Raporluyorum fütursuzca…

+ Hiç yapmayacağımı sandığım bir şeyi yapıyorum şuanda. Gerginliğim ondan. Böyle bir trend var şimdilerde. Söyleyecek sözü olmayan, ya da söyleyecek sözü ancak fındık kabuğunu doldurabilecek kadar olan fındık kafalı, “süppper ortamımız var bizim” veletleri bunlar. Bir nevi “abi herkes yapıyor, benim neyim eksik” bloggerları. –ki biz onlardan hazzetmiyoruz- Ve fikriyatlarının temeli de tribündergi’deki “Raporluyorum” başlığı. Hiçbir şeyleri özgün olmadığı gibi blogları da özgün değil embesillerin. Geçiniz. Ha sorarsanız “lan çocuklara kayıyorsun da sen neden yapıyorsun” diye, “Salak bir blog yazısı yazmak konusunda dayanılmaz bir arzu var içimde” der, çeker giderim. Ooh yeah!

+ Hasan Doğan’ın vefat haberini aldık dük akşam. Bizzat Tayyipgiller kadrosundan atanmış olması ve medyada AKP’nin sesi olmak kaygısı taşımasından dolayı çok hazzetmezdim kendisinden. Ama pek şaşalı geçen Euro 2008 sıralarında kendisini bol bol ve açıkcası gayet samimi, gayet çocuksu görmemizden kaynaklanan bir sempatisi de vardı. Almanya maçında golden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sırtını dönüp, eşine sarılması ve Gül’ün eblek eblek kalması ile karnıma ağrılar girmesine sebeb olmuştu kendisi. Tabii “eşinin masraflarını kim karşılıyor acaba?” sorusu aklıma geldi ama, o sırada Semih Şentürk’e tapınmakla meşgul olduğumdan dolayı çabuk unuttum. Ölenin arkasından kötü söz söylenmez limited. Gayet samimi olarak söylüyorum bunu, tüm olumsuzluklarına rağmen, iyi bir federasyon olabileceğini düşünüyordum. Türk futbolunun başı sağolsun.

+ Cevizlibağ çirkin bir yer. “Bebeğim bir oral sekse ne dersin?” girişimcilerini bir kenara koyalım, dünyanın hiçbir yerinde yayaların kullandığı bir üst geçitte trafik olmaz heralde. Burda oluyor. Milyon dolarlık metrobüs projesinin sikindirik bir demirciye yaptırılmış havası veren üst geçitleri kapsamında metrobüse binmeye çalışanlar, metrobüsten inmeye çalışanlar, 5 ytl’ye güneş gözlüğü almak isteyenler, ne olur ne olmaz diye cebinde bıçak taşımak isteyenler ve hali hazırda taşıyanlar öyle bir keşmekeşi sahneliyorlar ki orda, ben bir ara zabıta görevlilerin trafik polisi gibi “sen dur, sen geç” dediğine bile tanıklık ettim.

+ Pazar günleri çalışmak garip bir hissiyat. Garip değil çirkin. Cumartesi akşamı yavaş yavaş erir ve saat geceyarısına doğru ilerlerken içimi kaplayan hüznün tarifi var mıdır, varsa ben bu tarifi yapabilir miyim bilemiyorum. Sabah 6:30’da uyan, 6:50’de servise bin, 8’de iş başı yap, ve tüm gün boyunca istisnasız hiçbir şey yapmadan otur. Neden? Çünkü uygulama öyle. Boş boş, internette gezin, film izle, FM oyna, TV izle… Yetmezmiş gibi tek başına… Saatlerce… Mantıksız olan tek yer askeriye değil sanırım.

+ Tabii bir de çalıştığım pazarlarda öğleye kadar aç kalma sekansı yaşanmakta. Cumartesi eyvallah, bildiğin beyaz peynirli, gayet domatesli, alabildiğine salatalıklı ve hatta ballı, kaymaklı kahvaltımı yapıyorum ama Pazar sabahı o saatlerde yaşam belirtisi bulabilene aşkolsun. Sabah uyanıp, çıkmadan evde birşeyler yeme şansım %0 civarında. Evden çıkıp servise binmek üzere yürüdüğüm mesafede her yer kapalı. İşe gelip ofise çıkmadan, o muhitte açık bir yerden simittir, poğaçadır alabilme şansı da yok. Haliyle gel işyerine, ya otomattan topkek filan bir şeyler al ya da saat 11 olsun diye bekle, hiç lafı uzatmadan yemeksepeti.com’dan hamburgerdir, pizzadır, tavuktur, dal mevzuya… Nerden baksan keyifsiz…

+ Fenerbahçe’nin resmi web sitesi olan Fenerbahce.org tasarımını yeniden değiştirme kararı almış. Son 5 sene içinde hatırladığım 6. tasarım değişikliği olacak bu. Tabii eğer yanlış hatırlamıyorsam. Yeni tasarımın da keyifli bazı yanları var, zamanında diğerlerinin de olduğu gibi. Ancak idrak etmek gereken şey şekil, şemalden ziyade girenleri girdiğine pişman etmeyecek bir içerik sanıyorum. Haberlerinizle, raporlarınızla, fotoğraf galerinizle, duyurularınızla, daha doğrusu yaptığınız işte ciddiyetiniz, saygınız ve saygınlığınızla yayıncılık yapmak çok da zor olmasa gerek. Tabii kulübün içinde barındırdığı etkinlik/etiklik/yetkinlik kavramını az çok bildiğimiz için bu konuda çok umutlu cümleler kuramıyoruz. Kulübün başkanı olsam, Fenerbahçe Dergisi ve web sitesi ekibinin başına dakikasında Alper Abiler’in şu meşhur kadroyu geçirirdim. İşte o zaman herşey daha bir sarı, daha bir lacivert olurdu.

+ Fenerbahce.org demişken, o havayı da yakalayalım: 05/07/2025 tarihli Zürriyet Gazetesi’nde Oray Eğin’in FasulyedenKom ile her konuda anlaştığı, ATBS’nin “Ne pahasına olursa olsun, bu transferi bitireceğiz.” dediği öne sürülmektedir. Söz konusu haber tamamen gerçek dışıdır. Oray Eğin’le kesinlikle ilgilenmediğimizi kamuoyuna açıklarken, hukuki sürecin basladığını da duyururuz. Yaparız bunu, kimsenin gözünün yaşına bakmadan hem de.

+ ATBS demişken, gözu kara TSK subayımız sivil hayata başlamış bulunmakta. Kendisine hoşgeldin diyor, darbe yapmadan döndüğü için şiddetle kınıyoruz. Darbe konusunda tek ümidimiz Eruygur ve Tolon Paşalar artık. Ne? Onlarda mı tutuklandı. Hassiktir!

+ “How I met your mother?” diye bir dizi var cnbc-e’de. İzlediğim en güzel komedi dizileri kategorisinde rahatlıkla ilk 3’e sokarım. Zirveyi de zorlar. İzlerken beni mutlu eden yapımları seviyorum. Böyle “aa ne güzel ev ortamı, ne güzel arkadaşlık, takıldıkları bar ne kadar güzel” filan diyorum sürekli. Mimar, avukat falan filan elemanlar ama hiç çalışma hayatlarından detaylar göremiyoruz. Varsa yoksa barda takılalım, geyik yapalım şu, bu. Ki zaten beni mutlu eden kısmı da bu heralde. Türk televizyonlarında bir anda zıpırdayan yaz dizilerinden ise nefret ediyorum. Ve bu salak saçma senaryolardan bir tanesi haddinden fazla reyting alacağı için normal sezona da taşınacak. Bunu bilmek ne kadar da acı.

+ Öğle molasında Tansaş’a gittim soğuk bir şeyler almak için ve belki de 78. kez “Bira mı alsam acaba, içerim işyerinde, kimsenin ruhu duymaz?” diye kendimi gaza getirip, 79. kez “Hımm gerçi soğutucu yok, sidik olur, boşver” diye kendimi dizginledim. “Eve gidince bira içeceğim” diye kendimi kandırdım, normal hayata geri döndüm.

+ Son günlerde en çok sevdiğim vecize “Halimiz itten beter, keyfimiz paşa da yok” Beni mi anlatıyor ne?

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Raporluyorum fütursuzca…” üzerine 40 yorumlar

  1. sen bir seye sinirlenmissin belli ki. sirf yaratici olmayan blog yapiyorlar diye millete kayilir mi lan? yok yok eminim, kesin birinin blogunda bir sey gordun ve sinirlendin. Raporluyorum dedigin hadise de bi fotograf bulup onu koyup “nefis bir kare yakalanmis” falan yazmak mi oluyor?

  2. Yok o dedigiği 320×240 deniyoruz oluyor 🙂

    Raporluyorum daha ziyade insanın iç dünyasına yaptığı astral seyahatlerin özeti gibi bir şey. Ki aslında gayet de rahatlatıcı, huzur verici bir şey, ben seviyorum en azından.

    Blogger’lara savaş açtım abicim. Deliriyorum artık.

  3. haha lan burada yaptigimizin blogdan farki ne. bloggerdan blog almayip domain alinca internetin sahibi mi oldun 🙂 diyorsan ki “bugun bi osurdum, dun osurdugumdan daha degisikti, sasirdim. halbuki fasulyeye de yuklenmistim” tarzi gunde 20 tane yazi yazan tiplere delirdim diyorsan anlarim da ben neye delirdigini hala anlamadim. Ornekle gel, acilim yap, aydinlat bizi.

  4. Yok, ben blog hadisesine gayet hasta olan bir insanım. Yıllarca hiç erinmeden, üşenmeden yüzlerce blog, binlerce yazı okumuşumdur. Web 2.0 dediğimiz devrimi tek başına bloggerlar yapmıştır bana kalırsa. Türkçe kaliteli bloglar görünce de sevinçten yerinde duramıyorum. Ve elbette bizim yaptığımız şeyde bir nevi blog oluyor. Yoksa webzine filan hikaye.

    Yazının ilk paragrafı, birbirinin aynısı bloglara idi. Misal aceto kadın resmi koyuyor diye tüm diğer futbol blogları kadın resimleri koymaya başlar; misal trofolo nike ürünleri koyuyor diye bir tanesi adidas ürünleri koymaya başlar; birisi bu yazıdaki gibi “raporluyorum” formatı ile madde madde yazı yazmaya görsün, 50 tane blog bunu yapar. Tabii bize ne, herkes kendi bildiğini yapsın da bir anda herkes yazı yazmayı bırakıp, tek cümle ile blogger olmaya başlarsa ve bunu yapmakta ne kadar özgürlerse, buna gıcık olmak ve laf söylemekte de ben özgürüm 🙂

  5. Yani şu an senin şu yazına gıcık olma ve laf söyleme özgürlüğüne biz de sahibiz? 2 laf söyleriz, sonra burası benim at koşturduğum bir yer, istediğimi yazıyorum, okunsun okunmasın gibi kaygılarım yok dersin:) Ama bu ay en hareketli aydı, bilmem kaç kişi girdi çıktı, şu kadar yorum yapıldı diye de sevinmeyi biliyorsun. Ayrıca dedigin gibi esinlenmeler; yani o bunu koyuyor diye su da bunu koyuyor durumları çokta normaldir, hatta kimi zaman faydalıdır da. Şu güzelim siteye bakıyorum şimdi mutlaka başka siteden esinlenip farklı şekillere sokarak kullandığı malzemeler vardır degil mi?

  6. Reşo beni de Sev.
    Şaka ulan sırnaşma hemen.
    Ben geldim. Şimdilik bu kadar yeter sana.
    (Reşonun arakçı olduğuna inanmıyorum. Olsa olsa nihilisttir o.)

  7. ya şimdi dea bu mantıkla yola çıkarsak,aceto kral gerisi traş demek lazım blog aleminde..aslında ilk popüler olan ve de taklit edilen olmasından ötürü kısmen haklı olabilirsin ama diğer bloglar arasında da saplam olanları var.. king santillana, lambuja, flying dutchman, borges, ortega vb. diye devam eder bu liste..

    muhtemelen sen ve ekibin de böyle bir siteyi hazırlarken, birilerinden esinlenmiştir..yazı tarzında başka sayfalarda gördüklerinden benzerlikler bulunabilir falan..internet en özgür olması gereken ortam abi..sallayın gitsin..millet yazsın bir şeyler..

