Obamakoma Buramako

Kendi kıçı açıklığımız, kendi kaşı yarıklığımız yetmezmiş gibi ve yetmeyecekmiş gibi dururken tüm dünyayı sarıp sarmalayan Obama rüzgarından etkilenmesek şaşardım zaten. Canlı yayınlarla Hollywood filmi tadında seyreyledik herifçioğlunun yeni saltanatını. Kutladık, kerameti kendinden menkul bir çoşkuyla da “helal olsun lan Obama, delikanlı adammışsın” dedik. İzledik, çükümtrak seyahatlerden seyahat beğendik. Ha yetti mi? Hiç yeter mi, yarın da Obama Inauguration Party‘ye gidiyoruz. Çılgın atacağız, göbek atacağız, yer yer global, yer yer oryantal bir havaya bürüneceğiz. Obama maskeleri ile alemlere akacağız. Anca o keser bizi, kesilmedik bir kulağımızın arkası kalmamış gibi. Afferin lan Amerika, muazzam bir hamleyle bir anda sempatikleştin gözümüzde. Canımız, ciğerimizsin.

Yürü yavrum yürü, Kenyalı’m yürü…

Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı seçildi. Nasıl bir seçim sistemidir, nasıl olur da bir seçim 2 yıl sürer, hiç anlamıyorum. Ama anladığım tek şey, bu adamlar herşeyi olduğu gibi başkanlık seçimini de bir “entertainment”e dönüştürmeyi başarmışlar. Seçim kampanyaları, mitingler, mitinglere katılan ünlüler filan, tamamen pazarlama üzerine kurulu ve koltuğunda Kentucky’sini kemiren Amerikalıları etkilemeye dönük bir süreç. Katılım oranı da gayet düşük zira. Neyse, iyisiyle, kötüsüyle yeni bir Amerikan başkanımız var artık.

Asıl detay Obama’nın baba tarafından Kenyalı olması bence. Bu detayı duyup da yüzünde cin bir tebessüm oluşmayan, umursamadan geçip giden bir FasulyedenKom’cu yoktur heralde.

Hali hazırda finans dünyasında basamakları bir bir tırmanan fenomenimiz için artık bir hedef var.

Çankaya’ya çıkmazsan adam değilsin oğlum!