Türban ve özgürlük üzerine

Ve yine bir türban çıkışı ile karşı karşıyayız. Türban konusu yine gündemimizin orta yerinde, çünkü başka derdimiz yok. Çünkü tüm dünyayı 2 günde kevgir eden bir ekonomik durgunluk tehlikesi yok. Asker konuşunca borsa düşüyor diyenlerin borsa tepetaklak iken önceliği türban, samimiyetinize sokayım. Tabii neden tekrar şimdi olduğunun sebeblerini iyi irdelemek gerekiyor.

Herşeyden önce yerel seçimler yaklaşırken AKP’nin dini motifli siyaset anlayışı yeniden vitrine çıkacak, bu kaçınılmaz. Tabanı memnun edebilmek için bu şart. Bakınız Recep Tayyip Erdoğan son demecinde ne demiş: “Avrupa’nın ilmini, sanatını örnek alacağımıza, ahlaksızlığını örnek aldık.” Bu ne demek diye sorsan elbet kemkümsel bir takım cevapları vardır ama demek istediği “Açtılar saçı, başı… Çıktılar sokağa fıldır fıldır etekle… Orspular…” Yoksa nedir Batı ahlaksızlığı? Heralde 5 kadınla birden evlenme sapıklığı değildir.

İkinci olarak siyasal iktidar, türban konusunda en büyük engel saydığı iki cepheyi kazandı. Çankaya Köşkü ve YÖK. Abdullah Gül için kelam etmeye gerek yok zaten. YÖK Başkanının da göreve gelir gelmez yaptığı açıklamalar hepimizin hatırında. Bir de Kemal Unakıtan’ın açık kalan mikrofonundan duyduk ki, YÖK başkanı bu şekilde konuşmak zorunda. İsterse konuşmasın. Mecbur buna, çünkü orada olmasının yegane sebebi bu. Evet, YÖK ve Çankaya düştü. Yeni bir anayasa hazırlandığına göre, eski anayasa çerçevesinde hüküm veren Anasaya Mahkemesi’nin daha önce aldığı karar da hükmsüz sayılabilir. Tabii değiştirilmesi mümkün olmayan bir laiklik ilkesi var ama, bu kadar inançlı ve kararlı bir iktidar o engeli aşmaya da müktedirdir heralde.

Türban konusunun ne menem bir konu olduğunun farkındayım. Kadınlarımız inançları gereği başlarını örtüyorlar. Ve neden takıyorsun sorusuna “İnancım gereği…” cevabı verildiği zaman büyük çoğunluk için akan sular durmakta. Ama burda bir adım daha ileri gitmemek için bir sebeb yok. Ve bir adım daha ileriye gitmek dini değil, dini yönlendirenleri, şekillendirenleri sorgulamaktır. Türban inanç gereği takılıyor, eyvallah. Ne diyor o inanç? “Saçının teli gözükmeyecek, erkek milletinin abdesti kaçar, günah…” Ne zaman kondu bu yasak? Asırlar önce… Peki asırlar önce erkekler ne durumdaydı? Sakallı, cübbeli, entarili… O günkü giyim kültürü bu şekildeydi aşağı, yukarı. Konu erkek giyimi olunca nereden nereye gelmiş İslam dünyası, misal bugün Başbakanımız İtalyan takımlar giyiyor. Çok da yakışıyor, nazar değmesin.

Peki kadın? “Saçının teli görünmeyecek, günah…” esareti içinde türbana hapsedilmiş. İşin garip tarafı bugün devrim kanunlarının bu esareti ortadan kaldırma çabasına karşı direnenler özgürlük nidaları ile dile getirmekteler bu isteklerini. Esaret altına alınma özgürlüğü… Ne demeli bilmem ki… Cümle içinde türban geçiyorsa eğer, zaten özgürlükten söz edilemez, türban özgürlüğü ne demek?

Üniversitede türban konusuna gelince, yukarıda belirttiğim esareti kabullenen, sorgulamayan, bunu değiştirilemez bir kanun gören kişinin üniversitede işi olmadığını düşünmekteyim. Bu zihniyetin hakim olmasını, doktor olmasını, fizikçi olmasını, biyolog olmasını kabullenemem. Üniversite özgür düşünce demektir. Yani Türkiye’de değildir ama, öyle olmalıdır. Özgür düşüncenin mabedi olması gereken üniversiteye başındaki örtüyü sorgulamayan, “Kadın haklarının ihlali” diyemeyen bağnaz düşünceye hapsedilmiş kişiler girse ne işe yarayacak allah aşkına?

Ayrıca açık olmakta fayda var. Bugün üniversiteye türbanı soktuğunuzda türbanlı kızlar avukat, hakim, doktor olma hakkını kazandığında “yok artık, yeter bu kadar” mı denecek? Hayır, elbette ki özgürlükler meselesi tekrar gündeme gelecek ve bu kişilerin hakim olmasının, öğretmen olmasının önü açılacak. Açılmayacak diyebilen var mı? Ya da üniversitedeki takıyor da, lisedeki özgür değil mi? O neden takmıyor denmeyecek mi? O zaman mesele üniversitede türban meselesi değil, toplu halde devrim kanunlarına muhalafet meselesidir. Yüreği olan da çıksın bunu açık açık söylesin.

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Türban ve özgürlük üzerine” üzerine 69 yorumlar

  1. Hüsnü Tuna isimli milletvekili bugün söylemiş zaten, hedefimiz kamuda da kaldırmak diye…

  2. İşin komik tarafı 3-5 yıl önce yaşasın bağımsız üniversite diye bağıran sol eğilimli arkadaşların şimdi son kalesinin Yök olması. Haluk Levent Üniversitemizde verdiği konserde Yök ü eleştirdiği için Rektörlük tarafından üniversiteye girişi yasaklanmıştı. Bir daha da konser vermemişti.
    Dİni olarak fetva vermek tabi ki bana düşmez ama erkeklerde ve kadınlarda giyim şartları farklıdır. Erkeklerin göbekten diz altına kadar olan bölümde gözükmemesi kadınlarda ise baş kapalı ve vücud hatları belli olmayacak şekilde olmalı diye biliyorum. Yine de bir ulemaya sormak lazım 🙂
    Kamu alanlarına türban ile girmek isteyen ve buna karşı olan bir kutuplaşma söz konusu, buraya kadar hemfikiriz sanırım. Kimsenin kimseyi görmezden gelme hakkı yok. Zaten şu anda başta bulunan Akp hükümetinin başarısı birazda burada gizlidir. Chp muhalefeti herşeye karşı durarak (kanımca beyaza siyah diyecek kadar saçmalayarak) bu kutuplaşmanın baş mimarı olmuştur. Akp nin ekmeğine yağ sürmüştür. Bu bomba kaç defa ellerinde patlamalı anlamaları için bilmiyorum toplum olarak beklemedeyiz.
    Masaya oturmak lazım, konuşmak lazım, pazarlık yapmak lazım, siyaset yapmak lazım. Alevi derneklerine has iftar yemeği olur kimse masaya oturmaz halbuki otursan konuşursan iki satır tepkini dile getirsen ne kaybedersin. Olur mu kesinlikle konuşulmaz hatta gidenlerle selam sabah kesilecektir. Ne geçti eline peki? Bekliyoruz merakla elbette kendilerince bir bildikleri vardır.
    Mhp bu olayın biraz daha farkında, en azından kendilerine oy veren tabanlarına uygun bir tavır sergiledi. Bence şu an için masadan istediğini aldı. Maddeler üzerinde ki pazarlıklardan söz ediyorum.
    Konuşmayalım değil mi? Görmezden gelelim. Ne konuşacağız lan dincilerle! Laiklik düşmanı lan bunlar! Kaale almaya değmez.
    -Ananı nasıl oldu lan bu %49?
    -Kesin kömür dağıtmışlardır.
    -70 milyon insanın 35 milyonuna 10 kilo kömür dağıtmış olsalar 350000 TON kömür. O kadar kömürü nerden buldular lan?
    -Gerici ya bunlar Arabistandan getirtmişlerdir.

  3. doğa’nın dediği bakanın konuşmasını dinledim, harbi açık açık diyorlar kamuda da yasağı kaldırmak istiyoruz diye. bi de sessiz devrim diyenler var, ne sessizi amuğa koyim adamlar rap rap geliyor 28 şubat’a nazire yaparcasına. reşat’ın yazısına da tüm kalbimde katılıyorum. dogmatiklik 2 beden dar geliyor bu jenerasyona artık.