  8. Aslında sonrada okuyunca biraz hududunu aşan bir eleştiri olmuş, ben de rahatsız oldum.

    Ama hani kendime aldığım eksen feyz almaktan, örnek almaktan daha öte birşeydi. Yoksa birilerinin misal aceto’nun blogunu görüp “ben de böyle birşey yapacağım” demesi gayet olağan ve gayet güzel bir durum. Keyif verici.

    Ama yazsınlar isterim ben, böyle uzun uzun anlatsınlar, biz de feyz alalım. Yoksa Bugün çıktım ayakkabı aldım, sudan ucuz demenin bir manası var mıdır, bunu blogun temeline koymak uygun mudur? Emin değilim. Sözüm onaydı aslında.

    King Santillana ve Flying Dutchman’ı severek izliyorum. Hatta King Santillana’nın Fenerbahçe medya bölümünün başına geçirilmesi arzumu da dillendirdim yazıda.

    Ben de burada bir blog yazısı yazmayı denedim misal. Olmuş mu bilmiyorum. Yaşımız az buz kemale eriyor gerçi ama Genç Blogger biraz ukala, biraz asabi olmalı ya. O yüzden 🙂

  9. Gündem bu kadar yoğunken , sitenin üstünde semih şentürk.Ben de bunu eleştiriyorum. Hele bu kutsal dizeler uyarlaması ,türklüğe hakaretten alırlar valla içeri.

  10. sizi bilmem ama blogları okumayı,spor yazarlarını okumaya yeğliyorum ben 🙂

  11. Hahaha tasarımı filan geçtim de, adamlar yazıları ve hatta linkler sayfasını bile çalmış lan 🙂

  12. Tepedeki bannerı da fener formalı çocuğu kesecek şekilde ölçeklemişler. Bir de iç sayfaların altındaki “Designed by Serkan KILIÇ © 2007-2008 SeSajans Reklam” notu da dikkatlerden kaçmıyor hani.

  13. Biraz bilgi verelim önce… Bu site daha öncede vardı fakat ağustos başına kadar işler değildi. Canlandırma düşüncesi olduğunda bu siteden fena halde esinlenilmiş olabilir ama şu an itibariyle söz konusu etkiden pekte söz edemeyiz sanırım. Bu siteyi pek takip etmiyorum yalnız kopi-pest kısmı yaparak bu işten sıyrılacak kadar yaratıcı olmadıkları kesin bu arkadaşların. Ama oldukça sıradan Ankara bebeleri hepsi,dertleri Ankara…Ankaragüçlüler,site ismini de SOKAK pankartından almakta.Kendi yaşanmışlıklarını anlatma derdindeler sadece. Söz konusu futbol,şehir,tribün ve deplasmansa burada onları aklı sıra eleştirenleri osurtacakları da aşikar. Linkler denmiş acetoyu,tribündergiyi bi tek siz takip etmiyosunuz sanırım.Tribün dersleri denmiş,okursanız belki az biraz ders alabilirsiniz,tabii hiç hayatınızda 1’e 2 yaptınız mı ya da bilet yapıştırdınız mı bilemem!!!

  14. allah rızası için bize tribüncülük dersi versinler reis. gençler dikkatli olun osurturlar şerefsizim ona göre, önce bir ders alalım sonra aklımızca dalga geçelim. yaşanmışlıklar unutulur mu hiç??!!!111!1

  15. Tribün dersleri görselini ve hatta tüm siteyi olduğu gibi aldıktan sonra “okuyun belki ders alırsınız” demek nasıl bir aymazlıktır?

