Birbirini Kapsayana Yazıklar Olsun

Takoz Recep pişmanlığı yaşasan kaç yazar o rövaşata ile ağlarımızı salladıktan sonra!

… İşaret parmağımı dudaklarıma götürerek, “Hışşşş,” dedim. Şarkı bitti. Biz taksinin arka kapılarıın aynı anda açıp dışarı çıkarken, İbrahim Kurban başını içeri uzatarak durumu şoföre açıkladı:”Orhan Gencebay çalarken arabadan inilmez kaptan.“…(Dublörün Dilemması)”

Mecidiyeköy metrobüs durağının merdivenlerinden insan seline kendini bırakmış usul usul çıkarken karşılıyor her sabah. Surat aynı yıllardır bildik babacan surat. Her seferinde beynimden vurmasa, görünmeyen sağ elimi göğsüme götürüp, yine görünmeden başımı usulca eğerek “Eyvallah Baba” diyip gideceğim yoluma.

Ama…

Yok mu o ağzından çıkıp reklam panosuna kazınanlar?

Bu vesileyle biz birbirimizi kapsamış oluyoruz.

Bu mudur yılların gönül adamlığının meyvesi? Tamam hatasız kul olmaz, tamam hatalarla sevmeliyiz, bir kez daha ama…

Ya El insaf bırak YK’ların İsmail kapsasın birbirini, bırak Tarkan’ıydı, öte yandan Nihat Doğan’ıydı ne bileyim toprak diye erozyonun ne kadar sürüklediği zerzevat varsa onlar kapsasın birbirlerini. Yanlış anlama derviş ol demiyorum zaten sana. Sen bak yine dalgana, adın borsada spekülatif işlemlerle anılsın, ucube yaratıklarla jüri ol, ama Allah aşkına senin için ya evde yoksa diyelim, bir teselli ver diyelim, musalla taşına öyle gidelim. Liseli günlerde körpe ciğerleri nikotin tanrısına senin nağmelerinle kurban ettik ya, hani ilk lokma bira var ya, hah işte onların hatırına dünyayı bu şekilde batırma.

Birbirini Kapsayana Yazıklar Olsun” üzerine 10 düşünce

  • 13/01/2010 tarihinde, saat 08:37
    Kalıcı bağlantı

    çok şık kelimelerle ifade edilmiş çok doğru bir yazı, oturarak alkışlıyorum altarcım.

  • 13/01/2010 tarihinde, saat 10:09
    Kalıcı bağlantı

    Mazhar Fuat Özkan’da buna benzer bir şok yaşamıştım ben daha önce… Bu şapkasız çıkmam abi, akaryakıt reklamı mıydı?

    Müslüm Gürses hiç şaşırtmadı mesela, hiçbir zaman bi duruşu olmamıştır o adamın. Ama Orhan Baba öyle mi, derin bir arabesk duruşu vardı gözümüzde, yalan tabi herşey gibi o da…

  • 13/01/2010 tarihinde, saat 11:02
    Kalıcı bağlantı

    On numara yazı olmuş sayın ATbS kişisi. Elinize sağlık. FasulyedenKom’un bu tür nokta atışlarına ihtiyacı var.

    Sayın dea kişisine ise katılmıyorum. Orhan Baba’nın duruşu dediğin de, “ucube yaratıklarla” puanlama yaparken sendelemişti zaten gözümüzde. Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da, öldüğüne mi inanmıyorsun?

  • 13/01/2010 tarihinde, saat 12:00
    Kalıcı bağlantı

    Yok ben duruş sahibiydi derken o arabesk yıllardan, tahtta oldukları dönemlerden bahsediyorum zaten.

    Popstarla sendeledi demişsin de, sendelemekten fena oldu aslında. Orda başladı çöküntüsü… Müslüm ise, daha başka… O zaten boş bir adamdı bana göre…

  • 13/01/2010 tarihinde, saat 18:08
    Kalıcı bağlantı

    Doğru bir yazı. Fakat yılların Orhan Baba’sının gözlerine bir hata yüzünden bant çekmek yanlış olmuş. Ben Orhan Baba olsaydım, 2 dagga reklamda görünceksin sana milyon dolarlar sunacağız deseler durup bir düşünürdüm, tamamen duygusal. Reddederdim muhtemelen karizmamı çizdirmemek adına ama kabul etmek de o kadar abes durmiyi. Bant yanlış. Olmadı Altar, olmadı…

  • 13/01/2010 tarihinde, saat 21:26
    Kalıcı bağlantı

    Anlatamamışız derdimizi cuke ve cukun mahdumlarına demek ki. Biz neden reklam filminde oynadıyı sorgulamıyoruz. Çoktan geçtik, çoktan devrildi o kaleler. Bület Ersoy’ la kollektif ortaklığı zaten bitirmişti, adı kalmıştı yadigar. Geri çekil çekil kalan eldeki kırmızı çizgi mazideki Orhan baba imzalı sözlerdi. O da gitti kaldı sızım sızım bu dil yarası.

  • 15/01/2010 tarihinde, saat 14:48
    Kalıcı bağlantı

    herkesin derdi orhan baba olmuş, demek ki zamanında iyi koymuş demek geldi içimden tamamen kesker alaka bir spontanlıkla..

Yorumlar kapatıldı.