  4. Bir sol lafıdır gidiyor. Abicim beni solcu mu sanıyorsunuz siz? Hem ayrıca solcular için YÖK kale filan değildir. Hem yazıda kale demedim “türban konusunda en büyük engel saydığı iki cepheyi kazandı.” dedim. Yanlış bir ifade var mıdır?

    “Erkeklerin göbekten diz altına kadar olan bölümde gözükmemesi kadınlarda ise baş kapalı ve vücud hatları belli olmayacak şekilde olmalı diye biliyorum.”

    Ben de diyorum ki neden? Neden baş kapalı, bi izahını yapın. Kadın saçı görünce tecavüz edesimiz mi geliyor bizim?

    Konu dışı: Bir de “Edep ya hu!” hadisesi var, bilboardlara filan salça olmuş gerizekalılar. Neyse…

  5. asıl ironi yaz aylarında ortaya çıkıyor. yahu işkence be.

  6. Reşat yazı sana hitaben değil. Genel görüşüm.

    “Ben de diyorum ki neden? Neden baş kapalı, bi izahını yapın. Kadın saçı görünce tecavüz edesimiz mi geliyor bizim?”

    Kuran da geçiyor diye biliyorum. Dini kuralların sorgulamasına dönecek olursak (Ki bildiğin gibi sorgulanamazlar hiç bir din bu şekilde revize edilemez) yüzlerce şey çıkartabiliriz. Neden namaz 5 vakit, Neden ikindi 8, akşam 5 rekat? Gibi gibi gibi…

  7. zaten bu dinin sorgulanamazlığı yüzünden ortak paydalar hep sıfır oluyor. mesela türban takan kadın bunu dini vecibeleri için yapıyorsa, olay kapanmıştır onun için. niyesi, niçini bitmiştir. biz mesela ya açsan sana tecavüz etmicez ki, yazın pişiyosun onun içinde çok mantıksız, erkekler istediği gibi giyinirken sizi kapatıyorlar sesinizi çıkarın gibi argümanlarla gidiyoruz ya, daha yüzlerce argümanla da gelsek alacağımız cevap din, böyle emrediyor olucak. dini eleştirmek falan genelde toplumda tabu olduğu için de sanırım bu sorun öyle kolay çözülmez.

  8. Sanırım sorgulanabilirliği ve değiştirilme şansı olsa din olmaktan çıkar.
    – 5 vakit sıktı kılmayalım.
    – Oruç ne lan aç aç kaldır bunu da
    – İbadet olarak alkol alalım.
    Can hayalindeki dini tahmin edebiliyorum ama bu işler böyle olmuyor.

  9. werdure: elbette bir kimsenin bir dine, inanca dibine kadar bağlı olması, o inancın gerekliliklerini yerine getirmesi ile ilgili sıkıntım yok kendi adıma. türban mı takmak istiyor, bunun farz olduğunu mu düşünüyor. tabii ki takabilir. keyfi bilir.

    ama bu zihniyetteki bir insan misal, hakim olamaz. neden? çünkü islamın şeri hükümleri var ve ben müslümanım bu adamı hapis cezası ile değil taşlama cezası ile cezalandırıyorum diyemez.

    ya da sen diyelim ki sonuna islama bağlısın, kız kardeşim babamın malının yarısını alamaz, dörtte birini alır ancak, biz müslümanız ulan! diyemezsin.

    sen ne kadar inancımdan taviz vermem dersen de werdure, mecburen vereceksin. hele hele sosyal hayatı islamla şekillendirmeye çalışırsan bunda ne yazık ki muvaffak olamayacaksın. zira islam bir din olmasından mütevellit yerinde sayıyorsa da, ne yazık ki hayat değişiyor, insan gelişiyor, hakları, hüviyetleri gelişiyor. insan bi yerde “sünnettir, ben 3 karı alacam” diyemiyor. ne yazık ki…

    aynısı türbanlı kızımız için de geçerli olabilir mi mesela? 3 karı almak sapıklık dersin belki ya da şeri hükümler türkiye’de geçersizdir diyebilirsin. peki ya türban? o neden hala tabudur?

  10. niye oğlum, bu millet dini kendine göre yontup öyle pratikte uygulamıştır ki hep. dinen yasak olan herşeyi yapar; alkol alır, zina yapar, kumar oynar. ama sorsan imanlı adamdır vs. e din eğilip bükülmüyor mu böyle de, türbanda bu kadar katı olunuyor onu anlamıyorum ben. bence hayatta var olma belirtisi olduğu için bu türban, bu kadar gürültü koparıyor. kimlik arayışı sorunu yani, diğer insanlardan böyle ayrılalım aidiyeti duygusu. yoksa yani başı açıkların ben tam anlamıyla müslümanım deme hakkı yok mu ? başı kapalılar bir adım önde mi oluyor teraziye konunca ? önemli olan bu hayatta neler yaptığın, nasıl bir insan olduğun değil mi ? yani yakınımda olduğu için de biliyorum, türbanlı ama cimri. e nası olucak bu şimdi ? al sana canlı örnek. mevzu alengirli.

  11. birincisi sen canını sıkma güzel kardeşim Borsa ve Ekonomiye daha önce kimsenin göstermediği özen gösteriliyor ve Ordunun konuşmasını Borsa düşüyor diyerek değil demokratik siyasi yapımıza ters düştüğü için tepki gösteriliyor. İkincisi islam erkeğinin kıyafet değişimi daima dininde izin verilen şartlar çerçevesinde olmuştur Yani sarık sakal vs. bir şart değildir ancak başörtüsü bir şarttır. Bu konuda bilgisizsin ve konuştukça o insanlardan çok dine saldırıyorsun İslama laf ediyorsun. Ne duruma düşersen düş sağduyunu korumalı ve sınırını bilmelisin.

    Son olarakta dininin gereği olarak başını örtmeyi kabul eden ve bunu sorgulamayanların üniversitede işi yok diyorsun. Asıl onlar dininin gereği olarak bunu yapan ve yıllardır özgürlüğünü isteyen Ve haklı oldukları bu konuda Statükocu zihniyeti sorgulayan insanlar. Zaten o insanlar yıllardır eğitim görüyor ve dediğin makamlarda görev yapabiliyorlar. Şimdi tek fark ülkelerinde özgür yaşayabilmeleri ve kendini bu ülkenin sahibi yüksek makamları kaleleri olarak gören zihniyete karşı başı dik durabilmeleri olacaktır. Değişim ve gelişimi vurgulayıp 1920den beri kafası değişemeyenler Önlerine halkının özgürlüğü mutluluğu ve ülkenin demokratik yönetimi gelince Birden güç kaybedeceklerini düşünüp bu şekilde çırpınmaya başlıyolar. Kasmayın kendinizi unutmayınki egemenlik sadece ve sadece milletindir

  12. “ama bu zihniyetteki bir insan misal, hakim olamaz. neden? çünkü islamın şeri hükümleri var ve ben müslümanım bu adamı hapis cezası ile değil taşlama cezası ile cezalandırıyorum diyemez.

    ya da sen diyelim ki sonuna islama bağlısın, kız kardeşim babamın malının yarısını alamaz, dörtte birini alır ancak, biz müslümanız ulan! diyemezsin”

    Bu cümleleri tam anlayamadım, açıkcası konuyla alaka kuramadım Dea.

    Taviz vermek konusuna gelince başını isteyen kapar isteyen açar kimsenin kimseye karışma hakkı yoktur. Sen kapayana şu mesleği yapamazsın dersen karışmış olursun, birilerinin ekmeğine yağ sürersin. İnan bana şimdi başını açanlar hakim olamaz derse aynı şekilde onunda karşısında dururum. İkiside saçmalık sonuçta.

