Vazgeçin…

Site 1 Ocak’dan beri güncellenmiyor. Diğerlerini bilemem ama benim mazaretim var, asabiyim çünkü bu zamanlar. 01 Ocak’ta Ankara’da yaşanan doğalgaz faciası ve ölen 7 Bilkentli genç hepimizin malumu. Haberi ilk duyduğumdan beri birşeyler karalamak istiyorum; lakin bir türlü iki kelimeyi yanyana getiremiyorum, hep bir yerlerde tıkanıyorum. Kalemle olmuyor, klavyeyle olmuyor, işin kolayına kaçayım, buraya bir fotoğraf koyup tek cümleyle meramımı anlatayım diyorum o da olmuyor. Oturuyorum bilgisayar başına, aha diyorum yazacağım, hoopp annem arıyor, “oğlum kombini kontrol ettir, aklıma geldikçe ağlıyorum, gencecik pırıl pırıl çocuklar” diyor, yine kilitleniyorum.

Yaşananlar kasvetli, can sıkıcı, depresif bir filmin senaryosu diyebilsek keşke, ama o da olmuyor. Muhteşem bir trajedi olduğunu, filmin sonunda salondaki izleyicileri koltuğuna mıhladığını düşünmek istiyorum. Bir film olsaydı eğer, tek başına, senaryoyu güçlendirme amaçlı herhangi bir yan öyküye ihtiyaç duymayacak kadar etkili olurdu heralde. Ama dedim ya, olmuyor. Gerçek olunca da arkasından bin türlü çirkin öğe çıkartılıyor ortaya. Öyle ki, keşke film olsa diye yine, yine, yine haykırasım geliyor.

Adına Vakit Gazetesi denen şerefsizler ordusu “yılbaşı kutlarsanız böyle olur işte” diyerek olaydan duyduğu memnuniyeti ifade ediyor. Yaptıkları şerefsizlik yetmezmiş gibi birkaç gün sonra da “evde esrar varmış, alem yapmışlar” diye bambaşka bir şerefsizlik sergileyip kendi rekorlarını egale ediyorlar. Yetmiyor, kağıt üzerindeki sıfatı EGO Müdürü olan sıfatsız bir adam, kravatsız bir ahvalle çıktığı basın karşısında “Yauvv bu şirket özelleştirilecek, bu haberlerle değerini düşürüyorsunuz, ülkemiz ekonomisisi bıdı bıdı” ile başlayan “Fazla soru sormayın, malum bugün Cuma” ile devam eden “Gençlerin biri orda, biri yerde, biri yatakta, yarı çıplak, korkunç bir manzara, abovv ki abovv” ile zirve yapan bir haysiyetsizlik silsilesi çekebiliyor.

Yılbaşına yeni bir umutla girdiniz biliyorum. Çoğu bireysel olmakla beraber bu ülke için de iki gram umut biriktiriyorsunuz içinizde. Ama vazgeçin artık. Olmaz bu ülkeden. Sadece Ego’su değil, belediyelerin, okulların, emniyetin, hazinenin, kısaca devletin her kademesinde kapitalist dinci bezirganlar var artık. Görev bilinci, vicdan azabı değil, kaçan cuma var akıllarında, bir de dolar işaretleri… Vazgeçin…

dea

2004'ten beri FasulyedenKom sitesinde yazıyor. Bekar. Karşı cinse düşkün. Şişman ve çirkin.

Vazgeçin…” üzerine 4 yorumlar

  1. Vakit zaten malum da o bey amcaya gerekeni Neyzen soylemis.

    Ben sana bok demem.
    Boklar duyar ar eder.
    Bir zerren düşse boka,
    Onu da mundar eder.

    Tanrı senin hamurunu
    Necaset ile yoğurmuş.
    Anan seni sıçar iken
    Yanlışlıkla doğurmuş.

  2. Gönlüne ve yüreğine sağlık… 🙂

    Neyzen’in sözlerinin altına, başka söz söylemek, bize yakışmaz. Gereken ne varsa söylemiş, zaten.

  3. Neyzen dilinden dolayı tehlikeli ama saygı duyulası bir üstadımız.

Yorumlar Kapalıdır.