    Kimse çıkıp biz daha iyi tribüncüyüz, biz daha sokak çocuğuyuz demiyor ki, siteyi çalmışlar diyor. Yalansa, ya da varsa söyleyecek sözün gel söyle…

    Savunmaya bak, osurturlarmış. Nolur osurtmayın bizi abi. Siteyi sizin üstünüze yaparım, valla bak…

  16. Birak Ankara’yi, bir daha Istanbul’da maca gitmem abi ben.

    Osurturlar falan, neme lazim…

  17. Bilet yapıştırdınız mı demiş arkadaş?

    Biz onları aşalı çok oldu be koçum siz giderken biz geliyorduk… aştık artık çok daha profesyonel çalışmalar yapmaktayız rahat olun ayık olun:)

  18. canoğlan bile parasını verip bira içer oldu. Bu arada ay bası yaklaışıyor dikkat et canoğlan

  19. Ha bir de su imeem zimbirtisini kurcalayin da kendiliginden baslamasin sarkilar. Her yeni baglantiya tikladigimizda ayni girisi duymak cok acaip geliyor. Dinleyecek olan kendisi bassin, haksiz miyim hapsu reis?

  20. Siz geçeli uzun zaman olmuş olabilir ya da biz geliyoken siz gidiyosunuzdur(kime göre gidiş-geliş ayrı). İşin kaşarı değil yapan arkadaşlar o yüzden eksiklikleri bile anasayfada paylaşılıyo,şöyle mi yapsak,etsek hesabına. Siteyi en son haliyle takip ettiniz mi bilmem ama tribün dersleri diye bi mefhum yok. Çoğu şeyi de aşmışınızdır doğrudur sizin kadar bilemediklerimiz vardır,sizden öğreneceklerimiz kadar. Belki bilet yapıştırmış olmak,ya da herhangi başka bi şey sizin daşşak geçebildiğimiz bizim en değerlimiz olabilir. Site çalma,resim araklama işini söyleyeceğim nerde ne kadar sizden varsa silinsin ama yazdıklarımız bizimdir,ona dil uzatanı da harbiden osurturuz.

  21. Sitenin açıldığı ilk günden u yana fasulyeden hiç bi benzerliği,alınlığı da yoktur. Sokakta oynayan çocuklar resmi de ayrıca fasulye sitesinden alınmamıştır.

  22. Hiçbir benzerliği yok mudur? Haydaa, şimdi tasarımı değiştirdiniz diye, gözlerimizin gördüğünden de mi şüphe edelim?

    Arkadaşım zaten kimse sana şu anki tasarım benziyor demedi ki sana, bir ay önceki tasarım fasulyedenkom’dan çalınmış mıdır, çalınmamış mıdır? Yediniz bir bok, hadi eyvallah da, bu tavırlar, racon kesmeler nedir ben onu anlamıyorum ya.

    İnsan dediğin utanır yazmaz, ya da çıkar kusura bakmayın der, yanlış yapmışız der. Ama maşallah nasıl bir izan varsa biz suçlu olduk bir anda.

    Pardon abicim, hakikaten kabak tadı verdi muhabbetin. Asıl biz sizden çaldık, özür dileriz. Hadi işine bak…

  23. Biz çaldık, özür dedim ya, belgesiz konuşmuş olmayalım:

    http://getir.net/rgp

    Sol tarafta 4 tane yazı başlığı var, hemen altında birkaç tane link. Linkler de, yazılar da çalıntı. Şimdi kim çıkıp fasulyedenkom sokaktayiz.net’ten çalmamış diyebilir ki? Ahanda enselendik.

  24. Ya hapsu rica ederim osurtmayin da ne yaparsaniz yapin…
    Osura osura bagirsaklarimiz dugumlendi arkadasim, biz de insaniz…

  25. Arkadaşlar bu siteden feyz alıp kendilerince birşeyler yapmak istemişler. Yaptıkları da yanlış olmuş ilk tavırları da gerçekten kötü ve ukalaca olmuş. Bence onlarda ilerleyen günlerde değiştirirler kendilerini daha farklı belki başka bloqçulara ilham kaynağı olurlar aynı fasulyeden.kom gibi. Osurtmaktan yada osurtulmaktan ziyade genç ankaralı arkadaşlara başarılar dileyip yolumuza devam etmemiz mantıklıdır. Heralde onlarda bunun ilgili bir özür diler ve sanal yaşamlarına dürüst bir şekilde devam ederler.

