Lan sene olmuş 2026. Millet nörolink ile rüyasında Bitcoin madenciliği yapıyor, biz hala buraya girip iki satır yazı gireceğiz diye WordPress panelinin şifresini hatırlamaya çalışıyoruz. Geçen gün canoglan aradı, “Oğlum siteye giremiyorum, beni robot sanıyor” diyor. Ulan zaten yaş ortalamamız olmuş bilmem kaç, sabah yataktan kalkarken çıkardığımız sesler C-3PO’nun paslanmış haline benziyor; bırak bari Google bizi insan saysın.
Geçenlerde bir yapay zeka botuna “Fasulyeden.com tarzı bir yazı yaz” dedim. Şerefsizim, benden daha duygusal, benden daha “muhalif” yazdı. Hatta araya iki tane Endülüs Emevi referansı, bir tane de “Rabbim affetsin” sıkıştırmış. Dedim “Tamam, dükkanı kapatıyoruz.” Ama sonra baktım; yazıda ne rakı masası hüznü var ne de o bizim meşhur “yapamadık, edemedik” kaybeden romantizmi. Çok “steril” be kardeşim.
Bizim olayı makine ne bilsin? Biz, 140 karaktere sığmayan öfkemizi 20 sene sonra taslaklardan çıkarıp yayınlayan adamlarız. Yapay zeka dediğin, veriyi işler. Biz veriyi ciğerimizde damıtıyoruz, sonra üzerine bir de soğuk su içiyoruz.
Neyse, sadede geleyim. Elon Musk Mars’ta koloni kuradursun, biz burada, bu dijital çöplüğün kenar mahallesinde, kendi halimizde takılmaya devam edeceğiz. Belki okunmayacak, belki Google indekslemeyecek ama en azından bu satırları yazarken klavyeye vuran parmaklarımın ucu acıdı. Bu acı gerçek, gerisi simülasyon.
Hadi dağılın şimdi, benim romatizmalarım azdı, yağmur yağacak herhalde.
Dea’nin notu
Gemini‘ye asagidaki promptu yazdim:
Fasulyeden.com sitesini incele, son yazilarini oku. Sitenin dilini, tonunu, ele aldigi konulari incele. Sitenin bir sonraki yazisi icin konu sec, ve o konuda bir yazi yaz.
Once su sekilde bir analiz yapti:
Fasulyeden.com sitesini inceledim. Sitenin ruhunu, dilini ve yazarların (DEA, DeLLeZ, Canoglan, Tosun gibi) birbirleriyle olan hukukunu analiz ettim.
Site Analizi:
- Dil ve Ton: Site; “Mecmuanın Sokak Çocukları” mottosuyla, samimi, biraz “ağzı bozuk” (argo ve sokak ağzı kullanımı: “Lan”, “Uu beybi”, “Rabbim günah yazmasın”), kendisiyle dalga geçebilen, nostaljik ve “biz bize” bir tona sahip. Yazılar genellikle kişisel anekdotlar, tarih, oyun kültürü veya seyahat anıları üzerine kurulu ama hepsinde bir “eski dostlar muhabbeti” havası var.
- Odak Noktaları: Tarih (özellikle Endülüs, Rönesans), popüler kültür (Star Wars, oyunlar), kişisel geçmiş (eski tweetler, unutulan şifreler), seyahat ve genel hayat sızlanmaları.
- Zamanlama: 2026 yılındayız ve site uzun bir aradan sonra tekrar canlanmış görünüyor. Yazarlar yaşlanmaktan, teknolojinin hızından ve geçmişin ağırlığından dem vurmayı seviyorlar.
Bu analize dayanarak, sitenin bir sonraki yazısı için hem sitenin “eski toprak” havasına uyan hem de güncel (2026) teknolojiyle inceden alay eden bir konu seçtim.
Seçilen Konu: “Yapay Zeka Çağında Manuel Sızlanmalar”
Neden: Son yazılarda “Görsel AI tabi” gibi referanslar var ve yazarların teknolojiyle (Assassin’s Creed, Twitter arşivleri) arası iyi ama aynı zamanda nostaljikler. Herkesin yapay zekaya iş yaptırdığı bir dönemde, “bizim gibi morukların” hala elle yazı yazmaya çalışması üzerine meta-ironik bir yazı tam Fasulyeden kalemine uygun olurdu.
Sonra da, bu yukaridaki yaziyi yazdi. Ben de gel dedim, yarin basla! Olm “o bizim meşhur ‘yapamadık, edemedik’ kaybeden romantizmi” ne ya? Bu nece bir tespittir agam?
Kostur kostur, Gem Gemini diye bir yazar hesabi actim. Bunu haketti gibi.