Şehit Sonrası Faşizmi

Resmi ideolojide açıkca belirtilmiştir: “Bir şehitiniz varsa istediğiniz kadar faşizm saçabilir ve ötekileştirme işlemlerine uygun ortamı yakalayabilirsiniz. Milli hassasiyetin vuku bulduğu olayların ardından bu işlem, legaldir.

Öyle resmi bir açıklama yok tabi. Fakat keşke resmi ideolojinin resmi bir manifestosu da olsaydı. Biz de okuyup kolayca çözümleyebilseydik. Ne söylersek vatan haini ilan ediliriz, ne dersek milli değerlerimize saygısızlık etmiş oluruz, ne dersek kürt sempatizanı falan oluruz… Bunların resmi sınırlarını bilseydik. Ona göre törpüleseydik dilimizi, soksaydık sözlerimizi sınırlar dahiline. Aynı hadiseyi ileriki zamanlarda dini sınırlar için de isterdim… Kur’an yeterince açık değil, kabul edelim onu.

– Sert erkek arası: TüRküN TüRktEN bAşkA DoSTu yOqq!!!!!!!!!!111 –

Başta bildirdiğim yazılı olmayan kuralı yine yaşamaya başladık. Facebook profillerinde, twitterlarda. Ankara’dan öbür tarafı sadece haritalarda görmüş olan eğitimli TÜRK!!!! gençlerinin saçtıkları dehşeti, bölge hakkındaki ender bilgilerini, bu zamanda legal sayılan faşizm kokulu arial fontlarıyla. Ulusalcılara (milliyetçinin, ben milliyetçiyim diyemeyeni. Çünkü onlar ülkücülerle aynı kefeye konulmaktan da hiç hazzetmezler, çünkü ülkücüler de kakadır) internet erişimini yasaklamak lazım. Hep onlar mı bize yasaklayacaklar? Ulusalcılar bence sadece radyo dinleyebilmeli. O zamandan bu zamana gelişen teknoloji gibi, gelişen zihinlere ayak uyduramamaları ile ilgili bir gönderme olarak düşünülmesin bu. Radyoyu yakıştırıyom ben, kişisel fantezim bu.

Başımız sağolsun, kötü haber geldi. Amenna.

Yöntemleriniz işe yaramadı, yaramıyor. Yetmedi, yetmiyor, daha postal, daha postal… Bu kötülüklerin anasının sizin kibirli üçgen vücutlarınız olduğunu umarım çocuklarınız anlarlar. Sizden artık umudum yok.

Çocuklarınıza da çok var lan düşününce. Daha üniversite okuyo di mi bu…

Toplayamıyom yazının sonunu. Attım zehiri, kaçayım.

Şehit Sonrası Faşizmi” üzerine 28 yorumlar

  1. Tamam türk faşizmi falan filan şöyledir böyledir, bütün ulusalcılar içi boş bir ideoloji peşindedirler… Hepsi kabul de ya kürt faşistlerle organik bağını koparamayan Sol’a ne demeli. DAha da derinleştireyim Türkiye’de yaşayan sosyalist geçinenler, özgürlükçü solcular vs. neden kendilerini kürt faşizminden farklı bir yere koyamıyorlar.

    Ulusalcıların da a.koyayım,kürt faşistlerle bağını koparamayanların da a. koyayım. Yaşanan terörü demokrasi mücadelesi olarak göstermeye çalışanların da anasını s….m!

  2. Son paragrafın yazıyla bi alakası yok. Acizliğimizin kelimelere dökülüş hali sadece. Acizim Acizsin Aciz…

  3. Emek verip birşeyler yazma gereği duyduğunuz için teşekkür ederim. Sizi takip etme fırsatım oluyor. Devamını da diliyorum.
    Takdir edersiniz ki Türkiye’nin neredeyse hiçbir kesimi işini layıkıyla yapmıyor ya da yapamıyor. Ne iktidar dediğim dedik çaldığım düdük tavrından vazgeçiyor ne de muhalefet adamakıllı çözümler üretiyor. Buna ek olarak diğer kesimlerin de kayda değer bir çalışması göze çarpmıyor ne yazık ki. Umarım daha iyi zamanlara erişebilme şansımız olur. Yine de bir kara öngörüde bulunmadan geçemeyeceğim; yeni bir Körfez Savaşı’nın eşiğindeyiz ve bunda biz de varız.

