Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Madde madde değil, dümdüz karamsarlık

Her zamanın ve her insanın hayata savaş açan kahramanları vardır elbette. Ya da insanı buna inandıran bir anarşist yatıyordur gönlünde. Kimbilir, biz aslında kapital dünyanın kapital rezilliklerini kapital bir fahişe faziletinde yaşar, yaşatır, yaşamlandırırken, içimizdeki o anarşistle savaşıyoruzdur da, yüzümüzde bir sivilce olarak tezahür ediyordur savaş sonrası talan haleti. Ya da, işte dedim ya, buna inanmak istiyor insan. Neden? Neden kendi içinde, kendi yarattığı bir yalana inanır ki insan? Ne çıkarı vardır kendini kandırmaktan? Yüzü sivilce tarlasına, yüreği fazilet talanına uğramışken daha mı güçlü olur içindeki anarşiste karşı? Yoksa kapital fahişemiz daha mı kolay satar kendini kapital düzene, ya da kelimenin diğer anlamı ile düzene, düzenlere?

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?