Gömleğim Beyaz, Yakası Kolalı

CHP’de yaşanan Deniz Baykal skandalının ardından büyük bir coşkuyla göreve başlayan Kemal Kılıçdaroğlu, mazbatasını almasının 3. günü olan bugüne kadar o denli eleştirildi ki, insan “lan süpermene ihtiyacınız vardı da, Tayyip’in orda işi ne?” diye sormadan edemiyor.

Adam daha koltuğa mabadının izine bırakamadan partide hiçbir şey değişmediğine, boş vaadlerde bulunduğuna, söylemlerinin popülist olduğuna dair tonla eleştiri yapıldı.

Elbette mevzubahis siyaset olduğunda, bu tarz eleştirilerin mesnedi hakkında yorum yapmak yersiz. Zaten siyaset dediğimiz şey de bu temeller üzerine kurulu. Eleştireceksin, küçümseyeceksin, kabullenmeyecek, yerli yersiz hakaret edeceksin. Formülü basit.

Lakin, Mehmet Ali Ilıcak isminden münhasır, tek titri Kemal Ilıcak ve Nazlı Ilıcak çiftinin oğlu olmak olan eski medya patronu ve 37 ekran televizyon tedarikçisi şahsın twitter üzerinden başlattığı Etro gömlek konusu, her türlü bayağılığı kabul edebileceğimiz siyaset çerçevesi için bile bomboş duruyor.

İlk etapta gömlek 350 TL idi, bir ara 350 Euro oldu, şimdi 500 TL’ye bağladılar. Hatta bir tanesi 495 TL’lik gömlek diye işaret etmiş. Kredi kartına 6 ay taksit bile var. Big Sale…

Şurdan girelim, bu adam yıllarca devletin en üst dereceli memurlarından birisi olarak çalıştı. SSK Genel Müdürlüğü yaptı. Bugün SSK’ya işimiz düşse, bu adamın 6-7 kademe altında çalışan sikindirik bilmem ne şefi, bilmem ne amirinin önünde el pençe divan durursunuz abi. SSK Genel Müdürü’nü Okul Müdürü mü sandıydınız?

Hadi onu geçtim, ee zaten milletvekili adam, tonla maaş alıyor. Takip bile edemiyorum artık 10.000 filan olmuş mudur?

Yauv, hadi yılmadım, onu da geçtim; kendimi ayrı tutuyorum, daha 1-2 senedir iş hayatında olan bir Ulvi karakteri bile bugün milyarlık takımlar, göynekler, pantullar alabiliyor kendine. Kemal Kılıçdaroğlu’nun alması neden garip? Haksız mıyım?

Havuzlu villalar, milyon dolarlık gemicikler, ABD’de alınan burslar vesaireler milyon kere gündeme gelmiştir de, bu kadar yaygara kopmamıştır soktuğumun ülkesinde. FirstLady’nin milyarlık türbanlarına, Fransız markaların ayakkabılarına döktüğü avrolara, köşkün restorasyonu sırasında bir tanecik bardağa yüzlerce avro saçılmasına ses etmeyen, edemeyen, ettirilmeyen kıtalar; gömlek edebiyatı yapıyorlar. Pes!

Son söz, Kemal Kılıçdaroğlu ile mucizevi bri değişiklik olmayacağını öngörecek kadar biliyorum bu ülkeyi, lakin, dur lan, 2 günlük Genel Başkan üzerinden “Bundan cacık olmaz, teneke bu teneke” demek te, hiç iyi niyetli bir tavır değil. Aklınızı alırım, efendi olun!

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Gömleğim Beyaz, Yakası Kolalı” üzerine 12 yorumlar

  1. çalınan minareye kılıf gibi oldu bu gömlek işi.gemicikti ,keriz feneriydi,kalpazanlıktı derken uzadıııı gitti çalınanlar .örtmek için de gömlek yetişti imdada..elleşmeyin gariplere çekiştire çekiştire örtsünler !!!

