Ümüğünüzü sıkmaya geldik

Globalleşme, kapitalleşme, elleşme, finansal sevişme derken zaten aşina olduk ecnebi bir şirketin gelip Türkiye’de iş yapmasına. Türlü türlü kamu kurumlarının bir hiç pahasına satılması, garip bir şekilde toplumun her kesiminin “helal be” rolü biçtiği evrensel zenginlerimizin balya balya paraya sattığı şirketleri, markaları filan var can sıkacak. Ama bunlar Türkiye’de yaşamanın bedellerinden. Sıktığın can folloş olmuşsa eğer, normalmiş zannetmeye değer.

Özellikle de banka sektöründe akıl almaz bir el değiştirme vakası yaşandı şu geçtiğimiz 5-10 senede. Büyük Türk bankalarının hemen hemen tamamı yabancı bir ortakla çalışıyor. Know-how diyorlar filan, ben pek anlamam. Orta ölçekte işler daha kötü. Bankaların tamamı yabancıda. DenizBank, HSBC, Finansbank, Fortis vs. İstisna olarak İş Bankası var sanırım, Ziraat’i, Halk’ı, Vakıf’ı saymıyorum. Gerçi Vakıf ile Halk Bankası da satılacak, alanı da elbet yabancı olacaktır. Bir de kökü içerde, beyni dışarda şeriatçıların bankaları var. Yerli malı filan diyecek değilim elbette. Ki zaten çoğunun sermayesi arapça rakamlarla yazılmıştır.

Hepiciği yetmezmiş gibi, hayırlara vesile bir ING Bank’ımız da oldu artık. Nam-ı diğer ayencibenk. Normalmiş zannetmek dedim ama daha önceki hiçbir satış beni bu kadar rahatsız etmemişti. El değiştiren bankanın ordu malı Oyakbank olmasını filan geçtim (O konuda Ağa yazsa da okusak) bu yeni şirketin kebablı, zeytinyağlı “sizden güç almaya geldik”, “enerjinize enerji katmaya geldik”, “Yeminle alemde eşiniz yok sizin” anatemalı bir girizgah sunmaları beni rahatsız eden. Biz buna “Rakı güzel, kebap güzel, boğaz çok güzel” metaforu diyoruz. Zaman zaman.

Ha tabii ki “Abi çok para kaldırcaz, sizi krediye boğup g*tünüzden kan alıcaz, sürüm sürüm süründüreceğiz” samimiyeti de beklemiyorum. O kadar samimiyeti kim kaybetmiş ki ING bulsun. Ama bu kadar yalanma, yalakalanma durumu arkasında ciddi bir hardcore batış sahneleyecek sanki. Gerçi benim esnafım “Hehe bizi çok seviyorlar bunlar, dur biraz kredi alayım” diyecekse, ee o haketmiştir zaten.

Çok seviyoz biz Türkleri, al sana kredi, al sana kredi kartı, al al allll
Yeter bu kadar ön sevişme, şimdi bizim şubeye bir uğrayıver de müdüre domal!

FasulyedenKom – iki saniyede reklam jingle’ı yazma servisi

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Ümüğünüzü sıkmaya geldik” üzerine 8 yorumlar

  1. Ordu mali banka garipligi kadar garip degil yabanci bankalarin Turkiye’de calismasi.Ordu’nun bankacilik isine girdigi kac ulke var Dunya’da? Neresinden tutsan garip bir durum. Cem Uzanlar, Murat Demireller bankacilik yapacagina Dunya capinda prestiji olan, milletin parasini alip yan cebe indiremeyecekler bankacilik yapsin. Yoksa Turk burjuvasinin mi elin yavurunun mu beni somurdugunun cok da onemi yok, banane adam Turkse Turk, neden hayat gayem onu zengin etmek olsun? Devlet de yapsin bankacilik, ki yapiyor, o zaman yabanci sermayeden gercekten rahatsiz olan devlet bankasiyla calisir, olmayan hangi banka iyiyse onunla calisir. Biraktim Turk sermayesinin beni somurmesini, her seyi devletlestirirsek ve o bana esitlik, yol,su, elektrik, refah, zenginlik olarak donmuyorsa yine cok umrumda olmaz. Ha devlet somurmus ha eycesbisi somurmus ha isbankasinin Turk patronu somurmus. Gidin daha az faizle kredi verenden alin kredinizi arkadasim, para yatiracaksaniz cok faiz verene yatirin ya da kisisel anarsist olun sisteme toptan karsi cikin, paralari yastik altina atin.

