Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kasımpaşalı Aşı Olmaz!

Domuz gribi götün götün yurt sathına yayılırken Sağlık Bakanı’nın yürüttüğü çok çok pahalı “Aşı olalım, olduralım” kampanyası, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Hadi lan! Ben aşı maşı olmam” tavrıyla sekteye uğradı ya, ondan cesaret alan Ertuğrul Günay da aşı olmayacağını açıklamış. Ehh, Başbakan’ın vurup, yaraladığı bir bakana gider yapmak kolay; cesaretiniz olsaydı da, başbakanla beraber değil de, başbakana rağmen aşı olmayacağınızı açıklasaydınız, görseydik. Biz de parlementer sistemin, bakanlıkların ne menem bir yer olduğunu idrak etmiş olurduk belki böylece.

Bu Semtin Çocukları

Bu hikâyede geçen kişiler belki gerçektir, belki hayalidir belki de yazarın işine geldiği gibidir. Nasıl isterseniz öyle olsun bizim için fark etmez. Her şey cuma akşamı başladı. Saat sekiz buçuğa doğru Deniz Birahanesi'nde toplanmaya başlayan bu semtin çocukları yarı final maçının heyecanına çoktan girmişlerdi. Çerezin dışarıdan alınıp getirildiği bu küçük ama sıcak mekânda başlama vuruşu beklenilmeye koyuldu. Zaten az sonra başlayacak maçtan çok pazar günü oynanacaj maçı düşünüyorlardı. Nasıl olsa İzmir takımlarına karşı bir sempatisi vardı semtin. Tayyip Baba'nın kesemediği cezayı futbol takımı kesiyordu. O yüzden de Altay’ı geçerek finalde Karşıyaka’nın rakibi olacaklardı. Neyse maç başladı ve beklenen sonla noktalandı. Sonrasında mahalle kahvesinde içilen keyif kahveleri ile beraber pazar gününün planları yapılmaya başlandı. Öncelikle pankart yapılmasına referanduma gidilmeden karar verildi. Pankart yapımı için bezi Mustafa halletti, boyalar için Amigo Emre devreye girdi, ne yazılacağını da okumuş çocuk Eyüp halletti. Tabii ki pankartı da sanatkâr kardeşimiz Faruk yaptı. Ta uzak yollardan geldi, bizleri kırmadı, 10 numara da iş çıkardı. En şaşılacak şeylerden birisi de, Okan (igor) pankart için hiç muhalefet yapmadı, hatta geldi çalışmalara katıldı.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?