festival

20 gün, 9 ülke, 27 otostop, 6000 km (vol.1)

20 gün, 9 ülke, 27 otostop, 6000 km (vol.1)

Efendim yazmadan, paylaşmadan, aktarmadan geçirilen hayatta birşeylerin eksik kalacağının bilinciyle, uzun süredir hayalini kurup Ağustos ayında gerçekleştirme imkanını yakaladığımız bu hikayeyi Fasulyeden ailesiyle paylaşmak isterim. Son 2 senedir kendimizi kaptırıp nerdeyse başka hiçbir şeyden zevk alamadığımız elektronik müziğin sonsuz dünyası sayesinde tanıştık Psychedelic Festivallerle. 60’ların hippi gençliğinin bir araya gelip özgürlüğün ve müziğin keyfini sürdüğü, renkli ve kopuk kıyafetlerle çılgınca dans ettiği festivallerin günümüz versiyonu…

Eee ama müstehak size!

Eee ama müstehak size!

Geleneksel San Fermin Festivali bu sene de yaz dönemi TV haberciliğinin güzide öğelerinden birisi oldu. Bu sene sürüden ayrılan bir boğanın saldırısına uğrayarak, boynundan ve akciğerlerinden boynuz darbeleriyle yaralanan bir kişi yaşamını yitirmiş. Her sene onlarca yaralı çıkarıyor festival ama daha önceki ölüm 1995 yılında yaşanmış. Ne diyeceğini bilemediğin zamanlarda en makulu babaanne tepkisidir bazen: “Ee ama müstehak size! Bak bak, manyaklara bak!”

Detay kovalamaca…

Zorlu geçen bir haftanın ardından bir cumartesi sabahı bilgisayar başına oturup gazeteleri karıştırıyorsun. Çayını yudumlarken haber başlıkları birer birer geliyor önüne. Milliyet, Hürriyet, Vatan, Vakit, Zaman filan derken beynin süngerleşmeye başlıyor. İçinde Fenerbahçe geçen haberleri atlıyorsun tabii hemen. Sonra bir çay daha, bir de sigara. “Yeter lan!” diyip televizyona veriyorsun kendini. Evden dışarı adım atmamaya yeminlisin, belli. Hava kararırken yavaş yavaş, kelimeler dökülüyor Fasulyeden satırlara…