  4. Türkiye su anda dünyadaki en milliyetci ülkelerden biri.
    1920-30lardaki milliyetcilik akimiyla sekillenmis olan cumhuriyetimiz zamanla diger ülkeler bundan kurtulurken yerinde saydi. Halen irkci söylemler cok dogal karsilaniyor. Alelade bir insaatta bile ilk is tepeye Türk bayragi dikmek. Türk’ün Türk’ten baska dostu yok minvalindeki gazlanmalar da hep ayni sebepten. Her mac öncesi mars okunan, milli bayramlarinda cocuklara zorla türlü türlü gösteriler yaptirilan, ilkokul cocuklarina anlamini bilmedikleri yeminler ettirilen baska bir ülke kaldi mi bilmiyorum.

    Bu kafa yapisindan kurtulamadigimiz müddetce bu sorun cözülemez. PKK’lilara o. cocugu diyerek, facebookta fotoya bayrak koyarak hic cözülmez. 30 yildir süren devlet politikasiyla da cözülmez. Artik konusulmasi teklif dahi edilemeyen seyler konusulmali. Daha düne kadar Irak’in toprak bütünlügü diye dövünürken, simdi yani basimizda özerk bir Kürdistan var ve herkes de gayet muhatap aliyor. Bi b.k da olmuyor. Demek ki bazi seyler degisibiliyor. Türkiye’deki Kürt sorununa cözüm yönteminde de degismesi gereken cok seyler var.

  5. Artik konusulmasi teklif dahi edilemeyen seyler konusulmali.

    Neymiş bunlar, söyleyin de bilelim?

  6. Ben de merak ettim. Sığ görüşlüyüm baştan belirteyim.

  7. eeeee? çözüm falan göremedim yazıda. Gören varsa anlatabilir mi?

  8. Yahu tamamını okumadınız mı?
    “Bu durumda hükümetin önünde iki olası anacadde var bana göre. ”
    Buradan sonra sunulan 2 çözüm yolu önerisi var. Bunlar şimdiye kadar söylenemeyen ama gerçekçi çözüm önerilerinden 2si.

  9. Gönderdiğin yazıdaki maksat PKK’yı meşru kılma çabasıdır. Oysa ne kadar da etik değerleri olan bir isyan hareketiymiş bu. Farkedememişiz. PKK gibi bir harekete bile tahammül edemeyip silah kuşanan devlet suçludur, kadın hakları eşitliği savunan PKK isyan hareketidir, daha az suçluymuş. Bak bak. Bu yazarın bahsettiği partilerin kapanmasını neden anlamadığını, mv’lerinin neden tutuklandığını da açıklıyor o zaman. Bir isyan hareketini desteklemenin neresi kötü ki? Di mi ama? Hümanist, barışçı, eşitlikçi, kadın haklarına saygılı, demokratik bir harekete neden tahammül edemiyoruz anlamıyorum. Kürt kökenlilere karşı bakış açısı büyük oranda değişmiştir. Bunun başlıca sebebi de terör örgütüdür. Bu ülkede asıl konuşulması gereken, Kürt sorunundan çok terör sorunudur. Kürt kökenli vatandaşlarımıza istedikleri verilse bile terör örgütünün faaliyetini durdurmayacağı da benim gördüğümdür. Amaç anadilde eğitim değil, Sevr’de önümüze konulan haritanın Güneydoğusundaki ortamı yaratmaktır. Türkiye her ne kadar beğenmesek de bu hükümetle terör olaylarıyla ilgili demeçlerde, fikir beyanlarında oldukça özgürlükçü bir hale gelmiştir. Bazı mv’leri, parti il başkanları alenen terör örgütü propagandası yapabilmektedir.

    Bir de bu ülkede hiç mi laz, ermeni, arap, süryani, çerkez, azeri, rum, vb. aklıma gelmeyen etnik kökenlerden vatandaş yok. Madem anadilde eğitim deniyor, etnik kimlik hakları deniyor, neden bunlar kürt sorunu olarak tanımlanıyor? Anadilde eğitimse her etnik köken için eğitim mi verilecek okullarda. Kürt kökenli ‘aydın’lar seçmeliye de sıcak bakmıyormuş.

  10. He yani PKK terör örgütü değildir bir isyanın silahlı olarak masumane yansımasıdır. Biz hep yanlış anlamışız,anlayamamışız yani.

    Düzenli bir orduya karşı saatlerce çarpışan, ülkenin dört-beş ayrı yerinde eşzamanlı
    baskınlar düzenleyen, Meclis’teki Kürt kimliği merkezli siyasal partiyi kısmen yönlendirebilen, kadınların eşitlik mücadelesinde önemli bir aktör olan, Türkiye’de Kürtlerin hepsiyle değil ama azımsanmayacak bir kesimiyle kendisi arasında az veya çok özdeşlik hissi yaratan bir örgüt, PKK. Yasadışı olduğu kuşkusuz, demokratik çözüm açısından meşru bir taraf olup olduğu tartışmalı bir örgüt.