  2. Siz kılıçdaroğlu’nun neyini gördünüz ki bu kadar heves yapıyorsunuz? Sgk başarısızlığı mı, topbaş’a rakip olması mı? melih’i mi terletmesi mi? Halkçılığına dair ne gördünüz mesela? seçim arefesinde kağıthane’de popülizm adına çamurlu ayakkabıyla dolaşması mı? 70lerde kalmadı mı bu politikacı eskileri? yoksa başta kasket gövdede etro gömlek mi onu halkçı yapıyor?
    Politik ufku için ne diyorsunuz? Her kadına maaş gibi komik vaatler mi? İşsizsiliği bitirecem saçmaları mı? hadi kılıçdaroğlu halkçı diyelim etrafınızda sade, fakir vatandaş olupta chp ye oy veren kaç kişi tanıyorsunuz? chp seçkinlerin, elitlerin, veteran memur emeklilerinin partisi değil mi? kumdan kale mi bu 1 senede değişecek?

    ama size de kızmamak lazım.. heves etmekte fena bişey değildir. yıllar yılı ilk defa heveslendiniz. Ama yalan yok 22 temmuz öncesi de heveslenmiştiniz. Halk cahil, siz de kusur yok.

  3. Sevgili duduk,

    Mevzu siyasi bir mevzu olduğundan ve elbette, çok belli ki birbirimizi ikna edemeyeceğimiz için tartışmadan uzak durmaya çalışıyorum.

    Lakin yazının ana fikri “2 günlük genel başkanı neye dayanarak eleştirebiliriz” sorusunu sana da sormak gerekiyor, sen neyini gördün de, öyle halkçı olunmaz, şöyle ufku yok diye saldırabiliyorsun?

    “İşsizliği bitireceğim saçmaları” demişsin ama, daha 2 gün önce Tayyip Erdoğan işsizliği düşüreceğim dedi. 6 ayda gibi bir sürede, hem de milyonlarca azaltacağını iddia etti. Bu boş vaat değil, bakın göreceksinizden öte bir açıklama da yapmadı. Şimdi Kılıçdaroğlu saçmalıyor, kabul edelim, başbakan ne yapıyor? Bunu da sana sormalı.

    Son olarak, neden hevesleniyorum biliyor musun? Ve halkçılığına dair ne gördüm, şöyle izah edeyim:

    Başbakan’ın oğlu gibi burslu okumayan, mezun olur olmaz 2 milyon dolara gemicik almayan oğlu kurultay günü evin önünde bekleyen gazetecilere çay dağıtıyordu, elinde termosla…

    Ben inanıyorum bu adama. Ne Başbakan gibi ülkenin gıda devlerinden hisse sahibi olacak, ne de elini attığı her işte 1’e 300 kazanan işadamlarıyla kankalık yapacak. Buna inanıyorum. Ve inandığım için bu ülke için hevesleniyorum.

    Sen inanmazsın, heveslenmezsin, kendi bileceğim iştir, der susarım.

  4. Ezberletip salıyorlar sanırım. SGK başarısızlığımış, gömleğiymiş. Şimdiden kıpraşım yaptı elalemde maşallah. Nesini beğeniyormuşuz nesini görmüşüz?

    Görmedim birader. Hırsızlığını yolsuzluğunu görmedim mesela. Oğlunun gemisini de görmedim, özelleştirilen kamu kuruluşlarına iki günde çoluğunu çocuğunu yönetim kurulu üyesi diye tıktığını da görmedim. Görmedim. Benim için görmediklerim gördüklerime nazaran yeterli. Allah göstermesin.

    Korkmayın bu kadar diyicem ama Korkun yıkılacak bu kirli saltanatınız.

  5. AKPli kustahligindan biktim, usandim, tukendim. Bir dahaki secimde gidip inadina CHP’ye oy verecem. Libosluktan da donuyorum, libos libosu oluyorum. Beynimi yediler.

