Her tür hediye kabulümüzdür

Ne zamandır aklımda ama fırsat bulup yazamadım. Sanıyorum ki Blog Ödülleri 2009 yarışmasıyla birlikte, reklam ajanslarının da bloglara gösterdiği ilginin tavan yapmasından hareketle; FasulyedenKom çeşitli ajansların ürün tanıtım, lansman, davet, yemek gibi aktivitelerine konu olmakta.

Hani şurda hepi topu yazan 3, okuyan 5 kişiyiz. Kitlemiz bir metrobüsü bile dolduramayacak kadar cücükken, bu ilgiye nasıl mazhar olduk emin olmamakla birlikte, ilgi gösteren ajanslara teşekkür ediyoruz.

FasulyedenKom olarak hiçbir zaman ticari ve karşılıklı çıkar ilişkilerin içine girmediğimiz için aslında kim ne göndermiş, nereye çağırmış, kim almış, kim vermiş, kim hani bana hani bana demiş bizi çok ilgilendirmiyor.

Sadece bu mailler, paketler, davetler, lansmanlar… Hepsinin hangi beklentiyle gönderildiğini elbette biliyoruz. Her mail atan ajansa da cevap veriyoruz, istedikleri bilgileri (mail, adres vs.) paylaşıyoruz. Lakin cevap verirken, sitemizde ürünlerini tanıtmayacağımızı, davetlerinden bahsetmeyeceğimizi, bu gerçekler ışığında dilerlerse hediyelerini seve seve kabul edeceğimizi belirtmeden geçmiyoruz.

Buradan da belirtelim; bilinsin, duyrulsun istedim.

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Her tür hediye kabulümüzdür” üzerine 5 yorumlar

  1. Bu hediye olayi nedir? Son zamanlarda ne zaman bloglarla ilgili bir mevzu olsa ortada bir hediye muhabbeti var.

  2. Valla ufak, tefek hep oluyordu da; sanıyorum, tüm diğer alternatif mecralarda da yakın zamanda tavan yapan bir husus Ağam… Futbol bloglarında da ciddi ciddi görülmeye başlandı durum. Maç biletleri, hediye kramponlar filan…

    Özetle reklam ajansları hediye gönderiyor, yemeğe çağırıyor filan. Bazıları siteyi hakketten incelemiş, ona göre mail atıyorlar. Ben seviniyorum öyle olunca, sevimli sempatik buluyorum.

    Ama bazıları da spamdan öteye gidemiyor. Can sıkıcı…

    Amaç bloglarda ürünlerinden bahsettirmek elbette. Geçenlerde bir alışveriş sitesinden küçük bir hediye geldi de, blogda bahsedelim mi diye fikir teatrisi yapmıştık. Ulvi, dellez filan galiba, tam hatırlayamadım. Sevimli bir çabaydı o an için. Hediye de 3 liralık eften püften birşey tabi…

    Ama sitede bahsedelim mi diyince, bahsetmemek daha doğru geldi. Hediyeyi de, işten ayrılan bir arkadaşa herkes hatıra birşeyler veriyordu, ne salak bir adetse, ona verdim ben de… Oyuncak fil lan, ne işime yarar oyuncak fil 🙂 Sevindiydi eleman tabi…

  3. ona dellez bana niye ulvi arkadaş ya. eşitlikçi, herkes birdirci ol lütfen.

  4. olm burdan insanların gerçek kimlikleri ile ilgili bilgi verirken hafiften tırsıyorum. ha sana neden ulvi, kamuya mal olmuş sıfatın o çünkü… can desem, soyadına da turgut desem, koç üni mezunu, oyak yatırım’da çalışıyor, serencebey’de, hani o cami var ya, hah onun yanındaki apartmanda oturuyor desem… hoş bişi mi yani?

  5. oha lan lafımı geri alıyorum, senle uğraşılmaz. evinin nerde olduğunu da bilmiyorum zaten, laf da çakamam sana.

Yorumlar Kapalıdır.