Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Sus dedik mi, susulacak!

guiza-2 İnönü'de Sus işareti bir Fenerbahçe klasiğidir. Bir hafta öncesinde "İnleyen Nağmeler..." diye başlayıp, 91. dakika kapalıya karşı "Şampiyonluk yarınlara kaldı..." diye bağırmak tribünlerin amentüsüdür. Beşiktaş kalesine aşırtma gol atmak ise ne kadar kazma olursanız, ne kadar formsuz, ne kadar acıların çocuğu suratlı olursanız olun; ne kadar sezon boyunca taraftarınızı kanser ettiyseniz, ne kadar saç baş yoldurduysanız yoldurun Fenerbahçe'de forvet olmanın yegane şartıdır. İnönü'de beyinlere kazınan kahrın adı Serhat'tır, Tuncay'dır, Anelka'dır, Kezman, Alex ve şimdi de Guiza'dır. Dünyanın en kazma forvetinden gol yemek, üstüne üstlük sus işareti yemekse Beşiktaş taraftarının vazgeçilmez kahrıdır. Semih'inki olsa olsa baldır, kaymaktır. İslam Çupi'nin yıllar önce dediği gibi, Fenerbahçe o kolu lavabonuza sokmasını iyi bilir. Sus dedik mi susulacak ulan! Böyle biline!

Hasan Doğan İktidara Yalanma Stadı

Her akşam yaşanan, Maslak’ta başlayıp, Avcılar’da son bulan eve dönüş ayini sırasında farkettim. Küçükçekmece’nin stadının adı Hasan Doğan Stadı olarak değiştirilmiş. Tam da o saatlerde, tam da oradan geçerken mütemadiyyen uyuyor olurum. Ama nedense dün uyuyamadığım için kulağımda kulaklık Fırat İşbecer’le Verkaç programını dinlerken bir yandan da etrafı kesiyorum. İğrenç bir tabela tasarımı ile koskocaman harflerle Hasan Doğan Stadı yazıyor protokol tribünün de bulunduğu bölümün çatısında. Hasan Doğan kimdi ya diyorum anlık bir sersemlikle.

Süper Lig yeni takımlarını seçerken…

Bank Asya 1. liginde 2007-2008 sezonu geride kalırken Süper Lige yükselen 3 ekip Kocaeli, Antalya ve Eskişehir oldu. Tabi tribünler açısından bakacak olursak 2008-2009 sezonunda Süper ligde çok güzel deplasmanlar olacağı kesin. 16 Mayıs Cuma günü Ali Sami Yen kapalısında başladığımız futbol-tribün maceramız 18 Mayıs Pazar gecesi nihayete erdi. Bu mücadeleler neticesinde gülen taraf Eskişehir oldu. Play-off’larda mücadele edenler bu seneki gibi tribünü sağlam takımlar oldukça, keşke play-off’lar her sene İstanbulda olsa diyor insan. Kendi adıma son derece keyif aldım. Ayrıca yıllar sonra Sami Yen ve İnönü kapalılarında olmak güzel heyecanlar yaşattı.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?