    Konuşulmayan şeylerden kasıt bizim terör örgütü zannettiğimiz oysaki özgürlük savaşçılarından! oluşan PKK’nın muhattab alınmasıymış.

    Hele ki kadınların eşitlik mücadelesinde önemli bir aktör olan kanısına hayran kaldım. Eşitlikten anladıkları Üniversite sınavına girmeye hazırlanan genç kızımızı otobüste yakmak, bir asker eşini roket atarla vurmak ve daha dün sabah 17 yaşındaki bir kızımızı bombalamak olsa gerek…

    Ne güzel memleket,ne güzel özgürlükçülük anasını satayım…

  11. Ben kendimi ulusalcı değil milliyetçi olarak tanımlayabilirim.
    Yukardaki yazıya istinaden, saldırılar sonrası facebook profilimde ay yıldızı dalgalandrmayı hak ediorum çok şükür…

    “Başımız sağolsun, kötü haber geldi. Amenna.”

    hmmm…
    Yazının bu kısmına yapacağım yorumları siz tahmin edin, tahmininizi ikiyle çarpın ben yazmıyım. Ne kendinizi gerin ne beni. Bunye yeterince gergin…

    Bu toprağın aydın kesiminin Türk ibaresi ile ilgili sıkıntısı var. Açın bakın okuyun öğrenin. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk’tür.

    Bu vatanın bütünlüğüne karşı olan, eline silah alıp askerimi öldüren, Bayrağımla sıkıntısı olanlar ise en basit ifade ile bu ülkeye, bu topraklara, bu kültüre layık değildirler…

    Siz gidin değerli başbakanla açılın ama mümkünse misakı milli dışında yapın bu açılımınızı

  12. “Askeri önlemlerle, silahla hiçbir yere varılamıyor” diyenler;

    Varılan yer teröristleri muhatap almamaktır. Şimdi cümle aralarında, kelime altlarında, noktalama işareti üstlerinde “PKK’yla oturun, konuşun” mesajı vermeye çalışanlar da bunun farkında olsa gerek.

  13. Sokağa inecek bir güruh bekliyor birileri. Şu özgürlük savaşçıları ile ara sokaklarda savaşacak, kan akıtacak, can yakacak bir güruh. Tutup bana ülke kaosa çatışma ortamına girer falan demeyin gözünüzü seveyim. Sağ cenah tutuluyor ve önüne set çekiliyor. Bu set ne kadar dayanır bilinmez. Birileri bekliyor.

  14. Ekseni kaymış.

    Devamı bağımsız tartışmaları bir vücut çalımı ile geride bırakıp olduğu gibi en başa yazıya dönüyorum. Ve diyorum ki;

    Çak’ ın yazısı ile yorumlar birbiri ile örtüşmüyor bence. Çak ciğerim bir durum tespitinde bulunmuş. İllede çözüm diye diretmemek lazım aslında. Tespiti doğru mudur yanlış mıdır? Özetle her yeni şehit haberi ülkede milliyetçiliği yükseltirken, kimilerinde de beklediği coşkulu faşit dalgalanmayı yaratıyor mu yarat mıyor mu? Werdure dile getirmiş işte. Set kalksa, eskiden olduğu gibi kapı işaretlemeye devam edecek bir kitle yok mudur bu ülkede? Çok haklı birileri bekliyor. Tıpkı bundan 30 sene önce olduğu gibi.

    Şahsi fikrim tespitleri yerinde ve doğrudur Çak’ ın. Özellikle ” Çünkü onlar ülkücülerle aynı kefeye konulmaktan da hiç hazzetmezler” on numara yakalama. Yanlış mı?

    Hatalı olduğu nokta, tıpkı kimi zaman faşist, kimi zaman komünist gibi genele mal edip yaftalamaların son sürümü olan ulusalcılar söylemini kullanmış olması.

  15. Chuck sadece durum tespiti yapmamış kanımca.
    “Fakat keşke resmi ideolojinin resmi bir manifestosu da olsaydı. Biz de okuyup kolayca çözümleyebilseydik. Ne söylersek vatan haini ilan ediliriz, ne dersek milli değerlerimize saygısızlık etmiş oluruz, ne dersek kürt sempatizanı falan oluruz”
    Bu olayların ardından yazılmış bir yazıda ne söylemek istiyor onu merak ediyorum. Aklından ne geçiyor da değerlerimize saygısızılıkla suçlanmaktan korkuyor???
    Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yok…
    Kendisi türklüğü ırkçılık olarak algıladığı için batıyor bu cümle. Milliyetçilik ve ırkçılık ayrı olgulardır. Kavramsal çelişkiler içinde laf cambazlıkları komik kalıyor…

    “Ankara’dan öbür tarafı sadece haritalarda görmüş olan eğitimli TÜRK!!!! gençlerinin saçtıkları dehşeti”

    Ankaradan öbür tarafı görmediklerini iddia ederken bu eğitimli Türk!! gençlerini sormak istiyorum kendisinin mazisini. Gerçekten bilmediğim için soruyorum. Bİliyorsa birşeyler benden ya da o eitimli TÜRK gençlerinden onları paylaşsın. Onları konuşalım tartışalım.

    Ulusalcılara interneti yasaklayacakmış. vay anasını
    Kendini ulusalcı olarak adlandıran biri yok bildiğim kadarıyla aramızda. Ama ne kadar svmesek de diğerlerinin grüşlerini, tasvip etmesek de söylem ve hareketlerini bu şekilde aşağılayamayız kimseyi. Yazı yazrken de adabıyla yazsın. O yukardan baktığı insanlardan gerçekten de üstün olsa bile yakışmaz bu üslup…

    Çok bilmiş bir yazı..

    “Başımız sağolsun, kötü haber geldi. Amenna.”
    kısmına yine yorum yapmıyorum…

  16. Çak elbet kendi derdini kendi anlatacaktır. Ama ikimizde aynı yazıyı okuduğumuzda iki ayrı sonuç çıkarıyorsak, “sen kesinlikle bunu demek istedin!” çıkarımına bu kadar kolay varmamamız gerek diye düşünüyorum.

    Misal;

    “Fakat keşke resmi ideolojinin resmi bir manifestosu da olsaydı. Biz de okuyup kolayca çözümleyebilseydik. Ne söylersek vatan haini ilan ediliriz, ne dersek milli değerlerimize saygısızlık etmiş oluruz, ne dersek kürt sempatizanı falan oluruz”

    Bu olayların ardından yazılmış bir yazıda ne söylemek istiyor onu merak ediyorum. Aklından ne geçiyor da değerlerimize saygısızılıkla suçlanmaktan korkuyor???

    demişsin.

    Bu olayların ardından diyerek sen son on güne sabitlemişsin.

    Ben de yukarıdaki alıntıyı okuduğumda; bu ülkede bi şeyler yapılmak istendiğinde, önce toplumca canımız yakılır, buna bağlı olarak toplumca güçlü milliyetçi refleksler veririz. Hah işte tam bu sırada da aşırılıklara “tamam bu yanlış ama körü körüne intikam hissi ile yapılan bu tip davranışlar da yanlış” diyenleri de birileri aradan çıkartır, sindirir. Bu sindirmeden bahsediyordur diye düşündüm.

  17. O intikam içerikli sözler her zaman söyleniyor. Her gün birer birer şehit vermemize bünyelerimiz alıştığı için 100-200 kişilik baskınlar ardından sadece en uç düşüncelere yer veriliyor. Bu düşünceler diğer zamanlar dile getirilmediğinden değil…
    İntikam içerikli sözler neler???
    “Apoyu niye besliyoruz”
    “teröre idam getirilsin”
    “Siyasi uzantı kapatılsın”
    Daha aşırıları da varsa hatırlatırsanız sevinirim..

    Aklı selim kafayla bakalım bakalım neymiş bu düşünceler???

    Siyasi uzantı her zaman uniter yapıya karşı beyanlarda bulunyor. Çocuklarınızı askere göndermeyin diyor. Terörist yanlısı daha nice beyan ve düşünceleri var. Hatalımıyım??

    O zaman gelin bunların beyanlarını tartışalım…

    Apo’nun suyunu, yemini, yerini, kitabını eksik bıraktığımızda yine şehitler veriyoruz. Açılım için ilk Aponun görüşünü alıyoruz. Beslendiği yerden talimatlar yağdırıyor beyimiz… Kandilde kampında kalsaydı bu kadar rahat karıştıramazdı herhalde topraklarımızı…

    Gelin bunları tartışalım…

    Teröristlere idam… Kültürüne, medeniyetine, diline sahip çıkacağını söyleyerek diğer milletin insanlarına kurşun atan teröristlerin yaptıklarının aksine, hiçbir canlının ölüm – yaşam kararı diğer bir canlı tarafından verilmemlidir kanımca.. Ama bu da konuşularak tartışılarak milletin kafasından silinmesi gerekn bir sav. Bir taraf düşünceleri için adam öldürürken diğer tarafın sırf bu savı ileri sürdü diye kınanması ne kadar doğru. Bırakın konuşsunlar. Bırakın tartışsınlar, öldürelim desinler. Bu da onların düşünce özgürlüğü olsun…

    En büyük korkunuz ise iç savaş… Bugüne kadar 30.000 – 35.000 şehit veren bu millet kürt komşusuna sataşmamış. Dağdaki adamla komşusunu bir tutmamış. Bundan sonra da, komşusu eline silah alıp askere doğrultmadıkça, bir tutmaz diye düşündüm…

  18. “Başımız sağolsun, kötü haber geldi. Amenna.”

    Buradaki “amenna” galiba rahatsız etmiş Erkut Abiyi. Burada bir sıradanlaşma, önemsizleştirme mesajı yok elbette. “Eyvallah, insanlar buna üzülmekte sonuna kadar haklı” anlamı var. En azından benim anlatmaya çalıştığım oydu.

    Bu toprağın aydın kesiminin Türk ibaresi ile ilgili sıkıntısı var. Açın bakın okuyun öğrenin. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Türk’tür.

    Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Kimsenin kendini Türk hissetmesi zorunluluğu yoktur benim düşünceme göre. Zira seve seve hissettirmenin de bir mantığı yok gibi. Zararları daha fazla olacaktır. Ayıptır söylemesi ben yorum falan yapıyorum. Türklükle bir alıp verememe durumu da yok. Sadece Türkiye’de dünyaya gelmiş olduğum için övünmeyi anlamsız buluyorum. İsteyen övünsün elbet, beni ilgilendirmez. Ama bunu yaparken kimseye bunu kabul ettirmeye, bu gururu hissettirmeye uğraşmazlarsa herkes açısından daha sağlıklı olur diyorum.

    Chuck sadece durum tespiti yapmamış kanımca.
    “Fakat keşke resmi ideolojinin resmi bir manifestosu da olsaydı. Biz de okuyup kolayca çözümleyebilseydik. Ne söylersek vatan haini ilan ediliriz, ne dersek milli değerlerimize saygısızlık etmiş oluruz, ne dersek kürt sempatizanı falan oluruz”
    Bu olayların ardından yazılmış bir yazıda ne söylemek istiyor onu merak ediyorum. Aklından ne geçiyor da değerlerimize saygısızılıkla suçlanmaktan korkuyor???

    Burada yazar şu yazıya gelen yorumların nerelere gittiğini görerek bile tezini haklı çıkarabiliyor. Yazıdakilerden öte bir şey diyecek değilim. Yanlış bir şeyler söylediğimi de düşünmüyorum zira. Belki çoktan siyaset ile çözülmesi gerektiği halde, elinde tüfek kendini çatışmanın ortasında bulmuş, hayatını kaybetmiş 20 yaşında gencecik insanların ardından; terörist-kürt ayrımı yapma ihtiyacı hissetmeden faşizm saçarak, istemli ya da istemsiz sorunu daha uc noktalara taşımakta olan, ya da bunu kendi politikası için siyasi bir malzeme olarak gören kitlelere sinirle yanlış üsluplar kullanılmış olabilir. En azından genelleme yapılmış olabilir. Onu da normal karşılamak lazım, facebookumu ve twitterımı açtım, çoğunluk yukarıda bahsettiğim zararlı alışkanlıklar içindeydi. “Bunları yapmayanlar da var elbet” diye cümle içerisinde ille geçirmeye gerek yok. Elbette herkese aynı anda öfkelenemem, elbette kendini ulusalcı olarak adleden herkes aynı hadiseleri yaratmıyor. Dil sürçtüyse affolsun.

    Üslup dışında, düşünsel olarak arkasında şu anda durmamakta olduğum bir bölümü yok elbet yazının.

    Yukarıda koyu bir şekilde siyaset yazdım. O da “oturup teröristle pazarlık mı yapacağız!“a kadar indirgenmezse güzel olur. Siyaset kocaman bir kavram. Benim fikrim öncelikle dış siyasetle çözülmesi gerektiğidir. Siyasi yollardan çözülmek zorunda elbette bu problem. “Vatani görev” adı altında gencecik adamların, bir tanesinin hayatını yitirmesine gönül razı değil. En azından ben böyle ölmüş olmaya razı olmazdım. O insanların ne kadar razı olduğunu nereden bileyim?

