Baharı Bekleyen Kumrular Gibi…

  • Ahh be Metin Akpınar, neden bir albüm yapmadın ki zamanında. Rakının yanına meze yapardık, seni Papatyam‘la değil, o albümle anardık.
  • Zeki Alasya, o ne güzel bir uyanmadır, o nasıl “ne yapıyor lan bu” bakışıdır abiciğim. Neyse, Akasya Durağı geliyor aklıma, susuyorum.
  • Orta direği anlatan bir Türk filmi klişesi olarak duvardaki Fenerbahçe posterleri gözlerden kaçmıyor. Boşuna değil “Fenerbahçe halkın takımıdır!” dememiz.
  • Coşkun Sabah bu ne güzel şarkıdır. Helal olsun yahu…

baharı bekleyen kumrular gibi,
sen de beni bekle, sakın unutma,
ellerin havada, gözlerin yolda,
bir tanrıyı bir de beni
sakın unutma…

çınladın durdun kulaklarımda,
süzülen yaşsın yanaklarımda,
bir şarkı oldun dudaklarımda,
senin aşkını özledim durdum…

ben de unutamam geçse de yıllar
seviyorum seni dünyalar kadar!
dudağımda ismin, gözümde yaşlar
bir tanrıyı bir de beni
sakın unutma!

Baharı Bekleyen Kumrular Gibi…” üzerine 4 düşünce

  • 02/05/2010 tarihinde, saat 22:32
    Kalıcı bağlantı

    Abuzer Kadayıf ile çizdirmeseydi şeklini daha bi güzel olacaktı ama canı sağolsun. Var olsun.

    Bu filmlerin büyüsü bu yüzden hiç bozulmayacak. Her yerinden samimiyet her yerinden biz akıyor.

    Zeki&Metin diyince aklıma bu tosun irisi ile dinlediğimiz radyo tiyatroları geliyor.

    Gerdeğe giremeyen Zeki’ nin “-Bütün kanepeleri ben yedim bütün içkileri ben içtim.” hezayanı.

    Ha bi de Hastane vardı tabi. “İki böğrüne bi tepesine” by Hakkı stili elektronik eşya çalıştırma yöntemleri. Çalışmışlığı da vardır hani.

  • 02/05/2010 tarihinde, saat 23:10
    Kalıcı bağlantı

    Ben en çok delileri severim. Galaksi Taksi Favorimdir.

    “Alo brek alo brek yunus nerdesin pezevenk ha böyle”
    http://www.youtube.com/watch?v=zXZN3G24acQ

    Bütün tiyatroları mevcuttur. Hepsini birden oturup izleyelim diyecek 3-5 deliye, 2 kasa biraya bakar. 🙂

    Aynı şey baba üçlemesi için de geçerlidir.

  • 03/05/2010 tarihinde, saat 12:41
    Kalıcı bağlantı

    -haaaa-kaaan abiiiieeee, her öğrenciye bir öğretmen mi düşüyor o mektebte, türk eğitim sistemi ne kadar gelişmiş ben görmeyeli 🙂

    yasaklar, aşk olsun daha ilkokulda walkmanle kasetten dinlerdim, bazı yerlerini anlamasam da dinlerdim, hala bi sürü replik ezberimde..

  • 03/05/2010 tarihinde, saat 14:16
    Kalıcı bağlantı

    Devekuşu kabare, bu ülkede tiyatroda istendiğinde neler yapılabileceğinin en güzel örneklerindendir herhalde. O kabareler olsun, bu eski filmleri olsun, hepsi kişisel sanat arşivimde en güzide parçalar arasında yer alacaklar.
    Zeki Alasya alınmasın, Metin Akpınar’ın yeri bende hep ayrı olmuştur. Biraz da küçüklüğümde benzetildiğimden olsa gerek.
    Verdur, ilk boş vaktimizde değerlendirelim o tiyatroları…

Yorumlar kapatıldı.