    Bir de sirf oyakin diye opet’den benzin alanlar, oyakin marketinden alisveris yapanlar vardi bir zamanlar, para orduya akiyormus boylece. Zaten adamlar 10 kurusa cay, 1 liraya kebap yiyor, iskenderlerini seni beni alip garson yapip getirtiyorlar, uzerine bir de emekli olunca daha da zengin olsunlar diye seferber olmusuz milletce. Sahane sistem yeminle, butun sirketlere ornek olmali.

  2. http://www.oyak.com.tr/oyakkanun.pdf

    Bir de bu var tabii. Sayfa 14, madde 35, KURUMUN MUAFİYETLERİ

    a) Kurum, Kurumlar vergisine tabi değildir,
    b)Kuruma yapılacak bağışlar, Kurumun ne nam altıda olursa olsun, üyelerine veya kanuni mirasçılarına yapacağı yardımlar Veraset ve İntikal Vergisiyle Gelir Vergisinden,
    c) Kurum, yapacağı her türlü muameleler dolayısıyla Damga Resminden,
    d) Daimi ve geçici üyelerden yapılacak aidat tevkifatı Gelir Vergisinden,
    e) Kurumun her türlü gelirleri Gider Vergisinden, muaftır.

    Gerci bircok subay da (muhtemelen dusuk rutbeliler) zorla kesinlen paralarini geri alamamis, AIHM’e basvurmustu. Sadece birileri yiyor yani bu isin kaymagini. Turkiye’de para kazanip vergi vermemek mi kurtaracak memleketi bilmem de banka satislari icinde en hayirlisi bu olmus gibi gorunuyor.

  3. Yazı genel itibariyle ING bank’ın reklam ve markalaşma stratejisi ile alakalı ama Oyak konusunu da konuşmadan olmaz. Genel itibariyle katılıyorum yazdıklarına ama birkaç katılmadığım nokta var.

    Öncelikle Opet Oyak’ın değil. Şuan Koç Holding’in, daha önce de Oyak’ın değil yerli bir girişimcinindi. Sanırım bahsettiğin Mehmetçik Vakfı’nın işlettiği Maslak Opet. Ama burda da yanlış bir durum yok. Zira benzin alıyorsam bir holdinge değil Mehmetçik Vakfı’na gitsin demek çok yanlış bir düşünce değil bana göre. Mehmetçik Vakfı ile Oyak’ı ayırmak lazım.

    İkinci olarak subaylardan kesilen paralar var elbet ama bu işçinin, memurun maaşından kesilen SSK primi ile eşdeğer. Emeklilik, ölüm ve maluliyet durumlarında maaş bağlanıyor askeri personele Oyak paraları ile.

    Onun dışında, aynen senin gibi düşünüyorum, ordu mensuplarının bir nevi emekli sandığı olan kurumun neden mayonez ürettiğini hiç anlamamışımdır. Ya da madem üretiyor, Tat, Calve gibi markalarla rekabet ediyor, neden gelir vergisi alınmıyor. Bu nasıl bir piyasa ortamı?

  4. Haklisin opet oyakin degil de yurt capinda tum subelerinde kazandigi paranin bir kismini memhetcik vakfina veriyor. Organik bir baglari var. Zaten anlatmak istedigim de halkin alisveris yaparken egilimleriydi, o yuzden opet ornegini kullandim. Bir de gecmis zaman kullanmamin sebebi de artik bu tavri pek gormuyor olmamdi. Oyakin marketi zaten senelerdir gormuyorum. Subaylardan kesilen paralara gelince, Oyak bir sosyal sigorta kurumu olmadigina gore sanirim biz kesilmesini istemiyoruz deme haklari vardir. Dertleri nedir bilmiyorum, bir kismi insan haklari mahkemesine basvurdu onu biliyorum.

