Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Benim küçük esnafım…#1

Küçük esnaf sempatim had safhada. Topkapı'dan Avcılar istikametinde, sanırsam ki Cennet Mahallesi'nin oralarda, bir yerlerde, geçen yaz bir bisikletçi açılmıştı. Dükkanı şu şekilde tasvir etmek mümkün; dükkanın önüne koyulan 10, bilemedin 15 bisiklet, ucuza kaçıldığını her halinden belli bir tabela, bir tane masa, bir tane sandalye. O kadar. Dükkanın içi bomboş. Her Allah'ın günü o güzergahtan geçerken dikkat kesilirim, gram ilerleme yok dükkanda. Bir tane dolabımsı birşeyler koymuşlar masanın yanına o kadar. Belki de bisiklet sayısı biraz artmış olabilir, ona dikkat edemedim. Yaz mevsimi, okullar kapandı, haydi bakalım Çin malını çocuklara satalım ana temalı bu girişim yaklaşık 9-10 aydır ayakta. İnşallah işleri filan da iyidir, allah bol kazanç nasip etsin.

Bir berber, bir berbere

Günlerdir saçlarımı kestirmeyi düşünmeme rağmen, hatta ne günü lan haftalar oldu, çok meşgul, çok bi' bokmuş gibi bir türlü fırsat bulup da kestiremiyorum. İnsanın kendisine ait bir uzvu kısaltmak için başka birisine ihtiyaç duyması, üstüne para vermesi ne kadar acı bir şey yarabbi. Bir de insan yaratılmışların en mükemmeli mavrası var tabi. Yahu bir saçını bile kesemiyor kendi başına. İlla gidicek berbere, sıranın gelmesini bekleyecek, sıra gelmedikçe önündeki sehpadan Posta, Takvim, Güneş gibi abidik, gubidik gazetelere okuyacak, haspelkader sıra gelince de elin herifinin saçlarına makas darbeleri vurmasını aynadan izleyecek. O rezil durumda yapacak bir şey olmadığından mütevellit "ne kadar da güzel oynuyor lan herif makasla" diye de iç geçirecek. Vallahi rezalet.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?