Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Bursaspor şampiyon olsun…

Makyavelizm sosuyla bezenmiş “Ben olmazsam rakibim de olmasın” düsturunun aksine taraftarın amentüsü “Ben olmazsam kimse olmasın” şeklindedir, yani aslında öyle olmalıdır. Son haftalara geldik, ana gündemimiz şampiyonluk... Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu durum…

Bizi Arıyormuşsun Başkanım?

Bundan yıllar öncesinde, Kadıköy'de oynanan bir Fenerbahçe maçına başlama düdüğünden çok sonra girmiştim. Tribüne girdiğimde her zaman bulunduğumuz köşeye yönelince, herkesin suratındaki gerginlikten bir şeylerin yolunda gitmediğini farketmiş, neler olduğunu anlamaya çalışmıştım. Tribünde açılan bir pankartın ardından, polis pankartı kimin açtığını öğrenmeye çalışıyor, kız-erkek demeden bizim bölgeden rastgele taraftarları alıyordu. Pankartı biz yapmıştık. Bez bizim, boya bizim, fikir bizimdi. Biz sokmuş, biz asmıştık...

Mürşid Demirören!

Demirören, Yıldırım’ın üç sene üst üste şampiyon olacağız sözünü “Bu çok tehlikeli bir açıklama. Fenerbahçe’nin henüz hocası ve transferleri belli değilken böyle bir açıklama yapılması düşündürücüdür. Ben de bu nedenle…

Aziz Yıldırım Devam Etmeli!

Sizin resmi siteyi düşürdüğünüz bu rezil duruma mı, 1997 yılının son teknolojisi Word Art uzmanı grafikerinize mi, utanmamanıza mı, sıkılmamanıza mı, camianın saygı duyduğu kimi isimler üzerinden yaptığınız gerzek propagandaya…

Tribünün öğrettikleri

"Ülke olarak çok zor günler geçiriyoruz" minvalinde "Fener tribünleri olarak çok zor günler geçiriyoruz" diye girmek istiyorum söze. Gfb ile başkan arasındaki savaş iyice ayyuka çıktı, kılıçlar çekildi, kartlar açık açık oynanmaya başlandı. Gfb bir yandan başkanın kirli çamaşırlarını ortaya dökerken, başkan da kendi bildiği hatta en iyi bildiği şekilde, yani adam kullanarak karşı taarruzunu artırdı. Yaşananlar ortada, burayı takip eden ortalama bir okuyucu nelerin döndüğünü biliyor. Benim niyetimse bu sürecin bize, yani kendini gruplu veya münferit tribüncü addedenlere neler kattığını irdelemek.

Slogans

Komünist Arnavutluk'un küçük bir köyünde yaşananları bir okul, öğretmenleri ve öğrencileri merkezli olarak anlatan, Enver Hoxha Arnavutluk'unun özeleştirisini yapan bir filmdir Slogans. Müdürü aynı zamanda parti başkanı olan bir okul, partinin gazabından çekinen öğretmenler ve damardan ideolojik eğitim şırıngalanan küçük çocuklardır anlatılan. Parti, okul müdürü aracılığıyla köyün dağlarına, tepelerine yazılacak sloganları öğretmenlere iletir. Öğretmenler de öğrencilerini alarak beyaz taşlarla bu sloganları işler dağa, taşa. Yani bildiğin "Önce Vatan" hadisesi.

Aziz Yıldırım fenomeni

Kabul edersiniz ya da etmezsiniz ama Fenerbahçe bu ülkenin en canlı, kanlı olgularından bir tanesi. Olgu diyorum çünkü Fenerbahçe asla sadece bir spor kulübü değil. Kimileri için bir hayat demekse ve bu kimileri hayatlarının en orta yerine koyuyorsa, kimileri için de nefret sebebi ve akıtılacak bir yığın irin..

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?