    Bu yazının kaynağı, ölen masum insanları sıradanlaştırma, önemsizleştirme olayı değildir. Aksine, orada verilen tek bir canın bile ne kadar mühim ve üzücü olduğudur. Böyle üzücü bir olayın ardından saçılan faşizmi kimsenin anormal karşılamıyor oluşu, legalize edilişi, esas saygısızlıktır. Bu millet senin dediğin gibi kürt komşusunu teröristten ayırmıyor Erkut abi. Ya da benim facebook listemde sıkıntı var.

    Bunu açıklama gereği duymuş olmanın kaynağı da; bahsettiğim, resmi ideolojinin gayrı-resmi yapısı, farklı bakışlara karşı getirdiği acımasız kısıtlamalar ve ön yargılarıdır. “Sen nasıl konuşuyorsun lan?”lı atarlı tutumudur.

  19. “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Kimsenin kendini Türk hissetmesi zorunluluğu yoktur benim düşünceme göre. ”

    Cierim, Türk kelimesi ırkı ifade etmiyor benim yazımda… Sen ırk olarak Türk olduğunu dile getirmek ya da övünmek zorunda değilsin. Ama vatandaş olarak Türk’sün.. Anayasal olarak yane… Hala bana ırktan bahsediyorsunuz.

    Burada yorumcu şu yoruma gelen cevabın nerelere gittiğini görerek bile tezini haklı çıkarabiliyor

    Devamını yüzyüze konuşuruz vaktin olursa… Zira klavye vurgusunu sevmiyorum pek.

    Hadi selametle…

  20. Süreci kendimce özetleyeyim.Okunan şeylerçok anlamlı gelmeyebilir. Deli saçması gözüyle okumanızı rica ediyorum.

    – Akp doğuda almış olduğu oylara güvenerek bir açılım sürecine girmek istedi. Sancılı olacağını bilerek ve oy kaybını göze alarak başladı.
    – Kendi karşısına bir muhatap aradı.
    – Dtp i muhatap almak istedi.
    – Dtp liderimiz imralı da gidin onunla görüşün diye diretti.
    – Akp ben bu işi kendim yaparım diye yoluna devam etmek istedi. En büyük hatası bu.
    – Öcalan bu sürece dahil olmak istedi ve çözüm benim diye ilan etti. Bir çözüm paketi açıklayacağını ama kendi şartlarının iyileştirilmesi şartı koydu. Hatta dağdan bir grubu indirip şovunu yaptı.
    – Film malum dağdan iniş seremonisinden sonra koptu. Dtp kapatıldı.
    – Öcalan kendince verdiği sürede istediği şartlar oluşmadığı ve gözaltıları öne sürerek bu iş olmaz dedi ve saldırın mesajı verdi.
    – Akp tek başına bu açılım işine devam etmek istemekte hala, ama şu saldırılardan sonra tutunacak hiçbir dalı yok. Eğer saldırılar durmazsa bu iş Akp nin başını yer.
    – Bdp de demokratik özerklik projesi adı altında bir çalışmaya girmiş durumda. ÖZerkliğin orta-uzun vadede neler getireceğini anlamamak için aptal olmak lazım.
    – Dip not olarak düşmek istediğim bir konu; Devlet Bahçeli -Apo için idam kararını erteleyen üç kişilik bir sahne kafama kazındığından hiç sevmem kendisini- Mhp nin başına geçmesinden bu yana ülkü ocaklarının ıslah etmeyi amaçladı. Tabi bu sürecin içerisinde, 12 Eylül öncesi devletine sadık ve devleti için herşeyi yapacak kadronun 12 Eylülden sonra küstürülmüş olması, Mhp nin başına geçtiği seçimden önce fikir ayrılığı yaşayan ülkücülerin seçim kürsüsünün devirmiş olması, ülkücü kadroların içerisinde mafyavari oluşumları engellemek istemesi gibi etkenlerin olduğunu unutmamak gerekir. Kesin olan şey ise sokaktaki çatışmadan uzak durmak ve tüm kadroları kontrol altında tutmak için elinden geldiğince uğraşıyor ve şu sürece kadar başarılı. Bu başarılı sürecin doğru mu yanlış mı olduğundan artık çok emin değilim. Hele ki Halkalı daki katliamı yapanların alkışlarla adliyeye götürüldüğü sahne içimi çok yaktı. Artık iyice azıtmış durumdalar.

    Daha önce de belirttim ben çok sığ görüşlü biriyim. Bundan dolayı;

    1- Bu saatten sonra kimse bana bu işin diyalogla, açılımla falan çözüleceğini anlatmasın.
    2- Dolayısıyla çözüm önerilerim de aynı sığlıkta kusura bakmayın.

