Harembüs Çılgınlığı

Yaklaşık bir kaç ay önce çıkan “Harembüs” tartışmasını az çok hatırlıyorsunuzdur. Hani İETT’nin İmam Hatipli kız öğrenciler için özel olarak tahsis ettiği (ve fakat onu da laf kalabalığıyla kılıfına uydurduğu -tabii yersek-) otobüs seferleri konusu.

Kısa sürede ülkemize özgü yaratıcılıkla Harembüs adı takılan bu organizasyon, bilmeyenler için biraz daha açmak gerekirse, İmam Hatip Liseleri’nde okuyan kızlarımız, normal İETT seferlerinde karşı cinsten erkeklerle olur da karşılaşabilir diye ayarlanmış, muhtemelen de işin altında İETT’de yüksek kademelerde tanıdığı bulunan bir velinin işgüzarlığına, o kademedeki tanıdığın da aynı işgüzarlıkla kafa sallayarak olumlu cevap vermesi sonucu ortaya çıkmış ucubik oluşum.

Hayır, merak etmeyin, bu durumun saçmalığı, absürdlüğü üzerine tek bir kelime daha edecek değilim, hatta bu konu hakkında kimse benimle aynı fikirde bile olsa yorum yapmasın istiyorum. Harcanan saniyeleri, söylenecek kelimeleri israf olarak göreceğim çünkü.

Peki ben bu yazıyı neden yazıyorum? Geçenlerde karşılaştığım bir olayı sizlere de nakletmek için oturdum ekranın karşısına. Şimdi bu harembüsler ilk kez ortaya çıktıklarında İETT tarafından sanki çok normal birşeymiş gibi lanse edilmeye çalışıldı ya, hani onlara göre olabilecek birşeydi ya, hani herşey kitabına uygundu ya, bu otobüslerle ilgili yapılan haberler aslında gulu gulu medyanın İETT üzerinden iktidara saldırma hevesiydi.

Peki o zaman sizlerin aklına da şu soru takılmıyor mu, madem bu otobüsler gayet normal, neden 9 senedir oturduğum Başakşehir’de bir kez bile olsun görmediğim “Başakşehir – Eyüp” hattını son günlerde görmeye başladım? Neden otobüsün önündeki tabelada, hat numarası koymaya tenezzül edilmemiş de, sadece ismi yazılmış? Neden ilk kez gördüğüm bu hat, günde iki sefer yapıyor sadece? Neden İETT’nin internet sayfasında aradığımızda, Başakşehir – Eyüp seferiyle ilgili en ufak bir bilgi yok? Neden bir bok yiyorsunuz da, erkek gibi arkasında duramıyorsunuz? Neden hiçbir icraatınızın arkasında bir kez olsun duramıyorsunuz? Neden hep kaçak güreşme çabasındasınız? Neden utanıyorsunuz? Neden korkuyorsunuz?

Yorum yapmıyorum, ama emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Ve Anadolu’dan çok sevdiğim bir sözle yazıma nokta koymak istiyorum. Haram zehir zıkkım olsun. Benim verdiğim vergiden yediğiniz her lokma, haram olsun…

Harembüs Çılgınlığı” üzerine 26 yorumlar

  1. Ülkede demokrasi var tosunum,ayıp değil mi haram zehir zıkkım olsun lafı…

    Olayın şekil boyutuna takıl esasına girme esastan inceleme.

  2. dellez binsene bir nereye gidiyormuş otobüs? Merak ettim şimdi. 🙂

  3. Ya sünnet-evlilik sezonu açıldı ya , Eyüp Sultan’a gidiyordur o otobüsler.

    Başka bir komplo teorisi için google da eyüp sultan üzeyir garih yazın.

  4. olm reklam mı alıyorsunuz yazdığınız yorumlara artık? odatv.com ne iş?

  5. Yok yahu. Bu “eyüp mezarlığı” muhabbeti nedeniyle. O site Soner Yalçın’ın sitesi de. Bende efendi de okuduydum muhabbeti

  6. Haram helal derecesini biliyorsun madem Böyle bir yazı yazarak o otobüste bulunuan Kızlarımızın hakkına girdiğini de unutma bence!! 2. si Mİlletin Parası VAr mı Kİ servis Tutsun kardeşim Hem ekonomik kriz diye LAfı söylüyorsunuz Millete Alın Bİzimkide Bİr Ekonomik Kriz Sonucu BAşvuracağımız Bİr otobüs.. Herkes Bİzi DEli sansın Bİz akıllı olalım yeterr!! EEE bu söylediklerim anlayana Ünv. bitirmekle 2 kıytırık köşe yazısı yazmakla olmuyor bu işler abicim kaliten olsun MArkan olsun Mİllete söz geçirr Bu Da benim DÜşüncem Sonuna Kadar ARkasındayım… HAyrınızdan umutsuzuz getirmeyin Bari şerrinizi..