    Can isteyen istediği gibi yaşar inancını? Ama kurallar açık belli değiştirilemez. Sen saçını açmazsan şuraya giremezsin, burada çalışamazsın gibi kurallarla insanları bir kabuğun içine hapsetmeye ne hakkın var. Düdüklü tencereyi sürekli ısıtacaksın hiç gazını almayacaksın sonra da patlamasın diye ağlayacaksın başında…

  13. Can güzel bir noktaya değinmiş. Bu bir kimlik arayışıdır. Ve dinsel kimlik feodal düzenin özelliklerinden biridir.
    Dinin emirleri özgürlük müdür? Dinim emretti ben başımı örttüm diyenler için.
    İnanç gereği türban takıyorum ne demektir? Örtünmeyenler inançsız mı olmaktadır? Veyahut dinin diğer gereksinimleri emirleri nolacaktır sırası gelince toptan bir Şer i hukuka mı geçelim denecektir.
    Bir de bunu özgürlük olarak adlandıran özgürlüğün ne olduğunu bir türlü idrak edememiş bir kesim var. Şeriat polisinin olduğu insanların kılık kıyafetine müdahale eden Suudi arabistan İran veya kadınlar için dünyanın en büyük hapishanesinin olduğu Afganistan dünyanın en özgür ülkeleridir de bizim mi haberimiz yok. İran da kadınlar saçlarının bir telini göstermek için mücadele verirken biz neyin peşindeyiz. Şimdi sorarım hangi müslümanlık, hangisi doğrudur arkadaş? Çekin ellerinizi benim dinim üzerimden bunun üzerinden siyaset yapmayın.
    Birisi okula aczmendi kıyafetiyle gelirse veyahut karaçarşafla gelirse bunu gören diğerleri kipasını takıp haçını takıp okula koşarsa buna kim dur diyebilir.Bir de bu üniversitelerle sınırlı kalacakmış. Bilader lkokul çocuğuna anlatsan yemez. Üniversiteyi herhangi bir dinsel simge ile bitirdi bakın yalnız türban demiyorum, yüksek lisans a başladı doktorasını bitirdi.Bu kişi veya kişiler öğretim üyesi oldukları anda bu simgeleri kapının dışında mı bırakacaklar , artık bu simgeleri çıkartıyorum mu diyecekler? Yersen tabi ki…

    Ne demiş Mehmed Akif:
    “Biz dini bu hale getirdik , dinde bizi bu hale getirdi; İslam dini bir miskinlik dini oldu.”
    Ve yine çok güzel bi sözü “Müslümanlık cehalet , müslümanlar sefalet içinde yokolup gidiyor. ” bunun nedeni İslam dini midir ,yoksa onu kendi çıkarları için kullanan cahil insanoğlu mudur?

    Fatr suresi 5.ayet der ki;
    “Uyanık olun , Allah ile kandırılmayın” Bundan daha güzel bir uyarı olabilir mi?

    Ve yine kendi çalışma masamda olan çok sevdiğim hayat felsefesi yapmaya çalıştığım Ankebut suresin den bir ayet:
    “-İnsanlar yalnız inandık demekle , hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?
    -Andolsun biz onlardan öncekilerini sınadık.Elbette Allah (sınayıp) doğruları bilecek yalancıları bilecektir.” Daha onlarca örnekle çoğaltılabilir bunlar.

    Bir toplum kendini karartmadıkça , Tanrı onları karartmaz.!Bugünkü müslüman toplumların eksiksiz tümünün yeryüzünde sömürge yarı-sömürge durumunda sürünüyor olması , belki de onların Tanrıya karşı işledikleri bu gibi suçların karşılığından başka bir şey değildir. Biz Kur’an ı anlamak yerine anlamaksızın seslendirmeyi tercih etmeye devam edersek bu durum tersine dönmeyecektir.
    Ve Descartes le bitirelim:-
    -Tanrı insana “doğruyu bulma yeteneği” armağan ettiğine göre , “niçin yanlış yapma özgürlüğü” tanımıştır diye suçlanamaz.

    Türban ve özgürlük mü bi gidin lütfen!!!

  14. “İnanç gereği türban takıyorum ne demektir? Örtünmeyenler inançsız mı olmaktadır? Veyahut dinin diğer gereksinimleri emirleri nolacaktır sırası gelince toptan bir Şer i hukuka mı geçelim denecektir.”
    Herkesi az çok tanıyorum burda hepinize soruyorum. İnancı gereği içki içmeyenleri duyduğun zaman inançsız mı hissediyorsun kendini, veya kendinize hakaret olarak mı algılıyorsunuz?
    Teoriler ve korkular üzerinden yasaklar uygulamak bu tartışmaların daha da büyümesine kutupların keskinleşmesine yardımcı olmaktan başka hiçbir işe yaramamaktadır. Kaçıncı yazışım hatırlamıyorum ama yine yazıyorum bu durum Akp nin ekmeğine yağ sürmekten öteye gitmeyecektir.

    Türbanı serbest bırakmakla türban kullanmayanların din ve vicdan özgürlüğünün kısıtlanacağına katılmıyorum,inanmıyorum. Bu ülke buna izin vermeyecektir. Her zaman etki tepkiyi doğurmuştur. Nasıl Refah partisi ve uzuvları %3-%5 lere düştüyse Akp de aynı yolun yolcusu konumuna gelir.

    Son söz : Türkiye ne İran olur ne Afganistan.

  15. türkiye ne iran olur ne afganistan…

    Acaba islam devriminden önce iranda ne denmekteydi?
    veyahut 1971 de ulus devlet olarak kurulan 4 temel ilkeye(Laiklik ulusçuluk demokrasi ve sosyalizm) dayanan Bangladeş.1977 ve 1988 değişikliklerine bakın araştırın sonuçlarını inceleyin.
    Cezayir le Afganistanın detayına girmedim daha.

    Evet korkularla gerçekleri birbirine karıştırmamak gerekir bence de.

  16. Dinler asırlarca önce çıkmıştır , günümüzdeki koşullardan çok daha farklı koşullarda.O yüzden dinin bazı şeylerinin irdelenmesi gerektiğini düşünürüm.Allah bu beyni boşuna vermedi heralde.

    Günümüzde başını bağlayanların genç nesilindekilerin yaklaşık yüzde 80 ninde bi karış makyaj , türbanlar parlak fosforlu renkler , türbanın altına takılan şeyle yüzler geriliyor ve gayet altlarında kot veya çok bol olmayan etekler.Şimdi zamanında kuranda yazan bu şey günümüzde irdelenmese bile o zaman niye böyle kural konulduguna baktığımızda.Kızlarımız şu anda büyük günah içinde.Vah vah hallerine.

    Bunun dışında dine bağlılığın , herşeyiyle kabullenmenin saçma oldugunu düşünüyorum.Benim için Türk olan ve olmayanlar vardır.Müslümanların büyük çoğunluğuda Türk olmadığına göre müslümanların çoğunu sevmiyorum.

  17. Upuzun bir yazi yazip verdim yakinda okuyacaksiniz da. Butun yorumlarda belirtilen turban dinin emrinden cok kimlik arayisidir, zamaninda boyleymis, insan bunu sorgulamali mesajlarinin cok rahatca yapildigini goruyor, sasiriyorum. Takmayanlar inancsiz mi yani diye sorup sonra da sen onu taktigina gore ne dusunme, ne sorgulama yetenegin vardir deniyor. Insanlari bir bez parcasi ile bu kadar rahat kategorize etmemek lazim. Ayrica bir insanin dini nasil yorumladigini sorgulamak kimsenin hakki degil. Bizim ust komsu din kurdu, ben ona inaniyorum, erkeklerin fular takmasi sarti kostu. Ister takarim, ister takmam, kimse sen dinini yanlis yorumlamissin, akilsiz misin, biraz dusun diyemez.

  18. YÖK gerici bilim dışı bir oluşumdur ki ne kalesinden bahsedioruz… Üniversiteler özerkligini bu kurum ve destekcisi üstleri tarafından kaybetmiyor mu zaten.. adım adım geriliyoruz.. sonumuz hayrola !

    Türban bir siyasi simgedir dinde maşa başbakan bile bas bas bagırıyor simgeyse ne olmus diye…

    Türbana karşı anadolu kültürü !

  19. MHP`de zaten milliyetçilik kalmadı. Adamlar AKP yanlısı resmen..

    P.S. bu arada dea, size gönderilen yazıları kontrol edelim lütfen..

  20. Türban, Allah’ın değil Amerika’nın emridir. Lafım sana değil werdure, onu söyleyeyim.
    Ama bu lafım sana werdure kişisi, Madımak olaylarının faillerinin avukatlığını yapmaya koşa koşa giden zihniyetle Alevilerin aynı masaya oturmaması değil de oturması değil midir asıl mide bulandırması gereken?…

  21. sevgili tosun, herkesin yorumunda istediğin veya istemediğin sözler olabilir. Ancak Türban Allah’ın değil Abdnin emridir demek bence cahillik değil art niyettir. herşeyin bir sınırı vardır eminim sende bunları biliyorsun ve eminim bundan sonra özen göstereceksin

  22. Oturmadın ne kazandın? Orada hicivli iki laf söylersin adamın ekmeğini boğazına düğümlersin.
    Bkz: Genelkurmay (Yurtdışı gezisinde türban konusu soruluyor)
    -Ben ülkemin sorunlarını ülkemin sınırları dışında tartışmam…

  23. Türban ve dinin siyasete alet edilmesi konusunda içinde ABD geçmeyen bir analiz artniyet değil cahilliktir.
    Son olarak da, özen göstereceğim konuları kendim belirliyorum, ağır abi şekillerine hiç gerek yok, bu site sınırlarında o işler öyle yürümüyor.
    Selametle…

  24. Bence eğilip bükülmemek ya da duruş sahibi olmak açısından bakarsak, en azından benim takdirlerimi kazandılar.

  25. Amaç çözüm üretmek değil tavır koymaksa doğru olanı yaptılar. Ama tekrar dikkat çekiyorum, çözüm odaklı bir davranış değildi.

  26. türbanında Abd ile bağlantısını kurabildiniz ya helal olsun size 🙂

  27. Sizleri bilgilendirmek bana düşmez fakat yanlış ifadeler kullanıyorsunuz. “4 kadın” sünnet değildir. “Bundan uzak durmaya çalışın” yazar Kur’an-ı Kerim’de. Hepsine cevap vermek istiyorum öte yandan. Zaman bulursam, Aga gibi fikirlerimi ayrı bir yazıda belirtmek isterim. Tabi uygun görüp yayınlamak da size kalmış. Bir de birşeyler yazmak isteyen beyinler için konu öneriyorum. Sol, sağ gibi kavramlar hala geçerliliğini koruyor mu sizce? Yoksa yeni bir sınıflandırma mı yapmak gerek? Ya da sınıflandırmaya gerek yok mu? Farklı konular farklı bakış açıları gerektirir. Bir ideolojiye aidiyet kimlik arayışı içinde olanların çözümü müdür? Sorularım sanıldığı kadar retorik değil.

  28. Kara, zaten her fikre sag-sol diye etiket yapistirmaya calisilinca olmuyor, etiket dusuyor. O yuzden libos, 42. cumhuriyetci, solcudan donme libos, ulusalci, milliyetci, harakirici gibi bin turlu etiket cikti basimiza.

  29. Kara 3, 4, 5 kadın muhabbetini bana yazdıysan eğer, orda lafın İslam dinine değil, dini şekillendirenleredir. Aslında bu yazıda yer alan tüm konular dinle değil, onu şekillendirenlerle alakalı. Bunları tartışılmaz tabular olarak görmek bireyin tercihidir. Ama tartışıldığında hakaret olarak algılamamak da özgür düşünceye verilen hoşgörü ile alakalı.

  30. Düğümlendiğimiz yer de orası işte. Aga da belirtiyor bunu yazısında çokca.

    Dini şekillendirenler ya da rejimi değiştirmek isteyenler… Ya dini şekillendirmeyenler ve rejime kastı olmayanlar? Ve sence dini şekillendirmeyenler ve rejime kastı olmayanlar dini şekillendirip rejime kastetmek isteyenlere izin verir mi?

    Diğer taraftan düşünce özgürlüğü türbandan daha çetrefilli bir konu. Laf söyleyip düşünce özgürlüğü joker hakkını kullananlar var bu ülkede.

    Toparlamak gerekirse, ben yukarıda yazılanları hakaret olarak algılamadım. Düşünce özgürlüğüne kastım yok. Sadece yanlış gördüğüm bir ifadeyi düzeltmek istedim.

    Türkiye’de Kamusal alanda düşünce özgürlüğü yasaklanmalı mıdır? Kontrol edilmeli midir? An itibariyle durum nedir? Özgürce düşünmek yasaklanabilir mi? Yasalar bunu ne gibi durumlarda engellemiş? Bunlarda retorik değil.

  31. Akşam NTV’de konuyla ilgili hiç aklıma gelmeyen ve beni düsündüren bir noktaya deginildi. Simdi intörnler kamu hizmeti alan ve aynı zamanda veren kisiler, bu konuyu netleştiren bir madde var mı bilmiyorum ama türban takan bir intörnün var olacak bu hakkını nasıl kullanacagı koca bir soru işareti…

  32. ya zaten girmiş din üniversitelere gireceği kadar…türbanda giriyor, üstüne peruk takıyor millet türbanın…mhp de zaten her daim hükümetlerin ihtiyacı onlar olmasa solcuları kim ısırıcak 🙂 itler çobanlar birbirini ağırlar…bahçeli erdoğan çiftine mutluluklarrr

  33. usta, ne iş yapıyorsun bilimiyorum ama sen siyasete gir bence. anlıyorsun bu işten. ite, çobana, güvercine, altı oka medet ummayız allah’ın izniyle (sayende tabii)

  34. olaya bak 🙂

    iü rektörü mesut parlak demiş ki: “belki hiç hakkımız olmadığı halde, türbanlı bir öğrenciye, cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz.”

  35. Türban mevzusuyla ilgili sorulmaması(!) gereken çok soru var; onlardan bir tanesini inadına sormak istiyorum, izninizle..

    Hem diyoruz ki “haydi kızlar okula”, ama öte yandan “sen girme hatun..siyasal simgen var kafanda”. Peki bu hatun kişiyle aynı siyasi görüşe sahip olan erkek kişiler, neden o okul sınırlarından içeri sokuluyor öyleyse? Ben feminist olsam, bu uygulamayı deli gibi protesto ederdim. Hani nerde eşitlik?

    Bir de buradan bakalım istedim olaya..

  36. Mesele siyasal gorusu olanin okula sokulmasi/sokulmamasi degil Ortega. Mesela o siyasal gorusun bayrak gibi okulun ortasinda dalgalandirilmasi. Alninin ortasinda orak cekic dovmesiyle okula girilmesine de karsiyim ben mesela, ama hayat felsefesini orak cekicli dusuncelerle bagdastiran insanlarin egitim gormesi konusunda en ufak bir sikintim yok…

  37. Bir bakışta bir erkeğin hangi tarafta olduğunu anlayabilecek bir güce sahibiz sanırım.

    keşke bizim de böyle bir yeteneğimiz olsa ama napalım takdir-i ilahi…

  38. Simgelere takilip kalmak cok ucuz bir siyaset degim mi sizce de?

    Simdi benim cenemin altindaki sakalin, yarin bir gun tehlikeli sayilabilecek bir siyasi gorusun simgesi olmayacagina kim garanti veebilir bana?

    Dusunsenize tam okula girecekken, guvenlik durduruyor beni ve “hoop..birader bu tip sakalla giremezsin, artik bu sakal tipi bir siyasi gorusun simgesi ve bu halde okula giremezsin” diyor..

    Kusura bakmayin ama bu laiklik feveranlari, hassas bir mevzu cigliklari neresinden tutsak, elimizde kaliyor.

    Bugun turbani yasaklayan zihniyet, yarin sakali, biyigi neden yasaklamasin?

  39. ortega laiklik ne demek önce bunu bir öğrenebilsen sorun kalmayacak.

    bu özgürlük feveranları naraları atanları ben asıl anlayamamaktayım. sanki toplumun herkesimine duyarlılarda topluma her yerden özgürlük taşımaktalarda bir tek türban kalmış gündemde.

    ilkokuldan kalan bilgilerle burada laiklik tartışmasına girmeyin. ya da özgürlük çığırtkanlığı adı altında özgürlük karşıtı bir olayın peşinden koşmayın.

    duygu sömürüsü din sömürüsü yapmadan akıl ve mantık süzgecinden yazılar yazın. Saçma sapan örnekler verip akıllı olmaya çalışmayın.

    simgelerle değil dini kullanan siyasetçilerle mücadele edin.

  40. öncelikle kimse merak etmesin, bu ülkenin insanları (evet 70 milyon) her zaman laikliği savunacaktır ama bu ülkenin insanları aynı zamanda, özgürlükten de yanadır.

    şimdi öyle sanıyorum ki, bu laiklik feveranları yorumundan kasıt, chp gibi statükocu partilere ithafen yapılmış bir eleştiridir. yoksa ben de laiklikten yanayım ama çığırtkan değilim ya da bunlar feveran değil..

    gelelim riyakar solculara ya da solcu gözükenlere. önce biz türban karşıtı değiliz dediler, ninelerimizin, halamızın başörtüsüne bir lafımız yok dediler (ulan sanki o tip bir kıyafetle okula serbest girilebiliyor),daha sonra akpcilerin eşleri başlarını açsın, bütün problem hallolur dediler. böyle de kıvırma olmazki arkadaş? yazık bu insanlara oy verenlere..

