Hobi olarak gene yap…

Hayır, ben sana top oynama demiyorum ki; hobi olarak gene oyna. Ne bileyim, Bursa’da otomobil fabrikasında düzenli bir işe gir, Tofaş olur, Renault olur; Cuma günleri şeflerle filan halı sahada oynayın işte… Hatta bak ne diyeceğim; düzenli hale getirin, her Cuma 10-11 abone olun kardeşim. Ne güzel işte, ter at, koş, vur, düş, kalk…

Ama yapma abicim, milyon tane seveni, üzüleni, güleni, ağlayanı, eşref saatini ona göre ayarlayanı olan bir takımda forvet oynayacam diye tutturma, yapma, inat etme…

Nohut’un da dediği gibi bir de şu tavernacı sakallarını kes…

Fazlasını Oku

Sus dedik mi, susulacak!

guiza-2 İnönü’de Sus işareti bir Fenerbahçe klasiğidir. Bir hafta öncesinde “İnleyen Nağmeler…” diye başlayıp, 91. dakika kapalıya karşı “Şampiyonluk yarınlara kaldı…” diye bağırmak tribünlerin amentüsüdür. Beşiktaş kalesine aşırtma gol atmak ise ne kadar kazma olursanız, ne kadar formsuz, ne kadar acıların çocuğu suratlı olursanız olun; ne kadar sezon boyunca taraftarınızı kanser ettiyseniz, ne kadar saç baş yoldurduysanız yoldurun Fenerbahçe’de forvet olmanın yegane şartıdır. İnönü’de beyinlere kazınan kahrın adı Serhat’tır, Tuncay’dır, Anelka’dır, Kezman, Alex ve şimdi de Guiza’dır. Dünyanın en kazma forvetinden gol yemek, üstüne üstlük sus işareti yemekse Beşiktaş taraftarının vazgeçilmez kahrıdır. Semih’inki olsa olsa baldır, kaymaktır. İslam Çupi’nin yıllar önce dediği gibi, Fenerbahçe o kolu lavabonuza sokmasını iyi bilir. Sus dedik mi susulacak ulan! Böyle biline!

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku