vakit

“Tecavüz değildir, erkeğin hakkıdır”

“Tecavüz değildir, erkeğin hakkıdır”

– Mehmet Şevket Eygi, “Eşi istemediği halde zorla ilişkiye girmek tecavüz değildir” dedi. Sizce de öyle mi? – Hadiste; “Kadın her türlü zorda da olsa kocası isteyince onunla olmalıdır ama erkek hayız halindeki kadını isterse kadında harama girmek istemez. Fakat kadın müsaitse kabul etmeli. Erkeğin hakkıdır. Allah’ın meleklerinin lanetine çarpılmayın” der. Ayda birkaç tatmin kadına yeter ama erkeğe yetmez. Kitap, erkek günaha girmesin diye kadına…

Topkapı Sarayı’nın yalan kutsiyeti üzerine…

Topkapı Sarayı’nın yalan kutsiyeti üzerine…

Cumartesi gecesi Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda dünyaca ünlü piyanist İdil Biret ve kendisine eşlik eden The Whitehall Orkestrası’nın konseri varmış. Konser bir şarap markasının sponsorluğunda gerçekleştirilmiş ve bu marka konsere gelen yaklaşık 2000 konuğa şarap ikram etmiş. Vakit Gazetesi’nin “Mukaddes avluda şarap küstahlığı” temalı “Bir ülke böyle yıkılır” başlıklı haberi etki yapmış olucak ki 100’e yakın Alperen Ocakları üyesi genç Topkapı Sarayı’nı basmaya gelmiş. Tekbir…

Ya siz ulan! Ya da biz! Ama muhakkak birimiz!

Ya siz ulan! Ya da biz! Ama muhakkak birimiz!

Habervaktim.com diye bir internet sitesinin haberi. İnsanlıktan nasibini almamış, alabildiğine yobaz, alabildiğine nefret dolu bu internet sitesi Vakit Gazetesi‘nin internet cenahı. Daha önce yüzlerce kere yaptıklarını Prof. Dr. Türkan Saylan’ın Ergenekon soruşturması kapsamında evinin aranması konusunda da yaptılar. Türkan Saylan kanser tedavisi görüyor. Kemoterapi’nin orta yerinde. Doktorlar durumunun çok ciddi olduğunu vurguluyor. Tedavinin bir neticesi olarak hocanın saçları dökülmüş. Ve saçlarını bir başörtüsü ile kapatıp…

Vazgeçin…

Vazgeçin…

Site 1 Ocak’dan beri güncellenmiyor. Diğerlerini bilemem ama benim mazaretim var, asabiyim çünkü bu zamanlar. 01 Ocak’ta Ankara’da yaşanan doğalgaz faciası ve ölen 7 Bilkentli genç hepimizin malumu. Haberi ilk duyduğumdan beri birşeyler karalamak istiyorum; lakin bir türlü iki kelimeyi yanyana getiremiyorum, hep bir yerlerde tıkanıyorum. Kalemle olmuyor, klavyeyle olmuyor, işin kolayına kaçayım, buraya bir fotoğraf koyup tek cümleyle meramımı anlatayım diyorum o da olmuyor….

Detay kovalamaca…

Zorlu geçen bir haftanın ardından bir cumartesi sabahı bilgisayar başına oturup gazeteleri karıştırıyorsun. Çayını yudumlarken haber başlıkları birer birer geliyor önüne. Milliyet, Hürriyet, Vatan, Vakit, Zaman filan derken beynin süngerleşmeye başlıyor. İçinde Fenerbahçe geçen haberleri atlıyorsun tabii hemen. Sonra bir çay daha, bir de sigara. “Yeter lan!” diyip televizyona veriyorsun kendini. Evden dışarı adım atmamaya yeminlisin, belli. Hava kararırken yavaş yavaş, kelimeler dökülüyor Fasulyeden satırlara…