Üniversitemden insan manzaraları

Bilmiyorum devlet üniversitelerinde durum nasıl. Ama (maalesef ki) bir vakıf üniversitesinde okuduğumdan (aslında daha doğrusu süründüğümden) kendi üniversitemde gördüğüm insanlar hakkında bir yargılamaya girebilirim. Sonuna yaklaştığım bu süreç boyunca o kadar değişik tipler gördüm ki, artık üniversitemin (ve de haliyle yanlış olmayacağını tahmin ederek) diğer özel üniversitelerin öğrenci profili hakkında biraz bilgi vereyim. Her ne kadar filozof “Bu da dahil bütün genellemeler yanlıştır.” demiş olsa da yine de ufak genellemelerle bu durumun kısa bir özetini çıkartmak zor olmasa gerek. Başlayalım o zaman:

1) Tahmin edebileceğiniz gibi tikiler: Her ne kadar bu grubun mensupları aslında ayrı bir yazının konusu olsa da birazcık değinmekte fayda var. Bu arkadaşlar kısaca arsız ve duyarsızdırlar. Sadece yazı konusu olan özel üniversitelerde değil artık her yerde karşımıza çıkıyor olsalar da, bu mekanlar bu tiki arkadaşların yoğun olarak bulundukları yerlerin başında gelir. Kendileri “tikky” (dikkatinizi çekerim tiki değil “tikky”, çünkü onlar için ecnebice olan her şey daha makbûldur.) olmaktan gurur duyarlar. Bunun aslında hor gören değil, ulaşılmazlık belirten bir sıfat olduğunu düşünürler. Hasbelkader bir şekilde üniversitete kapağı atmış olanları aslında üniversitenin ne olduğundan habersizdirler. Bu kesim için üniversite, lisenin “kısacık eteklerle ya da spor arabalarla gidilen” versiyonudur. Genel anlamda derslere uğramayı pek sevmezler. Bunun yerine üniversitenin “piyasa” mekanlarına gidip “ortam”larda “friend”leriyle “takılmak” onlar için daha caziptir. Amaçsızdırlar. Şimdiye kadar kimseye faydaları dokunmamıştır, şimdi de dokunmamaktadır, ileride de dokunmayacaktır.


2) Tiki özentileri:
Aman diyelim, bu grup birinci gruptan daha zararlıdır. Birinci gruptakileri her ne kadar “gereksiz yere yaşayan varlıklar” olarak görsek de, en azından oldukları gibilerdir. Bundan daha fazlası ya da daha farklısı olamazlar. Ama bu ikinci grup ise olmadıkları halde tiki gibi görünmeye çalışırlar. Tiki olmayı bir bok zannederler, çünkü şimdilerde bu prim yapmaktadır. Kiminin amacı kapağı sağlam bir yerlere atmaktır ki bu tipleri genellikle birinci grubun topluca bulundukları yerlerde karşı cinsi keserken ya da 1200 kişilik msn listesinin başında gece gündüz karşı cinslere “nabersin?” çekerken görmek mümkündür. Bunları gördüğünüz yerlerde koşarak uzaklaşmak gerekmektedir.


3) Başarı kafalar: Kariyer sevdalıları…
Emayti olsun, Börkli olsun, Harvırt olsun bunların kutsal mekanları, kabeleridir. Üniversite 4.0 ortalamayla bitmelidir. Sonra illa ki yurt dışında lisansüstü yapılmalıdır. Ama bunun için hocaların referansı gerekmektedir. O halde hocaların kıçı yalanmalıdır. Hocaların her görülen ortamda “Hocam ben senin taşaklarını yerim, sen büyük adamsın!” nidalarıyla gönülleri hoş edilmelidir. Olmazsa olmazlarından çift anadal vardır. Bunu yapmadıydanız bu grupta işiniz yoktur. Bunların dışında gece gündüz ders çalışmak, arkadaşlarına ders notlarından vermemek, derste olsun ders dışlarında olsun hocalara anladıkları konuları bile sormak gibi aktiviteler ise günlük alışkanlıklarındandır.
4) Marjinaller: Her üniversite gibi özel üniversitelerde de bunların numuneleri vardır. En ilginç müzikleri onlar dinler, en ilginç giyim onlarındır, en bilinmedik kitapları en duyulmadık filmleri keşfetmişlerdir. Kendileri dışındaki sığır sürüsünden her türlü farklılardır. Dünyada her zevki tatmış, her acıyı görmüş bir tavırları vardır. Tek suçları yanlış yerde yanlış zamanda doğmaktır. Alkolün dibine vurmayı, otu sigara niyetine içmeyi marifet sayarlar.Çünkü kimse anlamamıştır onları, bir insanın görüp görebileceği an büyük acılar en ağır yükler onların omuzlarındadır.
5) Devrimci gençlik: Müslüman mahallesinde salyangoz satmak, ya da bok yemenin arapçası… Özel üniversitelerde solculuk oynamayı, che tişörtleriyle gezmeyi marifet sayanlar. Ekmek bulamayıp pasta yiyenler. Bu liste daha uzar gider. En anlamsız, olayın en dışındaki, özel üniversite konseptine en aykırı gruptur bunlar. Genel anlamda ne yaptıkları konusunda kendilerinin de pek fazla bir bilgisi yoktur, ama bir şekilde bulaşmışlardır ve geri dönemezler. Ama solculuk oynanacak belki de en son yerdir özel üniversiteler ve zaten onlar da ileriki yılların liberal kadrolarına yapacakları yumuşak geçişin farkındadırlar. Kendilerine itiraf edemezler tabii bunu…
Kısaca bu şekilde bir gruplama yapabiliriz. Unuttuklarım varsa affola. Ama bu gruplar ve geriye kalan “daha normal” öğrencilerden ibarettir özel üniversiteler, diğer üniversitelerde olduğu gibi. Hatta belki hayatın geri kalanında da olduğu gibi…

Üniversitemden insan manzaraları” üzerine 2 yorumlar

  1. Çok iyi bir tespit..Tebrikler..
    Peki siz hangi grubu tercih edersiniz?Ya da bir grubu tercih eder misiniz?
    Ya da soruyorum,ne olacak bu grupların sonu?
    Bu soruların cevapları var mı?

Yorumlar Kapalıdır.