Birleşin!

Kürt kimliği üzerindeki baskıları kaldırdığın için,

Ülkeyi bir şantiye sahasına çevirip, duble yollar, viyadükler, köprüler, alt geçitler yaptığın için,

Türk Ticaret Kanununda yaptığın köklü değişiklikler ile ticareti teşvik ettiğin için,

Özel sektör ve teşebbüslerine verdiğin destek ile sermayeyi güçlendirdiğin, devletin denetleyici olduğunun altını çizdiğin için,

Türk sporuna, özellikle tesisleşme konusunda verdiğin üstün hizmetler için,

Olimpiyat Stadı gibi bir garabeti yapan senden önceki hükümetlere, TT Arena’dan,

Anadolu’daki birçok stada kadar cevap verdiğin için,

Ordunun, askerin demokrasilerde ve siyasette yeri olmadığını en sert biçimde muhalefet ettiğin ve engellediğin için, Daha Fazlasını Oku

Tutarsızlık

Defalarca söyledim, ülke gündemini takip etmemeye çalışıyorum. Artık sinirlerim kaldırmıyor. Ama gel gör ki, Cengiz Üstün’ün gündemden kaçamayan kişi karakteri gibi, gündem gelip gelip beni buluyor, üstüme üstüme geliyor.

Son alkol yasakları, gene çileden çıkardı bünyemi. Mesele sadece bu yasakların kendisi değil aslında. Mesele tutarsızlık, mesele ısrarla ve inatla bu adamların dedikleri ve yaptıklarının birbirini tutmaması.

Alkol yasaklarını koyuyorlar önüne, diyorlar ki sana gençlerimizin sağlığı için çıkarttık bu yasakları. Alkışlıyorsun. Samimi olsalar ben de alkışlayacağım. Ama değiller. Gündemleri başka. İnsanların sağlığını düşünen adam, GDO’lu besinleri serbest bırakır mı? Serbest bırakmayı geçtim, adamlar yiyecek piyasasını GDO’lu gıdalara teslim ettiler. Filmlerde şehrin altın anahtarının teslim edilmesi gibi hem de. Yahu adamlar, çıkarttıkları kanunda GDO’suz besinlere GDO’suzdur etiketinin vurulmasını engellediler ki sen gidip GDO’suz olanı seçme, illa ki GDO’lu olanı tüket. Yahu bu mu halkın, gençlerin sağlığını düşünmek? Daha Fazlasını Oku

Başbakan’ın torbacı yeğeni

Başbakan’ın yeğeni Mehmet Erdoğan 50 kilo esrarla yakalanmış. 10-11 kişilik çeteymiş bunlar. Torbacılara dağıtıyorlarmış esrarı. Adli bir vaka neticede. Lakin kafama takılan birkaç detay var, onları deşelemeden içim rahata ermeyecek.

Birincisi olay medyaya başbakanın “Gereğini yapın” talimatı vermesi yönünden yansıdı. Yani başbakan “örnek” bir tavır sergilemiş, ikinci derece akrabasını koruyup, kollamamış, onu adalete teslim etmiş. Benzeri durumlarda benzer makam sahiplerinin nasıl tavırlar aldıklarını az çok biliyoruz, tebrik edelim başbakanımızı…

Lakin işte, içimizde muhalif bir kurbağa besliyoruz, vıraklamadan duramayız. Aklıma şey takılıyor benim, kısmet olsa keşke bu haber sitelerinin okuyucu yorumlarındaki “helal olsun işte büyük başbakan” diyen kitleye bir sorabilsem; gereğinin yapılmaması gibi bir ihtimalin varlığını nasıl da kanıksayabildik böyle?

Yani, emniyet gidip başbakana “yeğeninizi aldık efendim, ne buyurursunuz?” diye mi soruyor? Yol verilmeden “gereğini” yapamıyor mu? Kanun, adalet gibi kavramlar başbakanın onayı olmadan işlemeyebiliyor mu? Başbakan “gereğini yapmayın oğlum, ne gereği var” dese misal, okuyabilecek miyiz bu haberleri?

