Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Uyku Sıkıntısı

Uykuyla aram pek iyi değil. Uyku beni sevmiyor. Çünkü ben de onu sevmiyorum. Ben onu sevmediğim için o da beni sevmiyor sanırım. Aslında tam olarak sevmiyorum da diyemem. Hani bazı insanlar vardır çevrenizde. İyi insandır, güzel insandır. Özünde mutlaka iyidir yani. Ama frekanslarınız pek tutmaz. Size zararı yoktur ya, bir yandan yararı da yoktur. Oturur muhabbet edersiniz, ama bir yerde tıkanırsınız. Çok fazla takılamazsınızo adamla. Mesela işyerinden bir arkadaşınız, aynı ofistesinizdir, her gün görmek zorundasınızdır el mahkûm. Görmek istemeseniz de, her gün görürsünüz. Uyku da benim için öyle bir kavram. Her gün uyumak zorundayım, ama bunu sevdiğimden değil mecbur olduğumdan her gün yapıyorum. Askerlik gibi, sevişmek gibi yani. Ahahah, yok lan bu ikincisi şakaydı. Neyse, neticede uyumak zorundayız, çünkü insan uyumazsa delirir, başka çaresi yok. Bu bir gerçek. Uykuyla yaşamaya alışmak zorundayız.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?