    Devlet nasıl zafer elde etmiş komutan edası ile dağdan inenleri seyyar sorgularla başını okşayıp serbest bıraktıysa, kendisine diş geçirmeye çalışanlara da en sert şekilde diş geçirecek.

    Saldırıların durmaması halinde Öcalan ın idam edileceği ilan edilmeli.

    Saldırılar devam mı etti?

    – Öcalan idam edilecek.

    Saldırılar devam mı etti?

    – Hapishanelerdeki tüm Pkk mahkumları idam edilecek.

    Saldırılar devam mı etti?

    – Meclisteki tüm Pkk lılar idam edilecek.

    Saldırılar devam mı etti.

    – Sokaktaki tüm Pkk sempatizanları idam edilecek.

    Öyle uzun uzun yargılamalardan bahsetmiyorum. Delili bulduğun an dar ağacını kuracaksın. Kürtler Pkk dan kendileri kurtulmak zorunda. Kimse de kusura bakmasın. Askerdekiler de kardeşimiz dağdakilerde kardeşimiz diyenleri duydukça yıllar önce bir Gs maçında yapılan bir tezahurat aklıma geliyor. Devletin bu işten bir şey kaybetmeyeceğini, kaybedenin örgüte üye olmak olduğu hissettirilmeli. Uluslararası kamuoyu çok tepki mi gösterir yanına alacağın 4 ülke var.

    – Amerika, İsrail, Çin, Rusya dünyanın geri kalanı tepinsin dursun.

    Ne kaybederiz?

    Örgüt daha saldırgan hale mi gelir? Gülerim sadece, örgütün vermek istediği mesaj zaten “açıklarını biliyorum, istediğim an saldırırım”. Fırsatını bulduğu an bunu yapıyor zaten.

  21. Ben Türküm. Türküm derken hiçbir objektif kriterim yok. (Siyah olmak beyaz olmak,ari ırk olmak gibi) Tamamen insan olmakla alakalı kriterlerim. Ne mutlu insanım demekle ne mutlu Türküm demek arasında fark olmadığına inananlardanım.
    “Türk” kelimesini itici bulanları bir türlü anlayamıyorum.Bu coğrafya da öteden beri yaşayanlara Türk denildi,etnik ayırımları yapılmadan. Halklar kardeşçe yaşadı,kavimler kız aldı kız verdi iç içe geçti kardeşten öte bağ oluşturdu.
    Yaşanan toplumsal dönüşümleren elbette bu topraklarda etkilendi ve de şekillendi. Çokkültürlü, çok etnisiteli, çok dinli bir düzenden tek dinli,tek dilli tek ulus sistemine geçildi. Ama bu mecburiyetten oldu. Zorunluluklar ağır bastı terazinin kefesine vurduğumuzda. Biz hala bu dönüşümün sancılarını yaşıyoruz. Bu dönüşümü 3-5 cümlede nasıl ifade ederim bilemiyorum Erkut’un dediği gibi yüzyüze konuşmak en mantıklısı aslında.Klavyenin ne ses tonu var ne de mimikleri.
    Şunu da yazmak istiyorum.Kemal’in yazdığı süreç bu oyunda tamamen figüran olanların yaşadığı durumdur. Şu 30 yıllık süreçte PKK’nın şifelerini yazacaksan en başa Uluslararası İlişkiler dengesine göre gelişen olayları değerlendireceksin. Olguları ABD-Rusya(SSCB)-İran-Irak-
    AB-Ortadoğu Ülkeleri-İsrail vs. düzleminde incelemek gerekir.Enerji-Petrol-Su-Doğalgaz örnekleri paralelinde. Yoksa AKP şunu yapmış DTP böyle demiş CHP MHP şöyle davranmış açıkçası bana faso fiso geliyor.

    Son olarak bu coğrafyada kardeş kardeşe yaşamak önce insan olmaktan geçer. Feodal bir yaşamı arzu eden mikro-milliyetçi akımlara sapmadan onları reddedecek iradeyi göstermekten; eşitlikçi,özgürlükçü ve de çoğulcu yaşamı istemekten geçer. İnsan olmanın da ön koşulu yurttaş olmaktır. Bu topraklarda barış, sermayenin değil emeğin yüceltildiği gün olacaktır.İnsanlar “güç”olgusuna değil “hak”olgusuna inandıklarında “Hak,gücün üstündedir.” dediklerinde terör bitecektir.Kanı kanla temizlemekten vazgeçtiklerinde bitecektir.