    İmza:Her ağızda ,her telde,fanilik dırıltısı,

    Sonunda tek bir şarkı,tabutun gıcırtısı!…(N.F.K) Unutmayınn!!!!

  7. Ah canım kardeşim benim.
    Doğal gaz zammından olsa gerek. Böyle yan etkileri görüldü son günlerde. Oy verme geçer, sıkıntı yok evham yok tamam mı canım kardeşim üzme tatlı canını sen.

  8. 1- Kimsenin hakkına girilmemelidir.
    2- Servis tutacak para yoksa iett var.

    Topla gel; parası olmayan herkesi okuluna kadar belediye otobüs ile taşıyor. Bu noktada ayrım yapmıyor. Parasızım diyen herkesi taşıyor. Neden? Çünkü ayrım yaparsa hak yemiş oluyor önermesi çıkıyor.Tuhaf.

    ” Arkasında durmayalım, daha da arkalara doğru ilerleyelim beyler. Dışarda kalanlar var! “

  9. o diil de isviçre bizden daha beter bir ülke çıktı. avrupayı özgürlükçü bilirdik. pehhh

  10. Ekonomik gidisatin kotu oldugu zamanlarda irkcilik hortluyor. Avrupa’da, ozellikle Fransa, Hollanda, Almanya gibi irkciligin temelinin hic yok olmadigi ulkelerde son senelerde azinliklara karsi nefret hortlamaya basladi. Simdi bir de son 10 senede Bati’da pompalanan musluman dusmanligi ile desteklenmeye basladi bu, iyice cigrindan cikmaya basladi is. Isin guzel tarafinda hemen ulke icinden bu eyleme karsi refleks olusmasi. Isvicreli yesiller olayi insan haklari mahkemesine goturuyor, sesli sekilde de muhalefet ediyorlar. Bir ulkede sadece magdur olanlarin degil propaganda hastaligindan siyrilmis baska insanlarin da insan haklari icin ugrasmasi yuz gulduren bir hareket.

  11. Türkiye’de bir hıristiyan topluluğu mevcut kiliseler dışında gidip özel bir arazi satın alıp oraya modern ya da eski mimaride bir kilise inşa edebilir mi? 1924 lozan sonrası Türkiye’de inşa edilmiş tek bir azınlık ibadethanesi var mıdır? Protestan toplulukları çeşitli binaların alt katlarında, evlerde ve cemaati kalmamış ermeni, rum, katolik kiliselerinde dernek ve gunluk organizasyon statüsünde neden toplanıyorlar? İsviçre’de minare yasağına bas bas bağıran siyasal iktidarımız acaba İslamiyet dışında din ve inançların bina inşa etme, diyanetten pay alma, serbestçe propaganda yapma haklarına saygı gösteriyor mu? Bahailer, yehova şahitleri tüm dünyada özgür bir inanç akımı olarak benimsenirken acaba bizim ülkemizde neden yasadışı faaliyet gibi algılanıyor? Hepsini geçtim tekrar ilk başa dönüyorum:
    – 50 Hıristiyan bir araya gelse ve Üsküdar-Fatih-Ümraniye gibi yerlerde arazi alıp buraya kilise binası inşa etse ne olur?
    isviçre haksızdır. Ancak haksızlığa ses çıkartanlar önce kendi etrafına bakacaklar.

    Müslüman bir genc din değiştirip Hıristiyan olursa nüfuc cüzdanına bunu işletebilmek için neden mahkemelere gitmek zorunda?
    Dinini değiştiren kişi neden askere alındığında “sakıncalı personel” statüsünde değerlendirilmekte? Dinini değiştiren, mahkeme kararıyla bunu nüfus cüzdanına işleten kişinin nüfus cüzdanında “din değişikliği nedeni ile yenileme” ibaresi ile neden damgalanmakta? Bu ibareyi taşıyan kişi “kamu personeli” olma hakkını neden yitirmekte?

    İsviçre minareye karşı. Biz insana ve inanca karşıyız. İsvicre’yi pratikte yüz kere sollarız.

