Bunları biliyor muydunuz?!

İşbu sitenin imtiyaz sahibi, kurucusu, yaratıcısı, genel yayın yönetmeni, kuratörü ve editörü (her şeyi ulan, her şeyi!!! anlayın işte!!!) olan dea kişisinin yıllarca insanlara “neden yazmıyorsun abi, abi yazsana, yazsana lan!” diye baskı yaptığını;

buna rağmen, şahsın son yazısını teee 8 Temmuz 2010’da yazdığını;

bu süre zarfında sitedeki yazı yükünü şuan silah altında bulunan bir denizci olan dellez‘in çektiğini,

dea’nın tarihte görülmemiş bu rezil performansının müsebbihinin iş yerinde FasulyedenKom sitesine girişinin websense adı verilen gavur icadı haysiyetsiz program tarafından
engellenmesi olduğunu, Daha Fazlasını Oku

“Sen daha komiksin Nuri”

Turkcell’in 3G reklamları ile ilgili söyleyebileceklerimin bir sınırı var. Ve o sınıra oldukça yakın bir yerlerde duruyorum. Tamam, 3G dediğimiz şey Türkiye için yeni bir teknoloji. Ve cep telefonu ile bütünleşmiş, yekpare olmuş bir toplum olduğumuz göz önüne alınırsa eğer, bu kanaldan sağlam cukka yapılabilir. Haliyle reklamlara abanmanızı, televizyonda, gazetede, dergide, sokakta, sinemada filan gözümüze gözümüze sokmanızı anlayabiliyorum. Keşke reklam bütçeleniz daha da kabarık olsa da daha çok yapsanız. Ne bileyim, bizi uyutmasanız, sadece gözümüze değil, gö.ümüze de soksanız, ebemizi s.kseniz. Hepsine eyvallahımız var. Neticede mobilize bir hayatın orta yerindeyiz toplum olarak, biz bunu istiyoruz, bunun için yaşıyoruz. Belki cep telefonumuzda 3 kontör bile yok ama biz 3G’yi çok seviyoruz. Daha Fazlasını Oku

3G Bir Devrimdir!

image-4FF9_4A76E852

İhalesiyle, öncesiyle, sonrasıyla, türlü türlü, abidik gubidik reklamlarıyla hayatımıza en orta yerinden, en cüretkar şekilde giren 3G teknolojisinin özeti, birbirini ilk kez görüntülü olarak arayan Türk insanının karşısındakine hareket çekmesi ve neticesinde muhauhauahua diye hönkürmesiymiş meğersem. Türk insanı için 3G devrimdir, 3G olmazsa olmazdır. Çünkü bu coğrafyada karşısındakine “nah!” çek(e)meyen insan yarım insandır.

Tayyip, bir çaldır, kaydedeyim teli…

Davos’la ilgili tantana devam ededursun, daha ilk günden beri aklımı kurcalayan abuk sabuk bir detay var. Artık daha fazla içimde taşıyamayacağım, bitsin bu işkence. Şimdi Davos’ta Erdoğan’la Peres/moderatör ittifakı arasında mevzu çıktı, Erdoğan zirveyi terketti filan. Buralarda bir sıkıntı yok, çok açık. Sonra Erdoğan helikopterle Almanya’ya hareket etti, ordan da sanırsam ki ülkeye döndü. Akşamın ilerleyen saatlerinde bir haber düştü ajanslara, Peres, Erdoğan’ı aramış, tavrından dolayı özür dilemiş. Burası da tamam. Merak ettiğim ise şu, şimdi bu adamlardan birisi İsrail Cumhurbaşkanı, bir tanesi Türkiye Başbakanı. Ee ikisi de Davos’ta olduğuna göre makam odalarında değiller, dolayısıyla cep telefonundan görüştüler. Peki, Peres Erdoğan’nın telefonunu nerden biliyor? Yani nerden biliyor derken, Erdoğan Başbakan olunca ABD Başkan’ından tut, İsrail’e, ordan İran’a kadar tüm başkanlara, başbakanlara telefonunu mu veriyor? Ya da onlar mı Erdoğan’a veriyor? Ya da herhangi bir uluslarası kongrede karşılaştılar, “hacı bi çaldır kaydedeyim senin numarayı” muhabbeti mi dönüyor? Daha Fazlasını Oku