ateş böceği gibi yanan arabaların kırmızı ışıklarını görmekle sonlanıyor.

    Sen şimdi diyebilirsin kaza yapmasınlar yada lastik patlamasın diye ama insanoğlu işte bazen bu durumlara düşebiliyor.

    İnsanı toplu taşımaya alıştırmaktan bahsediyorsun ki bu konuda haklısın. Ama daha kaç insan alışssın metrolara metrobüslere tıklım tıklım iş saatlerinde zaten. Karga tulumba çağ dışı bir şekilde gidip geliyoruz.Sence arabası olan bir adam tıklım tıklım toplu taşıma aracına binip ayakta 40 dakika gittikten sonra başka bir araca aktarma yapıp gider mi?

  45. http://tinyurl.com/cjd7ub

    Burası Stockholm, Paris, Londra olsa, şu iddialara karşın Belediye Başkanı istifa eder. Lakin işte, toplumun her kesimine, üniversiteli gencecik, pırıl pırıl zekalara bile sirayet eden bir kanıksamışlık var. Kimse ihale düzeninin temizliğine inanmadığı gibi, bu ve bunun gibi yolsuzluklarla ilgilenmiyor. Ama metrobüs yaptı, çöpleri temizledi, bak Levent Kırca’ya da gör diyor. Ben de ifrit oluyorum işte…

  46. Hepsi kötü ben kötünün iyisini seçtim. İşine geliyorsa.

  47. Werdure kardeşim biz senin seçimine karışmıyoruz ki niye bu kadar üstüne alınıyorsun?İstediğine oy at yada atma kimseyi ilgilendirmez. Sen oy atacan diye yada akpnin daha öncekilerden iyi olmasını baz alacağız diye sıkıntılardan bahsetmeyecekmiyiz? Hepimizde bir yargı oluşmuş çalsınlar ama yapsınlar benim isyanım buna. Ben artık çalıp çırpan yada yandaşlarını nemalandıran bir yönetim istemiyorum. Başka bir partinin başkanı da yapsa benim için değişmez. Bu mantığı bir gün elbet bitireceğiz.

  48. Başeskioğlu’da adalet bakanından geri kalmamış aynı tehdidin bu sefer lacivertini savurmuş. Milliyet.com.trde okudum. Ceza sırası milliyette.. tramway deil canım hafif metro :))

  49. alfredo; adam diyor ki bana nesini beğeniyorsun? Ben beğendiğim yönleri neden oy vereceğimi, bu sürece bu şehrin nasıl geldiğini anlatıyorum. Adam kabul etmiyor üstüne vizyonsuzlukla suçluyor. Benim dökümanlarım bu sevmiyorsanız siz başkasına oy verirsiniz ama benim seçimim bu. Üstelik koca bir şehire zehir içiren belediye orada duruyorken. Fikri sabitliği ortada iken.
    Daha düne kadar kolkola hareket ederken yandaş akp ci olan medya nasıl oldu da ülkenin özgür ve hür basını haline geldi. Siz de inanıyorsanız ya (İnanmasanız bile düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı ile hareket ediyorsunuz ya), evlere şenlik izliyorum çekirdek çitleterek. Tam derslik hatta tezlik. Özgür demokratik ülkenin basınını susturmak istiyorlar değil mi? Hadi len…

  50. CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aziz Kocaoğlu mudur? Oyumuzu Aziz Kocaoğlu’na vermemek için mi Topbaş’a verelim yani anlamadım ki ben…

  51. merhaba arkadaşlar,

    akp’li belediyeyi başarsız buluyorum.burada bazı arkadaşlarımız çeşitli argümanlar yazmışlar çoğuna katılıyorum.ayrıca bir de şehirin şekilsiz ve plansız büyümesi,doğa katliamı,silüetin bozulması,kentsel dönüşüm adı altında fakir insanların onbinlerce lira borçlandırılıp sonra da şehrin uzak yerlerine sürülmesi gibi falsolar da mevcut akp’nin belediycilik anlayışında.
    fakat bunun yanında chp’nin belediyecilik anlayışı da problemli.türkiye’nin her tarafından örgütlü kuvvetli bir tabanı olan ve faydalanabilecekleri birçok atatürkçü-sosyal demokrat akademisyen olmasına rağmen bir iki yer hariç yerel yönetimler konusunda bir model oluşturamamıştır chp.özellikle çankaya,beşiktaş,bakırköy ve kadıköy kötü yönetilmektedir.ayrıca özellikle çankaya ve kadıköy belediye başkanları sendikacılarla uğraşmaktadırlar.
    belediye işi hizmet işidir,ilişki işidir…
    siz anca benim hayatımı kolayştıracak birşeyler ortaya koyabilirseniz ben size oy atarım.elbette hayat görüşüm sebebiyle sağ partilere oy atmam.fakat örneğin “sosyal-demokrat” bir partiye oy atmam için de belirli şeyleri beklemek ya da daha önce yaptıklarını,yapamadıklarını değerlendirmek de benim hakkım diye düşünüyorum.
    bundan ötürü büyükşehir’de kişiliğine ve cesaretine güvendiğim akın birdal’a oy atmayı planlıyorum.

    herkese saygılar…

  52. İstanbul Büyükşehir Belediye’sine ait araçlar, üzerlerindeki İBB yazıları gazete kağıtları ile kapatılmış bir şekilde, çok büyük ihtimalle belediye çalışanları ile birlikte şehrin AKP bayrakları ile donatılmasına yardımcı oluyorlar. Senin verginle, benim vergimle…

    “Neden kapatıyorsunuz yazıları?” dedim. “İbne CHP’liler laf, söz ediyor” diye cevap aldım. “Biz ibneler öyleyizdir” dedim, uzaklaştım.

Yorumlar Kapalıdır.