  12. Beyinliye cevap;

    Öncelikle , noktalama işaretlerinin bu kadar önemli olduğunu fark edememişim bugüne kadar. Bunu öğrettiğin için sağol. Gördüğün üzere dinlemesini (okumasını) bilen, en aptalından bile bir şeyler öğrenebilir.

    Haram-Helal konusundan dem vurmaya çalışmışsın. İett nin ayrıcalıklı kişilere servis çekmesini kabul etmişsin. Ya iett nin ne olduğunu bilmiyorsun ya helal-haram mevzusunu.

    Krizden falan bağlamaya çalışmışsın. Eğer İett durumu olmayan herkese sağlıyorsa otobüs hizmeti ona da eyvallah. Lakin en başta belirttiğim üzere sorun bu hizmetin sadece ayrıcalıklı, torpilli kişilere sağlanması.

    Madem sana cevaben yazıyoruz bu yazıyı ben de şiirle bitireyim.

    Geçme Namık köprüsünden üşütürsün vakvakları,
    İett bahçesine çam diktim git topla kozalakları.

  13. – 50 Hıristiyan bir araya gelse ve Üsküdar-Fatih-Ümraniye gibi yerlerde arazi alıp buraya kilise binası inşa etse ne olur?

    Lazqli ; Yazında bir çok itiraz edeceğim yer var. İşyerinde olduğum için çok vaktim yok. Lakin Avrupa da ki Müslüman yoğunluk ile Türkiye de ki Gayrimüslim yoğunluğu kıyaslaman olmamış sanki. Hele ki alıntı yaptığım kısmı teşbihte hata olmaz diyerek şöyle kıyaslamak mümkün, vatikana gidelim 50 kişi mescit lazım bize diyelim. Mardin bu konuda sana daha güzel bir örnek sanki.

  14. özgürlükler sayısal yogunluklara göre verilmez. birine haksızlık varsa hepsine vardır.
    Türkiye’de sadece eski kiliseler onaraılıp yeniden ibadete açılabilir. O da tek şartla metroplitliğe bağlı cemaat kilisesi olacak. Yani ya vatikana, ya fenere, ya da ermeni kilisesine. Türkiye’de resmi kayıtlarda 20000 Türk protestan var (1980 sonrası din değiştirmiş) Demek ki kayıtlı olmayanlarla beraber bu sayı en az 30000. Ama 15 senedir uğraşmalarına rağmen kilise kurmalarına, toprak alıp ya da kiralayıp ibadethane açmalarına izin yok. Türkiye’de 5000 civarında Bahai var ancak evlerde çay-kek günü gibi toplanmaktan öte bir şey yapamıyorlar. Türkiye’de çok az sayıda olmakla beraber Yehova Şahidi var. Sadece terkedilmiş konsolosluk chapellerinde toplanabiliyorlar.
    Vatikan’a gelince. Bu çok yanlış bir örnek olmuş. Vatikan normal bir ülke değildir. Siyasi olarak başka statü verilemediği için ülke denir. Vatikan, Katalolik kilisesinin merkez kilisesidir. Tüm yüzölçümü Katolik kilisesi olarak geçer. Kilise bahçesine mescid talebi tamamen komedi olur. Vatikan’da ikamet eden 50 müslüman değil 1 müslüman bile bulamazsın. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan binlerce protestan var ama.
    Bak ne diyorum: İsvicre haksızdır. Ama Türkiye bu haksızlığa tepki gösterecek hakka sahip değildir. Türkiye en az İsvicre kadar ayrımcıdır. Müslüman olmayan vatandaşlarının hakkını asla savunmaz, savunmalarına yasa ile engel olur. Rum kökenli, ermeni kökenli, latin kökenli hıristiyanlar değil Türk oğlu Türk protestanlardan bahsediyorum.
    Kaldı ki bugün bir Türk gidip Katolik kilisesinde teoloji eğitimi alıp, sonra Hıristiyan olmak için gerekli eğitime katılsa (3-4 sene sürer) ve bunun sonunda Türkiye’de bir katlolik kilisesinde vaftiz olsa ve din ibaresini değiştirmek için vaftiz kağıdı ile mahkemeye gitse vaftiz esnasında aldığı “vaftiz ismini” inancı gereği işletmek istese bunu asla gerçekleştiremez. Yine bir genç Protestan kilisesine gidip Hıristiyan olmak istese (2-3 ayı geçmeyecek bir süredir) vaftiz sonrası sadece din hanesini değiştirmek için başvurur. Çünkü Türktür, ismini değiştirmez.
    Yoğunluğa endeksli özgürlük = mevcut düzen. Türkiye tabi kısa sürede bunları aşamaz. Ancak Türkiye İslam aleyhinde olduğun düşündüğü her şeye itiraz hakkını kendinde görürken, Türk vatandaşı Hıristiyanlara mahkeme, polis, kanun engelleri koyarsa ve Avrupa’dan birileri her insan hakları ihlali raporunda bunu yazarsa “bizi bölmek, karıştırmak istiyorlar” palavrasına sığınamaz.
    İsvicre bu kararı ile inanç özgürlüğünü zedelemiştir. Ama İsviçre’ye taş atmak için sıraya girebilecek bir tek İslam ülkesi yoktur.

