Jilet Rıza

Bazı insanların hayatında ya da dur, insanların hayatlarına giriyoruz bir şekilde. Ve nasıl girdiysek, öyle hatırlanıyoruz. Hatırlamak istedikleri gibi hatırlıyorlar. Şizofrenik bir durum aslında. 33 yaşındaki Semih’in hâlâ Genç Semih olması gibi…

“Ya şeyi gördüm geçen Karfur’da, hani şey ya, bu şeyde oynar, ayyy dilimin ucunda, çok iyi sanatçıdır, ya işte eski filmlerde oynar, hep kötü adam rolünde oynardı, beyaz saçlı…”

Böyle tarif edilir, eğer filmlere ve isimsiz kahramanlara meraklı birileri değilse bu iki kişi, o isim hiç bulunamaz. İsmi de merak edilmez, oysa elinin altında 1gb data+500sms+1500 dakika (her yöne) telefonu var. Girip de bakmayı akıl etmez. Merak da etmez ki. Girip bakana da laf eder, manyaklıkla suçlar.

– Ya en son işte Show Tv’de X dizisinde ağanın adamını oynuyor
– Ha tamam hatırladım

Nereye geliyorum burdan. Bazı insanların hayatlarında bu isimsiz insanlar gibiyiz. SMS gibiyiz whatsapp çıktıktan sonra artık hiç kullanılmayan. Neydi be eskiden 5 mesajdan sonra sınırsız oluyordu Genç Turkcell’de. Ne askerlik, ne diploma, ne ölümler, ne bir şey… Ben büyüdüğümü “Merhaba sayın abonemiz, 25 yaşınızı geçtiğiniz için artık Genç Turkcell’li değilsiniz” mesajını aldığım zaman anlamıştım.

Bizler emektar abilerimiz gibi yan rollerdeyiz galiba. Ve filmleri güzel yapan bu güzel adamları sadece biz biliyoruz gibi. Aynı dili konuşabildiğimiz ne kadar az adam kalmış ve bize her geçen gün deli gözüyle bakanların sayısı ne kadar da çoğalıyor.

– Adamın adı neydi ya?
– Nasıl aratsak ki?
– Ya şey değil mi o, Jilet Rıza yaz çıkar… Yoksa Kız İsmet miydi?

Ve Murphy Kanunu galiba, ne zaman bu emekçi abilerimizin ismini merak edip araştırsam, yakın tarihlerde vefat etmiş oluyor. Wikipedia’da bir kaç bilgi 4 satırlık, sözlüklerde 2-3 sayfa, sinematürk tarzı sitelerde oynadığı filmlerin birkaçı detaylı sadece.

Bir de son yıllarda ezber bozma adı altında kutsalı eleştirme modası çıktı, şöyle tiplerde var, haklı olabilirler ama iyi insan değiller. Kalpten söylemiyorlar, sadece farklı olabilmek için böyle diyorlar, o yüzden küfür yiyorlar:

“Ya saçma sapan filmler ya, ayda kaç tane filmde oynuyorlarmış, biriktirseymiş parasını, kimbilir ne yaptı ki oğlu-kızı bıraktı, Allah rahmet eylesin tabi de, küçücük bebekler ölüyo onlara üzülün”

Resimdeki sanatçı: Süheyl Eğriboz

refet

minyonların sevgilisi