A.C.A.B.

Polisten nefret etmek için sebep çok aslında ama ruha biraz tribüncülük sosu çalınması da yeterli zaten. Buna biraz da muhalif, isyankar bir kimlik koydun muydu Atina sokaklarında araç yakarken bulabilirsin kendini. Yöntemler tartışılır, elbette çoğu direniş gibi bu da rayından çıkmıştır. Zerre ilgilenmiyorum. Bu olayda tek ilgilendiğim husus Yunan sivil toplum örgütlerinin, öğrencilerinin, muhaliflerinin ya da anarşistlerinin, adını ne koyarsanız koyun, koca bir toplumun bir canın gitmesi üzerine ne denli sinirlendiğidir. Ülkemde bu hassasiyetin  ya da bu sorumluluğun gelişmesi için nasıl bir toplumsal rönesansa ihtiyacımız var, fikri olan var mı?

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

A.C.A.B.” üzerine 15 yorumlar

  1. Açıkcası sadece bir insan hayatı ile bir toplumun bu duruma gelmesini çok doğal bulmayanlardanım. Aklım almıyor daha doğrusu. Tabi cesaret yanı takdire şayan.
    Soruna gelince dea ; Aslında önerilerim var ama bunları açıklayıp ülkemi anarşiklerin kaplamasını istemem.

    Hayat sevince güzel,
    Sevince mutlu günler,
    Bir kuşu kelebeği,
    Bir taşı sevin yeter.

    lay lay lay lay

  2. İşte benim de merak ettiğim bu, bir Türk “Açıkcası sadece bir insan hayatı ile bir toplumun bu duruma gelmesini çok doğal bulmayanlardanım” derken; Yunanlı gençler yayınladıkları bildirilerle “15 yaşında bir çocuğu öldürmenin dünyayı tepetaklak etmek için yeterli güçte bir etki yarattığı”ndan bahsediyor

  3. Dediğim gibi dea pek inanasım gelmedi. Bardağı taşıran son damla olmuştur bu işte ona eyvallah derim. Yoksa tek bir olayda sokaklar savaş alanına çevrilecekse olmasın öyle anarşi.
    Artı ne istedikleri ile alakalı bilgi verebilen olursa sevinirim. Sonuçta yas gösterisi değildir bu. Bir amacı olmalı. Polisler hakkında soruşturma açılmış. Bakanlar falan istifa etmiş. Bu güruh daha ne siter acaba?
    (İstifa bize çok yabancı bir kavram)

  4. Hükümetin istifasını istiyorlar.
    Dediğin gibi Türkiye için bakanın istifası bile mucize bir gelişme olurdu elbette.

  5. Batının ahlaksızlıklarını örnek almayalım 🙂

    Nasıl polisin kendine verilen güçten fazlasını kullanarak insan canına kıyması affedilemez bir yanlışsa, kendine isyancı gençlik diyen birilerinin bu ölümü bahane edip camları dükkanları arabaları yakmalarıda aynı derecede hata. Problemleri çözmek için herkes kendine pay çıkardıkça hukuk devleti zarar görür. Tepki vereceklerse demokratik şekilde bu işi halledebilirler. Anarşiye gerek yok Akıllı olsun uslu uslu otursunlar.

  6. anarsistler ve devrimciler akilli uslu oturup tepki vermeli, cam pencere kirmamali, bayram gunu gerek yok, kul hakki yemesinler. mesela ben hemen her gun evden devrim yapiyorum, ayrica cok pis anarsistim, secim gunu oy vermek yerine oy pusulasina iseyip sandiga attim hahaha, bak hem akilli uslu hem anarsist de olunabiliyor.

  7. werdure’nin eyvallah demesi açısından, olayları fotoğraflayan ve kim olduğunu hiç bilmediğim bir Yunan’ın ağzından:

    “The last 20 years 100 people where killed by police men without any reason. The economic problems most Greek people face is also responsible for the riots”

  8. Hukuk Devleti, Demokratik tepki, Demokrasi…

    Ne kadar da güzel kullanıyoruz bu kelimeleri işimize gelince.
    Ne kadar çok sığınıyoruz bu kelimelerin kurduğu çatının altına.
    Ne kadar da çok seviyoruz anlamını içselleştirmediğimiz kelimeleri cümle içinde kullanmayı.

