Sözümü Dinlemedin

Bundan 10 sene önceydi; Orduda, siyasette, iş hayatında ne kadar biat etmemiş adam varsa hapse atılıyordu. Ben sana, “Bu iş cadı avı, muhalifler sindiriliyor” dedikçe, sen intikam diye bağırıyor, bıyık altından gülüyordun. Yıllar sonra geldin bana kandırıldım diye ağladın. SÖZÜMÜ DİNLEMEDİN.

Doymadın, 10 yaşındaki çocuğun bile farkına varabildiği hilelerle, uydurma belgelerle, sözde sehven ama aslında şehven sahtekarlıklarla TSK paramparça edildi. Kozmik odasına girildi, ülkenin ne kadar sırrı varsa çıkarılıp yabancılara parça parça servis edildi. Ben sana “yapma, ülkeyi felakete sürüklüyorsun” dedikçe, sen “bağırsaklarımızı temizliyoruz” diye gevşek gevşek gülüyordun. Yıllar sonra geldin bana kandırıldım diye ağladın. SÖZÜMÜ DİNLEMEDİN.

Üniversite sınavında göstere göstere kopya çektiler. Şifre var dedim, dinlemedin. Sana “çocuğunun geleceğini çalıyorlar, kendini düşünmüyorsan bari evladını düşün” dedim. Sen “Endişem yok, güvenim tam, ben tatmin oldum” dedin. Yıllar sonra geldin bana kandırıldım diye ağladın. SÖZÜMÜ DİNLEMEDİN.

KPSS’de hırsızlık yaptılar. Her seferinde olduğu gibi, gene göstere göstere yaptılar. İstediklerine tam puan aldırdılar. “Aynı sınavda 70 çift karı/koca tam puan alabilir mi?” dedim sana. Sen gevrek gevrek “sorular çalınsa farkederdik” diye benimle dalga geçtin. Yıllar sonra geldin bana kandırıldım diye ağladın. SÖZÜMÜ DİNLEMEDİN.

Referandum yaptın. Seni uyardım, “Bak anayasayla bu kadar oynama, yargıyı gümüş tepsi içinde teslim ediyorsun, ülkenin temeline dinamit koymak bu” diye. Sen “Yetmez ama evet” diye coştun, mezardakileri bile oy vermeye çağırdın. Yıllar sonra geldin bana kandırıldım diye ağladın. SÖZÜMÜ DİNLEMEDİN. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Bu savaş bizim savaşımız değil!

Dün öğle saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı, resmi internet sitesinden bir savaş uçağı ile iletişimin kesildiğini açıkladı. Saat 2 civarıydı yanılmıyorsam. İlk haberler, savaş uçağının düştüğü ekseninden yapılmıştı, öyle okuduk, öyle sandık. Akşam saatlerine doğru ise, medyada uçağı Suriye’nin düşürmüş olabileceği konuşulmaya başlandı.

Asker, hükümet, yetkililer, herkes sessizliğini koruyor, herhangi bir açıklama yapmıyordu. Zira başbakan Brezilya’dan dönmekteydi. Dönsün diye bekledik.

Kendisi dönünce havaalanından “Düştü mü, düşürüldü mü bilmiyorum; Suriye özür diledi mi, neden diledi, bilmiyorum” tadında açıklamalar yaptı ve konuyu görüşmek için Genelkurmay, Dışişleri, Milli İstihbarat gibi kurumların katıldığı bir zirveye geçti. Bu kez de zirve bitsin diye bekledik.

Zirve sürerken yabancı basın Suriye’nin Türk uçağını vurduğunu flaş haber olarak geçmekteydi. Tedirginlik içinde bekledik. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku