Çanakkale Geçilmez!

Ne ortaokul çocuklarına verilen dönem ödevleri, ne liseli kızlara okutulan hamaset dolu şiirler, ne tarikatların kitleler halinde gezileri ve o gezilere eşlik eden ebesini ak sakallı dedeler kovalayan embesil hoca’ül rehberler… Bu savaşın, bu zaferin, bu mücadelenin, bu varoluşun tek bir anlamı var, milyon anlam içinde. O da büyük önderin Anzaklara yazdığı mektupta saklıdır. O mektup ki, bugün Avustralya’da, Yeni Zelanda’da o büyük önder için anıtlar yapılmasına sebep olmuştur. Gerisi laf-ü güzaftır… Anlayabilen için de, anlayamayan için de…

Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız.

Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.

Mustafa Kemal

Merkalısına not: Anzakları, hep Avustralya’da yaşayan yerli bir halk olarak bilirdim. Ya öyle öğrettiler ya da bu algı kendiliğinden oluştu kafamda, bilemiyorum. Salak eğitim sisteminin, salak izlerinden birisi olması muhtemel. ANZAC, Australian and New Zealand Army Corps’un kısaltmasıymış. Yani İngiliz Krallığı’nın Avustralya ve Yeni Zelanda’dan topladığı ordunun adı. O kadar.

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Çanakkale Geçilmez!” üzerine 6 yorumlar

  1. “Çanakkale Cumhuriyet’in önsözüdür.”

    Mustafa Kemal’in bu vecizesini ben Engin Ardıç’a armağan ediyorum. Bamya kadar olamayan beyniyle yine bir şeyler yazmış. M. Kemal’in vizyon-misyon(?) problemini aklı sıra dillendirmiş. Al sana vizyonuyla ilgili binlerce örnekten biri .

    Not: Reşocum yazarken dalgınlığına geldi sanırım, bu sözler mektup şeklinde değilde yine bir Çanakkale’deki anma törenlerinde İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya Atatürk tarafından okuması için verildi. Ve törende Şükrü Kaya tarafından okundu.

  2. Ataturk Kutuphanesi’nin ilgili bolumune bir girdi mi, cikmak imkansiz oluyor. “Ilgili bolum” dediysem, uc tane raf. Galatasaray Lisesi ile ilgili bir arastirma icin askerden sonraki bir ay kadar sureyi orada gecirirken, kendimi Canakkale’den kopamaz bulmustum. Genelkurmay arsivleri halka acilsa da gorsele saldirsak…

  3. @ozan: Aklımda mektup diye kalmış abi. Teşekkürler.

    @canarino: Bir gün Murat Bardakçı’nın olduğu yerde sen otururcaksın ama, o gün Fatih Altaylı ne bok yiyecek onu bilmiyorum 🙂

  4. Çanakkale ile ilgili bir belgeselde şöyle bir cümle hatırlıyorum. “Anzaklarda savaşı bir mertçe oynanması gereken bir spor ve gurur kaynağı olarak görüyordu. Aynı bizim gibi”

  5. Aynalı çarşı!

    İngiliz bankası HSBC’nin kredi kartıyla, İngiliz Aviva’dan sigortalı arabama, Hopa’da petrol arayan İngiliz BP’den benzin aldım, Çanakkale’ye gidiyorum…

    Hava şahane, üstümde İngiliz Marks and Spencer’dan tişörtüm var, İngiliz Cadbury’nin Falım sakızını çiğneyerek, radyoda BBC Türkçe’yi dinliyorum… Gelibolu’dan alınan toprak İngiltere Kraliçesi’nin şövalye nişanı taktığı Cumhurbaşkanımıza verilecekmiş Çankaya Köşkü’nde; ne güzel… Ekonomiden Sorumlu İngiliz vatandaşı Bakanımıza da Anafartalar toprağı verilecek mi acaba diye bekliyorum ama, o konuda bi bilgi yok… Kanal değiştiriyorum… Milli manevi değerlerimize önem verdikleri için, televizyonlarını dedesi Çanakkale’de gazetecilik yapmış olan Anzak Murdoch’a satan TGRT FM’e geçiyorum… “Can you feel the rhythm in my heart, the beats going düm tek tek” diyor Hadise… Crazy for you be… Susadım bu arada, İngiliz Tesco’nun satın aldığı Kipa’da duruyorum, İngiliz gazozu Schweppes alıyorum. Bi tane de İngiliz dondurması Algida… Dürülül dürülül, İngiliz Vodafone’um çalıyor… Mustafa Kemal için “millici mahluk” diye yazan Ali Kemal’in torunu Londra Belediye Başkanı törenlere gelecek mi diye sormuştum, çocuklar gelmeyeceğini söylüyor… Kederleniyorum, Tekel’i sattığımız British American Tobacco’nun Samsun’unu tellendiriyorum.

    *

    Ve, Çanakkale’deyim.

    *

    Marşlar filan çalıyor.

    Başbakan kürsüde…

    “Geçilmez” diyor.

    *

    Yunan bankasının atm’sinden para çekip, İngiliz Shell’den depoyu full’luyorum, İstanbul’a dönüyorum.

    Yılmaz Özdil / 19.03.2009 / Hürriyet

Yorumlar Kapalıdır.