  15. Gürkut abi gerekli her şeyi yazmış zaten. İğne ile çuvaldız meselesi gibi. Tamam başkasına bir şeyler batırıyoruz da en azından kendimize bir şeyler batırsak daha faydalı bir iş yapmış oluruz.

    Zor bu işler kolay kolay da içinden çıkılacak gibi değil.

  16. “Lakin Avrupa da ki Müslüman yoğunluk ile Türkiye de ki Gayrimüslim yoğunluğu kıyaslaman olmamış”

    Olmaz cunku kovalamisiz hepsini zamaninda. Daha gecen hafta Gurkut abi yazmisti karga’da Rumlarla ilgili bir yazi. 1915’ten sonra Ermeni, 6-7 Eylul olaylarindan sonra Rum mu birakmisiz da haklarini verecegiz? Avrupalilar da topluca kovsunlar muslumanlari, demokratik olsunlar o zaman. Fransa onu yapmaya calisiyor zaten su anda.

  17. Elbette ki başımızdaki iktidara aldanıp tepki vermemek gerek. Zira yukarıda da zikredildiği gibi adamlar bariz kendine müslüman modunda takılıyorlar. Onlardan bağımsız yorum yapmak gerekirse; öncelikle bu olay ota boka İsviçre’yi örnek gösterenlere karşı güzel bir savunma oldu. Özgürlükler ülkesi tadında bakılan bir ülke olan İsviçre’de bile bir takım kişiler, soyut korkuya kapıldılar ve ahmakça bir işe imza attılar. Bu aynı zaman da azınlığın meselesine çoğunluğun karar verebilmesinin ne kadar saçma olduğunun da göstergesi olmuştur.

    Lakin o kadar bok attığım İsviçre halkı arasında her şeye rağmen, kendi inancı ve yaşam tarzıyla uzaktan alakası olmayan bir konuda, sadece bir başkasının inanç özgürlüğünü savunma ve genel anlamda hoşgörülü olma kabilinden sayabileceğimiz refleksle kararı protesto erdemini gösterebilenler de çıkmıştır. Helal olsun. O güzel İsviçrelileri tenzih ediyorum tabii 🙂

    Gelelim minare olayına, şahsen bu konuda ilim sahibi değilim. Ahkam kesmem de yanlış olur ama bildiğim kadarıyla minarenin olup olmaması o kadar da elzem bir mesele değildir. Fakat burada minareyi sembolik olarak ele almak lazım. Yani, bugün minare göze battı, ve başka Avrupa ülkelerindeki faşist ve ırkçı düşüncedekiler ayaklandı bu sayede. Yine buna ek olarak, bu bir sonraki aşamalar için de basamak oldu. Yahut emsal deyin işte. Şimdi gerçi İsviçre hükümetinin ekonomik kaygılardan ötürü geri vites yapma olasılığı var ama bir şekilde ortaya çıkar bir karar da var. Buna sazanlama atlayacağını düşündüğüm Fransızlar yanıltmadı beni. Keza birkaç ülke daha da var sıraya girdiler derhal.

    Gelelim meselenin bize bakan yönüne. Yukarıda lazQli’nin yorumlarına genel olarak katılıyorum. Bizim bu konuda toplum olarak samimi olmamız biraz zor olabilir. Yani kimse kolay kolay benzer bir referandum olsa, benzer şeylerin yaşanmayacağı garantisini kolay kolay veremez sanırım. Bu sebeple çuvaldızı kendimize batırmayı da ihmal etmemeliyiz elbette.