    @ortega
    hani müjde ar kaale alıncak biri midir, tartşılır ama geçenlerde, senin söylediğin bağlamda bir eleştiri de bulundu. benim hemcinslerim okula sokulmayacak, aynı görüşe sahip erkekler elini kolunu sallaya sallaya okula girecek, diye.. yani içi boş bir feminizm de yok bu memlekette aslında. sadece bazı feminist aydınlarımız, ne yazık ki, ideolojileri nedeniyle, baız garip yorumlarda bulunabiliyorlar..

    son olarak; bu sitede farklı seslerin çıkmasına karşı neden bu kadar tepkilisiniz anlamadım. geçenlerde yine böyle sert uslupta bir yorum vardı. karşınızdaki sizinle aynı fikirde olmak zorunda mı? ya da sizin istediklerinizi söyleyemeyn kişilere “ilkokul muhabbeti” yapmakla itham etmek hiç hoş durmuyor..

    bu bağlamda son 2-3 yazıda, din eksenli yorum yapan arkadaşlara pekala giydirebilirim ben de. onlar da bilip bilmeden yazıyor belki bana göre. farz-ı misal, bir arkadaş türban, amerikanın emridir yazmıştı. ben şimdi çıksam, sağdan soldan duyduğunuz, yalan yanlış bilgileri buraya yazmayın desem, ne kadar mantıklı olur?

    şöyle bir yorumlardaki usluplarına bakınca diyorum ki, eğer bir süzgeç dağıtımı yapılacaksa sitede, herkese eşit dağılsın.. di mi ama?

    saygılar..

  41. türban, amerikanın emridir olayı sadece bir örnektir.. yoksa bana göre, türban diye bir şey yoktur.. olsa olsa başörtüsü vardır. o da amerikanın değil, islam dinin emridir..

    yanlış anlaışılmasın..

  42. Kayser@

    dayanaklı ve mantıklı yazı yazanlarla neden sorunumuz olsun.Şu konu üzerinde bilmem kaçtane yazı yazdım bu yazıları yazarken 10 kere düşündüm bir kere de yazdım.
    burada kimsenin tekeli diye bir şey yok kimsenin farklı seslere de tepkisi yok. Benim tepkim içi boş konuşma ve hiçbir dayanağı olmayan çıkarımlara.
    Biraz somut şeyler üzerinden konuşsak bunu özgürlük kapsamında değerlendiren arkadaşlar daha somut örnekler eminim verebilirler.
    ben geçen günkü anıtkabirde olan mitingde tepki gösteren(mikrofona konuşan) ama ne dediğini bilmeyen laiklik kavramından bihaber insanlara da tepkiliyim.
    keşke sende din ekseninde yalan yanlış yazan birilerine doğru yolu göstersen. Bunu bilip te buraya yazmazsan bu senin ayıbındır. Sen doğruyu söylersen ve de ispatlarsan hala aksini söyleyen olursa onu da elbette eleştiririz.bu da onun ayıbı olur.

    Türban abd nin emridir konusunda ,birdiğer türban yazısında konunun nereden çıktığına dair bikaç kelime bir şey yazdık. Eğer aksini iddaa eden varsa buyursun söylesin. Eğer bir hata varsa düzeltiriz.

  43. Öncelikle, benim derdim ne bu sitedekileri ideolojileri doğrultusunda eleştirmek, ne de laiklik vurgusunu toptan yermekti. Orada kurduğum cümlenin kıçı başı açık olunca, cümle biraz havada kalmış (belki birazdan da fazla) Bu yüzden yanlış anlaşılma olmuşsa, kusurumuz affola.

    @kayser
    Benim demek istediğim de o yöndeydi abi. İçi boş bir laiklik savunması ve anlayışı var bu ülkede. Bir kısım laikliğe vurgu yapıyor ama kim neye neden vurgu yaptığının farkında değil sanki.Aslına bakarsanız kimse neyi neden yaptığının farkında değil..

    Beni bu meselenin özünde ilgilendiren iki şey var; birincisi, türban siyasal simge olsa dahi, bu kişiler üniversite eğitimlerini, kıyafet tercihlerinden dolayı herhangi bir kısıtlama getirilmeksizin, elde etmelidirler..Türban takan hatun kişiler, okula girerken, türbanı çıkarıp, peruk takınca her şey bizim için güllük gülistanlık mı oluyor yani? Bilim yuvası olması gereken üniversitelerde, bu mevzunun tartışılması bile çok abes bence. Rahmetli İsmail Cem’in dediği gibi:”Bu yasağı Batı’ya açıklamayamayız”. Haa, böyle bir derdimiz yok diyorsak, orası ayrı.

    İkincisi ise,şimdi türban hadisesine olan devlet yaklaşımımız da çok sakat. Devlet bu kişilerin önüne set çektikçe, türban ciddi manada siyasal bir simge olma yolunda ilerliyor o zaman. Türban takanlar, kendilerine yakın buldukları görüşe doğru, zoraki bir yönlendirmeyle karşı karşıya kalıyorlar. Bu yüzden türban takanlara, Akpli gözüyle bakıyoruz çoğumuz.Bu bağlamda da akla şu soru geliyor; türban takan ama akpli olmayan, türbanın siyasal simge olarak kullanmayı dahi aklına getirmeyen, alakasız ve de mağdur kişilere ne olacak?

    Ve son olarak, toplumda ciddi bir kamplaşma ortamı oluşturmak isteniyor. İster derin devlet deyin, ister Abd.. Birileri ısrarla şunu dikte ettirmeye çalışıyor bizlere… Türban yasağını eleştirenler, Akpcidir, yobazdır… bu yasağı savunanlar ise din düşmanıdır..

  44. “son olarak; bu sitede farklı seslerin çıkmasına karşı neden bu kadar tepkilisiniz anlamadım. geçenlerde yine böyle sert uslupta bir yorum vardı.”

    Ben de bunu anlamıyorum. Sen yorum yapıyorsun, karşıdaki de yorum yapıyor. Bazen aynı fikirde, bazen karşı; bazen sakin, bazen gergin…

    Ama kimse çıkıp “Bu sitede böyle yorum yapamazsın. Bu site benim dayımın oğlunun…” demiyor ki…

    Bu site yorum yapan kimsenin tekelinde değil zaten. Haa sizi arayıp “bu site benim lan, adam gibi yaz” diyen varsa söyleyin bana, site dayımın oğlunun, şutlar o andavalı…

  45. beni türban takanlar değil, kılık kıyafet tercihleri doğrultusunda insanlara baskı uygulayan, onları okula sokmamak için türlü taklalar atan yasakçı zihniyet daha çok korkutuyor.

  46. Tisk in bir raporu var isterseniz bir gözatın üniversitelerde türban serbest bırakıldığı zaman hangi dertlere derman olacağına dair.
    ortega&
    bu şekilde düşüncelerini söylersen daha net anlaşacağımıza eminim.
    Şu anda herkesin kabul ettiği bir gerçek var. Gerçek dindarlarla siyasal dincileri nasıl ayıracaz.
    her zaman söyledim bu sorunun hiçbir şekilde hukuksal ve siyasal çözümü yoktur ve olamayacaktır. Tek çözüm İslamiyetin yeniden yapılandırılması. Yapılandırılması değiştirilmesi anlamına gelmesin.İslam dini demokrasi ve özgürlük kavramı ile barıştığı ve bağdaştığı anda tüm gerçekler ortaya çıkacaktır.Ne statükocular ne de bağnazlar bu gerçeklerin önünde duramayacaklardır.

    dmitri%
    beni de en çok senin gibi aymazlar korkutmakta…

  47. orhan pamuk’tan bir adet türban yorumu..

