Üniversiteme Dokunma

Sabancı Üniversitesi’nin uyguladığı bölümsüz üniversite sistemi son günlerde YÖK ile Üniversite arasında yaşanan bazı sorunları gözlerönüne serdi. Üniversite, YÖK’ten onay alarak 1999 yılından bu yana uyguladığı bu sistemle, program gruplarına aldığı öğrencilerinin bilgi düzeylerini Temel Geliştirme Programı aracıyla eşdeğer hale getirmekte, ardından öğrencilere rehberlik hizmeti sunarak, onlar için en uygun bölümün kararını öğrencilere bırakmakta. Yani özetle, ÖSS’ye girdiğiniz 17 yaşında mühendis olmanın hayalini kurarken, üniversitede geçirdiğiniz birkaç senenin ardından, diğer mühendis adaylarını tanıyıp, hayata nasıl baktıklarını, kararlarından dolayı niçin pişman olduklarını, niçin olmadıklarını tartıp, ölçüp, biçip daha sonra “ben mühendis olmayacağım, siyaset bilimi okuyacağım” diyebiliyorsunuz.

Kendi üniversite maceramı düşündükçe, ÖSS sonrasında doğru tercih yapılmasının insan hayatında ne denli ciddi bir yeri olduğu, ve o yaşta doğru tercihin ne olduğunu idrak edemeyecek kadar çiğ olduğum geldi aklıma. Sabancı Üniversite’sinin uyguladığı bu çağdaş eğitim sistemi Türkiye için elbette fazla. Tevekkeli değil bizzat YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan uygulamanın fazla güzel olduğunu, ancak mevzuata uymadığını belirtti. “Öyle şey mi olur, nerede disiplin, nerede katı kurallar, nerede öğrencilerin geleceğini sikmeye programlanmış mevzuatlar?” feryat figanları arasında Sabancı Üniversitesi’nin bu takdire şayan eğitim programı kaldırılmak ya da en iyi ifadeyle mevzuata uydurulmak isteniyor.

Sabancı Üniversitesi öğrencileri de sessiz kalmamak, kendilerine sunulan bu çağdaş eğitim sisteminden duydukları memnuniyeti ifade edebilmek adına “Üniversiteme Dokunma” adıyla bir kampanya başlattılar. Ziyaret edebilir, konuyla ilgili makaleleleri okuyabilir, öğrenci ve üniversite mezunlarının görüşlerini dinleyebilirsiniz. Hatta anasayfada bulunan form ile kampanyaya destek verebilirsiniz.

Çağdaş bir Türkiye’nin tek bir yolu var: Çağdaş Üniversite. Bunun önünde tek bir engel var: Çağdışı mevzuat!

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Üniversiteme Dokunma” üzerine 4 yorumlar

  1. İşin en ilginç yanı bu yök dene kurum ne menem bir yer ise başına hangi hmantıkta, hangi görüşte, hangi dinde veya hangi herhangi bişi de kim geçerse geçsin öğrenciye muamele değişmiyor, eğitime muamele değişmiyor. Eskilerin değiştiği gibi düzen değişiyor, düzülenler sabit kalıyor. Tuhaf bir o kadar tuhaf ve bir o kadar daha tuhaf.

  2. Bu arada yazmayı unutmuşum, UNIGFB’den Doce’ler yürütüyor bu kampanyayı. Ellerine sağlık diyorum.

  3. Ulan burası neresi, benim ne işim var burada derken..
    Topluluk blogları birincisi diye afilli bir logo bana doğru sellöktör çakıyor. Vayyy yapmışız şeklimizi modunda dururken görmemek elde mi (:

    Neyse artık geçiyordum uğradım, eli boş gitmeyeyim bir kaç konu okuyayım diye bakınırken sitede ki hürriyet bağlantısında ki yazı dikkatimi çekti.
    Ulan ben bu adı bir yerden tanıyorum ama nerden..

    Yazında da dediğin gibi dea.. Çiğ olmanın bedelini halen ödüyorum. Daha okuldan atılmadım. Artık bu sene koyarlar kapıya. Gerçi uğramayalı çok zaman oldu ya. Koy g. gitsin.
    Uzatmayayım artık.Emgö sorunsalı ve çamurlu üçgeni dışında kalan yurtta ki hazetmediğin oda arkadaşından selamlarla 😉

Yorumlar Kapalıdır.