    Bir an benzer referandumların bizde de yapılma ihtimalini düşündüm. Çok tedirgin oldum. Düşünsenize, Sinagog ve Kiliseler için yapılıyormuş, yahut Camiler için, ne bileyim işte Cem evleri için falan. Olayı abartıyormuşuz ya da gidip oruç tutan-tutmayan kişiler için veya başını kapatan-açan kişiler için referandumlar yapıyormuşuz. Herkes muhitinde istemediği kişiler için referandumlar talep ediyormuş gibi..

    Aman Tanrım!!!

  18. Ağa yanlışın var bu ülkeden giden 500.000 rum var Lozan sonrasında. Gidenler çoğu da kendi isteğiyle gitmiştir. Mübadelenin sosyolojik etkenlerini daha derinlemesine araştırmak gerekir.

    6-7 eylül olayları, Kıbrıs müdahalesi daha farklı boyutudur olayların. Her şeyi birbiri ile alakalıymış gibi göstermemek gerekir. Geçmişte yaşanılanları bir hesaplaşma mantığında değerlendirmek kime ne kazandırır. Hem Rum hem Ermeni hem de Musevi azınlıklar için bu geçerli.
    Türkler herkesi astı,kesti bu ülkeden gönderdi demek bana çok doğru gelmiyor.

  19. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=210811

    Ozet:

    Türkiye’de Ermeni olmak zor mu?
    Türkiye’de Ermeni olmayı seviyorum ben.
    Kolay olduğu için mi seviyorsunuz?
    Belki zoru seviyorum ben. Cumhuriyet’in kuruluşunda Lozan’da 300 bin Ermeni vardı bu topraklarda. 130 bini İstanbul’da , 170 bini Anadolu’da. Bugün bu sayı 60 bine düştü. Cumhuriyet’in o yıllarında ülke nüfusu 13 milyondu, bugün 70 milyon. Türkiye çoğaldı da, niye Ermeniler azaldı?

    6-7 Eylul olaylari, varlik vergisi, yirmi kura ihtiyatlar olayi, Lozan sonrasi “zorunlu” mubadele amaclari ne olursa olsun birbirine bagli olaylardir ve Turkiye’deki azinlik nufusunu azaltan, azinliklarin haklarini ellerinden alan, onlara zulmeden olaylardir. Bu demografik verilere ragmen su devirde “bizde azinlik yok ki onlara hak verelim, bir sucumuz yok” diyerek bunlari yok saymak hatadir, ben bir hata yaptigimi sanmiyorum bu iddiayi dillendirerek.

  20. Özet olarak sadece şunu söylemek istiyorum. 1877-1878 Savaşından sonra gelişen ve Lozan’a hatta 2.Dünya Savaşı’na kadar ki olan nüfus mübadelerinin ola geliş şekli farklıdır, 2. Dünya Savaşı ve sonrasında yaşanılan gelişmeler farklıdır. Bence bunun ayırımına varmak gerekir. Bu ülkede yaşanılan bazı şeyleri doğru analiz edebilmemiz için bu ayırımın yapılması gerekildiğine inanıyorum.Birinde karşılıklı yaşanılan olaylar diğerinde ise bir devlet baskısı. Bu bile iki dönemin birbirinden ayrıldığının göstergesidir.

  21. dea
    Gürkut Abi, muazzam bir insansın yemin ederim

    Kardeşim hepimiz Ulviye karşı aynı hisleri besliyoruz. O muazzamlık hepimizin 😉

  22. Muhafazakârlığı ile meşhur Fatih, Üsküdar, Ümraniye de neden kilise açılmıyor demek, kör göze parmağı sokamıyoruz bu nasıl özgürlük demektir. Sırf bu ülke de özgürlük yok diyebilmek için şımarık bir yoldur. Vatikan örneğinden de bu bağlamda bir farkı yoktur.
    Ayrıca sistematik bir şekilde misyonerlik faaliyetleri yürütebilen bir dinin propaganda yapamıyorlar kısmına “he” deyip geçtim. Açık konuşmak gerekirse internet üzerinden gerekli formları doldurduğun zaman gelen İncil ve diğer kitapların, CD lerin sponsorunu öğrenmek isterim.
    Kimlik değişikliği konusu hakkında yanlış bilgiye sahipsin sanırım. Ben biraz araştırdım. Şöyle bir sonuç çıktı.
    ”İkametgah kağıdıyla, vaftizi belirtir evrak yetiyor. Rabbin esenliği seninle olsun”
    Kimlik değiştirdikten sonra benim bildiğim kayıp, yenileme, doğum gibi şeyler yazıyor. “Din değişikliği sebebi ile yenileme” ibaresini oraya sığdırabilene ayrıca helal olsun  lakin ateist olan adam için “yenileme” yazarken herhalde yine yenileme yazıyordur.
    “Kamu Personeli Seçme Sınavı” başvuru formunda “din değiştirenler sınava giremez” diye bir ibare varsa gözümden kaçmış. Ayrıca gerekli puanı aldıktan sonra “din değiştirenler bu kamu kuruluşuna başvuramaz diye bir ibareye de hiç denk gelmedim. Bunları gösterirsen çok sevinirim. Yoksa bu bahsettiğini de geçersiz sayacağım.
    Bir tek isim konusunda emin değilim. Ama harfler Türkçe olmasına rağmen istenilen isim verilmemesi diye bir şeyi göremedim. O da resmi dil Türkçe olmasındandır herhalde.