    Nobel edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk, türban veya başörtüsünün bir köktendincilik göstergesi olarak algılanamayacağını söyleyerek, “Türbanın İslam kökten dinciliğiyle alakası yok. Bu, bir gelenektir. Tepeden çözümler dayatmak yanlıştır. Türkiye’nin asıl sorunları başka meselelerdir” dedi.
    Pamuk, İtalyan gazetelerinden La Repubblica’da dün yayımlanan demecinde, Türkiye’de türban serbestisine ilişkin yasal düzenlemeler çerçevesindeki tartışmalara değindi. Pamuk, türban ve benzeri konularda, dayatmacılığın asla çözüm olamayacağına dikkati çekerek, “Bu hassas bir meseledir. Profesör edasıyla tepeden bir çözüm dayatmak, hata olacaktır” diye konuştu.
    Türban ve başörtüsü kullanan kadınlara Türkiye’de her kesimde rastlanabileceğini de belirten Pamuk, konuya ilişkin değerlendirmesinde özellikle iki noktaya dikkati çekti: “Türban sorunu, her şeyden önce, kendi başına bir köktendinci nitelik taşımamaktadır. Zira bizde kadınlar, bir zamanlar İtalya’da da olduğu gibi, geleneksel olarak eşarp takmaktadırlar. Türkiye’de başlarını örtmeye alışmış kadınların oranı da halen yüksektir. İkincisiyse başörtüsünü, sadece AK Parti yanlıları değil, sosyal demokratlara yakın kadınlar da kullanıyor.” Pamuk, “Türkiye’de insanlar, türbanın daha ziyade siyasi simge olduğu düşüncesiyle türban karşıtı gösteriler için meydanlara iniyorlar. Bu bir özgürlük hakkı mı yoksa bir dinsel dayatma mıdır?” sorusunu da şöyle yanıtladı: “Kim bunu cevaplama iddiasına bulunursa müteakiben hatalı bir çözüm dayattığında aptal konumuna düşer. İdeal olan davranışları saygıyla karşılamak; meseleye şefkat ve ılımlı biçimde yaklaşmak; sorunlara ve insanlara otoriter bir tavırla yaklaşmayıp bunları anlamaya çalışmaktır. Ben, edebiyatta hep böyle bir tavır içerisinde olmaya gayret gösterdim.” Pamuk, üniversitelerdeki türban yasağı nedeniyle kimi insanların öğrenim hakkından yoksun kalarak mağdur duruma düştüklerine de işaret etti.
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başörtülü kızlarını ABD okutmak durumunda kaldığını hatırlatan Pamuk, ancak herkesin böyle bir imkana sahip olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Türkiye’de paradoks şudur: Başbakan Tayyip Erdoğan’ın türban takan kızları, kendilerini özgür hissedebilmek için köktendinci Bush’un Amerika’sına gitmek zorunda kalmışlardır. Erdoğan, güçlü birisi olduğu için kızlarını yurt dışına okumaya gönderebilmiştir. Ama diğer kızlarsa savunmasız durumdadırlar.”

    Milliyet

  48. orhan pamuk un yazısına bakınca sanki Türkiye de türban ve başörtüsü takmak yasak gibi bir çıkarıma ulaşıyoruz.

  49. “Türkiye’de paradoks şudur: Başbakan Tayyip Erdoğan’ın türban takan kızları, kendilerini özgür hissedebilmek için köktendinci Bush’un Amerika’sına gitmek zorunda kalmışlardır. Erdoğan, güçlü birisi olduğu için kızlarını yurt dışına okumaya gönderebilmiştir. Ama diğer kızlarsa savunmasız durumdadırlar.”

    Orhan Pamuk’u sevmem ama burada hadiseyi gayet iyi özetlemiş..

  50. Sevgili Orhan Pamuk sayın başbakanımızın erkek çocuklarının neden abd de okuduğunu da bizim için değerlendirirse minnettar oluruz.
    Hatta bu yasaklar bağlamında nasıl gemicik almaktalar ,buna da bir açıklama getirirse çok seviniriz.

  51. Ee tabi onları da açıklayabilse daha iyi olur 🙂

    Herkes, sayın Başbakanımızın kızları kadar şanslı değil bu ülkede..ne yazık ki..

  52. Türbanın amuğa koyayım emi…Uzatın sokun gtünüze 🙂

  53. Konuyla ilgili onlarca yazı yazıldı bu sitede. Ama anti türban gibi bilimsel bir çözümle yaklaşanı görülmedi.
    Tebrik ediyorum kendisini.

  54. Ee tabii böyleleri de yazacak ki, memlekette ne kadar mal adam oldugu ortaya cıksın, di mi ama?

  55. Başörtülüyüm.yıllardır başörtülüyüm.
    Çok zor evet.Yazın başörtülü olmak,diğerlerinden farklı olmak
    çok zor.
    Yazılanları okuyorum niye sorgulamıyorlar diyorsunuz.
    Şahsen ben sorguyorum,ama birşey atlanıyor,din matematik değildir.
    ‘dolayısıyla hiçbir kıstası yoktur,dileyen dilediği kadar uçabilir’de değildir.

    Ve şunu kaçırıyorsunuz,biri başörtülü ise onun ne düşündüğünü
    ne hisettiğini bildiğinize o kadar çirkin bir şekilde eminsinizki…
    Diyorlar ki başörtülü biri hakim olduğunda şeri hükümleri uygular,bu nazi mantığına göre namaz kılan biri de içki içmeyen biride oruç tutan biride,yani dini inancı gereği ibadet yaptığını düşünen biri sizin düşüncenize göre hiç bir meslek yapmamalı o zaman,imamlık hariç..
    Biliyormusunuz inandığım bir şeyi hakkıyla yerine getirmeye çalışıyorum,ama inanın üzerinizde kırmızı bir çarpı işaretiyle dolaşmak nedir bilmiyorsunuz,başörtüsü yüzünden ne alkışlanmak nede suçlanmak istemiyorum.
    Açık-kapalı diye bir farklılık olmasa mutlu olurdum.
    Allahla aramdaki bir meselenin dışarıdan görünür olması çok yıpratıcı…

  56. @ basörtülü kiz

    Allahla senin arandaki meseleyi sen kendin disariya dogru görünür hale getirioyrsun ama örtünerek.

    Insan istedgi kadar inancli olabilir, kendinedir inanci bence ve disariya dogru göstermesi sart degildir.
    O yüzden ne türban, he hac nede baska bisii gerekmez bence..
    En azindan okullarda, üniverstelerde, kamu binalarinda vs..
    Buda esitlik icin, cünkü dedigim gibi, herkesin dini kendinedir ve din de demiyormu zaten allah karsisinda herkes esittir bütünkullar aynisir diye ?

    sen kendi kendini yipratiyorsun demekki..

    Yorumcularin bazisi demis zaten.. örtünmeyen, acik olan dahami az inancli diye?

    Ayrim örtü ile basliyor iste..

  57. Daha evvel gene din bazlı bir yorum yazmış idim o zaman bu başlığı görmemiş idim. Geç görmem üzerine affediniz lakin ufak:) bir yazı yazmam icab ediyor.

    Öncelikle yorum yazanlar arasında da gördüğüm temel bir problemimiz var. NEtekim ilker başbuğ dahi kendini öyle hissediyor ki asker din düşmanı değildir diyebiliyor.

    Kardeşler din insanlar için bencesi olan bir konu değildir. basit bir örnektir çok yerde duymuş olmanız lazım nasıl hastalandığınızda konu hakkında yaptığınız yorum bir doktor için çok komik oluyorsa burda din üzerine ahkam kesmeniz fakihler için hem komik hemde acı veriyor.

    Baş örtüsü kıl görünmeyecek şekliyle emrolunmamıştır. kadınlar için setr-i avret diye eene edep yerleri örtülmesi hükmüdür ve bunda saç en sondadır. yani elinizde bir beziniz varsa önce kalça bölgenizi sonra karın ve göğüs bölgenizi sonra bacaklarınızı eğer imkanınız varsa saçınızı da örteceksiniz. bu konuda kimse erkekler azar o yüzden kapatın demiyor. Zaten din içindeki haramların hikmetini bilende yoktur!

    Peygamber dahi hikmet açıklamaz iken, Allah kur’an da haramların bazıları için onların zararları faydalarından çoktur derken kıçınızdan hikmet uydurup üzerinden yorum yapmayın.

    Kur’an emirleri için o devirdeydi demek Allahın “Aliym -Her şeyi bilen-” sıfatına hakarettir ki Allah sizleri affetsin böyle düşünmekten.

    Her kesin düştüğü bir bok çukuru var oraya düşmemekte yarar var. yani el kaideye, talibana bakıp ahanda müslümanlar terörist diyen abdlilerden biraz farkınız olsun müslüman bir ülkede yaşayan insanlar olarak. erbakana, tayyibe bakıp bak bunlar şöyle böyle demenin alemi yok.

    Başörtülüsü, imam hatiplisi ve benzer şekilde dini yaşayışı bilinen insanlarında hakim polis vb olma şansı olmalıdır. bir kız çocuğu lise de de başını kapatabilmelidir. bu tamamen kişisel bir tercihtir. herhangi biri orta okulda sigaraya başlama, içki içme gibi bir özgürlüğe nasıl sahip ise -zararlı olduğu dünya alemce bilinmesine rağmen- dini ve ahlaki gerekçelerle kapanan bir kızında bu özgürlüğü ve namaz kılan birinin de bu özgürlüğü olmak zorundadır.

    Dini yaşayışınız dışardan belli oluyor demiş hatchipu. elbette belli olucak. bundan rahatsız olma sebebin nedir? aynı hassasiyeti gol atan alex haç çıkartınca da hissediyormusun yoksa sadece müslümanlara karşı bir düşmanlık mı besliyorsun? islami donelerden rahatsız olma 80 ihtilali sonrası allahsız bir kesim tarafından moda haline getiriliyor gibi ve bundan hazzetmiyorum.

