Hele bir de sen yoksun ya…

“ölüyorum tanrım
bu da oldu işte.

her ölüm erken ölümdür
biliyorum tanrım.

ama, ayrıca, aldığın şu hayat
fena değildir…

üstü kalsın…”

(Cemal Süreyya – Üstü Kalsın)

İri kemikli Dellez, okulların kapanmasıyla birlikte soluğu bizim memlekette alırdı. Ve bu yaz kuraklığı misali uzun soluklu ziyaretlerinden birinde de yanında Grup Vitamin kasetleri ile gelmişti. O an, eminim şahsi matriximde dalgalanmaya sebep olmuş, bir iki ajanı huysuzlandırmıştır. Kaç richtere tekabül ediyor tam olarak kestiremiyorum ama, bünyeye aldığım bol vitamin, artçılarıyla birlikte hayatımda ciddi bir deprem etkisi yapmıştı. O yazın nerdeyse tamamını bu nezih insanların neşeli şarkılarını dinleyip, ezberleyerek geçirdik. Güzeldi…

“POP müziğin sevilen gruplarından Grup Vitamin‘in elemanlarından Gökhan Semiz, Bakırköy’de önceki akşam geçirdiği trafik kazasında öldü. Semiz’in içinde bulunduğu ve Mustafa Kemal Kölelioğlu’nun kullandığı 34 HKU 37 plakalı otomobil, Bakırköy Sahil Kennedy Caddesi’nde kontrolden çıkarak kenardaki demir korkuluklara çarptı. Semiz hastaneye kaldırılırken yolda yaşamını yitirirken Yeliz Şirin (21) ve Çiğdem Tuncer (22) de yaralandı. Kazayı yara almadan atlatan sürücü Kölelioğlu’nun alkollü olduğu gözaltına alındığı bildirildi.”

(18 Ocak 1998 Bir kısım medya)

Benim o gün haberim olmadı aslında. Bir sonraki gün okuldan gelmiş, muhtemelen günlük izlediğim dizilerden birinin başlamasını bekliyordum. Kanalları değiştirirken denk gelen haberlerde o vardı. Gökhan Semiz‘in yeşillere bürünmüş tabutu ve üzerinde camel paketi.

Mazinin dibine yapışan Rüstem Batum Show’ un o şuursuz jeneriğindeki gibi (bence durumumu en sade ama en gerçekçi şekilde tasvir ediyor) biri beynimi seri halde tokatlıyordu sanki. Çok üzülmüştüm. Ama öyle böyle değil. Gözlerimin hızlı bir şekilde dolduğunu hatırlıyorum. Baya sürdü. Hala sürüyor. Kötüydü…

Ve;

“Bu sabah yine her sabahki gibi
sıkıldım İstanbulda
moralim bozuk ceryan kesik
hele bir de sen yoksun ya
çok yazık…”

(Grup Vitamin – İstanbul’da)

Gökhan öldü. Grup Vitamin efsane olarak kaldı.
Az bir süre sonra kısa camel’a başladım. (Sigaraya değil ) Japonlara sattılar; o da öldü. Bir efsane olarak kaldı.

[audio:Istanbulda.mp3|titles=İstanbul’da…|artists=Grup Vitamin]

Hele bir de sen yoksun ya…” üzerine 4 yorumlar

  1. Vitamin devam etseydi eminim 20’li günlerim çok daha güzel olacaktı.

  2. Ben de ilk olarak yaz tatilinde dayımların yanına gittiğimde dinlemiştim Grup Vitamin’i ve tam olarak resimdeki kasetti sanırım ilk dinlediğim. Araştırmadım, öncesi var mı bilmiyorum gerçi.

    Gökhan’ın ölümüne de baya üzülmüştüm hakikaten. Keşke devam edebilseydi Vitamin.

  3. Nerede o eski gruplar. Eskiden herşey daha içtendi. Belki şu an Müzikal anlam da daha kaliteli gruplar var “Manga” gibi mesela. Fakat hala o zamanlardaki içtenlik yakalanabilmiş değil ve yakalanabilecek gibi de gözükmüyor.

Yorumlar Kapalıdır.