Ya asıl mesele başbakan ve tavrı da değil aslında. Mesele yeğenin ta kendisi… Neymiş mesele, meseleee başbakan değilmiş mesele, meseleeee yeğenmiş meseleeeee… (Hahaha Ramiz Dayıma da bir gönderme yapalım.)

Yahu gemi al, gemi sat, git Deniz Feneri’nde kurye ol, ne bileyim, Amerika’ya yerleş bu Cihan Kamer filan 3,5 harçlık atsın önüne… Derdin ne ki esrarmış, bok, püsürmüş uğraşıyorsun lan?

Tarihin gördüğü en gerizekalı başbakan yeğeni budur heralde… Hiç mi Murat Demirel’i görmedin arkadaş televizyonlarda, gazetelerde… Az biraz ilham alsana?! Hala 3’ün, 5’ün, bokun, püsurun peşinde koşuyorsun?!

Haha esrar yahu… Dolapdere tayfasıyla aynı işi yapıyor koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın yeğeni… Salak mıdır nedir…

Ben sana sen diyor muyum ki sen bana sen diyorsun?

“Ben sana ‘Sayın’ diyorum. Sen de bana ‘sen’ ya da ‘siz’ diyemezsin. Bizim temizliğimize leke sürmeye gayret eden Sayın Baykal, bana dün edep dersi vermeye kalkıyorsun. Önce bu ülkede bir partinin genel başkanına sen veya siz ifadelerini kullanmanın ne anlama geldiğini öğren. Bak ben sana ‘sayın’ diyorum, ‘sen’ demiyorum.”

Aradan 5 dakika ya geçer, ya geçmez:

“İşi öyle bir hamasetle anlatıyorlar ki; ‘Sultan Abdülhamit kalksa ne der? Necip Fazıl ayağa kalksa ne der?’. Sen Sultan Abdülhamit’in ruhuyla ne zaman hareket ettin ki şimdi hareket edesin? Sen Necip Fazıl’ın ruhuyla ne zaman hareket ettin ki şimdi hareket edesin? Onları bize anlatma biz onları senden çok iyi biliriz.”

Evet, kafası karışık bu aralar.

Welcome to Turkey Mr. President

Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı Barack Obama sonunda Türkiye’de. Tüm ulusumuza hayırlı olsun. Bu gelişle ilgili olarak en sonda söylemeyi düşündüğüm şeyi, bir çırpıda ifade edeyim: Sakın, ama sakın Obama’nın şehrinizde olduğu saatlerde trafiğe çıkmayın. Heder olur gidersiniz asfalt üzerinde yeminlen… Bu çok önemli uyarının ardından bu ziyaret münasebetiyle çok çok sayın, çok çok değerli Başkan Obama’ya iki kelam etmek niyetindeyim. Edeyim o halde. Daha Fazlasını Oku

Sorsan adı başbakan…

“Kimse bu milletin vekili, benim milletime tepeden bakıp, bunlar cahil diyemez. Bunların yandaş medyaları, yandaş köşe yazarları var. Benim vatandaşım AKP’ye oy verdiyse, bunlar ‘göbeğini kaşıyanlar’ diyemezler. Bunların sevgili köpekleri vardır, onlarla yatar onlarla kalkarlar.

Hani sorsan, adı başbakan, ne bileyim Müslüman, insan filan. Hatta kendi deyimiyle çevrecinin de daniskası… Emrinde bir milyon tane danışman çalışıyor. Konuşma metinleri hazırlanıyor falan, filan. Lakin adam gittikçe sinirli, gittikçe gergin bir tondan konuşuyor. Yetmiyor, işi çirkefliğe vuruyor. Köpekle yatar, kalkara getiriyor lafı… Aşağılanacak birşeymiş gibi… Sorsan adı insan… Sorsan adı müslüman…

“Ananı da al git büyükelçi”

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhurbaşkanı’nın Almanya temsilcisi Başbakan tarafından kalabalık bir güruhun önünde azarlanıyor. Başbakan’dan aldığı gazla bu kalabalık güruh Devletin resmi temsilcisini yuhalıyor. Hem de iki kez. Sonra bu devlet terbiyesi, yol yordam görmemiş Başbakan Cumhurbaşkanlığına oynuyor. Birilerinin de kemikleri çok fena sızlıyor. Daha Fazlasını Oku