    Eleştirel kısmı ahmakça çünkü biri müslüman ise -ciddi olarak, siyasetçi değilse birde:)- böyle kişilerle arkadaşlık etmekte dahi yarar vardır çünkü yalan söylemeleri haramdır, gıybet etmeleri haramdır, namusunuza, malınıza dil, el uzatmaları haramdır. günde 5 kez rablerine ibadet edip allahtan korkarlar.

    Müslüman zaten zararsız olmak zorundadır. Benim peygamberim peygamberliği öncesinde dahi güvenilir muhammed diye bilinirdi ve yine o bize demiştirki;

    “Müslüman elinden, dilinden insanların emin olduğu kişidir.”

    Aklınızda bunu bulundurun. hezeyanlarınızı bir kenara bırakın. eğer müslüman diye bildiğiniz biri güvenilir değilse sizin için Peygamberimizin bu sözünü düşünün ve o kişinin ne derece müslüman olduğunu anlayın. Kolay verdim size ir turnusol kağıdı müslümanlık ölçmek için:) iyisiniz gene:)

    Uzun oldu affedin:)

  58. Ayrıca gene unutmuşum affedin yaşlılık hali. Türkiyede %15 gibi bir işsizlik varken, 10 milyona yakın bir nüfus açlık halinde iken hazreti ömer tadında itibar gören bir başbakanın türbanla iştigal ediyor olması en hafif tabir ile işgüzarlıktır. -takiyye diyecektim de demiyim gene-

    Öncelik her zaman halkın tokluğu ve güvenliğidir. son istatistiklerde görüldüğü üzere türkiye can güvenliği konusunda zayıf ülkeler arasında ve işsizlikte ispanya sağolsu n bizi geçti avrupada sondan ikinci. haliyle türban için uğraşı benim meselemdir ama tayyibin değildir! o ana konularla uğraşmak zorundadır.

    Bu arada erbakan ve soyunun yıllarca adil düzen çığırtkanlığı ile faizi ve dış mihrakları eleştirir iken ülkeyi bir iran olma korkusu sarar iken evlatları ne işle meşgu bir araştırın. olmadı aşağıdaki linklere bir göz atın;

    http://www.gercekgundem.com/?c=10091
    http://www.gercekgundem.com/?c=11312
    http://www.gercekgundem.com/?c=13282

    faydalı olur. Türkiyeye şeriat gelmez gelecek olsada bu kesimden gelmeyecek. Ecevitlerden gelir ama bunlardan gelmez:) hem şeriat gelecekse onuda askerimiz getirir:) -mesaj-

  59. Din konusu üzerine çok yazıp, çizmekten hoşlanmıyorum. Bilhassa internet gibi tartışma adabının tanıdıklar arasında bile, zaman zaman ayarını yitirdiği yerlerde fazladan dikkat sarf etmek gerekiyor.

    Yalnız bir şey hakikaten çok tuhafıma gidiyor. Doğru veya yanlış, bir şeyler yazılıyor çiziliyor. “amuğa koyayım” basitliğine kaçmadan iyi niyetli bir fikir alış verişi yapılıyor. Ama neymiş “Fakihler için komikmiş”. Sebep? Din ile tıp birbirine benzermiş. “Teşbihte hata olmaz”ın istisnası olmaz, diye bir şey yok. O lafı bu kadar ciddiye almamak gerek.

    Geri kalan mevzuları geçtim. Kıçınızdan uydurmak, şunu yapmak, bunu etmek, bok çukuru diyerek zaten atar giderin dibine vurulmuş.

    Fakat bir kısma fikir belirtmeden geçemeyeceğim. “Yalan söylememek, dedikodu yapmamak, namusa/mala dil veya el uzatmamak” denen şeyler “asgari müşterekteki beşeri güzellikler”.

    Bunları haiz mütedeyyin arkadaşlarım da var, günde 5 kez rablerine ibadet edip, Allah’tan korkmayan arkadaşlarım da… Ve şükürler olsun ki hiç biri (en azından benim bildiğim/tanıdğım kadarıyla) bu hususiyetlerini “Sadece bizim tarafa ait” şeklinde lanse etmiyor. Edenin aklından şüphe ederim zaten…

  60. Cenariocum, tartışma olsun diye yazmamış iken cevap verir mahiyette yazman açıkcası şaşırttı. Onca yazıdan senin dinle tıp birbirine benzer özeti çıkarmış olmanda algılamama değil art niyet var düşünüyorum.

    Adım adım anlatayım asgari müşterekte beşeri güzellikler dediğin tüm doneler bizim tarafa aittir denmiyor yazdığım kısımda. asgari müşterek dediğin şeyler müslümanda bulunmak zorundadır bu peygaber emridir diyor.

    işin en ilginç yanı asgari müşterekte beşeri güzellik dediğim ve bu gün tüm dünyanın etik değerler dediği tüm değerler ibrahim dininin emirleri ve yasakları ile belirlenmiştir.

    İnsanlık tarihini “diskavıri” belgesellerindeki teorilerdense bağdat kütüphanelerinden, kahire kütüphanelerindeki eserlerden takip ederseniz toplumların gelişmelerini kanun belirlemelerinin etik tanımlamalarının nasıl şekillendiğini daha net görürsünüz.

    Ortada atar gider bir durum görmüyorum. sadece dini doneler üzerine bilmeyen konuşmasın diyorum. sorarsın bilen birine anlatır öğrenirsin. yok ben insanlara güvenmiyorum kendim öğrenicem dersin aklına gelmeyecek sayıda eserler var ki zaten kur’an ve hadis dahi yeterlidir kimsenin görüşleri etkisinde kalman gerekmez. okur analizini yaparsın, öyle yaşarsın. zaten herkes kendi hesabını kendi vericek.

    Ama çıkıpta “bu devirde” diye başlarsan benim iman ettiğim rabbime hakaret etmiş olursun ki günümüz asgari müşterekleri içindeki etik değerlerle bağdaşmaz. benim evvelki yazıyı yazmamdaki ana sebep bu devirde manalı cümle idi esas. dinin bu devri şu devri olmaz. değişmesi gerekecek olsa Allah’ın ilmi dahilinde olurdu ve sistem ona görer yürür idi. daha evvelinde yine bu sitede yazmış idim dinin değişmeye ihtiyacı yok müslümanların değişmeye ihtiyacı var.

    Ben nasihat mahiyetinde ilettim peygamberin sözünü. Eğerki biri alenen islamı simge ediniyor ise, temsil etiiği iidasında ise ölçü birimi onun kapanması, namaz kılması, içki içip içmemesi değildir. güvenilir ve emin midir değilmidir. budur! bunu ilettim. Bu sadece benim için değil herkes için ölçü olmalıdır.

    Onun haricinde kimse zaten kimsenin imanı üzerine ahkam kesecek değil. üstünlük takva iledir ve takva kişinin Allah’tan ne kadar korktuğu ile alakalıdır.bu korkunun gereği dini emirlere ve yasaklara riayet ile görülür. bunu açıkca insanlar görsün diye yapan zatan riyakardır ki korkmayın öte tarafta bir alacakları yoktur her şeyleri burdadır.

    O sebeple takiyye yapanlar üzerinden yola çıkmayın isterim. Kalp kırmayın isterim. Kullandığım bok çukuru ifadesi insanların üzerine alması gereken bir hakaret değildir bilakis uyarıdır. bu hatalar yapılmamalıdır. Yok bundan incinen var ise hakkını helal ediversin art niyetle yazı yazan biri değilim. üslubum bazen sertleştiğinde dahi niyetin insanlar galiz hatalar yapmasın diyedir.

    Hepsinin sonunda her şeyin en doğrusunu Allah bilir. herhangi birinizi kırdı isem affetsin. bir daha yazmayıveririm, kişileri üzmek için buralarda okuyaz yazan biri değilimdir.

  61. @ güzel kardesim Sekhranikoscugum:

    “Dini yaşayışınız dışardan belli oluyor demiş hatchipu. elbette belli olucak. bundan rahatsız olma sebebin nedir? aynı hassasiyeti gol atan alex haç çıkartınca da hissediyormusun yoksa sadece müslümanlara karşı bir düşmanlık mı besliyorsun? islami donelerden rahatsız olma 80 ihtilali sonrası allahsız bir kesim tarafından moda haline getiriliyor gibi ve bundan hazzetmiyorum.“ …demissin..

    bende senin okumus ve yorumunda dile getirmis oldugun yazimda söyle demistim:

    “Insan istedgi kadar inancli olabilir, kendinedir inanci bence ve disariya dogru göstermesi sart degildir.
    O yüzden ne türban, ne hac nede baska bisii gerekmez bence..En azindan okullarda, üniverstelerde, kamu binalarinda vs..“

    Aslinda ilk okullarda ögreniliyor okumak, yazmak.Dahada fazlasi, okunulan seyleri idrak etmek, yazi anlayisini gelistirmek vs..
    Reprodüksyon yaptiriliyor hatta cocuklara okuduklari seyleri hazmedebilmeleri icin vs..
    Bu yöntem lisedede devam ettirilir daha cetrefilli yazilarla ögretmenler tarafindan.
    Ek not olarak belirteyim dedim.