    Yapmayın etmeyin komik oluyorsunuz. Burada sökmüyor bu demogojiler istismarlar. Geçiniz bu laf salatalarını.

    Önce bir açın demokrasi tarihi okuyun, Hukuk Devleti kavramı ve Anayasal Haklar konusunda 3- 5 bir şeyler karıştırın sonra gelin anlatın bakalım nasıl oluyormuş demokratik tepki.

    Hayatımda ukalalık yapmaktan nefret ettim ama artık işin tadı tuzu kaçtı memleketinde herkes bir demokrasi havarisi kesildi. Birkaç giriş kitabı tavsiye edicem
    -Barrington MOORE: Diktatörlüğün ve Demokrasinin toplumsal Kökenleri
    -Bülent TANÖR:Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri
    -Niyazi BERKES: Türkiye de Çağdaşlaşma
    -Şerif MARDİN: Yeni Osmanlı Düşüncesi’nin Doğuşu
    -Bülent TANÖR: Kurtuluş Kuruluş

    Şu kitapları bir okuyun sonra gelin burada anladığımız kavramların aynı olup olmadıklarını tartışalım. Burada o özgürlük hezeyanı palavralarına inanacak adam fazla yok.

  9. Sevgili günlük

    İçimde sayfalarca yazma isteği var ama ne gerek var. Zaten ben herşeyi biliyorum. Bugün yine çok kitap okudum. Çok şey öğrendim. Herkes okusun cahil kalmasın.

    Öptüm iyi geceler

  10. sevgili günlük

    bugün cehaletle uğraşıyorum zor bir iş biliyormusun?

    Cahil cesareti denen bir şey var herkes her şeyi biliyor, bildiğini iddia ediyor. Aklınca dalga geçmeye falan çalışıyor. Bunları gördükçe çok gülüyorum. Ses çıkarmadıkça kendilerini havari falan zannediyorlar. Abdurrahman çelebi misali. Naparsın işte günlük ne dersin bunlara ne yazarsın.

    Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş benim memleketimde herkes.

    Bu arada unutmadan günlük Erdal Atabek’ in Kuşatılmış Gençlik kitabını bitirdim. Gramsci ye başladım biter bu hafta.haftasonu için Giddens ın “ulus devlet ve şiddet” kitabını başucuma koydum. Ukalalık böyle bir şey işte bir başladı mı sonu gelmiyor naparsın günlük, zor hakikaten zor.

    Seni çok öpüyorum günlük. Yarın devam ederiz.

  11. Newsweek dergisi tarafından isyanın altında yatan ana sebep olarak Yunan gençlerinin 688 euro olan asgari ücretin üzerinde gelir elde edebilecek bir iş bulamaması gösterilmiş. 700 euro bunu ifade eden psikolojik sınır olmasından dolayı bu gençlere 700 euro gençliği denmiş…

    Asgari ücret demişken, bunun 3’te birisini alan bir ülke olarak ne isyandayız, ne tepki de…

    Halimiz itten beter ama keyfimiz paşa da yok yeminlen…

  12. Eksik veri var sanki burada. Yunanistanda bir kısa camel ne kadar biliyor musun? Ya da bir big mac? Neye göre kıyaslayacağız bu asgari ücreti?

  13. Doğru söylüyorsun werdure. Kıyaslamanın makul olması için bir ölçüt koymak lazım. Ancak Bigmac ya da Camel ironik ölçütler mi, yoksa senin olmazsa olmazların mı anlayamadım. Ha illa Camel dersen, tütün ürünlerinden alınan yüksek vergi nedeniyle çok çok çok yüksek ihtimalle daha ucuza alabilirsin orada.

    Yine somut bir ölçüt değil ama yaşam standartları açısından yapılan araştırmalarda İstanbul’un en pahalı şehirler listesinde en tepelerde gezdiğini de biliyoruz hepimiz.

    Ümit ediyorum ki bu kendi içinde haklı itirazlardaki amacın “boşver rakamları, bizim asgari ücretimiz onlardan daha yüksek bir yaşam standardı sunuyor” demek değildir. Zira aklı başında olanlarımız bile Tayyip Erdoğan ve Unakıtan’ın bu ekonomi yalanlarına inanırsak, gelecek pek parlak değil sahiden…

Yorumlar Kapalıdır.