Avcılar’a Bir Baş Gerek

Çok sevdiğim bir dostum yakarıyordu; “Başsız kaldık ağabey…” derken gözünde alevlenen o hüzünle harmanlanmış isyan, bir yüce dağı delik deşik edebilecek kudrete haizdi. Fakat çaresizliği vücut diline yansıyor, elleri başının üzerinden yüz hatlarından bir çarşaf gibi kayarak parmak uçları çenesinin altında birleşiyordu. Üşüyordu. Soğuktan değil, yalnızlıktan üşüyordu.

Başsız kaldık ağabey… Halı sahalarda bile yalnız kaldık ağabey!...” derken ansızın gözyaşları dökülüverdi dudağının kenarından. Çaresizdim. Bir çare bulamadığım için değil de, ağlayan bir insanın karşısında nasıl davranmam gerektiğini bilemediğim ve rol yapamadığım için çaresizdim. “Koy götüne kardeşim ya” dedim.

Derken umutlar yeşerdi. Beyazıt adına efsanevi isimlerden Ertu, İsmail ve Ozan isimli oyuncular, Cuma akşamı saat 22.00’da Kenan Evren Lisesi Halı Sahası’nda hazır bulunuyorlar. Bir efsaneyi geri döndürmek için.

Eski Açık’ın hemen arkasından bahsediyoruz. Reşat CURVA sever diyorlar. Doğru mudur?

Avcılar’a Bir Baş Gerek” üzerine 24 yorumlar

  1. Bu duygu seline kayıtsız kalmak mümkün mü be iki gözüm?
    Döner pıçaklarıylan geliyoruz!

  2. napacağunuz döner pıçağunu uşağum,geri vites olaraktan mu kullanacağusun?

  3. Ağız dalaşına girmeyeceğim! Geliyo.uz!
    R’yi eksik yazdım kusura bakmayın artık, Çünkü bizde R yok 🙂

    Haha, bunu TD’de görmüştüm, hep kullanacağım günü bekliyordum 🙂

  4. Avcılara dea dan on numero halay başı olur. Sıkarsan musluk contası olur o kadar.Bu arada çak umut sarıkaya lezzeti alıyorum senden.

  5. Fasulyeden yazarlarının birbirlerinden lezzet almaları an itibariyle yasaklanmıştır.
    Ne o ulan, bir de sevişin milletin gözü önünde, töbe ya…

    Yeşil sahada görüşelim içine iblis kaçmış altar efendi. Yıllar evvelinin intikamını almağa, seni o sentetik çimlere gömmeğe geliyor, gözlerinden öpüyorum!

  6. Kusma aparatına sıçrayan boogh Fetiş sapkınlıklarını bu tarz naif edebi beğenileri çarpıtarak gizleyemezsin ayrıca toynağını bu defada eline vermeyen altarı tum yumoş lıkya sksn. Hasretle tombık yanaklarını çimdirip saçını abı bıcı bıcı dıye dağıtan kardeşin altar tuco bin samsa.

  7. Olayi yerinde izlemek lazim.

    Iso, Ertu ve Ozan’in oldugu kadronun karsisina iki tane kosan adam bulursaniz farka gitmeniz isten degil…

  8. Ertu kofti ama, İsmail’in çok ince bilekleri var, İbrahimoviç gibi yani, hani boy pos, bu adamda teknik olmaz diye kahve muhabbeti yapasın geliyor, lakin işte, allah boyla birlikte yetenek de vermiş.

    Ama ısrarlıyım, Ertu’dan olmaz 🙂 Cuma görürüz zaten…

  9. Bir sporcu için en zor şeylerden biri “Sonucu belli maçlara çıkmaktır” sanırım. Cuma akşamı kalk kadıköye git,halı sahaya kadar yürü,giyinmeye başla,sahaya çık… Bütün bunların hepsi ne için? Bir anlamı var mı olabilir mi?

    Sonuç belli, netice belli. Havada karada denizde her türlü kazanırız. Altar’ın sağ kanatta Dea’ya havada parende attırışını saha içinde canlı seyretmek bir nebze olsun maça heyecan getirecektir. Bunun dışında her zamanki gibi Beyazıt’ın hegemonyası devam edecektir.

