Yürü yavrum yürü, Kenyalı’m yürü…

Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı seçildi. Nasıl bir seçim sistemidir, nasıl olur da bir seçim 2 yıl sürer, hiç anlamıyorum. Ama anladığım tek şey, bu adamlar herşeyi olduğu gibi başkanlık seçimini de bir “entertainment”e dönüştürmeyi başarmışlar. Seçim kampanyaları, mitingler, mitinglere katılan ünlüler filan, tamamen pazarlama üzerine kurulu ve koltuğunda Kentucky’sini kemiren Amerikalıları etkilemeye dönük bir süreç. Katılım oranı da gayet düşük zira. Neyse, iyisiyle, kötüsüyle yeni bir Amerikan başkanımız var artık.

Asıl detay Obama’nın baba tarafından Kenyalı olması bence. Bu detayı duyup da yüzünde cin bir tebessüm oluşmayan, umursamadan geçip giden bir FasulyedenKom’cu yoktur heralde.

Hali hazırda finans dünyasında basamakları bir bir tırmanan fenomenimiz için artık bir hedef var.

Çankaya’ya çıkmazsan adam değilsin oğlum!

Şimdi onlar düşünsün – 2 (Yavaş yavaş oluyor buralar)

Bizim apartman iyice rayına oturdu artık, çığrından çıktı desek daha da olur olabilir gerçi. Kanka olmanın son aşaması olan analı bacılı küfürleşmeyi de hallettik, ne kaldı geriye bilmiyorum. “Herkes burda mı?” diye soruyosun, “anan yok” diyor; “Olm bacın aradı ters ters konuştu bi ara istersen” gibi dialoglar envai çeşit dilde yapılmaya başlandı. Hani hadi saçmalayalım olabildiğince vardır ya, anlamsızca konuşursun saçma sapan onu İngilizce başka milletten insanlarla yapmanın keyfi bambaşkaymış gerçekten. Buzdolabı patlatmacılığı kültürünü de yavaştan oturtmaya başladım, dün Hong Konglu’nun nevalelerini bitirdik gecenin köründe. Daha Fazlasını Oku