  6. aahhahahahaha, olm gülmekten altıma ediyordum az daha liboş liboşu oluyorum lafını görünce 😀
    hatta hâlâ gülüyorum 😀

  7. Sevgili Dea,

    Sittin sene uğraşsam ben buradaki bir çok arkadaşı ikna edemem, buradaki bir çok arkadaş da beni ikna edemez. O kısmı geçiyorum. 🙂

    Hayat inandığımız gibidir neticede. Sen onu görmüşsün. Ben gömlek eleştirilerine fazla takılmadım. Daha değişik yerden bakan biri olarak;

    İki gün karnından konuşan ve kimsenin duymadığı bir parti iki gün sonra sanki iktidarı almışcasına omuzlara alındı. Zonguldak gezisinin canlı yayınlanmasına, Ecevit gibi adam denmesine, bütün solu 404 ile yapıştıracak yakıştırmalarına, bak Kamer Genç bile geri döndülere, Rahşan yol verdilere, Gandhi gibi adam yakıştırmalarına şaşırarak bakıyorum.

    Bekleyip göreceğiz. 🙂 Tek temennim bu işin sonuda “çobanın oyu ile benim oyum bir mi?” “Türk insanının % bilmem kaçı aptaldır” gibi söylemlerin çıkmaması.

  8. Türk insanının %80’i aptaldır öncelikle orda bir anlaşalım 🙂 O konuda taviz vermem.

    Kemal Kılıçdaroğlu konusunda gelince.Şimdi bu yeni bir şey değil, bu adam İstannbul’da CHP potansiyelinin çok üstünde oy alarak gösterdi ki, CHP çizgilerini çoktan aşmış, halkın sempati duyduğu bir isim. Belediye seçimi kaybetmiş, eski bürokrat, yeni milletvekili olduğu günlerde de bana nasıl umut aşıladığından bahsetmiş birisi olarak, bu hissiyatımın CHP Genel Başkanlı’ğından oldukça bağımsız olduğunu söyleyebilirim.

    Ha gelelim iktidar meselesine… CHP oylarını arttıracak, o 2 x 2 = 4. Hepimizin malumudur zaten. Ama AKP’yi alaşağı edebilir mi? Hiç zannetmiyorum. Lakin, zapt edilemeyen bir talan kültürünü devletin her kademesine ilik ilik işlemiş AKP iktidarını korkutmaya yeter mi Kılıçdaroğlu ismi? Ehh hepimiz az çok görüyoruz bunu. Yoksa, kim neden uğraşsın aman gömlekmiş, bak SSK’yı batırmış, Almanya’da geneleve gitmiş filan…

    Basın bu adamın arkasında müthiş bir rüzgar oluşturdu elbette. Özellikle Doğan Medyası. Ama ben diyorum ki, ben zaten bu adamın yaydığı elektriği belediye seçimlerinde gördüm. Doğan medyasından bağımsız bir şekilde…

    Neticede, CHP’de değişimi uzun yıllardır bekleyen bir isim olarak, değişim yolunda beklentileriminde ötesinde bir gelişme oldu. İktidar olabilir, olamazdan öte bu önemli benim için. Halkçı bir CHP’yi en son 1971’de gördük. 2010’da o yönde yeni bir umut varsa, ben o umuda sarılırım arkadaş…

  9. Al işte, yorumu yazar yazmaz şunu gördüm.

    “kemal bey’in dine inanıp inanmaması, ya da hangi dine inandığı, hangisine inanmadığı kendisinin en doğal hakkı ve kimsenin de “neden inanmıyorsun ya da neden inanyorsun?” demeye hakkı yok. ancak biz seçmenlerin en azından kemal bey’in dine inanıp inanmadığını, ne sıklıkla camiye gittiğini ya da gitmediğini bilmek zorundayız.”

    Vakit yazarlarından birisi demiş bunu. Bu zihniyetin yanında saf tutacağıma medya balonu bile çıksa sonunda, Kılıçdaroğlu’nun tarafındayım…

  10. Chpnin oylarının üzerşne cıkmıs die sevineni gördm ya ölmem artık kadir topbaştan istanbul u alamayan adam recep beyden başbakanlığı nasıl alır ssk yı batıran adam ekonomiyi nasıl yönetsin. bakkal dükkanı değil bu t.c.

Yorumlar Kapalıdır.