  10. aileden beyazıtçı olarak editörün kemik seslerini duymak istiyorum!

  11. Altar’ın sağ kanatta Dea’ya havada parende attırışı

    Nankatsu aklıma geldi.
    Wakabayashi-Tsubasa tek, biz hepimiz.

  12. “Bana yeterince büyük bir kaldıraç verin size Dea’ yı hava da şekilden şekile sokayım.”

  13. Bu nasıl bir nefret? Bu nasıl bir kin yahu? Sporun dostluk ve kardeşlik olduğunu, o koskoca Fıratpen reklamlarını filan ne çabuk unuttunuz siz?

    Ulan herkes mi benden nefret ediyor bu sitede? Sechoe sana noluyor olm, sen neden kemik sesi istiyorsun allala 🙂

  14. Ben de sechoe gibi aileden Beyazıtlı olarak maça gelp Beyazıt’ı desteklemeyi düşünüyorum Hele usta yorumcu dellez geliyorsa kesin gelirim.

  15. Beyazıt yıllar önce yine bir ramazan gününde Avcılar’a 2-3 fark atmış fakat bu galibiyeti sağlarken sahanın yıldızı dea’yı gözler önünde sindirmişti(dea’ya öyle hareketler yapılmıştır ki, en son müdahele de 30 takla atmıştır dea, durmadan gözümün önüne gelir o sahne, aklımdan çıkmaz her daim). Avcılar deplasmanda ki bu mağlubiyetten 1 buçuk sene sonra güzel bir bahar gününde kendi sahasında Beyazıt’a tam 20 fark atmıştır. Galibiyet çok açık ve nettir. Avcılar bu galibiyeti saha da eze eze alırken, Beyazıttan oyundan ağlayarak çıkmak isteyen arkadaşlar olmuştur. Maç boyu yerden kalkamayanlar, adaletten bahsedenler olmuştur.
    Bu maçtan sonra sesler kesilmişti bir anda ta ki Avcılar’ın ilk maçta da oynamayan yıldız oyuncusu artık şehri terketmişken, Avcılar’ın korkulan oyuncuları şehir dışındayken bir anda sesler yükseldi. Maç isterük diye.
    Oynayalım eyvallah. Büyük ihtimal yenileceğiz ona da eyvallah. Ama dikkat edinde bu maçta yediğiniz farkın 10 katını bundan sonra ki maçta yemeyin. Hatta dikaat etmeyin, yiyeceksiniz o farkı. Siz saha dışı oyunlar oynayadurun.
    Biz Avcılar’ız bizden çok baş çıkar chuck, beyninde yarattığın dostuna da söyle o da rahat olsun 🙂
    Biz dea’ya yapılan haksızlığın o zamanda karşısındaydık, bundan sonra da karşısında olacağız her daim.

  16. Aman Chuck bi egoist oynarsan hangi laflar hazır biliyosun.

  17. Biri bu yapılacak maçta dea’nın icabına bakabilir mi acaba?:) Her türlü tendon kopmaları, çapraz bağ yırtılmaları ne bileyim işte…Aklımda güvendigim bir isim var. Bileğine kuvvet 😛

  18. Kız arkadaşımın benim sakatlanmamı istemesine mi, işaret gösterdiği ismin telefonda emir telakki ediyorum demesine mi, maçla zerre alakası olmayan ve özünde çiçek çocukları devrinin adamı hümanist bir ismin kemik sesleri duymak istiyorum demesine mi, neye üzüleim la ben, neye ya 🙁

  19. Yok olm, meteorolojiyi bahane edip ertelediler maçı. Ama korkunun ecele faydası yok.

  20. Fena değildim yahu 🙂 Yani fena değildim derken, sandığımdan daha iyiydim sanki 🙂

    Yalnız ben Ertu ile didişebileceğim, kendisine pislik yapabileceğim, tükürebileceğim bir maç hayal ediyordum. Baktım, çatır çatır maç oluyor, adapte olamadım 🙂

Yorumlar Kapalıdır.