Yılbaşı çekilişleri yasaklansın!

Yazının ana fikrini en baştan vereyim de, içinde kalmasın: Her sene sonunda ilkokul seviyesinden tutun da, 35 ülkede 80 yıldır faaliyet gösteren çok uluslu bir şirketin plazasına kadar, toplumun her, ama bakın abartmıyorum, her kademesini esir alan bu yılbaşı çekilişlerine derhal son verilsin!

MGK tavsiye niteliğinde karar mı alır, Bakanlar Kurulu acil gündemle mi toplanır, Cemil Çiçek toplantı sonrası o melul bakışlarıyla açıklama mı yapar, Bülent Arınç “durun bakalım, arkasından neler çıkacağını hep birlikte göreceğiz” mi der, sonra savcılar bunu vazife edinip, bunun bir Ergenekon tertibatı olduğuna dair kuşkularla 5 muvazzaf subayı gözaltına mı alır bilmem… Ama ne gerekiyorsa yapılsın! Derhal yapılsın! Nolur, ama nolur yapılsın!

Yahu, salak bir torbaya koyduğunuz, salak salak kağıtlardan birisini çekmek suretiyle, o ana kadar zerre aklımda olmayan, hiç istemediğim, belki hiç umursamadığım birisine neden hediye almak zorunda kalıyorum? Ya da bir başkası için torbadaki onca isimden birisi olmam dışında herhangi bir özelliğim yokken, neden bana hediye alıyor? Neden bu zorunluluğu sevimli kılmaya çalışıyoruz? Bu isteksizlikle, bu temelsizlikle alınan hediyenin hükmü mü olur? Nereden geliyor bu teamül?

Hööfff! Darlandım lan!

Haa bir de okulda öğretmen, işyerinde müdür çıkar der ki “Bakın kimin kime çıktığını söylemeyin, heyecanı ölmesin” Haaah, her kuşu öttürdük, bir işyerinde yapılan yılbaşı çekilişinde yaşanacak heyecan kalmıştı, di mi? Lan daha o odadan çıkar çıkmaz herkes kimi çektiğini ötüyor zaten. Yetmiyor kimin kendisini çektiğine dair veri alışverişini sağlamak için dakkasında sigara içmeye iniyor. Ne heyecanı? Bu ne zorlama bir heyecan böyle?

Olmaz efendim, olmaz arkadaşım, olmaz güzelim, olmaz!
Bu zorlama sikindirik adetlerinizle ne amaçlıyorsanız, işte o olmaz!

Her tür hediye kabulümüzdür

Ne zamandır aklımda ama fırsat bulup yazamadım. Sanıyorum ki Blog Ödülleri 2009 yarışmasıyla birlikte, reklam ajanslarının da bloglara gösterdiği ilginin tavan yapmasından hareketle; FasulyedenKom çeşitli ajansların ürün tanıtım, lansman, davet, yemek gibi aktivitelerine konu olmakta.

Hani şurda hepi topu yazan 3, okuyan 5 kişiyiz. Kitlemiz bir metrobüsü bile dolduramayacak kadar cücükken, bu ilgiye nasıl mazhar olduk emin olmamakla birlikte, ilgi gösteren ajanslara teşekkür ediyoruz.

FasulyedenKom olarak hiçbir zaman ticari ve karşılıklı çıkar ilişkilerin içine girmediğimiz için aslında kim ne göndermiş, nereye çağırmış, kim almış, kim vermiş, kim hani bana hani bana demiş bizi çok ilgilendirmiyor.

Sadece bu mailler, paketler, davetler, lansmanlar… Hepsinin hangi beklentiyle gönderildiğini elbette biliyoruz. Her mail atan ajansa da cevap veriyoruz, istedikleri bilgileri (mail, adres vs.) paylaşıyoruz. Lakin cevap verirken, sitemizde ürünlerini tanıtmayacağımızı, davetlerinden bahsetmeyeceğimizi, bu gerçekler ışığında dilerlerse hediyelerini seve seve kabul edeceğimizi belirtmeden geçmiyoruz.

Buradan da belirtelim; bilinsin, duyrulsun istedim.