    Buse’ye Serap’a ağladıkları gibi yürekleri Ceylan’a da dağlandığında,aynı hissiyatı aynı anda yaşadıklarında bu yazılara gerek olmayacaktır…

  22. Yazıyı yazanı tebrik ederim, öncelikle. Sonra gördümki yazıyı yazanı suçlayan yorum larda var. Onlarda kendi açılarından haklı. Hele birinin yazdığı Kürt Faşizmi yazısı dikkatimi çekti. Unutulmamalıdır ki Kürt Faşizmini yaratan Türk Faşizmidir. Ben zaten yıllardır anlamamışımdır bu ayrımı yapanları. Bu halkların nekadar zaman dır iç içe yaşadığını anlamak için için isimlerine bakılması yetirlidir bence. Kelimelerin ilk ve son harflerinin yer değiştirmesi ile böyle bir faşizmin doğması enterasandır. Bunu düşünmek gerekir. Aslında Türkiye Halklarının dünya üzerinede nekadar ötekileştirildiğini anlaması gerekir bu insanların. İnsanların yapmak istedikleri ne PKK’yı meşrulaştırmaktır, nede başka bir ülke kurmak. Birşeyler üzerine konuşulamıyorsa bu kimi insanların (ki maalesef bu ülkenin büyük bir bölümünü oluşturuyor) ön yargılarından kaynaklanıyor. Kimse düşünmüyor bu Türkiye neden dünyada bukadar ötekileştiriliyor diye. Türkiye’de kimi insanların Almanya ya da Amerikada yapılan ırkçılıktan daha fazlasını yaptığını gözardı etmemek gerekir. Yazıda belirtildiği gibi memleketin yarısından fazlası o toprakları görmemiştir bile. Ama başkalaştırmaya, aşağılamaya, dalga geçmeye gelince bizden ötesi yok ne yazıkki. Sanırım Gerçekten bu ülkede önce insan olmayı, sonra tün dünyada yaşayan insanların aynı nurdan yaratıldığını öğrenmemiz gerekiyor.(Yazıda her nekadar Kur’an-ı Kerim’in açık olmadığı yazsada)

  23. sevgili werdure;

    Saldırılar devam mı etti?
    – Öcalan idam edilecek.
    Saldırılar devam mı etti?
    – Hapishanelerdeki tüm Pkk mahkumları idam edilecek.
    Saldırılar devam mı etti?
    – Meclisteki tüm Pkk lılar idam edilecek.
    Saldırılar devam mı etti.
    – Sokaktaki tüm Pkk sempatizanları idam edilecek.

    ee sonra? sonrasını merak ediyorum cidden. herşey bitecek mi böyle olunca?

    sığ görüşlüyüm diye baştan belirterek rüzgarı arkana almışsın da (daha derin düşünmeye, düşüncemi değiştirmeye niyetim yok diyorsun açık açık, eyvallah) ben de hiç insanlığa, barışa, kan akıtılmaması gibi ‘entel dantel’ alanlara girmeden sormak istiyorum sana, diyelim ki bu dediğini kabul ettik, destekledik ve uygulamaya başladık..

    sırf bu düşünce yüzünden bu ülkede kan gövdeyi götürür ve iç savaş çıkarsa ve ben sokakta yürürken ölüverirsem? bırak sokakta yürümeyi antalyada ailemin evindeyim şuan ve doğudan çok göç alan bir şehir burası, tıpkı mersin gibi adana gibi.. (mersinde girilemeyen mahalleler var biliyorsunuz değil mi?) bu düşünce yüzünden ailemin başına birşey gelirse? ne yapmalıyım sence? ben de elimde silahla mı beklemeli miyim o vakit? kim kimi alırsa aşşağı..

    yada merak etme o kadar güçlü değiller hepsini alırız aşşağı mı diyeceksin? bizim elimiz armut toplamıyo mu diyeceksin?

    gerçekten çok merak ediyorum bu öfkeyi tatmin edecek olan sunduğun çözümü çok basit olarak devam ettirmeni rica etcem, mantıklı ve gerçekci bi şekilde düşününce nasıl sonlanır dediğin gibi yapılırsa?

    ha bide hatırladığım kadarıyla bir ara öfkelenip cama vurup elini kesmiştin, öfken anlık olarak boşalmıştır eminim. hepimiz de yapmışızdır böyle şeyler senin özelinde gitmiyorum da şahsen ben istemiyorum anlık sinir yüzünden elimin kolumun kesilmesiyle başlayıp kan kaybından ölmeye gidecek bir tepkiyi..

Yorumlar Kapalıdır.