    Ne konuştum beeee

  26. emre arkadaş bizi anlamış… Dea o site aktif değilken evet ilk hali belki birebir buradan çalıntıyken burada eleştirilmiş ama 1 seneye yakındır o haldeydi zaten,bi şeyde güncellenmiyodu. Bununla ilgili ne kadar kusur,özür,yaptırım varsa eyvallah hepsine,hepinizden özür dileriz. Ama sazı elimize aldığımızdan beri sizden araklamak diye bi şey söz konusu değil bunu anlamadıkça siz,bize afakanlar basıyo belki de saçma sapan konuşturuyosunuz. Bizim diyecek sözlerimiz var ve bunu yaparken başka herhangi birilerinin formatına ihtiyacımız yok.Biz zaten temsiliyetten kabuklardan,hiyerarşiden sıkıldığımız için bu siteyi kurduk.O yüzden de Sokaktayiz!Aksini iddia etmek ve inatla çaldınız arkadaş demek insafsızlıktır. Diyoruz ki site güncellenmeye ağustos başından itibaren başladı. Biz kendi ortamımızdaki ezberleri bozmaya niyetlenirken başka ezberlere boza olmak istemeyiz. Bilmiyorum siz girince eski sayfa mı gözüküyo ama valla billa değil kardeşim. Osurtmayın adamı,ben zaten o sizi çok sevip kendi çakma fasulyeden.com’unu birebir alıp yapan arkadaşı da osurttum.Adam zaten buradaki yazılardan sonra yaptığının yanlış olduğunu anladı ki siteyi değiştiren de başka bi arkadaştır. Dilimizden rahatsız olan varsa,konuştukça sıçmamızdan ötürü midesi bulanan varsa kusurumuza bakılmasın. Ama dedik ya bizim diyeceklerimiz var,amaç başka sitelere ya da yazılara ya da burası gibi olma değil.Zaten olamayız biz giderken siz geliyosunuz abisini…

  27. Frekans başka demek ki, neyse… Şu andaki haline birşey diyen yok Anıl. Eyvallah, kolay gelsin size. Başarılar dilerim.

  28. emre arkadaş sözünü okuyunca dedim heralde kominist olduk yok öle birşey 🙂 .

    Şaka bir yana güzel bitirmişiz sohbeti. Söylenecek daha çok şey var . Bizimde yorumayacağımız tabi 🙂

  29. İlk istanbul deplasmanında o bu siteyi çalıp aynen koyan arkadaşı size teslim edicez. Bu arada o ilk haliyle olan siteyi 3,4 kişi biliyodu nasıl oldu da buradan birisi buldu oda ilginç tabii. Emre arkadaş:) dediğin gibi hayatı “yorum”lamak lazım!

  30. Arada “yorum”larken yazım hatası olabiliyor tabi. Olur böyle şeyler

  31. Denilen anlaşıldıktan sonra yazım hatasının pek bir anlamı yok sanırım. Ama tırnak içine aldığım bir grup ismidir,bilerek yapılmıştır.Öyle olunca da yazım hatası söz konusu olmuyo haliyle. Yine de Olur öyle şeyler tabii

  32. Siteyi bulan kişi olarak ben konuşayım o zaman. Sanırım siteyi TD’den birinin profilinde ya da google’a “bilmem neyin sokak çocukları” yazdığımda bulmuştum. Ayrıca http://www.sokaktayiz.net yazınca siteye herkes ulaşabiliyor , nasıl sadece 3-4 kişi bilmiş oluyor. Belki iki siteyi de görmüş birisi olabilirim sadece.

    Bu işlere yeni başladığım da ben de aynen böyle aşırırdım ama zamanla kendi tarzımı buldum. Hem öğrenmek içinde en kolay ve hızlı yoldur. Varolan üzerinde oynamalar yaparak kendini geliştirebilirsin rahatlıkla. Biraz da tecrübe ve yaşanmışlık ile insan kendini buluyor demekki.

    İlk baştaki “ulan sizde kimseniz biz tribüncü çocuklarız , bilmem bilet yapıştırdık , çift turnikeyi biz icat ettik , osurturuz sizi kimle taşşak geçiyorsunuz” tarzı giriş garip olmuş. Yolunuz açık olsun.

Yorumlar Kapalıdır.