    ING ne kadar denyo reklamlarla piyasaya girdi bilmiyorum ama dunya capinda bilinen ve her yerde subeleri olan bir banka. Kimsenin parasini hortumlamazlar yani, yemez. Hatta belki kisisel bankacilikta HSBC ile rekabete girerler de HSBC kendine gelir, her seye biz HSBC Turk’uz bizde boyle diye cevap vermezler. Tersi de olabilir gerci, bunlar yaptiklari her sacmaliga biz ING Turk’uz bizde boyle cevabi verebilir.

    Son olarak yazidan bagimsiz bir gozlem, vatan topraginin karis karis satilmasi elestirilerinde karsimiza cikan carsaf gibi bir liste var. Listede 50 sirket varsa 48 tanesi ozel sirket zaten, bunlarin yabancilara satilmasindan neden hukumet sorumlu anlamiyordum. Aynisi Oyak icin de gecerli. Sirket yonetim kurulu kar zarar hesabi yapmis en iyi teklif veren sirkete satmis hisselerini, hukumetle, vatan topragiyla bir alakasi yok bu satislarin. Sanirim bu forward mailcilar dovizin yasaklandigi, yabanci yatirimin tamamen yasak oldugu bir ulke istiyor. Hayat zor be.

  5. Biz ING turk’uz diyeceklerinden emin olabilirsin Ağa 🙂

    İstediğin kadar global bir kılıf giy üzerine, şekli şemali düzelt. Gidebileceğin anca arpa boyu.

  6. Oyak kesintilerinden zarar gören tek subaylar asteğmenler. Bu kesintilerin 3 sene sonra mı ne geri ödemesi başlayabiliyor. Tabi asteğmenler sadece 9 ay (ya da 11 ay) kıta görevi yaptıkları için bu süreyi dolduramıyorlar. Haliyle geri ödeme hakkı da kazanamıyorlar. Aihm’de dava açanlar da askerliğini asteğmen olarak yapmış avukatlar diye duymuştum. Yanlış hatırlamıyorsam aylık 45 ytl civarı bir kesintiydi bizden olan. Yani 400 ytl civarı bi paramı cukka etti oyak.

    He ama 10 kuruşa çay içiyorlar diye de laf edilmez. Kar amacı mı güdülsün orduevlerinde.

  7. Fransız mallarını protesto edin forward maillerinde de ne hikmetse oyak-renault tan bahsetmiyordu kimse. Anasını satayım “güvenilirlik anketi” yapıyorum kendime verecek cevap bulamıyorum. Fenerbahçeli Rambo’ya katılıyorum valla

  8. İgor’un bahsettiği kesinti, benim zamanımda 100 liraya yaklaşmıştı (yalan söylemeyeyim, tam miktarı hatırlamıyorum, fazla da olabilir az da olabilir). 11 ay maaş aldığımı düşününce, askerliğim boyunca 1100 lira, hadi küsüratı atıyorum 1000 lirama benim rızam olmadan “geri ödenmemek üzere” el konuldu.
    Bir dönemde (yılda demeyelim, yanlış bir hesap olacak) kaç adet yedek subay alınıyor? Bunun da tam sayısını bilmiyorum, bakındım bulamadım, haydi kabaca bir hesapla 1000 diyelim ve bir dönemde toplam 1000 adet askerin yedek subay olduğunu varsayalım.
    Çarp bakalım ikisini, ne yaptı? 1.000.000, bunu yazıyla tekrar yazıyorum Bir Milyon Lira…
    Doğru mu anlıyorum yani, Oyak sırf yedek subayların üzerinden senede yaklaşık 1 milyon lira parayı sermayesine mi katıyor?
    Yahu gençler, boşa cırmalıyoruz iş güç kariyer maaş cart curt diye, farkında mısınız? Üç beş kişi bir araya gelelim, Ordu Güçlendirme Kurumu ya da Ordu Destekleme Vakfı falan gibi bir şey kuralım aramızda. Her şeyi bir yana, senede bir milyon lira temiz para var işin içinde.
    Ulan bir de buna rağmen yedek subaylığı kaldırmak istiyorlar, he mi? İlginç…

Yorumlar Kapalıdır.