La Bombonera’dan selam getirdik

Bu bir gezi yazısı değildir. Belki de öyle ama ben gezi yazısı nasıl yazılır, onu bilmem. Sadece kısa kısa aklıma gelenleri anlatmak istiyorum. Lakin hala nasıl başlayacağımı bilmiyorum (Haliyle görünüyordur, bok gibi bi’ giriş oldu). En iyisi geldiğim günden başlamalı.

Yaklaşık iki ay önce, Arjantin’e gelebilmek için yola çıktım. Türkiye’den çıkışta bin bir soruyla karşılaşan ben, İspanya ve Arjantin’de tek bir sorun yaşamadım. Ha ama İspanya’dan bahsetmek gerekirse, eşek kadar havaalanı, bir sonraki uçağın kalkmasına iki saat var ve ben o kapıyı bulana kadar bir saat geçirdim. Hayır birine soruyorum, bir yolu gösteriyor, bir başkası diğer yönü gösteriyor. Neyse efendim, kapıyı bulduktan sonra uçaktaki yerimi alıp sağ salim Arjantin sınırlarına ulaştım. Kısa bir beklemeden sonra pasaportuma “90 dias” diye damgayı vurdular. Herhangi bir soru, bakış yok. Pasaportunuzu veriyorsunuz ve geçiyorsunuz. Yalnız bavulu abartısız bir buçuk saat beklediğimi söylemeliyim. Daha Fazlasını Oku

Horto Magiko, Dale Cavese, Sos Cagon

Youtube’un hayatımıza bu kadar kısa sürede, bu kadar çok sirayet etmesi ile birlikte, bir çok fayda ve faydasızlığın arasında tribün ve tribün grupları için de garip bir mecra oluşturulmuş oldu. Türk tribünleri birkaç kısa süreli ve yetersiz istisna dışında hiçbir zaman basılı bir mecra oluşturamamışken, youtube ile birlikte dijital mecra hadisesine en birinci sıradan giriş yapmış oldu. Daha Fazlasını Oku