bira

Madem Türksün…

Madem Türksün…

Canoğlan’la tuvaleti rezalet (rezalet-i tuvalet) olan bir bardayız. O kadar ki, pisuvara ne verirseniz, alt hortumdan aynen geri yolluyor ayakkabınıza, paçalarınıza. Tam da “Oğlum süper loto bize çıkacak, ne yapalım” geyikleri döndürdüğümüzden, mekan sahibine “Abi senin barı da elden geçiririz, tuvalete filan bir çeki-düzen veririz” teklifinde bulunuyoruz. Tuvaleti pis ama sahibi idare eder mekanda hangi ortamda, nasıl pişirildiği zerre umrumuzda olmayan patateslerimizi yer, biralarımızı içerken…

Çerez tabağındaki hiyerarşi

Biralar dolu, muhabbet gırla, ortam şahane derken o da ne garson ortaya karışık bir çerez tabağı getiriyor.. Biralar bırakılıyor, hemen eller kollar pozisyon alıyor, tabağa şöyle göz ucuyla bakılıyor fındık ve şamfıstık taraması amacını güderek.. Somali’deki yemeğe saldıran veletler misali küçük çerez tabağının içine 10 el bile girebiliyor zaman zaman.. Fındık sıcaksa önce o gider bi kere, şamfıstıklara ondan sonra sıra gelir ama onu açma…