  62. evet bu tartışmalar yapılsın,
    yukarıda yazanlar gibi bilenler bilmeyenlere anlatsın..
    Başörtüsü siyasi simgedir,takanlar sorgulamadan yaşayan, aklı ermez zavallı kadınlardır ön kabulunde bulunanlar;
    insan olduğumuzu dolayısıyla bambaşka hayatlarımız olduğunu unutmayın.
    üzgünüm burada yazanlar gibi belki meramımı vurucu cümlelerle değil
    basit örnekle bir anlatıcam ama,
    saçını sarıya boyatan kadınlarla ilgili kötü önyargıların bazı bölgelerde kabul görmesi,bununla ilgili ‘ben gördüm bizim orda da vardı’şeklindedki delillendirilmelerle tümavarım yapılması nekadar alçakçaysa bu konu da böyledir.
    Ya yanlıştır doğrudur ayrı ama başörtülülere aynı yerden emir alan penguenlermiş gibi bakılması bakan açısından gerilik inanın.
    Kocası istediği için kapanan var,doğrunun bu olduğunu düşündüğü için örten var,arayış içindeiken şöyle bi bakıp çıkıcak olan var,daha güzel ve gizemli olduğunu düşündüğü için örten var..varda var.
    Birinin cinsiyetinden şeklinden şemalinden önce insan olduğunu ve farklı bir dünya olduğunu kavramak ve saygı göstermek bu kadar mı zor?

  63. Binnaz Toprak “Türkiye de faklı olmak”
    -Din ve Muhafazakarlık Ekseninde Ötekileştirenler-

    Okuyup değerlendirmemiz gereken bir araştırma. Kamuoyuna mahalle baskısı raporu olarak geçti. Bu kısır tartışmaları bir yana bırakarak ne yapmalıyız onu tartışmalıyız. yoksa günden güne ÖTEKİLEŞTİRİLİYORUZ. Ya bizdensin ya değilsin demek hiçbir zaman sorunları çözmeyecektir.

  64. Othan Pamuk Türkiye’yi İtalya gibi değerlendirmiş. Türkiye tarihinde teokratik bir dönem vardır, İslâm usüllerine göre devlet yönetme geleneği vardır. Hatta 600 yıl sürmüştür. İtalya’da veya başka bir Avrupa ülkesinde böyle bir durum yoktur dolayısıyla orada kamuya isteyen çarşafla girer. Ama Türkiye’yi ayrı olarak değerlendirmek gerekir. Türkiye’de türbanın özgürleştirilmesi, birçok şeyi değiştirir, kötü yönde.

  65. Çözümle gel Baran34. Zaten iki avucumuzla gözümüzü kapatıp bu konu görmezden geliniyor. Görmezden gelmeye devam mı?

  66. Teokratik yonetim gelenelgi olmayan Italya da su iste

    http://en.wikipedia.org/wiki/Italy_in_the_Middle_Ages

    Holy Roman Empire demelerinin sebebi de uzerindeki formanin kutsal olmasi. Ronesans da zaten futbolcularin dusuk performansi nedeniyle ortaya cikmis. Italya’nin bu kadar Dunya Kupasi varsa Ronesans’a sukretmeli.

    Ingiltere’de kiliseyi ele gecirme yuzunden baslayan ic savalari, onun ardindan dogan reform hareketini falan da saymayalim hadi sizin icin. Avrupa’da hic teokrasi olmamistir muhakkak.

  67. Aslında genel problem tarafların iyi niyetli olmayışları. özgürlük vaadinde bulunanın asıl amacı özgürlük lmadığından, karşı çıkanında asıl amacı toplumsal düzeni korumak olmadığından bu hallerdeyiz. türban diye bilinen aslı saçı örtme olan emir -ki o çok korkulan iran kadınlarına bakıldığında bizdeki tarzın daha muhafazakar olduğu görülür- islam emridir. islamın dışarıdan bakıldığında belli olan tek emridir ibadetler hariç. benim yetiştiğim çocukluğumun geçtiği yıllarda ailem, çevremiz kimseler bir amaç doğrultusunda takmıyordu. herkes setr-i avret hükmü gereği kullanıyor idi ki halada bahsettiğim kişiler bu amaçlarla kullanırlar. ihtilal dönemi bizzat annem öğretmenliği bırakmış idi ve o zamanda o kuralları getirenlerin amaçlarının toplumsal düzen değil din düşmanlığı olduğu açıktı. bu inancımın doğruluğunu da durduk yere alenen kimse suçlamaz iken biz din düşmanı değiliz diyerek yaklaşık 30 sene sonra ilker paşa dile getirdi.

    Burda çözüm isteniyorsa bu bu dönem çözülecek bir problem değildir. inönüden başlayarak askere ve pek çok kamu kurumuna yerleşen temelde din bazlı tüm donelere düşman olan kitlenin ülkemizi terketmesi gerekiyor. bir nevi gerçek anlamda liberalizmin ülkede sindirilmiş olması gerekiyor. haliyle yaklaşık 60 yıllık bir problemin ha deyince çözülme şansı yok.

    tarafların iyi niyetleri önemli temelde. bundan dolayı bazı engin görüşlü cemaat liderleri kendi cemaatlerindeki hanımlara kamu alanlarını tahrik amaçlı kullanmayın, üniversiteye gideceksenizde başlınızı açın tahsilinizi bitirin dediler. tahsil bittikten sonra yeryüzü insanların burda olmaz başka ülkede olur, nerde özgürseniz orda olur.

    benim şahsi kanaatim bu konuda zaten bu yönde. 60 yıllık problemin çözümü 60 sene gerektirmese de bir 30 sene ister herhal. haliyle diyaloğun şimdiden başlaması üzerine kafa yorulması güzel bir şey. lakin şu gün gene görüyorum ki diyaloğun türban tarafını takiyyeciler, karşı tarafını din düşmanları temsil ediyor ve ümidim pek bulunmuyor.

    hepsinden öte bu ülke insanını yeniden dinle tanıştırmalı ve bilip gördükleri anane dininden uzaklaştırıp muhammedi olmalarını sağlamak lazım. o zaman her şey kendi rayına gayet yumuşak ve gerzek bir vatandaşımızın dediği kimi kanlımı kansız mı değil efendice olucaktır.

    toplumsal barışın yerleşmesi için hoşgörü gereklidir ve modern dünya hoşgörüsünü kaybedeli yarım asır olmuştur. hoşgörü arayan eninde sonunda semavi dinlere ve uzak doğu öğretilerine sığınmak zorundadırlar. bir islam mensubu olarak kendi ülkemde yaşayan insanların ve çevremin müslüman olmalarını tercih ederim. bu kadarada istek hakkım oluversin hoşgörün:)

  68. Türban nedir?

    Türbanlı sosyallik hergün patlıyor,
    Modern irticanın sesidir türban.
    Yoksullar takınca sınıf atlıyor,
    Yozluğa bir çeşit pusudur türban.

    Türban liyakatte yeni tür müdür?
    Eşi türban takan oluyor müdür.
    İhale havuzu için ölçüdür,
    Gizli paylaşımın tasıdır türban.

    Türban yokken neyi eksikti dinin?
    Tohumu yaptılar bir eski kinin.
    Laik, demokratik cumhuriyetin,
    Ruhunu kemiren pasıdır türban.

    Türban bizden değil, elin süsüdür,
    Halkı ayrıştıran üzüntüsüdür.
    Yaşmak, yazma, çember baş örtüsüdür,
    İthal dinciliğin fesidir türban.

    Mümin siyaseten simge takar mı?
    İnancın üstüne biçim çıkar mı?
    Sıkmabaş olmanın alemi var mı?
    Sömüren çevrenin sisidir türban.

    Belki biraz fazla damara bastım,
    Kimseyi incitmek değildir kastım.
    Dindarsan Nevzat’a kızma be dostum,
    Gizli niyetlerin isidir türban.

    Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Yorumlar Kapalıdır.