    http://www.incilturk.com/kilise_adresleri.htm

    Siyavuşpaşa Bahçelievler de bir kilise göreceksin. 22 yıldır Bahçelievler de oturan biri olarak söyleyebilirim ki bu kilisenin 15 yıllık mazisinin olması İMKANSIZ. 5–10 yıllık mazisi var yok.
    Ha demiyorum ki hiçbir sorunları yok güllük gülistanlık yaşıyorlar. Yukarı da yazan sorunun (!) üstüne eklenecek birçok sorun vardır.
    Ama İsviçre ile aynı kefeye koymak bana çok entellektüel geldi. Fazlası dokunuyor bana.
    Ama bu ülke de ki Hıristiyan sayısı kadar başörtüsü – türban takamadığı için okulunu bırakan veya devlet dairesinde çalışamayan, dinini istediği gibi yaşayamayan Müslüman da var. Laik sistemi korumak adına yapılan bu uygulamayı haklı bulan bazı arkadaşların “bu ülkede din özgürlüğü yok” yorumlarını okudukça gözlerimden bir sicim gözyaşı akmadı da değil.

  23. bilgilerinin tamamına yakını yanlis. cok uzun bir cevap gerekiyor ama bu konuda sadece sunu soyleyeyim
    yazdiklarinin tamamen yanlis.
    nufus cuzdanindan, kiliselerin hukuki varligina, ateizmin asla kimlige islenemeyecegi gerceginden, yenileme sebebi ibaresine, gayrimuslimlerin kamu personeli olamayacagi gerceginden (ki bunu asmak icin bir yol onerisini daha yeni gundeme getirdi AKP), sponsorlari saptirmasina…
    Vatikan ile Istanbul’un 3 ilcesinin asla benzer ozellikler tasimadigindan Turkiye’de kilise adresi olarak verilenlerin bina daireleri, dukkanlar oldugu gercegine… Ya da azinliklara ait ancak cemaati kalmamis kiliselerde toplanabildikleri gercegine…Asla yasal anlamda Kilise olarak alan edinemeyecekleri ve ibadee acamayacaklari gerceginden, vakif statusune burunup yasal acikligi aşma uyanikliklarina…

    Hepsini cevaplayacagim. Hatta Turk Protestan Kilisesi cemaat liderleri ile yapmis oldugum bire bir gorusmeleri+ Turkiyedeki misyoner liderlerinden Carlos’un (yudum reklamlarındaki karakterin cizeri) 20 soruda 20 cevapla senin yazdiklarinin bir kisminida iceren aciklamalarini aktaracagim ama isim cok su an vaktim yok.

    Bence de bu ulkede din ve vicdan hurriyeti yok. Laiklilkle falan alakasi yok bunun. Bu toplumun 100 yillara dayanan gelenekci zihniyeti ile alakali. Bu zihniyet oncelikle etnik temele dayandigindan zaten kendisi disinda kalana yaklasimi musade etmiyor buna. Laik icin ya da İslami cemaatler icin degismiyor durum.

    Uzun bir bos zaman bulunca cevaplarla buradayim

  24. Vaktin olunca yazını bekliyorum. Gayrimüslimler nasıl ve neden devlet memuru olamıyorlar kısmını özellikle merak ettim.

    Ateist din hanesine işletiliyor demedim. Kimliğin arka yüzünden bahsetttim. Dilersen din hanesini boş bıraktırıp, arka yüzüne ise sadece yenileme yazabiliyormuşsun.

Yorumlar Kapalıdır.